29 Aralık 2018 Cumartesi

Asgari ücret bir çok kalemi etkiledi

2019 için brüt 2 bin 558 lira, net 2 bin 20 lira olarak belirlenen asgari ücret, işsizlik ödeneğinden asgari geçim indirimine, genel sağlık sigortası priminden 65 yaş aylığına kadar birçok kalemi etkiliyor
Yeni asgari ücret yaklaşık 7 milyondan fazla çalışanı doğrudan etkilemesinin yanında, yasal mevzuattaki birçok düzenlemede ölçü olarak kabul edilmesi bakımından da her vatandaşı yakından ilgilendiriyor.

Yeni asgari ücret rakamıyla birlikte işsizlik ödeneği, asgari geçim indirimi, genel sağlık sigortası primi, 65 yaş aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği, SGK prim borçlanmalarının da aralarında olduğu birçok kalemde 1 Ocak itibarıyla değişiklik yaşanacak.

Buna göre, asgari ücretli bekar bir işçinin SGK primi 284 lira 13 kuruştan 358 lira 18 kuruşa, brüt asgari ücret üzerinde hesaplanan Asgari Geçim İndirimi (AGİ) 152 lira 21 kuruştan 191 lira 88 kuruşa yükseldi.

İşsizlik ödeneği arttı

İşsizlik ödeneği de yeni asgari ücretten etkilenecek kalemler arasında yer alıyor. İşsizlik ödeneğinde sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alındığından, mayıs ayından itibaren yeni asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacak.

İşsizlik ödeneğinin alt sınırı asgari ücretin yüzde 40'ı, üst sınırı asgari ücretin yüzde 80'i olarak hesaplandığından, 2019'da en düşük işsizlik ödeneği bin 15 lira, en yüksek 2 bin 31 lira olarak uygulanacak.

GSS'den yararlanmak için 76,75 lira ödenecek

Yeni asgari ücretle birlikte, Genel Sağlık Sigortasından (GSS) gelir testine girmeden yararlanmak için brüt asgari ücretin yüzde 3'üne karşılık 76 lira 75 kuruşu ödenmesi yeterli olacak. Bu rakamın ödenmesiyle, kişinin bakmakla yükümlü oldukları da sağlık hizmetinden yararlanacak.

Gelir testine gidilip hanedekilerin kişi başı gelirinin yeni yılda 852 liradan az hesaplanması durumunda ise genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılanacak.

65 yaş aylığında sınır kişi başına 609 lira

Kamuoyunda 65 yaş aylığı olarak bilinen yaşlılık maaşı ödemeleri de yeni asgari ücret rakamından etkileniyor.

Eşlerin gelirlerinin dikkate alındığı bu ödeme hesaplamasında, 65 yaş üstü kişi ile eşinin gelirler toplamının AGİ hariç net asgari ücretin üçte birinden az olması gerekiyor. 2019 yılı için bu sınır kişi başına 609 liraya yükseldi. Kişi ve eşinin geliri toplamda bin 219 lirayı aşmaması durumunda eşlere 65 yaş aylığı ödenecek.

Borçlandırmada her bir gün için alt sınır 27 lira

Yurt dışı, doğum, askerlik gibi borçlanmalara konu prime esas kazanç sınırı asgari ücrete endeksli olduğu için asgari ücret artınca borçlanma bedelleri de arttı. 2019'da askerlik, doğum ile yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılmasına ödenmesi gereken alt sınır kazanç tutarları her bir gün için alt sınır 27 lira 29 kuruş, üst sınır 204 lira 67 kuruş oldu.

Yeni asgari ücretle birlikte raporlu olunduğu ve çalışılmadığı günler için geçici iş göremezlik ödeneklerine esas günlük kazanç alt sınırı 85 lira 28 kuruşa yükseldi.

Öte yandan, brüt 2 bin 558 lira, net 2 bin 20 lira olarak belirlenen asgari ücret kıdem ve ihbar tazminatları, idari para cezaları gibi daha birçok kalemi de doğrudan etkiliyor.

