29 Aralık 2018 Cumartesi

Asgari ücret bir çok kalemi etkiledi

2019 için brüt 2 bin 558 lira, net 2 bin 20 lira olarak belirlenen asgari ücret, işsizlik ödeneğinden asgari geçim indirimine, genel sağlık sigortası priminden 65 yaş aylığına kadar birçok kalemi etkiliyor
Yeni asgari ücret yaklaşık 7 milyondan fazla çalışanı doğrudan etkilemesinin yanında, yasal mevzuattaki birçok düzenlemede ölçü olarak kabul edilmesi bakımından da her vatandaşı yakından ilgilendiriyor.

Yeni asgari ücret rakamıyla birlikte işsizlik ödeneği, asgari geçim indirimi, genel sağlık sigortası primi, 65 yaş aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği, SGK prim borçlanmalarının da aralarında olduğu birçok kalemde 1 Ocak itibarıyla değişiklik yaşanacak.

Buna göre, asgari ücretli bekar bir işçinin SGK primi 284 lira 13 kuruştan 358 lira 18 kuruşa, brüt asgari ücret üzerinde hesaplanan Asgari Geçim İndirimi (AGİ) 152 lira 21 kuruştan 191 lira 88 kuruşa yükseldi.

İşsizlik ödeneği arttı

İşsizlik ödeneği de yeni asgari ücretten etkilenecek kalemler arasında yer alıyor. İşsizlik ödeneğinde sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alındığından, mayıs ayından itibaren yeni asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacak.

İşsizlik ödeneğinin alt sınırı asgari ücretin yüzde 40'ı, üst sınırı asgari ücretin yüzde 80'i olarak hesaplandığından, 2019'da en düşük işsizlik ödeneği bin 15 lira, en yüksek 2 bin 31 lira olarak uygulanacak.

GSS'den yararlanmak için 76,75 lira ödenecek

Yeni asgari ücretle birlikte, Genel Sağlık Sigortasından (GSS) gelir testine girmeden yararlanmak için brüt asgari ücretin yüzde 3'üne karşılık 76 lira 75 kuruşu ödenmesi yeterli olacak. Bu rakamın ödenmesiyle, kişinin bakmakla yükümlü oldukları da sağlık hizmetinden yararlanacak.

Gelir testine gidilip hanedekilerin kişi başı gelirinin yeni yılda 852 liradan az hesaplanması durumunda ise genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılanacak.

65 yaş aylığında sınır kişi başına 609 lira

Kamuoyunda 65 yaş aylığı olarak bilinen yaşlılık maaşı ödemeleri de yeni asgari ücret rakamından etkileniyor.

Eşlerin gelirlerinin dikkate alındığı bu ödeme hesaplamasında, 65 yaş üstü kişi ile eşinin gelirler toplamının AGİ hariç net asgari ücretin üçte birinden az olması gerekiyor. 2019 yılı için bu sınır kişi başına 609 liraya yükseldi. Kişi ve eşinin geliri toplamda bin 219 lirayı aşmaması durumunda eşlere 65 yaş aylığı ödenecek.

Borçlandırmada her bir gün için alt sınır 27 lira

Yurt dışı, doğum, askerlik gibi borçlanmalara konu prime esas kazanç sınırı asgari ücrete endeksli olduğu için asgari ücret artınca borçlanma bedelleri de arttı. 2019'da askerlik, doğum ile yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılmasına ödenmesi gereken alt sınır kazanç tutarları her bir gün için alt sınır 27 lira 29 kuruş, üst sınır 204 lira 67 kuruş oldu.

Yeni asgari ücretle birlikte raporlu olunduğu ve çalışılmadığı günler için geçici iş göremezlik ödeneklerine esas günlük kazanç alt sınırı 85 lira 28 kuruşa yükseldi.

Öte yandan, brüt 2 bin 558 lira, net 2 bin 20 lira olarak belirlenen asgari ücret kıdem ve ihbar tazminatları, idari para cezaları gibi daha birçok kalemi de doğrudan etkiliyor.

7 Aralık 2018 Cuma

Almanya'da iş vadeden aracılara aldanmayın

Genç iş gücü ihtiyacı artan Almanya, AB dışındaki ülkelerden de kalifiye işçi alacak. Ancak bu gelişme bazı kötü niyetliler için fırsat oldu
Almanya önümüzdeki dönemde giderek ağırlaşan bir nüfus sorunuyla karşı karşıya kalacak. Toplumda yaşlıların oranı yükselmeye devam ederken, yaşlanmanın getireceği ekonomik sonuçların yaratabileceği endişe de büyüyor. Tüm veriler 2050’li yıllara gelindiğinde her üç kişiden birinin 65 yaş üzerinde olacağını, önlem alınmazsa nüfustaki dengesizlikten bakım giderlerinin finansmanının çökeceğini gösterirken, nitelikli eleman açığı da giderek büyüyen bir sorun.

Federal hükümet kısa süre önce hazırladığı yeni göç yasası taslağında, kalifiye işgücü açığının giderilmesinde önceliğin Almanya ve AB vatandaşlarına verilmesi koşulunun kaldırılmasını, nitelikli çalışan açığı bulunan mesleklerde Almanya’da tanınmış bir meslek diploması olan ya da pratik bilgisi yeterli derecede olanlara ülkenin kapılarının açılmasını önerdi.

Tasarının meclisten geçip, yasalaşması halinde, hemşirelik, hasta ve yaşlı bakıcı, inşaat, metal, IT gibi toplam 61 branşta meslek diploması bulunan, herhangi bir iş sözleşmesi olmadan da çalışmak veya iş aramak için belirli bir süreliğine Almanya’ya gelebilecek.

Aracılara dikkat

Bu gelişme Alman işveren çevrelerinde sevinçle karşılanırken, Türkiye’de bazı firmaların ve aracıların, "Almanya'ya işçi götürüyoruz" diye ortaya çıktığı öğrenildi. Bir firma, 10 bine yakın kişinin iş amaçlı götürülmesine aracılık edeceğini açıklamasıyla gündeme gelirken, başka firmalardan da benzer açıklamalar geldi ve ilgilenenlerin başvurmaları istendi.

Bunun üzerine bir açıklama yapan Almanya Büyükelçiliği, şu an için Türkiye’de hiç bir firmayla federal hükümet arasında Türkiye'den işçi alımına ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığını duyurdu. Nitelikli bir meslek eğitimi almış uzman personele Almanya'da özel sektörün bazı branşlarında ihtiyaç duyulduğunu doğrulayan Büyükelçilik, vize ve çalışma izni başvuruları için kuralların değişmediğini de ifade etti.

Federal Göç ve Entegrasyon Konseyi Başkanı avukat Mehmet Kılıç, Almanya'ya gelip iş aramanın önündeki bazı engelleri kaldırmayı hedefleyen tasarısının yasalaşmadığını, bu nedenle toplu halde işçi getirmeyi vadeden firma ve aracılara inanılmaması gerektiğini belirtiyor:

"Herhangi bir şirketin elinde bir kota yok. Size bazı şirketler ‘şuradan buraya şu kadar işçi götüreceğiz’ diyorsa bunlara inanmayın. Ne yasa bunlara böyle bir hak veriyor ne de Almanya’daki uygulama böyle bir hak veriyor. Almanya’da bugüne kadar yaşanan gelişmeler böyle bir uygulama olduğunu göstermiyor. En çabuk hareket edenler, en çok hile hurdayla uğraşanlar oluyorlar. Bir tek şu olabilir, bazıları Almanya’da bazı şirketlerle anlaşmış olabilirler, mesela bir kimseyi kalıcı işçi olarak değil, ödünç işçi olarak, altı aylığına getirmek (şeklinde...) Belki bu tür şirketler bir sözleşme yapıp, orada bir iş akdi gösterebilirler. Birileri size belli sonuçları garanti ediyorsa, orada dikkatli olmalısınız. Daha henüz yasa tasarısıyken, yasa oluşmadan o yasadan yararlandırmaya çalışan varsa, orada da dikkatli olmanız gerekir. Demektir ki, bu pek akıllıca bir iş gözükmüyor."

Almanya’da 1 milyon 200 bin kalifiye iş gücüne ihtiyaç olduğunu ve 61 meslek dalında nitelikli işgücü açığı bulunduğunu belirten Mehmet Kılıç, son şekli verilen taslağın yasalaşmasından sonra, Almanya’da çalışmayı isteyen kalifiye elemanların işini kolaylaştırıcı düzenlemelerin yaşama geçeceğini söylüyor:

"Evet, Almanya işçi alacak. Almanya bugün de işçi alıyor, çünkü işçiye ihtiyacı çok. Belirli alanlarda da çok daha fazla işçiye ihtiyacı var. O nedenle yasa tasarısı hazırlığı yapıldı. Tasarı Almanya’nın nereye gitmek istediğini gösteriyor. İhtiyaç olan şu alanlarda ihtiyacı gidermek için uğraşacaklar: Hasta ve yaşlı bakıcı, doktor, bilgisayar uzmanları. Tasarı bunun ötesinde meslek eğitimi yapmak isteyenlere de izin verecek. Türkiye’de bir üniversite bitirmemiş olsa da saydığım alanlarda çok pratik deneyimi (olanlar) var, o alanlarda da diploması olmayanlara iş olanağı açacak Almanya."

