TÜRK-İŞ, geçtiğimiz cuma günü açıklanan yeni asgari ücrete muhalif kaldıklarını ve imza atmadıklarını açıkladı
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun işveren-devlet kesimi temsilcilerinin oy çokluğu görüşüyle belirlenen asgari ücrete, komisyonda işçi kesimi adına görev yapan Türk-İş temsilcileri katılmamış ve muhalif kalmıştır” açıklamasını yaptı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Asgari ücret, pazarlık ücreti değildir. Bilimsel, objektif yöntemler ve güvenilir verilerle tespit edilen taban ücrettir. Asgari ücret, pazarlık konusu yapılmış ve düşük belirlenerek, oy çokluğuyla kabul ve ilan edilmiştir. Asgari ücret, işçilerin ve toplumun beklentilerini karşılamamıştır. Bu durumun iş barışı ve sosyal barışı bozabileceği endişesi maalesef devam etmektedir.”
‘Geçim ücreti değil’
Asgari ücrete yapılan yüzde 14.2’lik zammı değerlendiren Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, “Karar hükümet ve işveren ittifakı ile alındı. İşçilerin ve sendikaların görüşü her zaman olduğu gibi yine dikkate alınmadı” dedi.
Beko, yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin ‘asgari ücrette yüzde 14.2’lik artış sağladık, böylece işçiyi enflasyona ezdirmedik’ iddiasının gerçeği yansıtmadığına işaret ederek, “Asgari ücret yine ‘geçim ücreti’ olmadı. Eğer asgari ücrete enflasyon + büyüme kadar zam yapılsaydı, asgari ücret en az 2 bin 300 lira olmalıydı” dedi.
‘Yeterli olmadı’
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da, “Hükümetin, asgari ücretin artışına bağlı olarak, işverenlere gelecek yükün bir kısmını paylaşmış olmasını, bir kısım iyileştirmeler yapmasını işletmeler açısından olumlu buluyoruz ancak bu olumlu gelişmeye karşın asgari ücret miktarını yeterli bulmadığımızı belirtmek istiyoruz” diye konuştu.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/turk-is-asgari-ucret-kararina-imza-atmadik/1263950
31 Aralık 2017 Pazar
İstihdam seferberliği 2017’ye damga vuran gelişmelerin başında geliyor
İstihdam seferberliği 2017’ye damga vuran gelişmelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Ocak günü önce Çalışma Hayatında Milli Seferberlik programını, ardından 7 Şubat günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi Şurası’nda istihdam seferberliğini başlatmış ve 1.5 milyon yeni istihdam hedefi konmuştu. Bu seferberliğin ikinci fazı da geçen günlerde başlatıldı. Erdoğan, 2017’de 1.5 milyon yeni istihdam yaratıldığını açıkladı. 12 ayda 1.5 milyon istihdam aylık 125 bin yeni istihdam sağlandığını gösteriyor. Yani kaba bir hesapla 2017 yılı boyunca her saat 173 kişi iş sahibi oldu. Her dakika ise istihdama 3 kişi katıldı.
TEŞVİK VERİLDİ
Seferberlik kapsamında yeni istihdam sağlayanlara teşvik de getirildi. Mevcut çalışana ek her bir sigortalı çalışan için asgari ücret üzerinden 773 TL tutarındaki prim ve vergi yükümlülükleri devlet tarafından karşılandı. Bu teşvik 31 Aralık’ta sona erecekti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, seferberliğin ilk günlerinde işverene teşviklerin toplam maliyetinin 12.3 milyar lira olacağını bunun 11 milyar lirasının ise İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacağını açıklamıştı.
İkinci faz 14 Aralık’ta başlatıldı. Bunda ise artık ek istihdamla 4 bin 740 liraya kadar olan ücretler de sigorta primi teşvikine dahil edildi. Kadınlar, 18-25 yaş arası gençler, engelliler istihdamı durumunda bu teşvikten yani 1.5 yıl süreyle yararlanılacak. Rakamlar yeni asgari ücrete göre güncellenecek. Ayrıca 3 ve daha az çalışanı olanlara da her yeni istihdam için ödedikleri maaş, prim ve verginin bir ayını devletin ödemesi sistemi getirildi.
Seferberlikte en önemli bölümlerden birini iş başında eğitim oluşturdu. İşverene sıfır maliyetli bu program 3 ay sürüyordu. Günlük 54 lira olan ödemeleri devlet karşıladığı gibi sigorta primleri ve vergiler de devletten geldi. İşletmeler çalışan sayılarının yüzde 30’una kadar katılımcı alabildi. Ve eğitim sonrası katılımcıların en az yarısının da 3 ay istihdam edilme şartı vardı. Programa katılana işletme yemek, yol gibi ödemeler yaparsa da bunun brüt asgari ücretin yarısı kadar olan tutarını (889 TL) vergiden düşebilmişlerdi.
İŞBAŞINDA EĞİTİM
İkinci fazda iş başında eğitimin de kapsamı genişletildi. Yine günlük 54 lira devletten veriliyor. Ancak 3 aylık programlar bilişim ve imalat sektörleri için 6 aya çıkartıldı. Siber güvenlik, kodlama gibi alanlarda işbaşı eğitim programlarına katılan 18-25 yaş arası gençler günlük 75 lira alacaklar. Sanayi sektöründeki mesleklerde düzenlenecek eğitim programlarına ve mesleki eğitim kurslarına katılan kadınlara 2 ile 4 yaş arasındaki çocukları için aylık 400 lira bakım desteği verilecek. Ayrıca işgücü piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için teoriği ve pratiği birleştiren yeni bir model başlatıldı. Bu proje 2 yıl uygulanacak. (Hürriyet)
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/seferberlik-surecinde-dakika-basi-3-istihdam/1263142
TEŞVİK VERİLDİ
Seferberlik kapsamında yeni istihdam sağlayanlara teşvik de getirildi. Mevcut çalışana ek her bir sigortalı çalışan için asgari ücret üzerinden 773 TL tutarındaki prim ve vergi yükümlülükleri devlet tarafından karşılandı. Bu teşvik 31 Aralık’ta sona erecekti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, seferberliğin ilk günlerinde işverene teşviklerin toplam maliyetinin 12.3 milyar lira olacağını bunun 11 milyar lirasının ise İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacağını açıklamıştı.
İkinci faz 14 Aralık’ta başlatıldı. Bunda ise artık ek istihdamla 4 bin 740 liraya kadar olan ücretler de sigorta primi teşvikine dahil edildi. Kadınlar, 18-25 yaş arası gençler, engelliler istihdamı durumunda bu teşvikten yani 1.5 yıl süreyle yararlanılacak. Rakamlar yeni asgari ücrete göre güncellenecek. Ayrıca 3 ve daha az çalışanı olanlara da her yeni istihdam için ödedikleri maaş, prim ve verginin bir ayını devletin ödemesi sistemi getirildi.
Seferberlikte en önemli bölümlerden birini iş başında eğitim oluşturdu. İşverene sıfır maliyetli bu program 3 ay sürüyordu. Günlük 54 lira olan ödemeleri devlet karşıladığı gibi sigorta primleri ve vergiler de devletten geldi. İşletmeler çalışan sayılarının yüzde 30’una kadar katılımcı alabildi. Ve eğitim sonrası katılımcıların en az yarısının da 3 ay istihdam edilme şartı vardı. Programa katılana işletme yemek, yol gibi ödemeler yaparsa da bunun brüt asgari ücretin yarısı kadar olan tutarını (889 TL) vergiden düşebilmişlerdi.
İŞBAŞINDA EĞİTİM
İkinci fazda iş başında eğitimin de kapsamı genişletildi. Yine günlük 54 lira devletten veriliyor. Ancak 3 aylık programlar bilişim ve imalat sektörleri için 6 aya çıkartıldı. Siber güvenlik, kodlama gibi alanlarda işbaşı eğitim programlarına katılan 18-25 yaş arası gençler günlük 75 lira alacaklar. Sanayi sektöründeki mesleklerde düzenlenecek eğitim programlarına ve mesleki eğitim kurslarına katılan kadınlara 2 ile 4 yaş arasındaki çocukları için aylık 400 lira bakım desteği verilecek. Ayrıca işgücü piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için teoriği ve pratiği birleştiren yeni bir model başlatıldı. Bu proje 2 yıl uygulanacak. (Hürriyet)
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/seferberlik-surecinde-dakika-basi-3-istihdam/1263142
30 Aralık 2017 Cumartesi
2018'de çalışma hayatına bir çok yenilik geliyor
Hükümetin çalışma hayatına yönelik devrim niteliğindeki değişiklikleri yeni yılla birlikte hayatımıza girecek.
İşte 1 Ocak'ta başlayacak düzenlemeler...
ARABULUCULUK GELİYOR
İşçi ve işveren arasındaki kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi anlaşmazlıkların çözümünde arabuluculuk sistemi devreye girecek. Taraflar arabulucuya gitmeden dava açamayacak. Arabulucular anlaşmazlığı en geç bir ay içinde sonuca bağlayacak. Böylece yıllar süren mahkeme süreci sona erecek. Başvuru süresi de 30 gün.
BEYAN SİSTEMİ
Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen defterde beyan sistemi bazı mükellefler için 1 Ocak'tan itibaren hayata geçecek. Mükellefler sistem haricinde kağıt veya elektronik ortamda kayıt ve defter tutmaları halinde, hiç kayıt ve defter tutmamış sayılacak. Basit usule tabi mükellefler ile serbest meslek erbapları 1 Ocak'tan itibaren sistemi kullanacak.
İKİNCİ EMEKLİLİK
Otomatik Bireysel Emeklilik Sistemi, KOBİ, küçük esnaf ve belediye çalışanları için de devreye girecek. Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) otomatik katılım 1 Ocak'ta 50-99 arası çalışanı olan iş yerleri ile mahalli idareler ve KİT çalışanları için de geçerli olacak.
MESLEK KODU CEZASI
Meslek kodu zorunluluğuyla artık herkes yaptığı işiyle bildirilecek. Yanlış beyana ceza gelecek. Muhtasar ve Hizmet Beyannamesi uygulaması da temmuzda başlayacak.
DÜRÜST MÜKELLEFE İNDİRİM
Vergi mükellefi olup, düzenli bir şekilde ödemesini yapanlar için yüzde 5 indirim fırsatı yolu 2018 ile birlikte açılacak. Mükelleflerden, geriye dönük 2 yıl içerisinde düzenli beyannamesini veren, vergisini yatıranlar yararlanacak.
İSTİHDAMA DESTEK
31 Aralık 2017 itibarıyla süresi biten ilave istihdama prim ve vergi desteği 2018'de de devam edecek.
6 AY MAAŞ DEVLETTEN
3 ve daha az çalışanı olan işyerleri eğer yeni bir işçi alırsa bu işçinin tüm maaş ve primleri 6 ay boyunca Hazine tarafından karşılanacak. Bu uygulama da 1 Ocak 2018 itibariyle başlayacak.
YENİ KADROLAR GELİYOR
900 bin taşeron işçi kadroya geçerken, 4C'liler 4B'li olacak, mevsimlik işçilerin çalışma süreleri 4 ay uzayacak. Ayrıca kamuya 110 bin yeni memur alınacak. 5 bin engelli kamu kurumlarında göreve başlayacak.
2018 YENİLİKLERLE GELİYOR
- İşçi-işveren arasında arabuluculuk başlıyor.
- BES, küçük esnaf ve belediye çalışanları için de devreye girecek.
- Meslek kodu zorunluluğu başlıyor.
- Dürüst mükelleflere yüzde 5 indirim yapılacak.
- Bir işçi alan işyerinin maaş ve primlerini devlet üstlenecek.
- İstihdama destek 2018'de de devam edecek.
- Taşeron işçiler kadroya alınacak.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/2018de-calisma-hayatina-bir-cok-yenilik-geliyor/1263878
İşte 1 Ocak'ta başlayacak düzenlemeler...
ARABULUCULUK GELİYOR
İşçi ve işveren arasındaki kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi anlaşmazlıkların çözümünde arabuluculuk sistemi devreye girecek. Taraflar arabulucuya gitmeden dava açamayacak. Arabulucular anlaşmazlığı en geç bir ay içinde sonuca bağlayacak. Böylece yıllar süren mahkeme süreci sona erecek. Başvuru süresi de 30 gün.
BEYAN SİSTEMİ
Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen defterde beyan sistemi bazı mükellefler için 1 Ocak'tan itibaren hayata geçecek. Mükellefler sistem haricinde kağıt veya elektronik ortamda kayıt ve defter tutmaları halinde, hiç kayıt ve defter tutmamış sayılacak. Basit usule tabi mükellefler ile serbest meslek erbapları 1 Ocak'tan itibaren sistemi kullanacak.