7 Aralık 2018 Cuma

Almanya'da iş vadeden aracılara aldanmayın

Genç iş gücü ihtiyacı artan Almanya, AB dışındaki ülkelerden de kalifiye işçi alacak. Ancak bu gelişme bazı kötü niyetliler için fırsat oldu
Almanya önümüzdeki dönemde giderek ağırlaşan bir nüfus sorunuyla karşı karşıya kalacak. Toplumda yaşlıların oranı yükselmeye devam ederken, yaşlanmanın getireceği ekonomik sonuçların yaratabileceği endişe de büyüyor. Tüm veriler 2050’li yıllara gelindiğinde her üç kişiden birinin 65 yaş üzerinde olacağını, önlem alınmazsa nüfustaki dengesizlikten bakım giderlerinin finansmanının çökeceğini gösterirken, nitelikli eleman açığı da giderek büyüyen bir sorun.

Federal hükümet kısa süre önce hazırladığı yeni göç yasası taslağında, kalifiye işgücü açığının giderilmesinde önceliğin Almanya ve AB vatandaşlarına verilmesi koşulunun kaldırılmasını, nitelikli çalışan açığı bulunan mesleklerde Almanya’da tanınmış bir meslek diploması olan ya da pratik bilgisi yeterli derecede olanlara ülkenin kapılarının açılmasını önerdi.

Tasarının meclisten geçip, yasalaşması halinde, hemşirelik, hasta ve yaşlı bakıcı, inşaat, metal, IT gibi toplam 61 branşta meslek diploması bulunan, herhangi bir iş sözleşmesi olmadan da çalışmak veya iş aramak için belirli bir süreliğine Almanya’ya gelebilecek.

Aracılara dikkat

Bu gelişme Alman işveren çevrelerinde sevinçle karşılanırken, Türkiye’de bazı firmaların ve aracıların, "Almanya'ya işçi götürüyoruz" diye ortaya çıktığı öğrenildi. Bir firma, 10 bine yakın kişinin iş amaçlı götürülmesine aracılık edeceğini açıklamasıyla gündeme gelirken, başka firmalardan da benzer açıklamalar geldi ve ilgilenenlerin başvurmaları istendi.

Bunun üzerine bir açıklama yapan Almanya Büyükelçiliği, şu an için Türkiye’de hiç bir firmayla federal hükümet arasında Türkiye'den işçi alımına ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığını duyurdu. Nitelikli bir meslek eğitimi almış uzman personele Almanya'da özel sektörün bazı branşlarında ihtiyaç duyulduğunu doğrulayan Büyükelçilik, vize ve çalışma izni başvuruları için kuralların değişmediğini de ifade etti.

Federal Göç ve Entegrasyon Konseyi Başkanı avukat Mehmet Kılıç, Almanya'ya gelip iş aramanın önündeki bazı engelleri kaldırmayı hedefleyen tasarısının yasalaşmadığını, bu nedenle toplu halde işçi getirmeyi vadeden firma ve aracılara inanılmaması gerektiğini belirtiyor:

"Herhangi bir şirketin elinde bir kota yok. Size bazı şirketler ‘şuradan buraya şu kadar işçi götüreceğiz’ diyorsa bunlara inanmayın. Ne yasa bunlara böyle bir hak veriyor ne de Almanya’daki uygulama böyle bir hak veriyor. Almanya’da bugüne kadar yaşanan gelişmeler böyle bir uygulama olduğunu göstermiyor. En çabuk hareket edenler, en çok hile hurdayla uğraşanlar oluyorlar. Bir tek şu olabilir, bazıları Almanya’da bazı şirketlerle anlaşmış olabilirler, mesela bir kimseyi kalıcı işçi olarak değil, ödünç işçi olarak, altı aylığına getirmek (şeklinde...) Belki bu tür şirketler bir sözleşme yapıp, orada bir iş akdi gösterebilirler. Birileri size belli sonuçları garanti ediyorsa, orada dikkatli olmalısınız. Daha henüz yasa tasarısıyken, yasa oluşmadan o yasadan yararlandırmaya çalışan varsa, orada da dikkatli olmanız gerekir. Demektir ki, bu pek akıllıca bir iş gözükmüyor."