Tasarıya göre, Almanya’ya gelmeden önce bir iş sözleşmesi imzalanması durumunda, vasıflı eleman Almanya’ya gelip hemen çalışabilecek. Meslek diplomalarını bulundukları ülkede Almanya’nın temsilciliklerinde denkleştiren vasıflı elemanlar ve sözkonusu branşlarda eğitimli akademisyenler somut bir iş teklifi olmadan da, iş aramak için Almanya’ya gelip altı aya kadar kalabilecek.

(Amerika'nın Sesi)

Emekli maaşı başlangıç tarihi nasıl öğrenilir?

Emeklilik için gerekli olan prim gün sayısı, yaş şartı ve sigortalılık süresi şartlarını sağladıktan sonra emeklilik için başvurulur ve ardından emekli maaşı beklenir.

Emeklilik başvurusunu yapmış olanların en merak ettiği konuların başında emekli maaşı başlangıç tarihi nasıl öğrenilir? Emekli maaşı ne zaman birikmeye başlar? İşte merak edilen soruların cevapları...

EMEKLİ MAAŞI BAŞLANGIÇ TARİHİ?

5510 Sayılı Kanunun 4/a bendi(SSK) kapsamında çalışanların emekli aylığı talep tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Örneğin; 5 Kasım 2018 tarihinde aylık talebinde bulundunuz. Bu durumma emekli maaşınız 01.12.2018 tarihinden itibaren bağlanır. 05.11.2018 tarihinden itibaren emekli maaşını hak ediyor olsanız bile Kasım ayı için size herhangi bir ödeme yapılmaz. Talep tarihini takip eden ay başından itibaren bağlanır.

EMEKLİ MAAŞI NE ZAMAN BİRİKMEYE BAŞLAR?

Emeklilik başvurusu yapıldıktan sonra emekli maaşı bağlanma süresi ortalama olarak 1.5 ile 2.5 ay arası olarak ifade edilse de, emekli maaşının hangi tarihte başlayacağıyla alakalı kesin bir tarih verilmesi mümkündür. Emekli maaşının ne zaman birikmeye başladığı sorusu ise kanunda belirtilen tarih, başvuru yapılan ayın ertesindeki ilk gündür. Yani kişi örneğin 20 Mart 2018 tarihinde emeklilik dilekçesini Sosyal Güvenlik Kurumuna teslim ettiğinde, evrakların tam ve eksiksiz olması ve kişinin kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde emekliliğe hak kazanması durumunda 1 Nisan 2018 tarihi itibariyle emekli maaşı almaya hak kazanır.

Burada emekli maaşı bağlanma süresi 2.5 ayı bile bulsa, kişinin emekli maaşı 1 Nisan 2018 tarihi itibariyle birikmeye başlayacaktır. Bu durum 4-A SSK emeklileri için geçerli olmakla beraber 4-B BAĞKUR ve 4-C kapsamı içerisinde aynı ayrıntıların belirtilmesinde bir sakınca yoktur. Her üç durumda da kişilerin yetkili makamlardan aldıkları sevk onayının yanında Sosyal Güvenlik Kurumuna verdikleri dilekçenin ardından takip eden ayın ilk günü maaş hak edişi başlamaktadır.

(Sözcü)

41 yaşında emekli maaşı kimlere bağlanır

Bazı meslek gruplarında emeklilik için yaş haddi 41’e kadar düşüyor. Hangi kamu görevlileri kaç yaşında emekli olabilir? 41 yaşında emekli olan askerler kimlerdir?

5510 sayılı Kanun uyarınca, 2008 Ekim ayından itibaren 4/c’li olarak kamuda çalışmaya başlayanlar da 4/a (işçi) ve 4/b (esnaf) statüsünde çalışanlarla aynı kurallara tabi. 4/c’li kadın 58, erkek 60 yaşında emekli olabiliyor. Söz konusu kamu çalışanlarının emeklilik yaşları 2036 yılından itibaren kademeli olarak artacak ve 2048 yılından itibaren de 65 yaşından önce emekli olamayacaklar. Bunlar, emekli olabilecekleri en düşük yaşlar.

Kamu çalışanları genel olarak, çalışabilecekleri azami süre bakımından da 65 yaş haddine tabi bulunuyor. Genel kural böyle olmakla birlikte bazı unvanlardaki kamu çalışanlarının ve özellikle de askerlerin emeklilik durumları çok daha karışık.

YAŞ HADDİNE DİKKAT

Emekli Sandığı Kanunu’nun 40. maddesindeki yaş hadleri, yeni kanuna tabi çalışanlar açısından da geçerliliğini koruyor. 40. maddede bazı görev, unvan ve rütbelerde çalışanların yaş haddi düzenleniyor. Örneğin, normalde 60 yaşa tabi bir kamu çalışanının yaş haddi 46 ise bu yaşta emekli olabiliyor. Ama yaş haddinden emekli olanlara aylık bağlanabilmesi için en az 5400 prim günü bulunması gerekiyor.

Askerler başta olmak üzere “kadrosuzluk” nedeniyle emekliye sevk edilenlere ise 9000 gün primi varsa, yaş şartı aranmaksızın emekli aylığı bağlanıyor. Söz konusu prim günlerini dolduramayanlar ise süreleri doldurduktan sonra aylık alabiliyor.

RE’SEN EMEKLİYE SEVK EDİLENLER NE ZAMAN EMEKLİ AYLIĞI ALABİLİR?

Subay, astsubay, askeri memurlar ile uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlak noktasından hükümle veya yetersizlik ya da disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut askeri mahkeme kararı üzerine re’sen emekliye sevk edilirse, bunlara kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşını dolduruncaya kadar emekli aylığı bağlanamayacak.

Askerler dışında kalan kamu görevlileri de ahlak ve yetersizlik gerekçesiyle re’sen emekliye sevk edildiğinde 58-60 yaşından önce emekli aylığı alamayacaklar.

KİMLER 41 YAŞINDA EMEKLİ AYLIĞI ALABİLİR?

Yaş haddi asteğmen, teğmen ve üsteğmenlerde 41 olarak uygulanıyor. Bu rütbelerdeki askerlere, 5400 günü, yani 15 yıl primleri bulunuyorsa, yaş haddinden emekliye ayrıldıklarında aylık bağlanıyor. Yaş haddi astsubay çavuşlarda 43; yüzbaşı, kıdemli yüzbaşı ve önyüzbaşılar ile astsubay üstçavuşlarda 46, astsubay başçavuşlar da 49 olarak uygulanıyor.

DOKTORLAR 72 YAŞINA KADAR ÇALIŞABİLİR

Doktorlar da isterlerse 58-60 yaşında emekli olabilirler. Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan tabip ve uzman tabipler ile aile hekimleri, kendi istekleriyle 72 yaşına kadar çalışabiliyor. (Habertürk / Ahmet Kıvanç)



Milyonlarca işçinin temsilcisi nasıl geçindiğini anlattı

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'na, ilk kez milyonları temsilen, Türk-İş adına katılan özel güvenlik görevlisi Gülden Görmez (40), kiralık oturduğu evinde basın mensuplarını ağırladı. İki çocuk annesi Görmez, aylığından geriye 3 TL kaldığını söyledi
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, dün Ankara'da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ev sahipliğinde çalışmalarına başladı. 2019 yılında uygulanacak asgari ücret için toplanan Komisyona, yaklaşık 7 milyon işçiyi temsilen ilk kez bir işçi, Yalova Üniversitesi Merkez Yerleşke'de özel güvenlik görevlisi Gülden Görmez katıldı.

Komisyonda asgari ücretlilerin taleplerini dile getiren Gülden Görmez, bugün Yalova İstanbul Caddesi üzerinde kiralık oturduğu evinde basın mensuplarını ağırladı. Bir sürü önce eşinden ayrıldığı öğrenilen 2 çocuk annesi Görmez, ailesinin geçimini güçlükle sağladığını söyledi.

'ELİMDE 3 LİRA KALIYOR'

Aldığı asgari ücretten geriye sadece 3 TL kaldığını belirten Görmez, "15 gün önce yakmaya başladım doğal gazı. Bu 15 günlük bir fatura. 150 lira gelmiş. 850 lira zaten kira ödedim; 1000 lira yaptı. Şimdi kredi taksitim var, 650 lira. Onu ödeyeceğim; 1650 lira yapıyor. Ben yol ve yemek ücreti alıyorum ama iş yerinde yemek yiyorum. Çalışma saatinin içerisinde yemek yemek zorundayım. Para zaten oraya gidiyor. Yol parası da zaten yola gidiyor. 1603 liradan ayda elimde 3 lira kalıyor. Kredi ve kiraya gidiyor para. Bu faturaları kredi kartlarımdan ödüyorum. Diğer kartım müsaitse oradan çekip onun asgarisini, oradan çekip diğerinin asgarisini yatırarak, böyle yürüyor. Bu krediyi de onun için çektim zaten çünkü kredi kartlarım doluydu artık dönmüyordu. Kredi çekip en azından biraz rahatlayayım istedim. Kriz yönetimi gibi. İyi mi oldu? Hayır iyi olmadı. Şimdi 650 lira hem kredimi ödüyorum hem de kredi kartımı kullanmaya devam etmek zorunda kalıyorum. Bunu da orada dile getirdim" diye konuştu.