İKİNCİ EMEKLİLİK
Otomatik Bireysel Emeklilik Sistemi, KOBİ, küçük esnaf ve belediye çalışanları için de devreye girecek. Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) otomatik katılım 1 Ocak'ta 50-99 arası çalışanı olan iş yerleri ile mahalli idareler ve KİT çalışanları için de geçerli olacak.
MESLEK KODU CEZASI
Meslek kodu zorunluluğuyla artık herkes yaptığı işiyle bildirilecek. Yanlış beyana ceza gelecek. Muhtasar ve Hizmet Beyannamesi uygulaması da temmuzda başlayacak.
DÜRÜST MÜKELLEFE İNDİRİM
Vergi mükellefi olup, düzenli bir şekilde ödemesini yapanlar için yüzde 5 indirim fırsatı yolu 2018 ile birlikte açılacak. Mükelleflerden, geriye dönük 2 yıl içerisinde düzenli beyannamesini veren, vergisini yatıranlar yararlanacak.
İSTİHDAMA DESTEK
31 Aralık 2017 itibarıyla süresi biten ilave istihdama prim ve vergi desteği 2018'de de devam edecek.
6 AY MAAŞ DEVLETTEN
3 ve daha az çalışanı olan işyerleri eğer yeni bir işçi alırsa bu işçinin tüm maaş ve primleri 6 ay boyunca Hazine tarafından karşılanacak. Bu uygulama da 1 Ocak 2018 itibariyle başlayacak.
YENİ KADROLAR GELİYOR
900 bin taşeron işçi kadroya geçerken, 4C'liler 4B'li olacak, mevsimlik işçilerin çalışma süreleri 4 ay uzayacak. Ayrıca kamuya 110 bin yeni memur alınacak. 5 bin engelli kamu kurumlarında göreve başlayacak.
2018 YENİLİKLERLE GELİYOR
- İşçi-işveren arasında arabuluculuk başlıyor.
- BES, küçük esnaf ve belediye çalışanları için de devreye girecek.
- Meslek kodu zorunluluğu başlıyor.
- Dürüst mükelleflere yüzde 5 indirim yapılacak.
- Bir işçi alan işyerinin maaş ve primlerini devlet üstlenecek.
- İstihdama destek 2018'de de devam edecek.
- Taşeron işçiler kadroya alınacak.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/2018de-calisma-hayatina-bir-cok-yenilik-geliyor/1263878
2018'de ne kadar Asgari Geçim İndirimi alınacak
2018 asgari ücretinin açıklanmasıyla önümüzdeki yıl Asgari Geçim İndirimi de netleşti. En düşük asgari geçim indirimi 149.97 liraya yükseldi
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplantısı'nın ardından AGİ ücretininde resmi olarak belirlendi. 1 Ocak'ta asgari ücretteki artışla, maaşlara eklenen asgari geçim indirimi (AGİ) de yükselecek. Asgari ücret, artış geçen yılki gibi yüzde 8 olursa, brüt bin 919 lira 70 kuruşa çıkacak. Buna bağlı olarak da en düşük asgari geçim indirimi tutarı 133,31 liradan 143,97 liraya ulaşacak. En yüksek tutar ise 226,63 lira yerine 244,76 lira olacak.
ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ NASIL HESAPLANIR?
Asgari Geçim İndirimi hesaplanırken, ilgili yılın başındaki (Birinci 6 aylık) asgari ücret tutarının yıllık toplamı hesaplanır, hesaplanan yıllık toplam tutar, Asgari Geçim İndirimi oranı ile çarpılır, elde edilen Asgari Geçim İndirimine esas tutar en düşük Gelir Vergisi oranı olan %15 ile çarpılarak bulunan değer 12'ye bölünür ve aylık Asgari Geçim İndirimi tutarı hesaplanır. Oran hesaplanırken çalışanın medeni durumu göz önüne alınır. Yıllık asgari ücret toplamının, işçinin kendisi için %50'si, çalışmayan eşi için %10'u, bakmakla yükümlü olduğu 2 çocuğun her biri için %7,5'u, 3. çocuk için %10'u ve sonraki çocukların her biri için ise %5'i esas alınır. Bu oranların toplamı %85'i geçemez. Örneğin eşi çalışmayan ve 3 çocuğu olan bir işçinin asgari geçim indirimi oranı %50 + %10 + %7,5 + %7,5 + %10 = %85 olacaktır. Yıllık asgari ücret toplamı bu oran ile çarpılır ve sonuç 12'ye bölünerek aylık asgari geçim indirimi hesaplanır.
2017 AGİ ÜCRETLERİ RAKAMLARI
Bekar: 133.31 TL
Evli ve eşi çalışmayan: 160 TL
Evli ve eşi çalışmayan 1 çocuklu: 180 TL
Evli ve eşi çalışmayan 2 çocuklu: 200 TL
Evli ve eşi çalışmayan 3 çocuklu: 213 TL
EŞİ ÇALIŞANLAR
Evli ve eşi çalışan: 133 TL
Evli ve eşi çalışan 1 çocuklu: 153 TL
Evli ve eşi çalışan 2 çocuklu: 173 TL
Evli ve eşi çalışan 3 çocuklu: 187 TL
Bekar - 123,53 TL
Evli eşi çalışmayan - 148,23 TL
Evli eşi çalışmayan 1 çocuklu - 166,76 TL
Evli eşi çalışmayan 2 çocuklu - 185,29 TL
Evli eşi çalışmayan 3 çocuklu - 209,99 TL
Evli eşi çalışmayan 4 çocuklu - 209,99 TL
Evli eşi çalışmayan 5 çocuklu 209,99 TL
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/2018de-ne-kadar-asgari-gecim-indirimi-alinacak/1263839
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplantısı'nın ardından AGİ ücretininde resmi olarak belirlendi. 1 Ocak'ta asgari ücretteki artışla, maaşlara eklenen asgari geçim indirimi (AGİ) de yükselecek. Asgari ücret, artış geçen yılki gibi yüzde 8 olursa, brüt bin 919 lira 70 kuruşa çıkacak. Buna bağlı olarak da en düşük asgari geçim indirimi tutarı 133,31 liradan 143,97 liraya ulaşacak. En yüksek tutar ise 226,63 lira yerine 244,76 lira olacak.
ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ NASIL HESAPLANIR?
Asgari Geçim İndirimi hesaplanırken, ilgili yılın başındaki (Birinci 6 aylık) asgari ücret tutarının yıllık toplamı hesaplanır, hesaplanan yıllık toplam tutar, Asgari Geçim İndirimi oranı ile çarpılır, elde edilen Asgari Geçim İndirimine esas tutar en düşük Gelir Vergisi oranı olan %15 ile çarpılarak bulunan değer 12'ye bölünür ve aylık Asgari Geçim İndirimi tutarı hesaplanır. Oran hesaplanırken çalışanın medeni durumu göz önüne alınır. Yıllık asgari ücret toplamının, işçinin kendisi için %50'si, çalışmayan eşi için %10'u, bakmakla yükümlü olduğu 2 çocuğun her biri için %7,5'u, 3. çocuk için %10'u ve sonraki çocukların her biri için ise %5'i esas alınır. Bu oranların toplamı %85'i geçemez. Örneğin eşi çalışmayan ve 3 çocuğu olan bir işçinin asgari geçim indirimi oranı %50 + %10 + %7,5 + %7,5 + %10 = %85 olacaktır. Yıllık asgari ücret toplamı bu oran ile çarpılır ve sonuç 12'ye bölünerek aylık asgari geçim indirimi hesaplanır.
2017 AGİ ÜCRETLERİ RAKAMLARI
Bekar: 133.31 TL
Evli ve eşi çalışmayan: 160 TL
Evli ve eşi çalışmayan 1 çocuklu: 180 TL
Evli ve eşi çalışmayan 2 çocuklu: 200 TL
Evli ve eşi çalışmayan 3 çocuklu: 213 TL
EŞİ ÇALIŞANLAR
Evli ve eşi çalışan: 133 TL
Evli ve eşi çalışan 1 çocuklu: 153 TL
Evli ve eşi çalışan 2 çocuklu: 173 TL
Evli ve eşi çalışan 3 çocuklu: 187 TL
Bekar - 123,53 TL
Evli eşi çalışmayan - 148,23 TL
Evli eşi çalışmayan 1 çocuklu - 166,76 TL
Evli eşi çalışmayan 2 çocuklu - 185,29 TL
Evli eşi çalışmayan 3 çocuklu - 209,99 TL
Evli eşi çalışmayan 4 çocuklu - 209,99 TL
Evli eşi çalışmayan 5 çocuklu 209,99 TL
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/2018de-ne-kadar-asgari-gecim-indirimi-alinacak/1263839
2018 asgari ücret rakamları açıklandı; 1.603 lira olacak
6 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinde sona gelindi. Bugün saat 14.00'te başlayan toplantı sonrası, yeni yılda geçerli olacak asgari ücret belli oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu tarafından yapılan açıklamaya göre 1 Ocak 2018'den itibaren geçerli olacak asgari ücret, yüzde 14.2 artışla, brüt 2029,net 1.603 lira olacak.
ÇALIŞMALAR 1 AY SÜRDÜ
Bakanı Jülide Sarıeroğlu açıklamasında "Asgari ücreti belirleme çalışmaları 1 ay boyunca sürdü. Uzun süren müzakere süreci ardından nihayete erdirdik. Komisyonun çoğunluğuyla karar verdik. Bu yüzden müzakereler uzun sürdü. Asgari ücret 2018'de brüt olarak 2029 lira, net 1603 lira olacak. Artış yüzde 14,2 olacak. 2016'dan itibaren başlattığımız asgari ücret desteği 2018'de de sürecek" ifadelerini kullandı.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/2018-asgari-ucret-rakamlari-aciklandi/1263786
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda asgari ücretin 2018 yılı için brüt 2 bin 29 lira, net bin 603 lira olarak belirlenmesine ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı. Aylık net bin 603 lira olarak açıklanan asgari ücret, 1 Ocak'tan itibaren geçerli olacak
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/yeni-asgari-ucret-resmi-gazetede-yayimlandi/1263837
ÇALIŞMALAR 1 AY SÜRDÜ
Bakanı Jülide Sarıeroğlu açıklamasında "Asgari ücreti belirleme çalışmaları 1 ay boyunca sürdü. Uzun süren müzakere süreci ardından nihayete erdirdik. Komisyonun çoğunluğuyla karar verdik. Bu yüzden müzakereler uzun sürdü. Asgari ücret 2018'de brüt olarak 2029 lira, net 1603 lira olacak. Artış yüzde 14,2 olacak. 2016'dan itibaren başlattığımız asgari ücret desteği 2018'de de sürecek" ifadelerini kullandı.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/2018-asgari-ucret-rakamlari-aciklandi/1263786
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda asgari ücretin 2018 yılı için brüt 2 bin 29 lira, net bin 603 lira olarak belirlenmesine ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı. Aylık net bin 603 lira olarak açıklanan asgari ücret, 1 Ocak'tan itibaren geçerli olacak
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/yeni-asgari-ucret-resmi-gazetede-yayimlandi/1263837
21 Kasım 2017 Salı
Emekli olmak isteyenler son 1.261 güne dikkat!
Emeklilik hesabı yapanların dikkat etmesi gereken çok önemli bir detay var. O da, emeklilik öncesi son 1.261 gün çalışmanın hangi statüye bağlı olarak geçirilmiş olduğu.
Türkiye’de çalışanların yüzde 80’ine yakın bir bölümü başlangıçta SSK (4/a) şartlarıyla işe girmişken daha sonra Bağ - Kur (4/b) veya Emekli Sandığı (4/c) koşullarıyla işe devam ediyor. Bazen de bunun tam tersi olabiliyor. Devlette işe giren bir kişi, bir müddet sonra devletteki görevinden istifa edip, ya kendi işini kurup Bağ - Kur statüsüne geçiyor ya da özel sektör işvereninin yanında işe girip SSK’lı olabiliyor.
Son statü belirleyici
İşte bu şekilde çalışma yaşamlarının bir bölümünü işçi, esnaf veya devlet memuru olarak geçirenlerin emeklilik günleri yaklaştığında hesaplamaları gereken bir husus var. O da; emeklilik tarihlerinden önceki son 7 yılın yarısından bir fazla olan 1.261 gün çalışmayı hangi statüde geçirmiş oldukları. Eğer herhangi bir özel sektör işyerinde ücretli çalışıyordunuz, daha sonra kendi işinizi kurup devam ettiyseniz, hangi şartlarla emekli olacağınızı belirleyen, emeklilik tarihi öncesindeki son 1.261 gün ve bu sürenin ne şeklide geçirildiğidir. Bu son 1.261 gün bir işverene bağlı olarak geçirilmişse SSK’dan, yok kendi işinizin patronu olmuşsanız Bağ - Kur veya devlette memuriyete girmişseniz Emekli Sandığı koşullarıyla emekli olursunuz.