Almanya’da 1 milyon 200 bin kalifiye iş gücüne ihtiyaç olduğunu ve 61 meslek dalında nitelikli işgücü açığı bulunduğunu belirten Mehmet Kılıç, son şekli verilen taslağın yasalaşmasından sonra, Almanya’da çalışmayı isteyen kalifiye elemanların işini kolaylaştırıcı düzenlemelerin yaşama geçeceğini söylüyor:

"Evet, Almanya işçi alacak. Almanya bugün de işçi alıyor, çünkü işçiye ihtiyacı çok. Belirli alanlarda da çok daha fazla işçiye ihtiyacı var. O nedenle yasa tasarısı hazırlığı yapıldı. Tasarı Almanya’nın nereye gitmek istediğini gösteriyor. İhtiyaç olan şu alanlarda ihtiyacı gidermek için uğraşacaklar: Hasta ve yaşlı bakıcı, doktor, bilgisayar uzmanları. Tasarı bunun ötesinde meslek eğitimi yapmak isteyenlere de izin verecek. Türkiye’de bir üniversite bitirmemiş olsa da saydığım alanlarda çok pratik deneyimi (olanlar) var, o alanlarda da diploması olmayanlara iş olanağı açacak Almanya."

Tasarıya göre, Almanya’ya gelmeden önce bir iş sözleşmesi imzalanması durumunda, vasıflı eleman Almanya’ya gelip hemen çalışabilecek. Meslek diplomalarını bulundukları ülkede Almanya’nın temsilciliklerinde denkleştiren vasıflı elemanlar ve sözkonusu branşlarda eğitimli akademisyenler somut bir iş teklifi olmadan da, iş aramak için Almanya’ya gelip altı aya kadar kalabilecek.

(Amerika'nın Sesi)

Emekli maaşı başlangıç tarihi nasıl öğrenilir?

Emeklilik için gerekli olan prim gün sayısı, yaş şartı ve sigortalılık süresi şartlarını sağladıktan sonra emeklilik için başvurulur ve ardından emekli maaşı beklenir.

Emeklilik başvurusunu yapmış olanların en merak ettiği konuların başında emekli maaşı başlangıç tarihi nasıl öğrenilir? Emekli maaşı ne zaman birikmeye başlar? İşte merak edilen soruların cevapları...

EMEKLİ MAAŞI BAŞLANGIÇ TARİHİ?

5510 Sayılı Kanunun 4/a bendi(SSK) kapsamında çalışanların emekli aylığı talep tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Örneğin; 5 Kasım 2018 tarihinde aylık talebinde bulundunuz. Bu durumma emekli maaşınız 01.12.2018 tarihinden itibaren bağlanır. 05.11.2018 tarihinden itibaren emekli maaşını hak ediyor olsanız bile Kasım ayı için size herhangi bir ödeme yapılmaz. Talep tarihini takip eden ay başından itibaren bağlanır.

EMEKLİ MAAŞI NE ZAMAN BİRİKMEYE BAŞLAR?

Emeklilik başvurusu yapıldıktan sonra emekli maaşı bağlanma süresi ortalama olarak 1.5 ile 2.5 ay arası olarak ifade edilse de, emekli maaşının hangi tarihte başlayacağıyla alakalı kesin bir tarih verilmesi mümkündür. Emekli maaşının ne zaman birikmeye başladığı sorusu ise kanunda belirtilen tarih, başvuru yapılan ayın ertesindeki ilk gündür. Yani kişi örneğin 20 Mart 2018 tarihinde emeklilik dilekçesini Sosyal Güvenlik Kurumuna teslim ettiğinde, evrakların tam ve eksiksiz olması ve kişinin kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde emekliliğe hak kazanması durumunda 1 Nisan 2018 tarihi itibariyle emekli maaşı almaya hak kazanır.