'HERKESİN SESİ OLARAK ORADAYDIM'

Komisyonun ilk toplantısında asgari ücretle geçinen işçilerin sorunlarını dile getirdiğini söyleyen Gülden Görmez, "İnşallah buna duyarlı olurlar çünkü bir tek bu durumda olan ben değilim. Ben herkesin sesi olarak oradaydım ve birçok asgari ücretli de bu şekilde geçiniyor. Kredi kartı olmayan da var, kredi alamayan da var, sadece o parayla döndürmeye çalışan var. İnsanlar çocuklarını okutamıyor. Bırakın, okul masraflarına bu para yetmiyor bile. Servis tutmak zorunda kalıyorlar, okul için başka ihtiyaçlar oluyor. Yani olmuyor, gitmiyor artık. Bugünkü yemeğimiz makarna; daha ne anlatayım ki. Anlatacak bir şey yok. Aslında herkes farkında. Asgari ücretlinin ne kadar sıkıntı çektiğinin herkes bilincinde. Bu sefer farklı bir yerden bakarlarsa bizim sıkıntılarımızı daha iyi anlarlar diye düşündük. İnşallah bu sene güzel olacak diye umut ediyorum" dedi.

'2 BİN TL ÜSTÜ VE ENFLASYON ORANI'

Asgari ücret beklentisini de dile getiren Görmez, "O artık onların duyarlılığına, gerçekten bizi anlayıp anlamadığına bağlı. İnşallah 2 bin lira üstü ve enflasyon oranının maaşa yansımasını istiyoruz. Enflasyon rakamları çok yüksek şu an. Böyle olursa belki biraz, yine bu tabii eksik ama en azından nefes alabiliriz" diye konuştu.

Çocuklarının eğitimiyle ilgili ise Görmez, "Büyük oğlum Balıkesir'de üniversite okuyor. Küçük oğlum da liseyi terk etti. Şimdi onu Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir proje var, oraya yazdırdık. Başarılı olursa hem dışarıdan liseyi bitirecek hem de aşçılık diploması alacak" dedi.

27 Kasım 2018 Salı

Tekfen İnşaat işçilerine zam yaptı

Tekfen İnşaat, Yol-İş Sendikası ile imzaladığı mevcut toplu iş sözleşmesine eklenen bir maddeyle yılbaşını beklemeden işçilerine yüzde 12,5 zam yaptı
2018-2020 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesini Temmuz ayında imzalayan Tekfen ve Yol-İş Sendikası, yüksek enflasyon karşısında çalışanlarının yaşadığı ücret kayıplarını görüşmek üzere bir araya geldi.

Şirket ve Sendikanın vardığı mutabakat gereği mevcut toplu iş sözleşmesine, "İşçilerin 31 Ekim 2018'de almakta oldukları ücretlere 1 Kasım 2018'den geçerli olmak üzere yüzde 12,5 zam yapılır." maddesi eklendi.

Yaklaşık 4 bin sendikalı işçinin yararlanacağı ücret artışı, ikramiyeleri de kapsayacak.

Zamla ücretler iki ayda bin lira artacak

Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sendika olarak Tekfen İnşaat'ta 1985 yılından beri örgütlü olduklarını belirterek, bu iş yerinde bugüne kadar hiç sorun yaşamadıklarını vurguladı.

Tekfen ile imzaladıkları toplu iş sözleşmesini, yüksek enflasyon karşısında işçilerin ücret kayıplarını önlemek için karşılıklı gözden geçirme kararı aldıklarını dile getiren Ağar, şunları kaydetti:

"Yaptığımız görüşmeler neticesinde ücret kayıplarının telafisi için yılbaşını beklememeyi kararlaştırdık. 1 Kasım itibarıyla işçi ücretlerine yüzde 12,5 zam yapılması konusunda anlaştık. Bu zam, ortalama ücrete sahip bir işçimizin kasım ve aralık ayındaki gelirini toplam bin lira arttıracak. Alın terine ve emeğe değer veren Tekfen yetkililerine tüm işçiler adına teşekkür ediyorum. İş yerindeki örgütlü sendikayla mutabakat sağlayıp işçisinin hakkını veren böyle işverenlerin herkese örnek olması gerekir."

Merkez Bankası ekonomistinden işçilere sürpriz destek

Merkez Bankası ekonomisti Akdoğan, IMF’nin Türkiye’ye tavsiye ettiği işten çıkarmaların maliyetinin azaltılması konusuna farklı bir yorum getirdi. Akdoğan, uygulamanın işçilerini daha kolay işten çıkarılmasına yol açabileceğini yazdı

IMF Türkiye’ye her fırsatta rekabet gücünün artması için işe alım ve işten çıkarmaların maliyetinin azaltılması gerektiğini tavsiye ediyor. Kıdem tazminatının kaldırılmasına veya azaltılmasına yönelik arayışların kaynağını da büyük ölçüde IMF’nin bu tavsiyeleri oluşturuyor. Peki, Merkez Bankası’ndan gelen yorumda ne deniliyor?

“HİSTERİ ETKİSİ”

Merkez Bankası ekonomisti Kurmaş Akdoğan, ekonomide geçici dalgalanma dönemlerinde iş güvencesinin sağladığı faydaya ilişkin görüşlerini, Merkez Bankası internet sitesinde yer alan Merkezin Güncesi’ndeki blog yazısında anlattı. Akdoğan, “Geçici konjonktürel dalgalanmaların kalıcı istihdam etkisi” başlıklı yazısında, ekonomideki geçici daralmaların işgücü üzerindeki uzun süreli etkilerine işsizlikte “histeri etkisi” denildiğini belirtti.

Yazıda, toplam talepteki geçici bir düşüşün firmalarca kalıcı olarak algılanması ve bu algının hızlı biçimde işten çıkarmalara yol açması durumunda kalifiye işçilerin uzun yıllar sonucu biriktirdiği firmaya özgü becerilerin firma açısından işçi ile birlikte kaybolacağı vurgulandı. İleride talep yeniden arttığı zaman firma kolayca yeni işçi alabilecek olsa bile yeni işçilerin işten çıkartılanların firmaya özgü beceri seviyesine yeniden ulaşmasının zaman alacağına dikkat çekildi.

İşini kaybeden işçilerin ise hızlı bir şekilde iş bulamadıkları takdirde iş üstünde öğrenme fırsatını kaybedecekleri, insani sermayelerinin değer kaybedeceği ve yeniden işgücü piyasasına dönmelerinin gittikçe zorlaşacağı kaydedildi.

İŞ GÜVENCESİ HİSTERİ ETKİSİNİ AZALTIYOR

Akdoğan, işe alım ve işten çıkarma maliyetlerinin Türkiye ekonomisinde söz konusu histeri etkisini azalttığını gösterdiğini vurguladı. İşçiyi işten atmak maliyetli ise firmaların talebin düştüğüne gerçekten emin olana kadar işten çıkarmaları erteleyebildiği belirtilen yazıda, bunun da talepteki kısa dönemli düşüşlerin uzun dönemli etkilere yol açmasını önleyebildiği kaydedildi.

Yazıda, çalışırken edinilen insani sermaye birikiminin firmaya olduğu kadar topluma da faydası bulunduğuna dikkat çekilerek, “İşten çıkarma maliyetlerinin azaltılması kısa dönemde firma lehine görünse de uzun dönemde hem firma hem de toplumsal açıdan olumsuz etkiler yaratabiliyor” denildi.

“GEÇİCİ ŞOKLARIN KALICI HALE GELMESİNİ ÖNLÜYOR”

Belirli ölçüde bir iş güvencesinin ekonomide geçici şokların kalıcı hale gelmesini önleyen yumuşatıcı bir etki sağladığı kaydedilen yazıda, şu görüşlere yer verildi:

“İşgücü piyasalarında esneklik olgusunu artıları ve eksileri ile değerlendirmek gerekiyor. Firmaların işgücü talebini serbest piyasadan karşılarken maliyetlerinin az olması ekonominin şoklara karşı esnekliği açısından tercih edilebilir olsa da, işten çıkarmaların hızlı olmasının ekonomide yaratacağı birikimli etkiyi de dikkate almak gerekiyor.

Politika yapıcılar ekonomideki dalgalanmaların etkilerini yumuşatacak talep yönetimi politikaları uygulamak isteyebilirler. Diğer taraftan firmalar, politika yapıcıları kadar geniş bir bilgi setine sahip olmadıkları için, ekonomideki dalgalanmaların kalıcı olacağını düşünüp ani işten çıkarma kararları verebilirler. Bu politikalar firmaya ve işçiye uzun dönemde zararlı olabileceği gibi, ekonominin geneli açısından kısa dönemli şokların etkisini artırabilir ve hükümetlerin uygulayacağı talep yönetimi ya da aktif işgücü piyasası programları gibi politikaların etkisini azaltabilir. Bu açıdan işe alım ve işten çıkarma maliyetlerinin söz konusu politikaların olumlu etkilerinin görülmesi için gerekli olan zamanı kazandıracak yumuşatıcı bir etkiye sahip olabileceğini dikkate almak gerekiyor.”