Kendi dükkânı olan...
Devlet memurluğu yapıp, son birkaç yılda kendi dükkanını açan kişi, nasıl olsa memurum yüksek emekli aylığı alırım diye düşünürken bir anda sürprizle karşılaşabilir. Kanuna göre, birden fazla statüde prim ödemiş olanlara birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık (2520 gün) fiili prim ödeme süresi içinde en fazla hangi statüden prim ödemiş ise o statüden emekli aylığı bağlanıyor. Yani 1261 günü işçi olarak geçiren SSK’dan, kendi işini yapan birisi veya esnaf olarak geçiren Bağ - Kur şartlarıyla emekli oluyor.
Hem SSK (4/a) hem de Bağ - Kur (4/b) statüsünde prim ödemesi olan sigortalının 4/a statüsünden emekli olabilmesi için son yedi yıllık fiili prim ödeme süresi içinde daha çok (en az 1261 gün) 4/a statüsünde prim ödemiş olması gerekiyor.
Emekli aylığı ne kadar fark ediyor?
2014 yılının ikinci altı ayı itibarıyla SSK’lılara bağlanacak asgari emekli aylığı tutarı 1.010 TL. SSK’lılara bağlanabilecek en yüksek emekli aylığı ise 3.576 TL. Bağ Kur’da en düşük emekli aylığı 819 TL. En düşük seviyeden prim yatıran Bağ Kur’lu 819 TL alabiliyorken, sigortası asgari ücret üzerinden yatan SSK’lı 1.010 TL aylık alabiliyor.
Kendi hesabına çalışan ve kendi işini yapan kişiler son 1.261 gününü sigortalı olarak geçirmek ve SSK’lı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bağ Kur’lu olup kendi primini en yüksekten yatıran kişinin emekli aylığı ile primi en yüksekten yatan SSK’lının bile emekli aylığı farklı.
Bağ Kur’lulara bağlanabilecek en yüksek aylık 3.015 TL iken SSK’lılarda bu rakam 3.576 TL.
Evdeki bulgurdan olmayın...
Piyasada “gelin sizi sigortalı yapalım, SSK’lı olarak emekli olun” vaadiyle dolaşan bazı uyanıkla birçok kişinin mağdur olmasına neden oluyorlar. Bu kişiler sahte işyerleri açarak kandırdıkları kişileri bu işyerlerinde sigortalı olarak gösteriyorlar. Birkaç ay internetten sigortasının yatırıldığını gören vatandaş da, “tamam oldu bu iş” diyerek bu kişilere yüklü miktarda para veriyor. Bu şekilde SSK’lı olarak emekli olacağını düşünüyor. Peşin olarak parasını alan dolandırıcılar bir müddet sonra ortadan kayboluyor. Fakat asıl sorun SGK sahte işyerini tespit ettiğinde yaşanıyor. SGK sahte işyerini tespit ettiği anda, bu işyerindeki sigortalıların sigortalılık süresini de iptal ediyor. Sonra dolandırıcıları arayın ki bulasınız. Dolayısıyla parasını sigortalı olmak için dolandırıcıya kaptıran vatandaş mağdur oluyor. Bu nedenle SSK’lı olarak emekli olmak için dolandırıcılara para kaptırmamak ve hukuksuz yollara başvurmamak lazım. Aksi taktirde yüksek emekli aylığı alacağım derken, dolandırılmak söz konusu olacaktır.
İsteğe bağlı sigortalı ne yapsın?
İsteğe bağlı sigortalı olup da, SSK yani 4/a şartlarıyla emekli olmak isteyenlerin 1261 gün kuralına çok dikkat etmeleri gerekiyor.
1 Ekim 2008 tarihinden önce hem SSK hem de Bağ-Kur kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak mümkündü. 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla SSK’lı olarak isteğe bağlı sigortalılık tarihe karışmış oldu.
1 Ekim 2008 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalı olanların prim ödedikleri süreler, Bağ-Kur yani 4/b kapsamında değerlendirilmeye başlandı.
Buna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önce 506 sayılı SSK kapsamında isteğe bağlı sigortalılığını başlatıp, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra da isteğe bağlı prim ödemeye devam edenlerin, 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki prim ödeme süreleri 4/b (Bağ-Kur) kapsamında geçen sigortalılık süresi olarak değerlendiriliyor.
Bu değişikliğin farkında olmayanlar isteğe bağlı sigortaya prim ödemeye devam ettikleri için Bağ - Kur şartlarıyla emekli oluyorlar.
Hâlbuki sigorta şartlarıyla emekli olmak hem daha düşük prim ödemek hem de daha yüksek emekli aylığı almak anlamına geliyor. Bu nedenle Bağ- Kur’dan emekli olacağını öğrenenler hayal kırıklıkları yaşayabiliyorlar.
SSK daha avantajlı
Bu nedenle isteğe bağlı sigortaya prim ödeyip, SSK şartlarıyla emekli olmak isteyenler için yapılması gereken, emeklilik tarihlerinden 1261 gün önce isteğe bağlı sigortalılıktan çıkıp, 4/a yani SSK şartlarıyla çalışmaya başlamak olacaktır.
Genel olarak ifade edilirse, SSK şartlarıyla emeklilik Bağ-Kur’a göre daha avantajlıdır.
Hem prim toplama hem de yaş şartı bakımından daha erken emeklilik söz konusudur.
Diğer yandan, SSK’dan emekli olan sigortalının emekli aylığı Bağ-Kur’dan emekli olanlara göre yüzde 30 daha fazladır. Çünkü SSK statüsünde aylık bağlama oranının emekli aylığına etkisi daha fazladır, yani her çalışılan her gün için emekli aylığına eklenecek miktar daha yüksek olmaktadır.
Bu sebeplerle halen çalışanlar için en doğrusu Bağ-Kur yerine SSK koşullarıyla çalışmak ve bu statüden emekli olmaktır.
Emeklilerin çoğunluğu SSK’lı
SSK’lıların emeklilikteki avantajlı durumu nedeniyle pek çok kişi son 1.261 gününü SSK’lı olarak geçirerek emekli olmaya gayret ediyor.
SGK’nın Nisan 2014 verilerine göre 4/a’lı olarak emekli olmuş 4 milyon 480 bin kişi var. Bu rakam toplam emeklilerin yüzde 61’i. Elbette ki, çalışanların önemli bir bölümü bir işverene bağlı olarak çalışıyor. Dolayısıyla bu durum normal karşılanabilir. Ancak istihdamın çok önemli bir bölümünün devlet memuru olduğu ve kendi işini yaptığı düşünüldüğünde bu oran normalin biraz üstünde durmaktadır. Bu durumun nedeni de, SSK’nın daha yüksek emekli aylığı sağlıyor olması.
Türkiye’de çalışanların yüzde 80’ine yakın bir bölümü başlangıçta SSK (4/a) şartlarıyla işe girmişken daha sonra Bağ - Kur (4/b) veya Emekli Sandığı (4/c) koşullarıyla işe devam ediyor. Bazen de bunun tam tersi olabiliyor. Devlette işe giren bir kişi, bir müddet sonra devletteki görevinden istifa edip, ya kendi işini kurup Bağ - Kur statüsüne geçiyor ya da özel sektör işvereninin yanında işe girip SSK’lı olabiliyor.
Son statü belirleyici
İşte bu şekilde çalışma yaşamlarının bir bölümünü işçi, esnaf veya devlet memuru olarak geçirenlerin emeklilik günleri yaklaştığında hesaplamaları gereken bir husus var. O da; emeklilik tarihlerinden önceki son 7 yılın yarısından bir fazla olan 1.261 gün çalışmayı hangi statüde geçirmiş oldukları. Eğer herhangi bir özel sektör işyerinde ücretli çalışıyordunuz, daha sonra kendi işinizi kurup devam ettiyseniz, hangi şartlarla emekli olacağınızı belirleyen, emeklilik tarihi öncesindeki son 1.261 gün ve bu sürenin ne şeklide geçirildiğidir. Bu son 1.261 gün bir işverene bağlı olarak geçirilmişse SSK’dan, yok kendi işinizin patronu olmuşsanız Bağ - Kur veya devlette memuriyete girmişseniz Emekli Sandığı koşullarıyla emekli olursunuz.
Kendi dükkânı olan...
Devlet memurluğu yapıp, son birkaç yılda kendi dükkanını açan kişi, nasıl olsa memurum yüksek emekli aylığı alırım diye düşünürken bir anda sürprizle karşılaşabilir. Kanuna göre, birden fazla statüde prim ödemiş olanlara birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık (2520 gün) fiili prim ödeme süresi içinde en fazla hangi statüden prim ödemiş ise o statüden emekli aylığı bağlanıyor. Yani 1261 günü işçi olarak geçiren SSK’dan, kendi işini yapan birisi veya esnaf olarak geçiren Bağ - Kur şartlarıyla emekli oluyor.
Hem SSK (4/a) hem de Bağ - Kur (4/b) statüsünde prim ödemesi olan sigortalının 4/a statüsünden emekli olabilmesi için son yedi yıllık fiili prim ödeme süresi içinde daha çok (en az 1261 gün) 4/a statüsünde prim ödemiş olması gerekiyor.
Emekli aylığı ne kadar fark ediyor?
2014 yılının ikinci altı ayı itibarıyla SSK’lılara bağlanacak asgari emekli aylığı tutarı 1.010 TL. SSK’lılara bağlanabilecek en yüksek emekli aylığı ise 3.576 TL. Bağ Kur’da en düşük emekli aylığı 819 TL. En düşük seviyeden prim yatıran Bağ Kur’lu 819 TL alabiliyorken, sigortası asgari ücret üzerinden yatan SSK’lı 1.010 TL aylık alabiliyor.
Kendi hesabına çalışan ve kendi işini yapan kişiler son 1.261 gününü sigortalı olarak geçirmek ve SSK’lı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bağ Kur’lu olup kendi primini en yüksekten yatıran kişinin emekli aylığı ile primi en yüksekten yatan SSK’lının bile emekli aylığı farklı.
Bağ Kur’lulara bağlanabilecek en yüksek aylık 3.015 TL iken SSK’lılarda bu rakam 3.576 TL.
Evdeki bulgurdan olmayın...
Piyasada “gelin sizi sigortalı yapalım, SSK’lı olarak emekli olun” vaadiyle dolaşan bazı uyanıkla birçok kişinin mağdur olmasına neden oluyorlar. Bu kişiler sahte işyerleri açarak kandırdıkları kişileri bu işyerlerinde sigortalı olarak gösteriyorlar. Birkaç ay internetten sigortasının yatırıldığını gören vatandaş da, “tamam oldu bu iş” diyerek bu kişilere yüklü miktarda para veriyor. Bu şekilde SSK’lı olarak emekli olacağını düşünüyor. Peşin olarak parasını alan dolandırıcılar bir müddet sonra ortadan kayboluyor. Fakat asıl sorun SGK sahte işyerini tespit ettiğinde yaşanıyor. SGK sahte işyerini tespit ettiği anda, bu işyerindeki sigortalıların sigortalılık süresini de iptal ediyor. Sonra dolandırıcıları arayın ki bulasınız. Dolayısıyla parasını sigortalı olmak için dolandırıcıya kaptıran vatandaş mağdur oluyor. Bu nedenle SSK’lı olarak emekli olmak için dolandırıcılara para kaptırmamak ve hukuksuz yollara başvurmamak lazım. Aksi taktirde yüksek emekli aylığı alacağım derken, dolandırılmak söz konusu olacaktır.
İsteğe bağlı sigortalı ne yapsın?
İsteğe bağlı sigortalı olup da, SSK yani 4/a şartlarıyla emekli olmak isteyenlerin 1261 gün kuralına çok dikkat etmeleri gerekiyor.
1 Ekim 2008 tarihinden önce hem SSK hem de Bağ-Kur kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak mümkündü. 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla SSK’lı olarak isteğe bağlı sigortalılık tarihe karışmış oldu.
1 Ekim 2008 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalı olanların prim ödedikleri süreler, Bağ-Kur yani 4/b kapsamında değerlendirilmeye başlandı.
Buna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önce 506 sayılı SSK kapsamında isteğe bağlı sigortalılığını başlatıp, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra da isteğe bağlı prim ödemeye devam edenlerin, 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki prim ödeme süreleri 4/b (Bağ-Kur) kapsamında geçen sigortalılık süresi olarak değerlendiriliyor.