Burada emekli maaşı bağlanma süresi 2.5 ayı bile bulsa, kişinin emekli maaşı 1 Nisan 2018 tarihi itibariyle birikmeye başlayacaktır. Bu durum 4-A SSK emeklileri için geçerli olmakla beraber 4-B BAĞKUR ve 4-C kapsamı içerisinde aynı ayrıntıların belirtilmesinde bir sakınca yoktur. Her üç durumda da kişilerin yetkili makamlardan aldıkları sevk onayının yanında Sosyal Güvenlik Kurumuna verdikleri dilekçenin ardından takip eden ayın ilk günü maaş hak edişi başlamaktadır.

(Sözcü)

41 yaşında emekli maaşı kimlere bağlanır

Bazı meslek gruplarında emeklilik için yaş haddi 41’e kadar düşüyor. Hangi kamu görevlileri kaç yaşında emekli olabilir? 41 yaşında emekli olan askerler kimlerdir?

5510 sayılı Kanun uyarınca, 2008 Ekim ayından itibaren 4/c’li olarak kamuda çalışmaya başlayanlar da 4/a (işçi) ve 4/b (esnaf) statüsünde çalışanlarla aynı kurallara tabi. 4/c’li kadın 58, erkek 60 yaşında emekli olabiliyor. Söz konusu kamu çalışanlarının emeklilik yaşları 2036 yılından itibaren kademeli olarak artacak ve 2048 yılından itibaren de 65 yaşından önce emekli olamayacaklar. Bunlar, emekli olabilecekleri en düşük yaşlar.

Kamu çalışanları genel olarak, çalışabilecekleri azami süre bakımından da 65 yaş haddine tabi bulunuyor. Genel kural böyle olmakla birlikte bazı unvanlardaki kamu çalışanlarının ve özellikle de askerlerin emeklilik durumları çok daha karışık.

YAŞ HADDİNE DİKKAT

Emekli Sandığı Kanunu’nun 40. maddesindeki yaş hadleri, yeni kanuna tabi çalışanlar açısından da geçerliliğini koruyor. 40. maddede bazı görev, unvan ve rütbelerde çalışanların yaş haddi düzenleniyor. Örneğin, normalde 60 yaşa tabi bir kamu çalışanının yaş haddi 46 ise bu yaşta emekli olabiliyor. Ama yaş haddinden emekli olanlara aylık bağlanabilmesi için en az 5400 prim günü bulunması gerekiyor.

Askerler başta olmak üzere “kadrosuzluk” nedeniyle emekliye sevk edilenlere ise 9000 gün primi varsa, yaş şartı aranmaksızın emekli aylığı bağlanıyor. Söz konusu prim günlerini dolduramayanlar ise süreleri doldurduktan sonra aylık alabiliyor.

RE’SEN EMEKLİYE SEVK EDİLENLER NE ZAMAN EMEKLİ AYLIĞI ALABİLİR?

Subay, astsubay, askeri memurlar ile uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlak noktasından hükümle veya yetersizlik ya da disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut askeri mahkeme kararı üzerine re’sen emekliye sevk edilirse, bunlara kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşını dolduruncaya kadar emekli aylığı bağlanamayacak.

Askerler dışında kalan kamu görevlileri de ahlak ve yetersizlik gerekçesiyle re’sen emekliye sevk edildiğinde 58-60 yaşından önce emekli aylığı alamayacaklar.

KİMLER 41 YAŞINDA EMEKLİ AYLIĞI ALABİLİR?

Yaş haddi asteğmen, teğmen ve üsteğmenlerde 41 olarak uygulanıyor. Bu rütbelerdeki askerlere, 5400 günü, yani 15 yıl primleri bulunuyorsa, yaş haddinden emekliye ayrıldıklarında aylık bağlanıyor. Yaş haddi astsubay çavuşlarda 43; yüzbaşı, kıdemli yüzbaşı ve önyüzbaşılar ile astsubay üstçavuşlarda 46, astsubay başçavuşlar da 49 olarak uygulanıyor.