(Habertürk / Ahmet Kıvanç)

18 Kasım 2018 Pazar

Toplu sözleşmede zam oranı belli oldu

Çalışanın gözü kulağı yeni yıl zamlarında. Asgari ücret görüşmeleri aralık ayında başlayacak ama sendikalı işçiler toplusözleşme ile şimdiden 2019 için zamlarını almaya başladı
Yıl sonu yaklaşıyor ve çalışanın gündemi maaş zammı. Araştırmalar enflasyon oranında zam yapılması beklentilerinin yüksek olduğunu gösteriyor ama ekonominin sıkıntılı olduğu dönemlerde zam oranlarının oldukça düşük olduğu da bir gerçek. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ekim ayı enflasyonu yüzde 25.24, hükümetin Yeni Ekonomi Programı da yıl sonu için yüzde 20.8 enflasyon öngörülüyor. Asgari ücret zammı için de aralıkta görüşmeler başlayacak. Ancak öyle bir kesim var ki daha 2019 yılı başlamadan zam oranlarını belirlemeyi başardı. Sendikalı işçiler yaptıkları toplu sözleşmelerle en düşük enflasyon oranı kadar zamma imza atarken çoğu işçi seyyanen artış da sağladı. İşte sendikalı işçilerin 2019 zamları:

THY Teknik, Özçelik İş Sendikası: Yaklaşık 8 bin çalışanı ilgilendiren toplu iş sözleşmesi, 3 yıllık dönemi kapsayacak ve çalışanların ücretlerine enflasyon oranında artış gerçekleştirilecek. Artışa ek olarak düşük ücretli iş gruplarına 100 ila 150 TL’lik seyyanen artış sağlanırken, diğer taraftan sendika üyesi tüm çalışanlara bir defaya mahsus olmak üzere 5 bin TL net ek ödeme yapılacak.

Kocaeli Belde AŞ, Hizmet-İş Sendikası: 1200 işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde sağlanan anlaşmayla personele sosyal haklar dahil yüzde 31 zam yapıldı. 2 yıl süreli toplu sözleşmeye göre 1. yıl ücretlerde ortalama yüzde 15.30, sosyal haklarda da yüzde 15.30 zam yapıldı. 2 yıl içinde ücretlere, 6 aylık enflasyon oranında zam yapılacak. Toplu iş sözleşmesi ile 3 çocukla sınırlı her çocuk için her ay 40 TL’lik çocuk yardımı, her ay 60 TL yakacak yardımı, ilkokul öğrencilerine 135 TL, ortaokul öğrencilerine 145 TL, lise öğrencilerine 160 TL, yüksekokul öğrencilerine de 200 TL olmak üzere öğrenim yardımı, Ramazan ve Kurban bayramlarında 120’şer TL bayram yardımları, 366 TL izin yardımı, her yıl 30 günlük ikramiye verilecek.

Elektromekanik Metal İşverenleri Sendikası (EMİS) ile Birleşik Metal İş Sendikası: İki yıllık imzalanan sözleşmelerde sendika üyesi metal işçisi ilk 6 ay için yüzde 24 zam aldı. EMİS İşletmelerine bağlı 15 fabrikada Birleşik Metal İş üyesi yaklaşık 3 bin işçi çalışıyor. Yapılan anlaşma ile, ücretlerde ilk 6 aylık dönem için yüzde 24 ücret artışı yapıldı. Bu oran ortalamada net 900 lira zam anlamına geliyor. İkinci ve dördüncü altışar aylarda enflasyon oranında ücret artışı yapılırken, ücret zamları üçüncü altı aylık dönemde enflasyon artı 2 puan şeklinde uygulanacak. Sosyal haklarda sözleşmenin birinci yılında yüzde 35 artış yapıldı.

Bekaert İzmit, Birleşik Metal İş: Bu işyerinde, ücret ve benzer nitelikli parasal ödemelerin toplamı olarak net 1000 TL gelir elde edildi. İşçiler bu toplu sözleşmeile bir önceki aya göre aylık net 1000 TL daha fazla gelire sahip olacak. Bu gelir ilk 6 aylık dönem için. Ayrıca, sosyal haklarda da yüzde 30 oranında artış sağlandı.

İBB, Hizmet-İş ve Öz Gıda-İş: İETT ve 7 İBB iştirakinde çalışan 12 bin 850 işçiyi kapsayan toplu sözleşmeyle yüzde 14 zam yapıldı. Ek ödeneklerle artış yüzde 16’yı buluyor. Daha düşük gelirli birimlerde artışlar yüzde 20’ye çıkıyor.

DELPHİ, Birleşik Metal İş: 1000 kişi çalışıyor. Yapılan toplu sözleşme ile ilk 6 aylık dönem için ortalamada net 830 TL ücret artışı sağlandı. 6 aylık dönem için alınan bu tutar yüzde 25.5 oranında zamma denk geliyor.

Mahle Motor, Birleşik Metal İş: 600 kişi çalışıyor. Ortalamada net 900 TL ücret artışı sağlandı. Bu tutar bir yıllık dönem için yüzde 30 oranında zam demek.


9 Kasım 2018 Cuma

İşsizlik parası için dava açılabilir mi

Kimler işsizlik parasından yararlanabilir? 120 gün istisnaları... İşsizlik maaşı için hangi durumda mahkemeye gidilebilir? Cem Kılıç Milliyet'teki köşesinde bu soruların yanıtlarını verdi. İşte Kılıç'ın o yazısı:

İşsizlik ödeneği işsiz kalanların can simidi konumunda. Çoğu çalışan işsiz kalınca geçimini işsizlik sigortasından aldığı maaş ile karşılıyor. Fakat her durumda işsizlik ödeneği almak mümkün değil. Belirli şartların oluşması gerekiyor.

İşsizlik ödeneği için en az ne kadar çalışılmalı?

İşsizlik sigortası fonundan 4/a’lılar yani eski adıyla SSK’lılar, 506 sayılı Kanuna tabi olarak kurulan sandıklara tabi çalışan kişiler, işsizlik sigortasına prim ödemek şartıyla kısmi süreli çalışanlar, taksi dolmuş ve şehir içi toplu taşıma araçlarında ay içerisinde 10 günden az çalışanlar ve isteğe bağlı sigortalılar yararlanabilir. Fakat her durumda işsizlik ödeneği almak söz konusu değil. İlgili kişiler işsizlik sigortasına üye olmakla birlikte ancak işten ayrılmadan önceki son üç yıl içerisinde en az 600 gün prim ödemiş ve bu 600 günün son 120 gününü kesintisiz olarak ödemiş olmak şartıyla işsizlik ödeneğine hak kazanırlar. Son üç yıl içerisinde en az 600 gün prim ödememiş ve son 120 günü kesintisiz olmayan kişiler işsizlik ödeneği alamaz. Son 120 gün kesintisiz prim ödemiş olma koşulu için de istisnalar var.

120 günün istisnaları

İşten ayrılmadan önceki son 120 gün kesintisiz olarak prim ödemek şart. Ancak çalışanın her zaman son 120 günü kesintisiz bir şekilde sürdürmesi mümkün olmuyor. Örneğin rapor alan bir çalışanın prim gün sayısı eksik bildirilir. Bu bakımdan işçileri korumak adına İşsizlik Sigortası Kanununun Uygulanmasına İlişkin Tebliğine göre; hastalık, ücretsiz izin/aylıksız izin, disiplin cezası, gözaltına alınma, hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk hali, kısmi istihdam, grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, ekonomik kriz, doğal afet, fesih tarihinde çalışmamış olma, ev hizmetlerinde 30 günden az çalışma, kısa çalışma ödeneği alma, yarım çalışma ödeneği alma nedenleriyle hizmet akdi devam etmekle birlikte prim yatırılmaması halinde, prim yatırılmayan bu süreler son 120 gün şartının değerlen-dirilmesinde kesinti sayılmıyor. Dolayısıyla, raporlu olan veya ücretsiz izinli olan işçi son 120 gün kesintisiz prim ödeme şartı bakımından sorun yaşamaz.

İrade dışı işsiz kalınmalı

Kural olarak istifa eden kişi işsizlik ödeneğinden yararlanamaz. Kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmak gerekmektedir. Fakat bir işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiyse işsizlik ödeneğine hak kazanır. İşverenin iş sözleşmesini sona erdirmesindeyse, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bir neden öne sürmesi dışında işçi işsizlik sigortasından yararlanabilir. Dolayısıyla, iş sözleşmesinin sona erme nedeni büyük önem taşımaktadır.

İŞKUR’a başvuru yapılmalı

İşsizlik ödeneği almak isteyen kişilerin İŞKUR’a başvuru yapması gerekiyor. İnternet üzerinden de başvuru yapılabiliyor. www.iskur.gov.tr adresinden işsizlik parasına başvurulduktan sonra gerekli kontroller gerçekleştiriliyor. Kişi şartları sağlamışsa kendisine işsizlik ödeneği bağlanıyor.