Bu değişikliğin farkında olmayanlar isteğe bağlı sigortaya prim ödemeye devam ettikleri için Bağ - Kur şartlarıyla emekli oluyorlar.
Hâlbuki sigorta şartlarıyla emekli olmak hem daha düşük prim ödemek hem de daha yüksek emekli aylığı almak anlamına geliyor. Bu nedenle Bağ- Kur’dan emekli olacağını öğrenenler hayal kırıklıkları yaşayabiliyorlar.
SSK daha avantajlı
Bu nedenle isteğe bağlı sigortaya prim ödeyip, SSK şartlarıyla emekli olmak isteyenler için yapılması gereken, emeklilik tarihlerinden 1261 gün önce isteğe bağlı sigortalılıktan çıkıp, 4/a yani SSK şartlarıyla çalışmaya başlamak olacaktır.
Genel olarak ifade edilirse, SSK şartlarıyla emeklilik Bağ-Kur’a göre daha avantajlıdır.
Hem prim toplama hem de yaş şartı bakımından daha erken emeklilik söz konusudur.
Diğer yandan, SSK’dan emekli olan sigortalının emekli aylığı Bağ-Kur’dan emekli olanlara göre yüzde 30 daha fazladır. Çünkü SSK statüsünde aylık bağlama oranının emekli aylığına etkisi daha fazladır, yani her çalışılan her gün için emekli aylığına eklenecek miktar daha yüksek olmaktadır.
Bu sebeplerle halen çalışanlar için en doğrusu Bağ-Kur yerine SSK koşullarıyla çalışmak ve bu statüden emekli olmaktır.
Emeklilerin çoğunluğu SSK’lı
SSK’lıların emeklilikteki avantajlı durumu nedeniyle pek çok kişi son 1.261 gününü SSK’lı olarak geçirerek emekli olmaya gayret ediyor.
SGK’nın Nisan 2014 verilerine göre 4/a’lı olarak emekli olmuş 4 milyon 480 bin kişi var. Bu rakam toplam emeklilerin yüzde 61’i. Elbette ki, çalışanların önemli bir bölümü bir işverene bağlı olarak çalışıyor. Dolayısıyla bu durum normal karşılanabilir. Ancak istihdamın çok önemli bir bölümünün devlet memuru olduğu ve kendi işini yaptığı düşünüldüğünde bu oran normalin biraz üstünde durmaktadır. Bu durumun nedeni de, SSK’nın daha yüksek emekli aylığı sağlıyor olması.
Alıntı:
Tazminat almanın yeni formülü
Akşam yazarı Güray Bülbül, çalışanların kıdem tazminatını alabilmesi için yeni bir formülü köşesine taşıdı. İşte Bülbül'ün o yazısı:
2000’de sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir kişi, askerliğini 1998’de 6 ay yaptıysa, askerlik borçlanmasıyla ilk kez sigortalı olduğu tarihi 6 ay geriye götürebilir. Böylece 15 yıl ve 3600 günle kıdem tazminatını alabilir.
15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemesiyle kıdem tazminatına hak kazanılabiliyor. Ancak bunun için 8 Eylül 1999 ve öncesinde ilk kez sigortalı olmuş olma şartı var. Bu tarihten önce ilk kez sigortalı olanlar 15 yıl sigortalılık süresini ve 3600 gün prim ödeme şartını yerine getirdiklerinde istifa ederek kıdem tazminatlarını alabiliyor.
9 EYLÜL 1999’A DİKKAT!
9 Eylül 1999 ve sonrasında ilk kez sigortalı olan kişiler için ise emeklilik için yaş dışındaki diğer şartlar 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim günü. Dolayısıyla ilk kez ne zaman sigortalı olunduğunu kontrol etmek çok önemli. Çalışanlar çoğu kez ilk kez ne zaman sigortalı olduklarını gün ve ay olarak bilmezler. Çalışmaya başladıkları yılı hatırlarlar ancak günü ve ayından emin olamazlar. Halbuki emeklilikte bir günün bile önemi vardır.
STAJ GİRİŞİ İŞE YARAMAZ
8 Eylül 1999 ve öncesinde ilk kez sigorta girişi olması şartı bakımından staj girişi dikkate alınmaz. Bu kişilerin staj süresince uzun vadeli sigorta kollarına yani emeklilik hesaplarına prim ödenmediği için emeklilik için yaş dışındaki şartları tamamladıkları için istifa ederek kıdem tazminatı alamazlar. Ancak örneğin 5 Ağustos 1998’de staj girişi olan ve 8 Eylül 1999’da uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenerek çalıştırıldığı bir işe giren kişi 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Elinizi çabuk tutun seneye artacak!
2000 yılı başları veya 1999 yılının eylül ayının ortasından sonra sigorta girişi bulunan ve askerlik süresini borçlandığında sigorta girişini 9 Eylül 1999 öncesine çekebilen erkek sigortalılar öncelikle askerlik borçlanması yaparak sigorta girişlerini 9 Eylül 1999 öncesine çekmeliler. Askerlik borçlanmasının bir günlük tutarı 18.96 TL’dir. Bu tutar 2018’de artacak. Dolayısıyla askerlik borçlanması yapmayı düşünenlerin ellerini çabuk tutmalarında fayda var. Kaç gün borçlanma yapılması gerektiğine ise gün sayarak karar vermek gerekiyor.
SGK’dan yazı almak şart
ASKERLİK borçlanmasıyla sigorta giriş tarihini 9 Eylül 1999 tarihi öncesine çeken kişi, daha sonra SGK’dan 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı yazısı talep etmeli. Bu şekilde sigorta girişi de 8 Eylül 1999 tarihi ve öncesine gelmiş olacağı için SGK, 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı alabilir yazısını bu kişiye verecektir. SGK’dan yazı almadan işyerinden istifa etmekle kıdem tazminatı alınamayacağı için önce borçlanma yapıp, sonra SGK’dan yazı alıp bu yazıyı işverene vererek istifa etmek gerekmektedir.
6 ay geri götürebilir
BİR kişinin ilk kez sigortalı olduğu tarihin değiştirilmesi askerlik borçlanmasıyla mümkündür. 1 Ocak 2000’de ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir kişi, askerliğini 1998’de 6 ay yaptıysa, askerlik borçlanmasıyla tarihi 6 ay geriye götürebilir. Bu sayede ilk kez sigortalı olduğu tarih 9 Eylül 1999 öncesine geleceği için 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı alabilir hale gelecektir. Dolayısıyla 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı alma hakkını 6 ay, 9 ay gibi sürelerle kaçıran erkek sigortalılar, bu süreyi askerlik borçlanmasıyla telafi edebiliyorlarsa önce askerlik borçlanması yapmalı, daha sonra istifayla kıdem tazminatlarını almalılar.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/tazmina-almanin-yeni-formulu/1250892
2000’de sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir kişi, askerliğini 1998’de 6 ay yaptıysa, askerlik borçlanmasıyla ilk kez sigortalı olduğu tarihi 6 ay geriye götürebilir. Böylece 15 yıl ve 3600 günle kıdem tazminatını alabilir.
15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemesiyle kıdem tazminatına hak kazanılabiliyor. Ancak bunun için 8 Eylül 1999 ve öncesinde ilk kez sigortalı olmuş olma şartı var. Bu tarihten önce ilk kez sigortalı olanlar 15 yıl sigortalılık süresini ve 3600 gün prim ödeme şartını yerine getirdiklerinde istifa ederek kıdem tazminatlarını alabiliyor.
9 EYLÜL 1999’A DİKKAT!
9 Eylül 1999 ve sonrasında ilk kez sigortalı olan kişiler için ise emeklilik için yaş dışındaki diğer şartlar 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim günü. Dolayısıyla ilk kez ne zaman sigortalı olunduğunu kontrol etmek çok önemli. Çalışanlar çoğu kez ilk kez ne zaman sigortalı olduklarını gün ve ay olarak bilmezler. Çalışmaya başladıkları yılı hatırlarlar ancak günü ve ayından emin olamazlar. Halbuki emeklilikte bir günün bile önemi vardır.
STAJ GİRİŞİ İŞE YARAMAZ
8 Eylül 1999 ve öncesinde ilk kez sigorta girişi olması şartı bakımından staj girişi dikkate alınmaz. Bu kişilerin staj süresince uzun vadeli sigorta kollarına yani emeklilik hesaplarına prim ödenmediği için emeklilik için yaş dışındaki şartları tamamladıkları için istifa ederek kıdem tazminatı alamazlar. Ancak örneğin 5 Ağustos 1998’de staj girişi olan ve 8 Eylül 1999’da uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenerek çalıştırıldığı bir işe giren kişi 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Elinizi çabuk tutun seneye artacak!
2000 yılı başları veya 1999 yılının eylül ayının ortasından sonra sigorta girişi bulunan ve askerlik süresini borçlandığında sigorta girişini 9 Eylül 1999 öncesine çekebilen erkek sigortalılar öncelikle askerlik borçlanması yaparak sigorta girişlerini 9 Eylül 1999 öncesine çekmeliler. Askerlik borçlanmasının bir günlük tutarı 18.96 TL’dir. Bu tutar 2018’de artacak. Dolayısıyla askerlik borçlanması yapmayı düşünenlerin ellerini çabuk tutmalarında fayda var. Kaç gün borçlanma yapılması gerektiğine ise gün sayarak karar vermek gerekiyor.
SGK’dan yazı almak şart
ASKERLİK borçlanmasıyla sigorta giriş tarihini 9 Eylül 1999 tarihi öncesine çeken kişi, daha sonra SGK’dan 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı yazısı talep etmeli. Bu şekilde sigorta girişi de 8 Eylül 1999 tarihi ve öncesine gelmiş olacağı için SGK, 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı alabilir yazısını bu kişiye verecektir. SGK’dan yazı almadan işyerinden istifa etmekle kıdem tazminatı alınamayacağı için önce borçlanma yapıp, sonra SGK’dan yazı alıp bu yazıyı işverene vererek istifa etmek gerekmektedir.
6 ay geri götürebilir
BİR kişinin ilk kez sigortalı olduğu tarihin değiştirilmesi askerlik borçlanmasıyla mümkündür. 1 Ocak 2000’de ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir kişi, askerliğini 1998’de 6 ay yaptıysa, askerlik borçlanmasıyla tarihi 6 ay geriye götürebilir. Bu sayede ilk kez sigortalı olduğu tarih 9 Eylül 1999 öncesine geleceği için 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı alabilir hale gelecektir. Dolayısıyla 15 yıl, 3600 günle kıdem tazminatı alma hakkını 6 ay, 9 ay gibi sürelerle kaçıran erkek sigortalılar, bu süreyi askerlik borçlanmasıyla telafi edebiliyorlarsa önce askerlik borçlanması yapmalı, daha sonra istifayla kıdem tazminatlarını almalılar.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/tazmina-almanin-yeni-formulu/1250892
11 Ekim 2017 Çarşamba
Kıdem tazminatı tavanı 306 lira artarak 4732 liraya çıktı
SGK’lı çalışan işçilere tanınmış bir hak olan kıdem tazminatına zam getirildi
Milyonlarca çalışanın en büyük güvencelerinden biri de kıdem tazminatı. Tazminat, memurmaaşlarına yapılan zamla artıyor. Bu da en düşük maaş alan dahil herkesin kıdemine zam anlamına geliyor.
Kıdem tazminatı SGK’lı çalışan işçilere tanınmış bir hak. Kıdeme hak kazanmak için bir işyerinde kesintisiz en az bir yıl çalışmak gerekiyor. Tazminat her bir yıl için 1 aylık brüt ücret kadar oluyor.
Posta'dan Bilal Emin Turan'ın haberine göre tazminatta üst limiti (tavan) var. İşçiye ödenecek kıdem tazminatının tavanı memur maaşlarına endeksli. Temmuz itibarıyla memur maaşı yüzde 6.9 artmıştı.
KIDEM TAZMİANTI ALMAYA KİMLER HAK KAZANABİLİR?
Bir çalışanın kıdem tazminatı alabilmesi için kendi isteği dışında işten ayrılması gerekiyor. Ama bazı istisnaları da var. Erkek işçi askerlik, kadın evliliği nedeniyle (1 yıl içinde) işten ayrılırsa kıdemini alabilir. Emekli olmak için işten çıkanlar kıdem tazminatı alır. Fazla mesai nedeniyle ayrılan işçi de kıdeme belli şartlarda hak kazanır.