DOKTORLAR 72 YAŞINA KADAR ÇALIŞABİLİR

Doktorlar da isterlerse 58-60 yaşında emekli olabilirler. Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan tabip ve uzman tabipler ile aile hekimleri, kendi istekleriyle 72 yaşına kadar çalışabiliyor. (Habertürk / Ahmet Kıvanç)



Milyonlarca işçinin temsilcisi nasıl geçindiğini anlattı

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'na, ilk kez milyonları temsilen, Türk-İş adına katılan özel güvenlik görevlisi Gülden Görmez (40), kiralık oturduğu evinde basın mensuplarını ağırladı. İki çocuk annesi Görmez, aylığından geriye 3 TL kaldığını söyledi
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, dün Ankara'da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ev sahipliğinde çalışmalarına başladı. 2019 yılında uygulanacak asgari ücret için toplanan Komisyona, yaklaşık 7 milyon işçiyi temsilen ilk kez bir işçi, Yalova Üniversitesi Merkez Yerleşke'de özel güvenlik görevlisi Gülden Görmez katıldı.

Komisyonda asgari ücretlilerin taleplerini dile getiren Gülden Görmez, bugün Yalova İstanbul Caddesi üzerinde kiralık oturduğu evinde basın mensuplarını ağırladı. Bir sürü önce eşinden ayrıldığı öğrenilen 2 çocuk annesi Görmez, ailesinin geçimini güçlükle sağladığını söyledi.

'ELİMDE 3 LİRA KALIYOR'

Aldığı asgari ücretten geriye sadece 3 TL kaldığını belirten Görmez, "15 gün önce yakmaya başladım doğal gazı. Bu 15 günlük bir fatura. 150 lira gelmiş. 850 lira zaten kira ödedim; 1000 lira yaptı. Şimdi kredi taksitim var, 650 lira. Onu ödeyeceğim; 1650 lira yapıyor. Ben yol ve yemek ücreti alıyorum ama iş yerinde yemek yiyorum. Çalışma saatinin içerisinde yemek yemek zorundayım. Para zaten oraya gidiyor. Yol parası da zaten yola gidiyor. 1603 liradan ayda elimde 3 lira kalıyor. Kredi ve kiraya gidiyor para. Bu faturaları kredi kartlarımdan ödüyorum. Diğer kartım müsaitse oradan çekip onun asgarisini, oradan çekip diğerinin asgarisini yatırarak, böyle yürüyor. Bu krediyi de onun için çektim zaten çünkü kredi kartlarım doluydu artık dönmüyordu. Kredi çekip en azından biraz rahatlayayım istedim. Kriz yönetimi gibi. İyi mi oldu? Hayır iyi olmadı. Şimdi 650 lira hem kredimi ödüyorum hem de kredi kartımı kullanmaya devam etmek zorunda kalıyorum. Bunu da orada dile getirdim" diye konuştu.

'HERKESİN SESİ OLARAK ORADAYDIM'

Komisyonun ilk toplantısında asgari ücretle geçinen işçilerin sorunlarını dile getirdiğini söyleyen Gülden Görmez, "İnşallah buna duyarlı olurlar çünkü bir tek bu durumda olan ben değilim. Ben herkesin sesi olarak oradaydım ve birçok asgari ücretli de bu şekilde geçiniyor. Kredi kartı olmayan da var, kredi alamayan da var, sadece o parayla döndürmeye çalışan var. İnsanlar çocuklarını okutamıyor. Bırakın, okul masraflarına bu para yetmiyor bile. Servis tutmak zorunda kalıyorlar, okul için başka ihtiyaçlar oluyor. Yani olmuyor, gitmiyor artık. Bugünkü yemeğimiz makarna; daha ne anlatayım ki. Anlatacak bir şey yok. Aslında herkes farkında. Asgari ücretlinin ne kadar sıkıntı çektiğinin herkes bilincinde. Bu sefer farklı bir yerden bakarlarsa bizim sıkıntılarımızı daha iyi anlarlar diye düşündük. İnşallah bu sene güzel olacak diye umut ediyorum" dedi.