Mahkeme kararı sonucu belirler

Ne var ki iş sözleşmesinin sona erme şekli işverenin SGK’ya yaptığı işten çıkış bildirimine göre belirlenmekte ve birçok durumda işverenler gerçek nedeni bildirmemekte. Örneğin, işçi işten çıkarken haklı neden sunsa da işveren işten çıkışı normal istifa olarak kodlamakta, işçi İŞKUR’dan ödenek alamamakta. Ya da işten çıkış nedenini kıdem tazminatı ödememek için işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı bir davranışı olarak göstermekte, gerçek neden ise farklı olmakta. Bu tür durumlarda işçinin feshe yönelik dava açması gerekiyor. Eğer dava sonucunda fesih nedeninin işverenin bildirdiğinden farklı olduğu sonucuna ulaşılırsa işsizlik ödeneğinin işçiye ödenmesi gerekiyor. Yargıtay’ın verdiği bir karara göre, işveren ilk etapta haklı fesihle iş akdini sonlandırdığını iddia etmiş, yargılama sonucunda, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği saptanmış ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren işçinin süresi içerisinde kuruma başvurarak işsizlik ödeneğinden yararlanabileceği hükme bağlanmıştır.

Ne kadar işsizlik ödeneği alınır?

Son üç yıl içerisinde son 120 günü kesintisiz olmak üzere en az 600 gün prim ödeyen işçiler 6 ay işsizlik parası alır. Primi 900 gün olanlar 8 ay, üç yılın tamamında prim ödeyen 10 ay işsizlik parası alır. En uzun yararlanma süresi 10 ay. 10 ayın üzerinde bir yararlanma söz konusu değil. İşsizlik sigortasından alınacak işsizlik parası, kişinin son dört aylık prime esas kazancının yani SGK’ya bildirildiği brüt ücretinin yüzde 40’ıdır. 2018 yılı için bir kişiye verilecek en düşük işsizlik parası 805.5 TL’dir. Asgari ücretten çalışan bir kişi işsiz kaldığında 805.5 TL işsizlik parası alır. İşsizlik parasında üst sınır da var. Kişinin brüt ücreti ne kadar yüksek olursa olsun alabileceği işsizlik parası asgari ücretin yüzde 80’ini geçemez. 2018 için alınabilen en yüksek işsizlik parası 1.611,28 TL’dir.


Bağ-Kur emeklisi en düşük 1736 lira maaş alacak

Ekim ayı enflasyonu sonrası ocak zammının Bağ-Kur emeklileri için yüzde 11.82 oranında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu oranda zam yapılması halinde Bağ-Kurluların maaşları 137 TL ila 614 TL arasında yükselecek.

Emekli olduktan sonra Bağ-Kurlu olarak çalışmaya devam edenler için sosyal güvenlik destek primi ödeme zorunluluğu kalktı. Dolayısıyla bu kişiler hem emekli aylıklarını alıp, hem de çalışabiliyor. Emeklilerin zam oranları emekli oldukları statüye göre değişiyor. Bağ-Kur emeklileri yılda iki kez temmuz ve ocak aylarında zam alıyor.

YILDA İKİ KEZ ZAM ALIYORLAR

Tarım Bağ-Kurlu emekli olanlar da yılda iki kez zam alıyor. Zam oranı da bir önceki altı ayın enflasyonuna göre belirleniyor. Yalnızca emekliler değil, Bağ-Kurlu anne-babası veya eşinden dolayı dul ve yetim aylığı alanlar da iki kez zam alıyor Bağ-Kur emeklileri ocak-haziran döneminde gerçekleşen enflasyon oranında zammı temmuzda aldı. Emeklilerinin maaşlarına temmuzda yüzde 9.17 zam yapıldı. Bu zam sonrası en düşük Bağ-Kur emeklisinin maaşı 1.553 TL’ye yükseldi. Tarım Bağ-Kurluların en düşük maaşı ise 1.164 TL oldu.

PRİM KESİNTİSİ SONA ERDİ

Emekli olduktan sonra Bağ-Kur’a tabi olarak çalışanların sosyal güvenlik destek primi ödeme zorunluluğunun da kalkması büyük bir avantaj. Bu sayede emekli, aylığıyla birlikte kazancını da alabiliyor.

137-614 TL arasında artış bekleniyor

Ekim ayı enflasyon oranı sonrası ocak zammı Bağ-Kur emeklileri için yüzde 11.82 oranında gerçekleşmesi söz konusu oldu. Bu oranda zam yapılması halinde maaş zammı 137 TL ila 614 TL arasında değişecek. En düşük Bağ-Kur maaşı zam sonrası 1.736 TL olacak. Tarım Bağ-Kurlular için de en düşük maaş 1.301 TL’ye yükselecek. Kasım ve aralık aylarında enflasyon oranı artarsa zam oranı da böylece artacak, azalırsa da aynı şekilde zam oranı azalacak.



En az % 11.82 zam yapılacak

Ekim ayı enflasyon oranının yüzde 2.67 olarak açıklanması sonrası, dört aylık enflasyon oranı yüzde 11.82 olarak gerçekleşti. Kasım ve aralık aylarının enflasyon oranları da açıklanınca ocak zammı netleşecek. Kasım ve aralık aylarında enflasyon oranı artmasa bile Bağ-Kur emeklileri yüzde 11.82 oranında zam alacak. Emekli maaşlarına yapılacak zam oranı 3 Ocak 2019’da TÜİK tarafından açıklanacak orana göre kesinleşecek.

Kesin oran 3 Ocak’ta netleşecek

3 Ocak’ta enflasyon oranı açıklanınca 1 milyon 641 bin Bağ-Kur emeklisinin ve Bağ-Kurlu anne-babası veya eşinden ölüm aylığı alan kişinin aylığı zamlanacak. Bağ-Kur’dan malulen emekli olmuş 22 bin kişi, 940 bin ölüm aylığı alan kişi, iş göremezlik geliri alan 230 bin kişinin de aylıkları zamlanacak. (Okan Güray Bülbül/Akşam)


Google'dan şirket çalışanlarına alkol kararı

Google, şirket içinde yaşanan taciz olaylarının beşte birinin alkol nedeniyle meydana geldiğini iddia etti


Google’da çalışanların protestoları sonrası güncellenen şirketin cinsel taciz politikasına ilginç bir madde eklendi. 1 Kasım’da dünya genelindeki Google ofislerinde on binlerce çalışanın katılımıyla düzenlenen gösterilerin ardından, şirket aldığı yeni kararları dün duyurdu.

Google’ın çalışanlarına yönelik olarak “Taahhütlerimiz ve eylemlerimiz” başlığıyla yaptığı cinsel taciz politikası kurallarına “Aşırı alkol” maddesi de eklendi.

Google CEO’su Sundar Pichai’nin son haftalarda yöneticiler olarak çalışanların geri bildirimlerini dikkatle dinlediklerini ve yeni kararlar aldıklarını açıklamasının ardından yayımlanan yeni şirket politikasındaki ilgili madde şöyle:

ALKOLE KARŞI EKİPLER KURACAK

“Aşırı alkol: Taciz asla kabul edilemez ve alkol asla bir mazeret değildir. Ancak, bugün Google’da yapılan taciz şikayetleri arasında en yaygın etkenlerden biri, failin içmiş olmasıdır (vakaların yüzde 20’si). Politikamız açıktır: İşyerinde, Google işlerini yürütürken veya Google ile ilgili bir etkinlikte, yerinde veya tesis dışındayken aşırı alkol tüketimi yasaktır.

Bundan sonra şirketteki tüm yöneticiler - direktörler, VP'ler ve SVP'ler - hem ofiste hem de şirketle ilgili etkinliklerde çalışanların aşırı alkol tüketiminden vazgeçirecek ekipler kurmak için çalışmasını bekliyoruz.

Örneğin, pek çok birim etkinlikler için şimdiden iki adet içki limiti koydu. Diğer bazı birimler ise alkollü içecekler için bilet sistemi kullanıyor. Birimlerde aşırı tüketimi kısıtlamak için gerekli adımları atacak görevliler olacak. Ve bu sorun devam ederse daha çok ağır eylemler uygulayacağız.”


Kamuya işçi alım yönetmeliğinde değişiklik yapıldı

Kamu kurum ve kuruluşlarının daha önce KPSS/EKPSS puanıyla belirlenen ortaöğretim eğitim düzeyindeki işçi taleplerinde sınava alınacaklar, noter huzurunda çekilecek kurayla belirlenecek.
"Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Kamu kurum ve kuruluşlarında özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutulan müfettiş, kontrolör, denetmen, denetçi ve uzman gibi mesleklere ilişkin iş gücü taleplerinin "kariyer meslek" olarak nitelendirildiği yönetmeliğe göre, kariyer mesleklerde işçi talepleri ulusal düzeyde verilecek. Diğer işçi taleplerinin ise hangi düzeyde karşılanacağı kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, işçi taleplerini işçi alımını yapacakları yerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne/Hizmet Merkezine verecek ancak aynı anda birden fazla ilde işçi alımı yapacak kamu kurum ve kuruluşları, işçi taleplerini bölge veya merkez teşkilatının bulunduğu yerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne/Hizmet Merkezine verecek.