1 GÜNLE 3000 TL FARK
Tazminat tavanı da aynı oranda yani 306 lira artarak 4732 liraya çıktı. 10 bin lira maaş da olsa kıdem 4732 liraya göre hesaplanacak. Artış tutarı küçük gibi görünse de yıllarca aynı işyerinde çalışanlar için toplamda ciddi rakamlar çıkıyor. Örneğin; 5 bin lira brüt maaşı olan bir işçi 10 yıl çalışması varsa alacağı tazminat, 1 Temmuz öncesine göre 3000 lira daha fazla.
1.5 MAAŞLIK ÖDEME VAR!
İşçinin diğer bir hakkı da ihbar tazminatı ve kıdem kadar önemli. İhbar tazminatını almak için 1 yıl şartı yok. İşten çıkarılan işçinin çalışma süresi 6 aydan kısaysa 2 hafta, 6 ay ila 1.5 yıl arasındaysa 4 hafta, 1.5 ila 3 yıl arasındaysa 6 hafta, üç yıldan fazla olursa 8 hafta (1.5 ay) ücret tutarında ihbar ödeniyor. Bu arada ihbarda tavan sınırı yok.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/sgkli-calisanlara-kidem-tazminati-mujdesi/1238185
Milyonlarca çalışanın en büyük güvencelerinden biri de kıdem tazminatı. Tazminat, memurmaaşlarına yapılan zamla artıyor. Bu da en düşük maaş alan dahil herkesin kıdemine zam anlamına geliyor.
Kıdem tazminatı SGK’lı çalışan işçilere tanınmış bir hak. Kıdeme hak kazanmak için bir işyerinde kesintisiz en az bir yıl çalışmak gerekiyor. Tazminat her bir yıl için 1 aylık brüt ücret kadar oluyor.
Posta'dan Bilal Emin Turan'ın haberine göre tazminatta üst limiti (tavan) var. İşçiye ödenecek kıdem tazminatının tavanı memur maaşlarına endeksli. Temmuz itibarıyla memur maaşı yüzde 6.9 artmıştı.
KIDEM TAZMİANTI ALMAYA KİMLER HAK KAZANABİLİR?
Bir çalışanın kıdem tazminatı alabilmesi için kendi isteği dışında işten ayrılması gerekiyor. Ama bazı istisnaları da var. Erkek işçi askerlik, kadın evliliği nedeniyle (1 yıl içinde) işten ayrılırsa kıdemini alabilir. Emekli olmak için işten çıkanlar kıdem tazminatı alır. Fazla mesai nedeniyle ayrılan işçi de kıdeme belli şartlarda hak kazanır.
1 GÜNLE 3000 TL FARK
Tazminat tavanı da aynı oranda yani 306 lira artarak 4732 liraya çıktı. 10 bin lira maaş da olsa kıdem 4732 liraya göre hesaplanacak. Artış tutarı küçük gibi görünse de yıllarca aynı işyerinde çalışanlar için toplamda ciddi rakamlar çıkıyor. Örneğin; 5 bin lira brüt maaşı olan bir işçi 10 yıl çalışması varsa alacağı tazminat, 1 Temmuz öncesine göre 3000 lira daha fazla.
1.5 MAAŞLIK ÖDEME VAR!
İşçinin diğer bir hakkı da ihbar tazminatı ve kıdem kadar önemli. İhbar tazminatını almak için 1 yıl şartı yok. İşten çıkarılan işçinin çalışma süresi 6 aydan kısaysa 2 hafta, 6 ay ila 1.5 yıl arasındaysa 4 hafta, 1.5 ila 3 yıl arasındaysa 6 hafta, üç yıldan fazla olursa 8 hafta (1.5 ay) ücret tutarında ihbar ödeniyor. Bu arada ihbarda tavan sınırı yok.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/sgkli-calisanlara-kidem-tazminati-mujdesi/1238185
14 Eylül 2017 Perşembe
Üniversite mezunlarının dörtte biri işsiz
OECD’nin 2017 "Eğitime Bakış" raporuna göre, Türkiye eğitime bütçeden yüksek pay ayırmasına karşın birçok alanda geride. Özel okullar ve devlet arasındaki eğitim kalitesinde çarpıcı bir uçurum bulunuyor
Türkiye'nin de üyelerinden biri olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) her yıl yayınlanan "Eğitime Bakış" (Education at a Glance) raporuna göre, Türkiye'de yüksek eğitim almış her dört kişiden biri iş bulamıyor.
OECD'nin 2016 verilerine dayandırarak yayınladığı raporunda Türkiye'de yüzde 25 civarındaki işsiz üniversite mezununa ek olarak, lise mezunları arasında işsizlik oranı yüzde 38 ve lise diploması olmayanlarda ise yüzde 49 olarak kaydedildi.
OECD üyesi ülkelerin ortalamasına bakıldığında ise yüksek öğrenim görmüş kişilerde işsizlik yüzde 16, lise mezunlarında yüzde 25 ve lise diploması olmayanlarda ise yüzde 43 şeklinde.
İşletme ve hukuk mezunları iş bulamıyor
Türkiye'de işletme ve hukuk alanlarında yüksek öğrenim görenler, diğer üniversite mezunlarına oranla daha az iş imkanlarına sahip oluyor. Bu alanlarda mezunlar yüzde 73 oranında kendi branşlarında meslek seçebiliyorlar.
Bunun karşılığında üniversite mezunlarının en rahat iş bulabildiği branşları mühendislik, inşaat ve tıp oluşturuyor. Bu alanlarda eğitim almış kişiler yüzde 78 oranında iş sahibi olabiliyor.
Mezun olduktan sonra iş imkanları en kısıtlı olanlar ise sanat ve beşeri bilimler, sosyal bilimler ve gazetecilik alanlarında eğitim alanlar. Bu kişilerin işsizlik oranı yüzde 35'in üzerinde.
Okul öncesi eğitim önemsenmiyor
Erken çocukluk eğitimi (EÇE) konusunda ise Türkiye OECD ortalamasının çok gerisinde. Yeteneklerin gelişimi ve öğrenme kabiliyetini arttıran ve ağırlıklı olarak üç yaş öncesi başlayan EÇE'ye katılım oranı Türkiye'de üç yaş gruplarında yüzde 9 iken, iki yaş grubunda ise neredeyse bulunmuyor.
İki ve üç yaş grubunda başı çeken ülkeler ise İskandinavya'dan. Danimarka, İzlanda, Norveç ve İsveç'teki velilerin yaklaşık yüzde 90'ı çocuklarını iki yaşından itibaren formasyona tâbi eğitime sokuyor. Avrupa dışından da Güney Kore bu konuda en fazla hassasiyet gösteren ülkelerden.
Buna karşılık OECD ortalamasına bakıldığında üç yaş grubunda EÇE'ye katılım yüzde 78, iki yaş grubunda ise yüzde 39 olarak kayda geçmiş durumda.
Dört yaş gruplarında ise Türkiye'de eğitim alan çocuk oranı yüzde 32 olmasına karşın, bu oran OECD ortalamasında yüzde 87 civarında.
Eğitime katılımdaki bu uçurum kendisini ilkokul çağında da gösteriyor. Türkiye'de 25-64 arası yaş grubundakilerin yüzde 43'ü sadece ilkokul mezunuyken, üye devletler arasında düşük eğitimli olma oranı ile en yüksek skoru Endonezya ile paylaşıyor.
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/universite-mezunlarinin-dortte-biri-issiz/1230106
Türkiye'nin de üyelerinden biri olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) her yıl yayınlanan "Eğitime Bakış" (Education at a Glance) raporuna göre, Türkiye'de yüksek eğitim almış her dört kişiden biri iş bulamıyor.
OECD'nin 2016 verilerine dayandırarak yayınladığı raporunda Türkiye'de yüzde 25 civarındaki işsiz üniversite mezununa ek olarak, lise mezunları arasında işsizlik oranı yüzde 38 ve lise diploması olmayanlarda ise yüzde 49 olarak kaydedildi.
OECD üyesi ülkelerin ortalamasına bakıldığında ise yüksek öğrenim görmüş kişilerde işsizlik yüzde 16, lise mezunlarında yüzde 25 ve lise diploması olmayanlarda ise yüzde 43 şeklinde.
İşletme ve hukuk mezunları iş bulamıyor
Türkiye'de işletme ve hukuk alanlarında yüksek öğrenim görenler, diğer üniversite mezunlarına oranla daha az iş imkanlarına sahip oluyor. Bu alanlarda mezunlar yüzde 73 oranında kendi branşlarında meslek seçebiliyorlar.
Bunun karşılığında üniversite mezunlarının en rahat iş bulabildiği branşları mühendislik, inşaat ve tıp oluşturuyor. Bu alanlarda eğitim almış kişiler yüzde 78 oranında iş sahibi olabiliyor.
Mezun olduktan sonra iş imkanları en kısıtlı olanlar ise sanat ve beşeri bilimler, sosyal bilimler ve gazetecilik alanlarında eğitim alanlar. Bu kişilerin işsizlik oranı yüzde 35'in üzerinde.
Okul öncesi eğitim önemsenmiyor
Erken çocukluk eğitimi (EÇE) konusunda ise Türkiye OECD ortalamasının çok gerisinde. Yeteneklerin gelişimi ve öğrenme kabiliyetini arttıran ve ağırlıklı olarak üç yaş öncesi başlayan EÇE'ye katılım oranı Türkiye'de üç yaş gruplarında yüzde 9 iken, iki yaş grubunda ise neredeyse bulunmuyor.
İki ve üç yaş grubunda başı çeken ülkeler ise İskandinavya'dan. Danimarka, İzlanda, Norveç ve İsveç'teki velilerin yaklaşık yüzde 90'ı çocuklarını iki yaşından itibaren formasyona tâbi eğitime sokuyor. Avrupa dışından da Güney Kore bu konuda en fazla hassasiyet gösteren ülkelerden.
Buna karşılık OECD ortalamasına bakıldığında üç yaş grubunda EÇE'ye katılım yüzde 78, iki yaş grubunda ise yüzde 39 olarak kayda geçmiş durumda.
Dört yaş gruplarında ise Türkiye'de eğitim alan çocuk oranı yüzde 32 olmasına karşın, bu oran OECD ortalamasında yüzde 87 civarında.
Eğitime katılımdaki bu uçurum kendisini ilkokul çağında da gösteriyor. Türkiye'de 25-64 arası yaş grubundakilerin yüzde 43'ü sadece ilkokul mezunuyken, üye devletler arasında düşük eğitimli olma oranı ile en yüksek skoru Endonezya ile paylaşıyor.
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/universite-mezunlarinin-dortte-biri-issiz/1230106
6 Eylül 2017 Çarşamba
İşsizlik fonunda 110 milyar TL birikti
İşsizlik sigortası fonunda biriken para 110 milyar liraya ulaştı. Fonun kurulduğu 2002'nin mart ayından bu yılın temmuzuna kadar toplam 16.8 milyar lira ödeme yapıldı.
İşsizlik sigortası uygulaması kapsamında 2002'nin mart ayında kurulan fona, bu yılın temmuz ayına kadar 8 milyon 663 bin 584 kişi başvurdu.
Bunlar arasından gerekli şartları karşılayan 5 milyon 549 bin 367 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazanırken, 2002'nin mart ayından bu yılın temmuzuna kadar işsizlere toplam 16 milyar 854 milyon 855 bin 887 lira ödeme yapıldı.
2014 yılında 81 milyar 393 milyon, 2015'te 93 milyar 74 milyon, geçen yıl ise 103 milyar 202 milyon liralık büyüklüğe ulaşan fonda biriken paranın miktarı bu yılın temmuz sonu itibarıyla 110 milyar liraya ulaştı.
Son üç yılda faizden 21 milyar lira geldi
Fon kasasına bu yılın ocak-temmuz döneminde 6 milyar 499 milyon lirası işçi ve işveren primi, 2 milyar 172 milyon lirası devlet katkısı, 660 milyon lirası diğer gelirler ve 5 milyar 673 milyon lirası faiz gelirleri olmak üzere yaklaşık 15 milyar lira gelir girdi.
Yüzde 2 işveren, yüzde 1 sigortalı kesintileri ve yüzde 1 devlet payından gelen gelirlerle oluşan fonun gelirleri arasında faiz de önemli bir yer tuttu.
İşsizlik Fonu'ndan 2014'te 6 milyar 158 milyon 140 bin 21 lira, 2015 yılında 6 milyar 907 milyon 904 bin 122 lira, geçen sene ise 8 milyar 25 milyon 349 bin 898 lira faiz geliri elde edildi.
İşsizlik ödeneğinden kimden yararlanabilir?