'2 BİN TL ÜSTÜ VE ENFLASYON ORANI'

Asgari ücret beklentisini de dile getiren Görmez, "O artık onların duyarlılığına, gerçekten bizi anlayıp anlamadığına bağlı. İnşallah 2 bin lira üstü ve enflasyon oranının maaşa yansımasını istiyoruz. Enflasyon rakamları çok yüksek şu an. Böyle olursa belki biraz, yine bu tabii eksik ama en azından nefes alabiliriz" diye konuştu.

Çocuklarının eğitimiyle ilgili ise Görmez, "Büyük oğlum Balıkesir'de üniversite okuyor. Küçük oğlum da liseyi terk etti. Şimdi onu Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir proje var, oraya yazdırdık. Başarılı olursa hem dışarıdan liseyi bitirecek hem de aşçılık diploması alacak" dedi.

27 Kasım 2018 Salı

Tekfen İnşaat işçilerine zam yaptı

Tekfen İnşaat, Yol-İş Sendikası ile imzaladığı mevcut toplu iş sözleşmesine eklenen bir maddeyle yılbaşını beklemeden işçilerine yüzde 12,5 zam yaptı
2018-2020 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesini Temmuz ayında imzalayan Tekfen ve Yol-İş Sendikası, yüksek enflasyon karşısında çalışanlarının yaşadığı ücret kayıplarını görüşmek üzere bir araya geldi.

Şirket ve Sendikanın vardığı mutabakat gereği mevcut toplu iş sözleşmesine, "İşçilerin 31 Ekim 2018'de almakta oldukları ücretlere 1 Kasım 2018'den geçerli olmak üzere yüzde 12,5 zam yapılır." maddesi eklendi.

Yaklaşık 4 bin sendikalı işçinin yararlanacağı ücret artışı, ikramiyeleri de kapsayacak.

Zamla ücretler iki ayda bin lira artacak

Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sendika olarak Tekfen İnşaat'ta 1985 yılından beri örgütlü olduklarını belirterek, bu iş yerinde bugüne kadar hiç sorun yaşamadıklarını vurguladı.

Tekfen ile imzaladıkları toplu iş sözleşmesini, yüksek enflasyon karşısında işçilerin ücret kayıplarını önlemek için karşılıklı gözden geçirme kararı aldıklarını dile getiren Ağar, şunları kaydetti:

"Yaptığımız görüşmeler neticesinde ücret kayıplarının telafisi için yılbaşını beklememeyi kararlaştırdık. 1 Kasım itibarıyla işçi ücretlerine yüzde 12,5 zam yapılması konusunda anlaştık. Bu zam, ortalama ücrete sahip bir işçimizin kasım ve aralık ayındaki gelirini toplam bin lira arttıracak. Alın terine ve emeğe değer veren Tekfen yetkililerine tüm işçiler adına teşekkür ediyorum. İş yerindeki örgütlü sendikayla mutabakat sağlayıp işçisinin hakkını veren böyle işverenlerin herkese örnek olması gerekir."

Merkez Bankası ekonomistinden işçilere sürpriz destek

Merkez Bankası ekonomisti Akdoğan, IMF’nin Türkiye’ye tavsiye ettiği işten çıkarmaların maliyetinin azaltılması konusuna farklı bir yorum getirdi. Akdoğan, uygulamanın işçilerini daha kolay işten çıkarılmasına yol açabileceğini yazdı

IMF Türkiye’ye her fırsatta rekabet gücünün artması için işe alım ve işten çıkarmaların maliyetinin azaltılması gerektiğini tavsiye ediyor. Kıdem tazminatının kaldırılmasına veya azaltılmasına yönelik arayışların kaynağını da büyük ölçüde IMF’nin bu tavsiyeleri oluşturuyor. Peki, Merkez Bankası’ndan gelen yorumda ne deniliyor?