Sınava tabi talepler, önlisans ve lisans düzeylerinden yalnızca birinden yapılacak.

Kamu kurum ve kuruluşları, işçi alımı yapacakları meslek veya pozisyona ilişkin 18 yaşını tamamlamış olmak şartıyla üst yaş sınırı belirleyebilecek. İşçi alım talebinin ilanından itibaren adaylara tanınan 10 günlük başvuru süresi 5 güne indirilecek.

Kamu kurum ve kuruluşlarının önlisans ve lisans düzeyindeki işçi talepleri KPSS puanıyla, aynı eğitim düzeyindeki münhasıran engelli işçi talepleri EKPSS puanıyla; ortaöğretim ve daha alt eğitim düzeyinde istihdam edilecek işçilerle, temizlik hizmetlerinde, güvenlik ve koruma hizmetlerinde, bakım ve onarım hizmetlerinde, eğitim şartı aranmaksızın kömür ve maden işletmelerinin yer altı işlerinde çalıştırılacak işçilerle ilgili listeler, başvuranlar arasından çekilecek kura ile belirlenecek. Kura çekimi, talebi veren kamu kurum ve kuruluşu tarafından iş ilanında belirtilen gün, saat ve adreste noter huzurunda yapılacak. Adaylar, istemeleri halinde kura çekimini izleyebilecek.

Kurum tarafından oluşturulan KPSS/EKPSS’ye tabi aday listeleri, açık iş sayısının üç katından dört katına çıkarılacak.

Kurum tarafından oluşturulan listeler, son başvuru tarihini izleyen günden itibaren iki iş günü içinde sınav yapmak ve/veya kura çekmek üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşuna gönderilecek.

Kamu kurum veya kuruluşlarının yaptığı sınava, İŞKUR tarafından gönderilenlerden, açık iş sayısının altında katılım olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine, başvuru yaptığı halde gönderilen listelere giremeyen en yüksek puanlı kişiden başlanmak suretiyle, İŞKUR tarafından kalan açık iş sayısının dört katını tamamlayacak şekilde yeni bir liste gönderilecek.

Sınav gün, saat ve yeri ile sınava katılmaya hak kazanan adaylar, kamu kurum ve kuruluşunun internet sitesinde duyurulacak. Bu duyuru, tebliğ mahiyetinde kabul edilecek ve ilgililerin adresine posta yolu ile ayrıca tebligat yapılmayacak.

Kamu kurum ve kuruluşları, işe yerleştireceği kişileri İŞKUR tarafından gönderilen listelerdeki adaylar arasında yapacağı sınav ile belirleyecek. Sınav, yazılı veya sözlü yöntemlerden biri veya ikisi kullanılarak, mesleki bilgi ve becerilere ilişkin konulardan yapılacak ancak temizlik hizmetleri, güvenlik ve koruma hizmetleri, bakım ve onarım hizmetleri için yapılacak alımlarda kura sonrası sadece sözlü yöntem kullanılarak sınav yapılacak.

İşe alım süreci, kamu kurum ve kuruluşlarınca İŞKUR tarafından gönderilen listelerin ulaşmasını müteakip 20 gün içinde tamamlanacak.

İŞKUR tarafından bundan önce ilanı yayımlanan işçi alımlarında ilanın yayım tarihinde yürürlükte bulunan hükümler, henüz ilanı yayımlanmayan yeni işçi alımlarında ise söz konusu Yönetmelik değişikliği hükümleri uygulanacak.

2 Kasım 2018 Cuma

Google çalışanlarından dünya genelinde iş bırakma eylemi

Google’ın Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’daki ofislerinde binlerce kişi işyerinde cinsiyet ayrımcılığı, ırkçılık ve yöneticilerin kontrolsüz gücünü protesto etmek için iş bırakma eylemi yaptı


Google’ın Mountain View California’daki merkezinin avlusunda yüzlerce çalışan toplandı. Protestocular “Not OK Google-Tamam Değil Google” yazan pankartlar taşıdı. Bu ifade Google’ın ilk ev asistanı Google Home’un algıladığı sesli komut olan “OK Google-Tamam Google”dan geliyor.

Cinsel tacizle suçlanan yöneticiye verilen tazminat tepki çekti

New York Times gazetesi geçen hafta Google’ın cinsel tacizle suçlanan Başkan Yardımcısı Andy Rubin’e 2014’te işten çıkartıldığında 90 milyon dolarlık tazminat verildiğini yazmıştı.

Rubin iddiayı reddetse de gazetenin haberi Google çalışanları arasında aylardır süregelen çeşitliliğin arttırılması, kadınlara ve azınlıklara yaklaşımın değişmesi tartışmalarını alevlendirdi.

Çalışanlar taleplerini yönetime iletti

Protesto eyleminin organizatörleri Google’ın çatı şirketi Alphabet Inc’ten bazı taleplerde bulundu. Bunlar arasında yönetim kuruluna çalışanları temsil eden bir kişinin alınması ve maaş eşitliğine dair verilerin şirket içinde paylaşılması yer aldı. Taleplerden biri de taciz iddialarının ele alınma sürecinin daha adil hale getirilmesi için insan kaynakları uygulamalarının değiştirilmesiydi.

Google yöneticilerinden Sundar Pichai ise yaptığı açıklamada çalışanların çok yapıcı önerilerle geldiğini, bunların hepsinin değerlendirmeye alınacağını ve çözüm üretileceğini söyledi.

Londra, Zürih, Berlin, Tokyo ve Singapur’da da Google çalışanları eyleme destek verdi.

Alphabet’in 94 bin kadrolu ve on binlerce sözleşmeli çalışanı arasındaki memnuniyetsizlik henüz şirket hisselerini etkilemedi ancak çalışanlar sorunlarına çözüm getirilmemesi halinde şirketin yeni çalışanlar almak ve var olanları korumak konusunda sıkıntıya düşeceğine inanıyor.

Google içinde bu yıl başlayan protesto hareketi dışarıya yansımamıştı. Ancak çalışanlar dilekçeler, yöneticilerle fikir alışverişinde bulundukları oturumlar ve çalışan hakları grubu Coworker.org’den aldıkları eğitimlerle eylemlerini sürdürüyordu.

"Google ırkçılık ve cinsel tacizle mücadelede yetersiz kaldı"

Organizatörler Google’ın çeşitlilik ve kapsayıcılık dilini en çok benimsemiş kurumlardan biriyken sistemli ırkçılıkla mücadele, eşitliğin arttırılması, cinsel tacizin sona erdirilmesi gibi konularda yetersiz kaldığını söyledi.

Ayrıca Google’ın cinsel taciz istatistiklerini kamuoyuna açması ve taciz davalarında zorla hakemlik uygulamasına gidilmesini sona erdirmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca şirketin çeşitlilikten sorumlu yetkilisinin doğrudan yönetim kuruluna tavsiye vermesi gerektiği kaydedildi.

(Amerikanınsesi.com)

1 Kasım 2018 Perşembe

İşçinin izin kullandığını işveren ispatlamak zorunda

İşveren, kullanılmayan yıllık izinlerin ücretini, işten ayrılırken işçiye ödemek zorunda. Bazı işverenler izin kullanıldığını iddia ederek işçinin parasını ödemekten kaçınabiliyor. İşveren, iznin kullanıldığını yazılı olarak ispatlamakla yükümlü

Yıllık ücretli izin, işçilerin yasayla güvence altına alınan temel haklarından biri. İşçi, kanunda öngörülen sürelerdeki yıllık izninden feragat edemez. Çalışmaya devam ettiği dönemde, kullanılmayan yıllık izinler için para ödenemez.

Bununla birlikte kimi işveren, kullanılmayan iznin ücretini ödememek için çeşitli yolları deneyebiliyor. İşçinin yıllık iznini kullandığının ispat yükü işverene ait. İşveren, yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamak zorunda.

Kimi işveren, fiilen kullanılmayan izinler için işçiden yazı alabiliyor. Yargıtay, bu tür belgelere rağmen iznin fiilen kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olduğu durumlarda işçinin beyanının sorulması gerektiği yönünde kararlar veriyor.

BEŞ YIL İÇİNDE ALINABİLİR

İşten ayrıldıktan sonra izin parasının 5 yıl içinde işverenden istenmesi gerekiyor. İşveren ödemediği takdirde 5 yıllık süre içinde dava açılmalı. Beş yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra izin parası alınamaz.

KANIT TOPLAYIN

İşini kaybetmemek için, iznini kullanmadığı halde işverenin baskısıyla belge imzalamak zorunda kalan işçinin, işten ayrıldığında izin parası alabilmek için kanıt toplaması gerekir. Emrivaki ile yıllık ücretli izinli gösterilen günlerde fiilen çalıştığını kanıtlayan işçi dava açarak hakkını alabilir.