Hizmet akdinin feshinden önceki son 3 yılda, 600 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen sigortalı işsizlere 180 gün, 900 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen sigortalı işsizlere 240 gün, bin 80 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen sigortalı işsizlere 300 gün süreyle işsizlik ödeneği veriliyor.
Bir kişinin işsizlik sigortası fonundan yararlanabilmesi için öncelikle kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması, hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışması ve son 3 yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olması, ardından da hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İŞKUR birimine şahsen ya da elektronik ortamda başvurması gerekiyor.
İşsizlik sigortası primi, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden hesaplanan yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve yüzde 1 devlet payından oluşuyor.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/issizlik-fonunda-110-milyar-tl-birikti/1226406
İşsizlik sigortası uygulaması kapsamında 2002'nin mart ayında kurulan fona, bu yılın temmuz ayına kadar 8 milyon 663 bin 584 kişi başvurdu.
Bunlar arasından gerekli şartları karşılayan 5 milyon 549 bin 367 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazanırken, 2002'nin mart ayından bu yılın temmuzuna kadar işsizlere toplam 16 milyar 854 milyon 855 bin 887 lira ödeme yapıldı.
2014 yılında 81 milyar 393 milyon, 2015'te 93 milyar 74 milyon, geçen yıl ise 103 milyar 202 milyon liralık büyüklüğe ulaşan fonda biriken paranın miktarı bu yılın temmuz sonu itibarıyla 110 milyar liraya ulaştı.
Son üç yılda faizden 21 milyar lira geldi
Fon kasasına bu yılın ocak-temmuz döneminde 6 milyar 499 milyon lirası işçi ve işveren primi, 2 milyar 172 milyon lirası devlet katkısı, 660 milyon lirası diğer gelirler ve 5 milyar 673 milyon lirası faiz gelirleri olmak üzere yaklaşık 15 milyar lira gelir girdi.
Yüzde 2 işveren, yüzde 1 sigortalı kesintileri ve yüzde 1 devlet payından gelen gelirlerle oluşan fonun gelirleri arasında faiz de önemli bir yer tuttu.
İşsizlik Fonu'ndan 2014'te 6 milyar 158 milyon 140 bin 21 lira, 2015 yılında 6 milyar 907 milyon 904 bin 122 lira, geçen sene ise 8 milyar 25 milyon 349 bin 898 lira faiz geliri elde edildi.
İşsizlik ödeneğinden kimden yararlanabilir?
Hizmet akdinin feshinden önceki son 3 yılda, 600 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen sigortalı işsizlere 180 gün, 900 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen sigortalı işsizlere 240 gün, bin 80 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen sigortalı işsizlere 300 gün süreyle işsizlik ödeneği veriliyor.
Bir kişinin işsizlik sigortası fonundan yararlanabilmesi için öncelikle kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması, hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışması ve son 3 yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olması, ardından da hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İŞKUR birimine şahsen ya da elektronik ortamda başvurması gerekiyor.
İşsizlik sigortası primi, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden hesaplanan yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve yüzde 1 devlet payından oluşuyor.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/issizlik-fonunda-110-milyar-tl-birikti/1226406
Yeni mezunlar sağlıktan iki yıl ücretsiz yararlanır
10 Şubat 2016 tarihinde yapılan değişiklikle lise ve üniversiteden mezun olan gençlere iki yıl boyunca genel sağlık sigortası prim muafiyeti getirilmişti. Yaz başında üniversite yerleştirmeleri bitmişti. Bugünlerde ise üniversitelerin yüksek lisans ve doktora programlarına öğrenci kayıtları bitiyor. Yani mezunların öğrencilik statüsünün sürüp sürmediği netleşiyor. Liseden mezun olup herhangi bir üniversiteye yerleşemeyen, üniversiteden mezun olup yüksek lisans veya doktoraya devam edemeyen kişiler için iki yıllık sağlıktan yararlanma muafiyeti var. Bu muafiyet gençlere hayata atılırken karar verme noktasında çok önemli bir kolaylık sağlıyor. Peki gençler bu muafiyetten nasıl yararlanıyor?
GSS PRİMİ 53 TL'DE SAHİPLENDİ
1 Ocak 2012'de genel sağlık sigortası uygulanmaya başlayınca Türkiye’de yaşayan herkes genel sağlık sigortalısı oldu. Genel sağlık sigortasına ödenecek primlerin belirlenmesi için de gelir testi yaptırması gerekliliği ortaya çıktı Bu zorunluluk ne yazık ki yeterince anlatılamadığı ve gelir testi yaptırması gerekenler kişiler de gelir testi yaptırmadığı için ortaya gelir testi mağdurları çıkmıştı. Gelir testi yaptırmadığı için sağlık hizmeti alamayanlar bir de prim borcuyla karşı karşıya kalmıştı. Bu nedenle pek çok genç iş aramaya gelir testi borcuyla birlikte başlamıştı. Bu dönemde iki kez genel sağlık sigortası prim borcu yapılandırması ve kısmi af hayata geçirilerek bu mağduriyetler giderilmeye çalışıldı. Gelir testinin de yalnızca genel sağlık sigortası priminin devlet tarafından ödenip ödenmeyeceğinin belirlenmesi için yapılması yönünde değişiklik hayata geçince ve GSS primi 53 TL’de sabitlenince sorun çözülmüş oldu.
25 YAŞINI GEÇMEMİŞ OLMALI
Geçtiğimiz yıl yapılan değişiklik sonrasında lise veya üniversite mezunu gence iki yıl genel sağlık sigortası prim muafiyeti getirildi. Liseden mezun olan genç 20 yaşını, üniversiteden mezun olan genç 25 yaşını geçmediği müddetçe iki yıllık muafiyetten yararlanabiliyor. Yani yalnızca liseden yeni mezunlara tanınan 120 günlük muafiyet yerini lise ve üniversiteden mezun olan bütün gençlere tanınan iki yıllık bir muafiyete bıraktı. Yapılan değişiklik öncesinde lise veya üniversiteden mezun olan gençlerin mezuniyet sonrasında gelir testine girmesi ve belirlenen gelir üzerinden prim ödemesi gerekiyordu. Yani tam anlamıyla bir garabet yaşanıyordu.
Otomatik olarak işletilmeye başlıyor
BU konuda yapılan değişikliğin yürürlük tarihi 10 Şubat 2016. Dolayısıyla bu tarih ve sonrasında lise veya üniversiteden mezun olan gençler için muafiyet otomatik olarak işletilmeye başlanıyor. Örneğin 30 Haziran 2017’de üniversiteden mezun olan gence SGK 1 Temmuz 2019 tarihine kadar muafiyet tanımlıyor ve yeni mezun genç bu tarihe kadar sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanıyor. Bu gencimiz kendisi doğrudan hak sahibi olarak, genel sağlık sigortası prim borcu bulunsa bile sağlık hizmeti alabiliyor.
Prim borcu olsa bile faydalanabilir
Liseden 9 Haziran 2017'de mezun olmuş bir gencimize ise muafiyet 10 Haziran 2018'e kadar tanınıyor. Bu gencimizin kendisi adına prim borcu bulunsa bile bu tarihe kadar sağlık hizmetlerinden yararlanması mümkün. Dolayısıyla lise mezunu genç, üniversiteye yerleşemeyince sağlık hizmetlerini anne- babası üzerinden alamıyor ancak kendisi 2 yıl süreyle ücretsiz sağlık hakkından faydalanabiliyor.
Daha rahat iş aramak için fırsat
Örneğin 30 Haziran 2017'de üniversiteden mezun olan ancak 17 Nisan 2018'de 25 yaşını dolduracak üniversite mezunu gence 16 Nisan 2018'e kadar muafiyet tanımlanacak. Muafiyet gençlere iş arama ve kariyer planlaması noktasında çok önemli bir fırsat sunuyor. Gençler hayata borçlu başlamadığı gibi hem kendilerine daha uygun işler için bir konforlu alana kavuşuyor, hem de yüksek lisans veya doktora hayallerini kalıcı olarak ertelemekten kurtuluyor. Bu nedenle gençler için çok faydalı bir uygulama.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/yeni-mezunlar-sagliktan-iki-yil-ucretsiz-yararlanir/1227208
GSS PRİMİ 53 TL'DE SAHİPLENDİ
1 Ocak 2012'de genel sağlık sigortası uygulanmaya başlayınca Türkiye’de yaşayan herkes genel sağlık sigortalısı oldu. Genel sağlık sigortasına ödenecek primlerin belirlenmesi için de gelir testi yaptırması gerekliliği ortaya çıktı Bu zorunluluk ne yazık ki yeterince anlatılamadığı ve gelir testi yaptırması gerekenler kişiler de gelir testi yaptırmadığı için ortaya gelir testi mağdurları çıkmıştı. Gelir testi yaptırmadığı için sağlık hizmeti alamayanlar bir de prim borcuyla karşı karşıya kalmıştı. Bu nedenle pek çok genç iş aramaya gelir testi borcuyla birlikte başlamıştı. Bu dönemde iki kez genel sağlık sigortası prim borcu yapılandırması ve kısmi af hayata geçirilerek bu mağduriyetler giderilmeye çalışıldı. Gelir testinin de yalnızca genel sağlık sigortası priminin devlet tarafından ödenip ödenmeyeceğinin belirlenmesi için yapılması yönünde değişiklik hayata geçince ve GSS primi 53 TL’de sabitlenince sorun çözülmüş oldu.
25 YAŞINI GEÇMEMİŞ OLMALI
Geçtiğimiz yıl yapılan değişiklik sonrasında lise veya üniversite mezunu gence iki yıl genel sağlık sigortası prim muafiyeti getirildi. Liseden mezun olan genç 20 yaşını, üniversiteden mezun olan genç 25 yaşını geçmediği müddetçe iki yıllık muafiyetten yararlanabiliyor. Yani yalnızca liseden yeni mezunlara tanınan 120 günlük muafiyet yerini lise ve üniversiteden mezun olan bütün gençlere tanınan iki yıllık bir muafiyete bıraktı. Yapılan değişiklik öncesinde lise veya üniversiteden mezun olan gençlerin mezuniyet sonrasında gelir testine girmesi ve belirlenen gelir üzerinden prim ödemesi gerekiyordu. Yani tam anlamıyla bir garabet yaşanıyordu.
Otomatik olarak işletilmeye başlıyor
BU konuda yapılan değişikliğin yürürlük tarihi 10 Şubat 2016. Dolayısıyla bu tarih ve sonrasında lise veya üniversiteden mezun olan gençler için muafiyet otomatik olarak işletilmeye başlanıyor. Örneğin 30 Haziran 2017’de üniversiteden mezun olan gence SGK 1 Temmuz 2019 tarihine kadar muafiyet tanımlıyor ve yeni mezun genç bu tarihe kadar sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanıyor. Bu gencimiz kendisi doğrudan hak sahibi olarak, genel sağlık sigortası prim borcu bulunsa bile sağlık hizmeti alabiliyor.
Prim borcu olsa bile faydalanabilir
Liseden 9 Haziran 2017'de mezun olmuş bir gencimize ise muafiyet 10 Haziran 2018'e kadar tanınıyor. Bu gencimizin kendisi adına prim borcu bulunsa bile bu tarihe kadar sağlık hizmetlerinden yararlanması mümkün. Dolayısıyla lise mezunu genç, üniversiteye yerleşemeyince sağlık hizmetlerini anne- babası üzerinden alamıyor ancak kendisi 2 yıl süreyle ücretsiz sağlık hakkından faydalanabiliyor.
Daha rahat iş aramak için fırsat
Örneğin 30 Haziran 2017'de üniversiteden mezun olan ancak 17 Nisan 2018'de 25 yaşını dolduracak üniversite mezunu gence 16 Nisan 2018'e kadar muafiyet tanımlanacak. Muafiyet gençlere iş arama ve kariyer planlaması noktasında çok önemli bir fırsat sunuyor. Gençler hayata borçlu başlamadığı gibi hem kendilerine daha uygun işler için bir konforlu alana kavuşuyor, hem de yüksek lisans veya doktora hayallerini kalıcı olarak ertelemekten kurtuluyor. Bu nedenle gençler için çok faydalı bir uygulama.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/yeni-mezunlar-sagliktan-iki-yil-ucretsiz-yararlanir/1227208
5 Eylül 2017 Salı
AİHM: Şirketler, çalışanlarının yazışmalarını gözetlediğini önceden haber vermeli
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), şirketlerin çalışanlarına, iş için kullandıkları e-posta hesaplarının gözetlendiğini önceden bildirmesi gerektiğine hükmetti.