“HİSTERİ ETKİSİ”

Merkez Bankası ekonomisti Kurmaş Akdoğan, ekonomide geçici dalgalanma dönemlerinde iş güvencesinin sağladığı faydaya ilişkin görüşlerini, Merkez Bankası internet sitesinde yer alan Merkezin Güncesi’ndeki blog yazısında anlattı. Akdoğan, “Geçici konjonktürel dalgalanmaların kalıcı istihdam etkisi” başlıklı yazısında, ekonomideki geçici daralmaların işgücü üzerindeki uzun süreli etkilerine işsizlikte “histeri etkisi” denildiğini belirtti.

Yazıda, toplam talepteki geçici bir düşüşün firmalarca kalıcı olarak algılanması ve bu algının hızlı biçimde işten çıkarmalara yol açması durumunda kalifiye işçilerin uzun yıllar sonucu biriktirdiği firmaya özgü becerilerin firma açısından işçi ile birlikte kaybolacağı vurgulandı. İleride talep yeniden arttığı zaman firma kolayca yeni işçi alabilecek olsa bile yeni işçilerin işten çıkartılanların firmaya özgü beceri seviyesine yeniden ulaşmasının zaman alacağına dikkat çekildi.

İşini kaybeden işçilerin ise hızlı bir şekilde iş bulamadıkları takdirde iş üstünde öğrenme fırsatını kaybedecekleri, insani sermayelerinin değer kaybedeceği ve yeniden işgücü piyasasına dönmelerinin gittikçe zorlaşacağı kaydedildi.

İŞ GÜVENCESİ HİSTERİ ETKİSİNİ AZALTIYOR

Akdoğan, işe alım ve işten çıkarma maliyetlerinin Türkiye ekonomisinde söz konusu histeri etkisini azalttığını gösterdiğini vurguladı. İşçiyi işten atmak maliyetli ise firmaların talebin düştüğüne gerçekten emin olana kadar işten çıkarmaları erteleyebildiği belirtilen yazıda, bunun da talepteki kısa dönemli düşüşlerin uzun dönemli etkilere yol açmasını önleyebildiği kaydedildi.

Yazıda, çalışırken edinilen insani sermaye birikiminin firmaya olduğu kadar topluma da faydası bulunduğuna dikkat çekilerek, “İşten çıkarma maliyetlerinin azaltılması kısa dönemde firma lehine görünse de uzun dönemde hem firma hem de toplumsal açıdan olumsuz etkiler yaratabiliyor” denildi.

“GEÇİCİ ŞOKLARIN KALICI HALE GELMESİNİ ÖNLÜYOR”

Belirli ölçüde bir iş güvencesinin ekonomide geçici şokların kalıcı hale gelmesini önleyen yumuşatıcı bir etki sağladığı kaydedilen yazıda, şu görüşlere yer verildi:

“İşgücü piyasalarında esneklik olgusunu artıları ve eksileri ile değerlendirmek gerekiyor. Firmaların işgücü talebini serbest piyasadan karşılarken maliyetlerinin az olması ekonominin şoklara karşı esnekliği açısından tercih edilebilir olsa da, işten çıkarmaların hızlı olmasının ekonomide yaratacağı birikimli etkiyi de dikkate almak gerekiyor.

Politika yapıcılar ekonomideki dalgalanmaların etkilerini yumuşatacak talep yönetimi politikaları uygulamak isteyebilirler. Diğer taraftan firmalar, politika yapıcıları kadar geniş bir bilgi setine sahip olmadıkları için, ekonomideki dalgalanmaların kalıcı olacağını düşünüp ani işten çıkarma kararları verebilirler. Bu politikalar firmaya ve işçiye uzun dönemde zararlı olabileceği gibi, ekonominin geneli açısından kısa dönemli şokların etkisini artırabilir ve hükümetlerin uygulayacağı talep yönetimi ya da aktif işgücü piyasası programları gibi politikaların etkisini azaltabilir. Bu açıdan işe alım ve işten çıkarma maliyetlerinin söz konusu politikaların olumlu etkilerinin görülmesi için gerekli olan zamanı kazandıracak yumuşatıcı bir etkiye sahip olabileceğini dikkate almak gerekiyor.”

(Habertürk / Ahmet Kıvanç)