İZİN PARASI NET ÜCRETTEN HESAPLANIR

Kullanılmayan yıllık iznin parası, iş akdinin sona erdiği tarihte ödenmek zorunda. İzin parası, brüt ücretten yüzde 14 sosyal güvenlik primi, yüzde 1 işsizlik sigortası primi, gelir vergisi ve damga vergisi düşüldükten sonra kalan net tutar üzerinden ödeniyor. İzin parasının hesabında, asgari geçim indirimi de düşülüyor.

EN AZ ON GÜN BLOK İZİN

Yönetmeliğe göre, yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. İznin, işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunlu. Ancak, tarafların anlaşması halinde bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere, bölümler halinde de kullanılabiliyor. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler ya da hastalık nedeniyle verilen izinler yıllık izne mahsup edilemiyor.

DENEME SÜRESİ İZİN HESABINDA DİKKATE ALINIYOR

İzin süresi, işçinin hizmet süresine göre belirleniyor. İşe başlandığı günden itibaren deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış işçiler, izne hak kazanıyor. Çalışma süresi 1-5 yıl arasında olanlara 14, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20, 15 yıldan fazla olanlara 26 günden az izin kullandırılamaz.

18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçiler, çalışma süreleri kaç yıl olursa olsun yıllık en az 20 gün izin hakkına sahip.

İşçilerin yıllık izin sürelerinin hesaplanmasında, aynı işverenin işyerlerindeki hizmet süreleri dikkate alınıyor. Bankalar veya çok şubeli şirketlerin farklı işyerlerinde geçen hizmet süreleri, yıllık iznin hesabında birleştiriliyor.

(Habertürk / Ahmet Kıvanç)

20 Ekim 2018 Cumartesi

6 milyon işçiye maaş sürprizi!

Eylülde işçilerin vergi dilimleri değişiyor, maaşlarda düşüşün önlenmesi için kasım ve aralık ayları için 86.25 lira AGİ’ye ilave yapılacak.
Faruk Erdem Sabah'taki köşesinde maaşlarda düşüşü önleyecek 86.25 liralık farkı kaleme aldı. İşte o yazı:

Asgari ücrete tabi çalışan işçiler için sonbahar aylarında bir kafa karışıklığı ortaya çıkıyor. Asgari ücretteki artış sebebiyle işçiler yüzde 15'lik vergi diliminden 20'lik dilime geçiyor. Bu da maaşlarda 100 liraya yakın bir düşüşe yol açıyor. İşçilerin bu düşüşten etkilenmemeleri için hükümet bir tedbir olarak Asgari Geçim İndirimi (AGİ) katkısını uyguluyor. Dolayısıyla bu vergi dilimini bahane ederek maaş düşürülmesinin önüne geçiliyor.

MAAŞA EKLENİYOR
İlave Asgari Geçim İndirimi işçinin maaşına ekleniyor. AGİ'nin toplamı, işçiden kesilen gelir vergisinden fazla olamıyor. Bu konuda yapılan düzenleme ile "Aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgarî geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder" hükmü getirildi.

İŞVEREN ÖDEYECEK
Bu düzenleme ile asgari ücretli çalışan 6 milyondan fazla işçinin Asgari Geçim İndirimi artırılarak maaşlara ilave edilecek. Buna göre bekar veya evli, eşi çalışan bir asgari ücretli ekim-aralık arasında her ay 86.25 TL ilave asgari geçim indiriminden yararlanacak. Böylece maaşının bin 603 liranın altına düşmesi önlenecek. Bu katkı olmasaydı işçinin eylül maaşı bin 566 TL, ekim, kasım ve aralık maaşı ise bin 516 TL'ye inecekti. Gelir vergisi dilimleri her yıl yeniden belirleniyor. Gelir vergisinin ilk dilimi yüzde 15'lik olan bölüm için alt limit 2018 için 14 bin 800 lira oldu.


Fazla mesai ücretlerine zam geldi

Devlet memurlarının 1 lira 97 kuruş olan saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 8,1 artışla 2 lira 13 kuruşa yükselecek. Harcırah Kanunu uyarınca verilen yurt içi gündelik tutarları ise değişmeyecek
Devlet memurlarının saat başına fazla mesai ücretleri, yeni yılda 16 kuruş artarak 2 lira 13 kuruşa yükselecek. AA muhabirinin 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerinden derlediği bilgilere göre, memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 8,1 artış gösterecek. 1 lira 97 kuruş olan saat başı fazla mesai ücreti, 1 Ocak 2019'dan itibaren 2 lira 13 kuruş olarak uygulanacak.

Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan personele ve makam şoförlerine ayda 90 saati, genel müdürlüklerin merkez teşkilatlarında görevli şoförlere de yeni yılda 60 saati geçmemek üzere 2,08 lira yerine 2,25 lira fazla mesai ücreti ödenecek.

Her makam için aylık toplam 450 saati geçmemek kaydıyla kurul başkanı (Bakanlıklar), genel müdür ve daha üst birim yöneticileri, strateji geliştirme başkanı, vali, general ve amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki daire başkanı ve daha üst birimlerin yöneticileri, rektör, büyükşehir ve il belediye başkanlarıyla çalışan personel de yine ayda 90 saati geçmemek üzere makam onayına istinaden saat başına 2,25 lira fazla çalışma ücreti alacak.

Diğer fazla mesai ücretleri

Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı yurtlarla üniversitelere bağlı yurtlarda görev yapan personelden gerçekleştirdikleri fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara da ayda 90 saati aşmamak kaydıyla yeni yılda 2,13 lira ek çalışma ücreti ödemesi yapılacak.

Anadolu Üniversitesi dışındaki diğer yükseköğretim kurumları kadrolarında görev yapan personelden, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesince düzenlenen akademik danışmanlık ve yüz yüze eğitim hizmetlerinin yürütülmesine yardımcı olmak üzere normal çalışma saatleri dışında görevlendirilen ve fiilen görev yapan personele ayda 60 saati aşmamak üzere saat başına 3,68 lira ödemede bulunulacak.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünde çalışan (110 kişiyi geçmemek üzere) personelden fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara, ayda 60 saati geçmemek üzere saat başına 2,13 lira ödenecek.

Mesleki ve teknik eğitim bölgesinde yer alan meslek yüksekokullarıyla ilişkilendirilen ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı idari personeline, yasal çalışma saatinin bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla mesai için ayda 100 saati geçmemek kaydıyla saat başına 3,68 lira ödemede bulunulacak.

Yurt içi gündelikler değişmedi

Harcırah Kanunu uyarınca verilecek yurt içi gündelik ve tazminat tutarları da belirlendi. Yeni yılda TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcılarına ödenecek yurt içi gündelik tutarı 67,40 olarak korundu.

Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, TBMM Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanlarının yurt içi gündeliği de 61,50 lira olarak devam edecek.

En alt kademedeki memura ödenen 38,75 liralık gündelik de değişmedi.

2019 Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi'ne göre çeşitli kamu görevlilerinin yeni yıldaki yurt içi gündelikleri şöyle olacak: Yurt İçinde Verilecek Gündelikler

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcıları

67,40 Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanları 61,50,

Memur ve Hizmetlilerden;

Ek göstergesi 8000 ve daha yüksek olan kadrolarda bulunanlar

51,60 Ek göstergesi 5800 (dahil)-8000 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar

48,15 Ek göstergesi 3000 (dahil)-5800 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar

45,20 Aylık/kadro derecesi 1-4 olanlar

39,85 Aylık/kadro derecesi 5-15 olanlar

38,75 Arazi Üzerinde Çalışanlara Verilecek Tazminatlar (Madde 50)

 50'nci maddenin 1, 2, 3, 4 ve 5. Bentlerindeki Personel

Kadro derecesi 1-4 olanlar

15,80 Kadro derecesi 5-15 olanlar

19 Ekim 2018 Cuma

Patron çalışanların bilgisayarını inceleyebilir mi

İşyeri sahibi, çalışanların bilgisayarında inceleme yapabilir mi? Bu sorunun yanıtını Cem Kılıç Milliyet'teki yazısında veriyor. İşte Kılıç'ın o yazısı:

İş sözleşmesi işçi ile işveren arasında kişisel ve hukuki bağımlılık ilişkisi kuran bir sözleşmedir. Bu bağımlılık çalışma hayatında işverenin işçinin davranışlarını birçok yönden kontrol etmesiyle somutlaşmaktadır. Bu kontroller çalışanın kişilik haklarının ihlal edilmesi riskini doğurmaktadır.

Menfaat dengesi

Günümüzde işverenler işin yürütümü için çalışanlara bilgisayar ve internet sağlamakta, bunlarla çalışanın işini etkin ve hızlı bir şekilde yapmasını amaçlamaktadır. İşverenler sağlanan bu araç ve hizmetin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını denetlemek istemekte, bunun için takip sistemleri kurmaktadır.

İşverenin iş için sağladığı araç ve hizmetlerin sadece bu amaç için kullanılmasını istemesi en doğal hakkıyken, çalışanın özel hayatının gizliliğinin korunmasını istemesi de en doğal hakkıdır. İnternet kullanımının takip edilmesi bahsedilen iki hak arasında ince bir çizgide bulunmaktadır.