Özel yaşamın gizliliği için dönüm noktası olarak görülen karara göre AİHM, şirketlerin, e-posta hesaplarının gözlendiğine dair çalışanlarının önceden bilgilendirildiği konusunda emin olması gerektiğini belirtti.
AİHM hakimleri, Romanya mahkemelerinin, 10 yıl önce iş yerindeki mesajlaşma hesabını kullanarak ailesiyle iletişime geçtiği için kovulan Bogdan Barbulescu'nun ‘özel hayat hakkını' koruyamadığına karar verdi.
Şirket, Barbulescu'nun ağabeyi ve nişanlısıyla Yahoo Messenger'da yaptığı konuşmaların çıktılarını, şirket kurallarının ihlaline dair bir kanıt olarak mahkemeye sundu.
Mahkeme ise şirketin yazışmalarını gözetlediğine dair çalışanına önceden bilgi vermediğini bildirdi.
AİHM 6'ya karşı 11 oyla, Romanyalı hakimlerin, Barbulescu'nun özel hayatını korumakta başarısız olduğuna karar verdi.
Alıntı:
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201709051029996526-aihm-sirket-calisan-yazisma-gozetleme/
Özel yaşamın gizliliği için dönüm noktası olarak görülen karara göre AİHM, şirketlerin, e-posta hesaplarının gözlendiğine dair çalışanlarının önceden bilgilendirildiği konusunda emin olması gerektiğini belirtti.
AİHM hakimleri, Romanya mahkemelerinin, 10 yıl önce iş yerindeki mesajlaşma hesabını kullanarak ailesiyle iletişime geçtiği için kovulan Bogdan Barbulescu'nun ‘özel hayat hakkını' koruyamadığına karar verdi.
Şirket, Barbulescu'nun ağabeyi ve nişanlısıyla Yahoo Messenger'da yaptığı konuşmaların çıktılarını, şirket kurallarının ihlaline dair bir kanıt olarak mahkemeye sundu.
Mahkeme ise şirketin yazışmalarını gözetlediğine dair çalışanına önceden bilgi vermediğini bildirdi.
AİHM 6'ya karşı 11 oyla, Romanyalı hakimlerin, Barbulescu'nun özel hayatını korumakta başarısız olduğuna karar verdi.
Alıntı:
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201709051029996526-aihm-sirket-calisan-yazisma-gozetleme/
20 Mayıs 2017 Cumartesi
Facebook'ta dedikodu yaptı, tazminatsız işten atıldı
Facebook'ta mesai arkadaşının dedikodusunu yaptığı ortaya çıkan işçi işten atıldı
Denizli'de meydana gelen ilginç olayda, bir çalışan, kendisine tahsis edilen iş yerindeki bilgisayardan sosyal paylaşım sitesine girdi. Aynı iş yerinden bir süre önce çıkarılan arkadaşı ile Facebook üzerinden mesajlaşmaya başlayan işçi, bir süre sonra, bilgisayarı ve Facebook'u açık bırakarak masasından ayrıldı. Gelen mesaj seslerinin gürültüsünden rahatsız olan başka bir çalışan, bilgisayarı kapatmak istediği esnada büyük şok yaşadı.
Bilgisayarı kullanan mesai arkadaşı ile daha önce işten atılan kişiyle birbirlerine gönderdikleri mesajlarda; kendisine, annesine, personel amirine hakaret eden ibarelerin yazılı olduğunu gördü. Hemen paylaşımların çıktısını alan işçi, Facebook mesajlarını personel amirine iletti. Bunun üzerine sosyal paylaşım sitesinden arkadaşlarına hakaret ettiği öne sürülen işçi işten çıkarıldı.
İşçinin tazminat ve alacak davasında son sözü söyleyen Denizli İş Mahkemesi, söz konusu Facebook mesajlarının davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğine hükmetti. İşçi tarafından temyiz edilen karar Yargıtayca onandı.
Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/facebookta-dedikodu-yapti-tazminatsiz-isten-atildi/1196167
Denizli'de meydana gelen ilginç olayda, bir çalışan, kendisine tahsis edilen iş yerindeki bilgisayardan sosyal paylaşım sitesine girdi. Aynı iş yerinden bir süre önce çıkarılan arkadaşı ile Facebook üzerinden mesajlaşmaya başlayan işçi, bir süre sonra, bilgisayarı ve Facebook'u açık bırakarak masasından ayrıldı. Gelen mesaj seslerinin gürültüsünden rahatsız olan başka bir çalışan, bilgisayarı kapatmak istediği esnada büyük şok yaşadı.
Bilgisayarı kullanan mesai arkadaşı ile daha önce işten atılan kişiyle birbirlerine gönderdikleri mesajlarda; kendisine, annesine, personel amirine hakaret eden ibarelerin yazılı olduğunu gördü. Hemen paylaşımların çıktısını alan işçi, Facebook mesajlarını personel amirine iletti. Bunun üzerine sosyal paylaşım sitesinden arkadaşlarına hakaret ettiği öne sürülen işçi işten çıkarıldı.
İşçinin tazminat ve alacak davasında son sözü söyleyen Denizli İş Mahkemesi, söz konusu Facebook mesajlarının davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğine hükmetti. İşçi tarafından temyiz edilen karar Yargıtayca onandı.
Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/facebookta-dedikodu-yapti-tazminatsiz-isten-atildi/1196167
1 Mayıs 2017 Pazartesi
İşsizlik Fonu'ndan 15 yılda 5 milyon kişiye maaş
İşsizlerin, çalışmadıkları dönemde geçinebilmelerini sağlamak amacıyla 2002'de kurulan İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 15 yılda 5 milyon 328 bin kişiye ödeme yapıldı.
İşini kaybeden sigortalıların, işsiz kaldıkları dönemin belirli bir bölümünde geçinebilmeleri için 2002 Mart ayında kurulan İşsizlik Sigortası Fonu, geçen ay itibariyle 106 milyar lira büyüklüğe ulaştı. Fona, Mart 2002'den bu yılın Mart sonuna kadar 8 milyon 249 bin 628 kişi başvurdu. Bunlar arasında, fondan yararlanma şartlarını karşılayan 5 milyon 328 bin 571 kişiye 15 yılda toplam 15 milyar 502 milyon 487 bin 525 lira ödeme yapıldı.
Bu yılın Ocak ayında 158 bin 46, Şubat ayında 109 bin 237 kişinin müracaat ettiği fona, Mart ayında 110 bin 517 kişi başvurdu. Fondan geçen ay 490 bin 318 kişiye toplam 387 milyon 770 bin 334 lira ödendi.
Kimler, nasıl yararlanıyor?
Bir kişinin İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanabilmesi için belli şartlar var.
Öncelikle kişinin, kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması, hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışması ve son 3 yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olması, ardından da hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde İŞKUR'a şahsen ya da elektronik ortamda başvurması gerekiyor.
Hizmet akdinin feshinden önceki son 3 yılda, 600 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyenlere 180 gün, 900 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyenlere 240 gün, bin 80 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyenlere ise 300 gün süreyle işsizlik ödeneği veriliyor.
Kaynak: AA
Alıntı:
http://www.aljazeera.com.tr/haber/issizlik-fonundan-15-yilda-5-milyon-kisiye-maas
İşini kaybeden sigortalıların, işsiz kaldıkları dönemin belirli bir bölümünde geçinebilmeleri için 2002 Mart ayında kurulan İşsizlik Sigortası Fonu, geçen ay itibariyle 106 milyar lira büyüklüğe ulaştı. Fona, Mart 2002'den bu yılın Mart sonuna kadar 8 milyon 249 bin 628 kişi başvurdu. Bunlar arasında, fondan yararlanma şartlarını karşılayan 5 milyon 328 bin 571 kişiye 15 yılda toplam 15 milyar 502 milyon 487 bin 525 lira ödeme yapıldı.
Bu yılın Ocak ayında 158 bin 46, Şubat ayında 109 bin 237 kişinin müracaat ettiği fona, Mart ayında 110 bin 517 kişi başvurdu. Fondan geçen ay 490 bin 318 kişiye toplam 387 milyon 770 bin 334 lira ödendi.
Kimler, nasıl yararlanıyor?
Bir kişinin İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanabilmesi için belli şartlar var.
Öncelikle kişinin, kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması, hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışması ve son 3 yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olması, ardından da hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde İŞKUR'a şahsen ya da elektronik ortamda başvurması gerekiyor.
Hizmet akdinin feshinden önceki son 3 yılda, 600 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyenlere 180 gün, 900 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyenlere 240 gün, bin 80 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyenlere ise 300 gün süreyle işsizlik ödeneği veriliyor.
Kaynak: AA
Alıntı:
http://www.aljazeera.com.tr/haber/issizlik-fonundan-15-yilda-5-milyon-kisiye-maas
25 Mart 2017 Cumartesi
Stajyer öğrencilere 421 TL maaş
Stajyerler için devlet katkısı yasalaştı. 2017’de tüm öğrenciler 421.21 TL’den az maaş alamayacak
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte işletmelerde öğrenci kardeşlerimizin staj dönemleri de başlamış oldu. Öteden bu yana stajyerlerin ne kadar ücret alacakları hep tartışma konusuydu. Bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermek için hazırlanan düzenleme yürürlüğe girerken, uygulamayla ilgili usul ve esaslar da belirlendi. 6764 sayılı yasa öğrencilerin alacakları maaşlarla ilgili sınırları belirlerken, çok önemli bir desteği de yasalaştırdı. Böylece 2017 yılı sonuna kadar staj yapan öğrencilerin maaşlarının önemli bir kısmını devlet karşılayacak.
Sabah'tan Faruk Erdem yazdı;
ÜCRET FAZLA OLABİLİR
İşletmelerin öğrencilere vereceği ücretlerin alt sınırları da yasa ile belirlendi. Öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 30'undan (421.21 TL) yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 15'inden (210.60 TL), aday çırak ve çırağa asgari ücretin yüzde 30'undan (421.21 TL) aşağı ücret ödenemiyor. Bunun üstünde ücret ödemek ise serbest. Öğrencilerin sigorta primleri ise eğitim kurumlarının bütçesinden karşılanıyor.
İşletmelerin öğrencilere vereceği ücretlerin alt sınırları da yasa ile belirlendi. Öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 30'undan (421.21 TL) yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 15'inden (210.60 TL), aday çırak ve çırağa asgari ücretin yüzde 30'undan (421.21 TL) aşağı ücret ödenemiyor. Bunun üstünde ücret ödemek ise serbest. Öğrencilerin sigorta primleri ise eğitim kurumlarının bütçesinden karşılanıyor.
2017'de ise personel sayısına göre ücret uygulaması kaldırıldı. Tüm öğrenciler bu yıl en az asgari ücretin yüzde 30'undan (421.21 TL) az maaş alamayacak. Ödenebilecek en az ücretin; yirmiden az personel çalıştıran işletmeler için üçte ikisi, yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işletmeler için üçte biri, devlet katkısı olarak ödenecek.
İŞLETMELER NE YAPACAK?
İşletmeler öğrencilerin ücretlerini her ayın onuncu gününe kadar öğrencilerin banka hesabına yatıracak.
Devlet katkısı ise her ayın 25'ine kadar ilgili işletmenin okul müdürlüklerine bildirdiği banka hesabına aktarılacak.
Öğrencilere ödenecek ücretlerden vergi dahil hiçbir kesinti yapılamayacak.
Devamsızlık yapan öğrencilerin maaşından bu günler kesilecek.
http://www.borsagundem.com/haber/stajyer-ogrencilere-421-tl-maas/1179493
11 Şubat 2017 Cumartesi
Axa Sigorta'dan babalara 4 hafta izin
AXA Grup küresel olarak tüm şirketlerinde doğum izinleriyle ilgili yeni bir uygulamayı devreye soktu
Axa Sigorta yeni doğum izni uygulaması ile çalışan memnuniyetine verdiği önemi ortaya koyuyor. 1 Ocak 2017 itibari ile Axa Grup bünyesindeki 64 ülkede devreye alınan uygulama ile doğum sonrası Axa Sigorta çalışanı kadınlar 16, erkekler ise 4 hafta tam ücretli doğum izni alabiliyorlar.
Axa, aynı zamanda, çalışanlarının sunulan doğum izni ayrıcalıklarından gönül rahatlığıyla yararlanabilmesi için, izne ayrılan çalışanlarına aynı ücret ve imtiyazlarla işe dönme garantisi de veriyor. Bu ayrıcalıkların yanında, eğer AXA çalışanlarının hizmet verdiği ülkedeki kanunlar daha uzun doğum izni öngörüyorsa, kanunlarla belirtilen izinler dikkate alınıyor.
Yeni Ebeveyn Yönetmeliği ile ilgili açıklamalarda bulunan Axa Sigorta CEO’su Guillaume Lejeune, Axa’nın tüm dünya ülkeleri ile beraber Türkiye’de de devreye aldığı uygulamasının, anne babalar için özen gösteren bir işveren olduğunu ve onları desteklediğini gösterdiğini belirtti. Lejeune yeni uygulamanın Axa Sigorta’nın çalışanları ile arasındaki güven ilişkisini pekiştireceğini ve şirketin sürdürülebilir başarısında önemli bir itici güç olacağını ifade etti. Türkiye’de insanların son derecede önemsediği aile kurumu için çok etkili bir uygulama olduğunu da vurgulayan Lejeune, “İş hayatı ile özel hayat dengesinin çalışanların performansını ve işten duydukları tatmin hissini artırmak için bir gereklilik olduğuna inanıyorum.” dedi.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/axa-sigortadan-babalara-4-hafta-izin/1167014
Axa Sigorta yeni doğum izni uygulaması ile çalışan memnuniyetine verdiği önemi ortaya koyuyor. 1 Ocak 2017 itibari ile Axa Grup bünyesindeki 64 ülkede devreye alınan uygulama ile doğum sonrası Axa Sigorta çalışanı kadınlar 16, erkekler ise 4 hafta tam ücretli doğum izni alabiliyorlar.
Axa, aynı zamanda, çalışanlarının sunulan doğum izni ayrıcalıklarından gönül rahatlığıyla yararlanabilmesi için, izne ayrılan çalışanlarına aynı ücret ve imtiyazlarla işe dönme garantisi de veriyor. Bu ayrıcalıkların yanında, eğer AXA çalışanlarının hizmet verdiği ülkedeki kanunlar daha uzun doğum izni öngörüyorsa, kanunlarla belirtilen izinler dikkate alınıyor.
Yeni Ebeveyn Yönetmeliği ile ilgili açıklamalarda bulunan Axa Sigorta CEO’su Guillaume Lejeune, Axa’nın tüm dünya ülkeleri ile beraber Türkiye’de de devreye aldığı uygulamasının, anne babalar için özen gösteren bir işveren olduğunu ve onları desteklediğini gösterdiğini belirtti. Lejeune yeni uygulamanın Axa Sigorta’nın çalışanları ile arasındaki güven ilişkisini pekiştireceğini ve şirketin sürdürülebilir başarısında önemli bir itici güç olacağını ifade etti. Türkiye’de insanların son derecede önemsediği aile kurumu için çok etkili bir uygulama olduğunu da vurgulayan Lejeune, “İş hayatı ile özel hayat dengesinin çalışanların performansını ve işten duydukları tatmin hissini artırmak için bir gereklilik olduğuna inanıyorum.” dedi.
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/axa-sigortadan-babalara-4-hafta-izin/1167014
İşsizlik Sigortası Fonu'nun 2016 gelirinin yarısı istihdam teşviğine
İstihdamı artırmak için işverene sağlanan 666 liralık prim desteğinin yıllık maliyeti 11 milyar lira. İşsizlik Sigortası Fonu’ndan transfer edilecek bu maliyet, Fon’un 2016’daki yüzde 8.2 getiri sağlanan tahvil ve mevduat faiz geliriyle karşılanacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ekonomi Şûra’sında mart döneminde işsizliği hızla düşürme hedefi koyarak başlattığı istihdam seferberliği kapsamında, önceki gün işvereni istihdama teşvik için yeni destek paketi açıklanmıştı. Paket 106 lirası vergi, 666 lirası da prim olmak üzere işverene şubattan itibaren alacağı her işçi için yıl sonuna kadar 773 lira devlet desteği öngörüyordu. Bu rakamın 666 lirası İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. Böylece bir işçinin işverene maliyeti yıl sonuna kadar 2 bin 88 liradan 1.314 liraya çekilmiş olacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın dün verdiği rakamlara göre söz konusu teşvikin maliyeti 12.3 milyar lira olacak. Ancak bu rakamın 11 milyar lirası İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. İşsizlik Sigortası Fonu’nun Aralık 2016 sonu itibarıyla son verilerine bakıldığında toplam varlık 103.2 milyar liraya ulaşmış durumda.
Buna göre İşsizlik Sigortası’ndan karşılanacak 11 milyarlık maliyet, Fon’un prim dışında yaklaşık 1 yıllık faiz getirisinden karşılanmış olacak. Fon büyüklüğü gelir ve giderler dikkate alındığında bu tarih itibarıyla 2015’e göre yaklaşık 10 milyar lira arttı. 2016 itibarıyla Fon’un yüzde 91’i devlet tahvili, yaklaşık yüzde 9’u da mevduatta değerlendirilerek ortalama yüzde 8.2 getiri elde edildi. Böylece Fon’un 2016’daki toplam faiz ve diğer getiri kalemleri toplam yaklaşık 9 milyar lira oldu. Bu rakam da işsizlik sigortasından çekilecek rakama yaklaşıyor. Kısacası yıllık 22.2 milyarlık Fon gelirlerinin yüzde 49’u ile istihdam seferberliğine destek planı finanse edilmiş olacak.
2017 YILI BOYUNCA VERİLECEK
Söz konusu destek ödemesi, 1 Şubat 2017 tarihinden itibaren işe alınacak yeni işçiler için yapılacak ve 31 Aralık 2017 tarihine kadar devam edecek. Şubatta işe alınan işçi için 11 ay, martta işe alınan için 10 ay şeklinde olmak üzere destek ödemesi yapılacak. İşçilerin Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsizler arasından alınması gerekecek.
‘KISA ÇALIŞMA’ DIŞINDA GAP’A 10.8 MİLYAR AYRILDI
Kısa çalışma ödeneği, istihdama yönelik eğitim finansmanı gibi kalemlerin dışında İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 2012 sonuna kadar GAP Projesi’ne 10.8 milyar lira aktarıldı. Bu rakamın daha sona Fon’a geri ödenmesi bekleniyor.
KAYITDIŞI İŞÇİ YÜZDE 1’İ GEÇMİYORSA TEŞVİK ALACAK
İstihdam teşviklerinden yararlanabilmek için prim borcunun bulunmamasının yanı sıra sigortasız veya sahte sigortalı işçi çalıştırılmaması zorunluluğu aranıyor. Yeni yasa teklifiyle bu düzenleme esnetilecek. Buna göre, mahkeme kararıyla ya da yapılan denetimlerde kayıt dışı işçi çalıştırdığı belirlenen ya da fiilen çalışmadığı halde sahte sigortalı gösterdiği belirlenen iş yerlerine ilk tespitte bir ay süreyle teşvik yasağı konulacak.
Üç yıl içinde tekrarlanırsa her bir tespit için bir yıl süreyle teşvik yasağı uygulanacak. Büyük işletmeler açısından bu yaptırıma bir istisna daha sağlanacak. Eğer kayıt dışı çalıştığı veya sahte sigortalı olduğu belirlenen kişi sayısı o işyerindeki işçi sayısının yüzde 1’ini (toplam 5 işçiyi) aşmıyorsa, herhangi bir yaptırım uygulanmayacak. (Habertürk / Ahmet Kıvanç - Tahsin Akça)
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/issizlik-sigortasi-fonunun-2016-gelirinin-yarisi-istihdam-tesvigine/1167476
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ekonomi Şûra’sında mart döneminde işsizliği hızla düşürme hedefi koyarak başlattığı istihdam seferberliği kapsamında, önceki gün işvereni istihdama teşvik için yeni destek paketi açıklanmıştı. Paket 106 lirası vergi, 666 lirası da prim olmak üzere işverene şubattan itibaren alacağı her işçi için yıl sonuna kadar 773 lira devlet desteği öngörüyordu. Bu rakamın 666 lirası İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. Böylece bir işçinin işverene maliyeti yıl sonuna kadar 2 bin 88 liradan 1.314 liraya çekilmiş olacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın dün verdiği rakamlara göre söz konusu teşvikin maliyeti 12.3 milyar lira olacak. Ancak bu rakamın 11 milyar lirası İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. İşsizlik Sigortası Fonu’nun Aralık 2016 sonu itibarıyla son verilerine bakıldığında toplam varlık 103.2 milyar liraya ulaşmış durumda.
Buna göre İşsizlik Sigortası’ndan karşılanacak 11 milyarlık maliyet, Fon’un prim dışında yaklaşık 1 yıllık faiz getirisinden karşılanmış olacak. Fon büyüklüğü gelir ve giderler dikkate alındığında bu tarih itibarıyla 2015’e göre yaklaşık 10 milyar lira arttı. 2016 itibarıyla Fon’un yüzde 91’i devlet tahvili, yaklaşık yüzde 9’u da mevduatta değerlendirilerek ortalama yüzde 8.2 getiri elde edildi. Böylece Fon’un 2016’daki toplam faiz ve diğer getiri kalemleri toplam yaklaşık 9 milyar lira oldu. Bu rakam da işsizlik sigortasından çekilecek rakama yaklaşıyor. Kısacası yıllık 22.2 milyarlık Fon gelirlerinin yüzde 49’u ile istihdam seferberliğine destek planı finanse edilmiş olacak.
2017 YILI BOYUNCA VERİLECEK
Söz konusu destek ödemesi, 1 Şubat 2017 tarihinden itibaren işe alınacak yeni işçiler için yapılacak ve 31 Aralık 2017 tarihine kadar devam edecek. Şubatta işe alınan işçi için 11 ay, martta işe alınan için 10 ay şeklinde olmak üzere destek ödemesi yapılacak. İşçilerin Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsizler arasından alınması gerekecek.
‘KISA ÇALIŞMA’ DIŞINDA GAP’A 10.8 MİLYAR AYRILDI
Kısa çalışma ödeneği, istihdama yönelik eğitim finansmanı gibi kalemlerin dışında İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 2012 sonuna kadar GAP Projesi’ne 10.8 milyar lira aktarıldı. Bu rakamın daha sona Fon’a geri ödenmesi bekleniyor.
KAYITDIŞI İŞÇİ YÜZDE 1’İ GEÇMİYORSA TEŞVİK ALACAK
İstihdam teşviklerinden yararlanabilmek için prim borcunun bulunmamasının yanı sıra sigortasız veya sahte sigortalı işçi çalıştırılmaması zorunluluğu aranıyor. Yeni yasa teklifiyle bu düzenleme esnetilecek. Buna göre, mahkeme kararıyla ya da yapılan denetimlerde kayıt dışı işçi çalıştırdığı belirlenen ya da fiilen çalışmadığı halde sahte sigortalı gösterdiği belirlenen iş yerlerine ilk tespitte bir ay süreyle teşvik yasağı konulacak.
Üç yıl içinde tekrarlanırsa her bir tespit için bir yıl süreyle teşvik yasağı uygulanacak. Büyük işletmeler açısından bu yaptırıma bir istisna daha sağlanacak. Eğer kayıt dışı çalıştığı veya sahte sigortalı olduğu belirlenen kişi sayısı o işyerindeki işçi sayısının yüzde 1’ini (toplam 5 işçiyi) aşmıyorsa, herhangi bir yaptırım uygulanmayacak. (Habertürk / Ahmet Kıvanç - Tahsin Akça)
Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/issizlik-sigortasi-fonunun-2016-gelirinin-yarisi-istihdam-tesvigine/1167476
2 Ocak 2017 Pazartesi
Fransa'da, çalışanlar izinli oldukları zamanlarda şirket elektronik postalarına cevap vermeyebilecek
Fransa'da yeni yılla birlikte yürürlüğe giren yasayla çalışanlar izindeyken elektronik postalarını kontrol etmeme hakkı elde etti.
İşçi sendikalarının da baskılarıyla yürürlüğe giren yasa, 2000 yılından bu yana haftalık çalışma süresi 35 saat olarak uygulanan Fransa'da, genel olarak "gizli saatler" olarak adlandırılan fazla çalışma sürelerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Yasayla birlikte 50 işçiden fazla çalışanı olan şirketler çalışanlarının elektronik postalara yanıt verme saatlerini net bir şekilde tanımlamak zorunda olacak.
Ancak yasa, şirketlerin yasaya uymamaları durumunda herhangi bir yaptırım öngörmüyor.
Fransa'da Eleas adlı bir şirket tarafından yapılan araştırma işçilerin üçte birinin her gün işten sonra da iş ile alakalı faaliyetler yaptığını ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, çalışanların yüzde 60'ı iş dışında da elektronik postaları yanıtlama konusundaki kuralların net bir şekilde tanımlanmasını istiyor.
Alıntı:http://www.borsagundem.com/haber/calisanlar-izin-saatlerinde-e-postalarini-kontrol-etmeyecek/1153996
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