Sitelerin niteliği

Bilgisayarın ve internetin özel amaçlı olarak kullanımın yasaklandığı durumlarda işverenin, işçinin bu yasağa uygun davranıp davranmadığını kontrol etmek amacıyla takip sistemi kurma hakkı bulunmaktadır. İşveren çalışanın bilgisayarda hangi işlemleri yaptığını inceleyebilecek, hangi internet sitelerine girdiğini, bilgisayar veya işyerinin ağına hangi verilerin indirildiğini ve internete bu bilgisayar üzerinden hangi verilerin yüklendiğini takip edebilecektir. Çalışan bu durumda özel hayatının gizliliğini ileri sürerek takibi engelleyemeyecektir. İşveren takip sonucunda ilgili araçların amacı dışında kullanıldığını tespit ederse çalışanın iş sözleşmesini duruma göre geçerli veya haklı nedene dayanarak feshedebilecektir.

Dürüstlük kuralları

Her hakkın kullanımında olduğu gibi işverene verilen takip hakkının kullanımında da işverenler dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır. Bunun anlamı işverenin takibi sadece iş amacıyla yapması, elde ettiği bilgileri gerekli ölçüde kullanması gerekmektedir. Çalışana zarar vermek kastıyla verilerin amaç dışı kullanımı her durumda yasaklanmıştır.

İnternetin özel amaçlı kullanımı mümkün mü?

Takip hakkının sınırlarının belirlenmesi işverenin bilgisayar ve internet üzerinde hangi faaliyetlere hangi oranda izin verdiğine göre değişmektedir. Öncelikle yapılması gereken, işverenlerin iş amacıyla sağladıkları bilgisayar ve internetin özel amaçlı kullanımına izin verip vermediğini tespit etmek, devamında verilen bir izin varsa buna ilişkin bir sınırlamanın olup olmadığını değerlendirmektir.
İşverenler sağladıkları bilgisayarların ve internet hizmetinin ne şekilde kullanılacağını belirleme yetkisine sahiptir. Sağlanan bilgisayarın özel amaçlı olarak kullanımını tamamen yasaklayabileceği gibi, sınırlı olarak işçinin özel amaçları doğrultusunda kullanımına izin verebilir. Hatta özel amaçlı kullanımı tamamen serbest de bırakabilir. Bilgisayar ve internetin özel amaçlı kullanımına izin, açık bir şekilde sözlü veya yazılı olarak verilebileceği gibi işverenin bildiği özel amaçlı kullanıma uzunca bir süre ses çıkarmaması durumunda olduğu gibi örtülü bir şekilde de verilebilir. İş ilişkisinde bilgisayarın ve internetin özel amaçlı kullanımına ilişkin herhangi bir açıklık bulunmadığı durumlarda çalışanın özel amaçlı kullanımının yasaklandığı kabul edilmektedir.

Özel amaçlı kullanıma izin verilmişse takip yapılamaz

Çalışana bilgisayarın ve internetin özel amaçlı kullanımına sınırsız izin verilmişse işverenin yapacağı bir takip özel hayatın gizliliğini ihlal anlamı taşıyabilecektir. İşverenin verdiği açık veya örtülü izne rağmen çalışanın bilgisayar ve internet kullanımını takip etmesi kişilik haklarının ihlali anlamına gelecektir. Çalışan bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecek, bir zararı doğması halinde bu zararının tazminini talep edebilecektir.

Sınırlı kullanım izinlerinde ise koyulan sınıra göre değerlendirme yapmak gerekmektedir. Örneğin, işveren çalışanın özel amaçlı internet kullanımına sadece ara dinlenmesine denk gelen 12.00 ile 13.00 arasında izin vermişse, özel amaçlı internet kullanımının bu saatler arasında yapılıp yapılmadığını takip edebilecek, bu saatlerin dışında özel amaçlı bilgisayar veya internet kullanımının olup olmadığını inceleyebilecektir.

İzin verilen saatlerdeki kullanımların içeriği incelenemeyecektir. Takibin bu şekilde yapılması özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecektir. İşveren süre dışında girilen sitelere yönelik bir sınırlama getirmiş olabilir. Tek tek saydığı veya türlerini belirttiği sitelere erişimi yasaklamış olabilir. Bu şekilde yasak varsa, işveren çalışanın takibini yapabilecek fakat izin verilen sitelerde çalışanın yaptığı işlemlerin takibini yapamayacaktır. Takibin sınırları ve içeriği iş sözleşmesindeki şartlara veya işverenin sözüne göre şekillenir.

17 Ekim 2018 Çarşamba

Doğum borçlanması erken emeklilik getirir mi

Düzenleme ile doğum nedeniyle iş hayatından uzaklaşan kadın çalışanlara doğum borçlanması hakkı tanınıyor. Kimler yapabilir, şartları nelerdir, ne sağlar" Cem Kılıç, Milliyet'teki yazısında bu soruların yanıtlarını verdi. İşte o yazı:

Kadın çalışanlar doğum nedeniyle iş hayatından uzak kalırlar. Bu nedenle de emekli olmak için gerekli gün sayısı şartını doldurmakta zorlanırlar. İşte bu yüzden doğum borçlanması düzenlemesi ile doğum nedeniyle iş hayatından uzaklaşan kadın çalışanlara doğum borçlanması hakkı tanınır. Ancak her durumda doğum borçlanması yapmak gerekli olmayabilir.

Şartları nelerdir?

Doğum borçlanması yapılabilmesi için doğum yapan kadının doğumdan önce sigortalı olarak çalışıyor olması şarttır. Sigortalılık öncesi doğumlar borçlanılamaz.

Diğer yandan, doğum borçlanması yapılabilmesi için doğan çocuğun sağ olması gerekir. Doğum borçlanması yapacak kadın sigortalının borçlanma yapacağı sürelerde yani doğumdan sonraki en fazla iki yıllık süre içerisinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olmaması da gerekir.

Borçlanma yapılacak sürelerde adına prim yatırılmamış olması şarttır.

Kimler yapabilir?

SGK, 2014 yılına kadar bütün sigortalılara doğum borçlanması hakkı tanımıyordu. 2014 yılında 6552 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonrasında bütün sigortalılara doğum borçlanması hakkı tanındı. Bu tarihten sonra sigortalılık statüsü fark etmeksizin bütün kadın sigortalılar doğum borçlanması yapma hakkına kavuştu. 4/a’lı, 4/b’li ve 4/c’li, yani SSK’lı, Bağ Kur’lu ve Emekli Sandığı mensubu bütün kadın sigortalılar doğum borçlanması hakkına sahipler.

Bütün doğumlar borçlanılabilir mi?

Kadın sigortalılar üç doğuma kadar borçlanma yapabilirler. Bu hak daha önce iki doğumla sınırlıydı. 2014 yılında yapılan değişikliğin sonrasında hem bütün kadın sigortalılara doğum borçlanması yapma hakkı tanındı, hem de doğum borçlanması hakkı üçe çıkarıldı. Bu sayede, üç doğumu borçlanma hakkına sahip kadın sigortalının 2 bin 160 gün borçlanma hakkı oldu.

Doğum borçlanması ne sağlar?

Doğum borçlanması yapan kadın sigortalı çalışmadan gün elde etmiş olur. Kadın sigortalılar genellikle emeklilik için gerekli yaş ve sigortalılık süresi şartını doldururlar ancak doğum nedeniyle iş hayatından uzak kaldıkları için prim ödeme gün sayısı şartını sağlayamazlar. Bu durumda doğum borçlanması devreye girer ve prim ödeme gün sayısını doldurma hakkı tanır. Doğum borçlanması ile prim ödeme gün sayısı artan kadın sigortalı emekli olma hakkına kavuşabilir.

Emeklilik tarihini öne çeker mi?

Doğum borçlanması ancak doğumdan önce sigorta girişi olan kadın sigortalılar tarafından yapılabilir ve yalnızca prim ödeme gün sayısı kazandırır. Doğumdan sonraki süreler borçlanılabildiği için sigorta girişi geri gitmez ve emeklilik için avantaj söz konusu olmaz. Dolayısıyla, doğum borçlanması yapan kadın sigortalı daha önce hangi koşullara tabi olarak emekli olacaksa, yine aynı koşullar üzerinden emekli olabilir. Emeklilik koşullarında bir değişiklik olmaz. Yalnızca gün kazanılması söz konusu olur.

Hangi süreler için yapılabilir?

Doğum borçlanması doğumdan sonraki en fazla iki yıllık süre için yapılabilir. Her doğumda en fazla 720 günlük süre borçlanılabilir. Bu sürenin üzerinde doğum borçlanması yapılamaz. Dolayısıyla, her doğum sonrasında kadın sigortalı 720 gün borçlanma hakkına sahiptir. Diğer yandan, 720 günün altında borçlanma yapılması mümkündür. Yani, üst limit 720 gün olmak üzere kadın sigortalı istediği kadar borçlanma yapabilir.

Staj sonrası doğum borçlanması

Staj yapan kadın sigortalıların doğum borçlanması ile emeklilik yaşını öne çekme ihtimali bulunmaktadır. İş hayatına staj yaparak başlayan ve bu dönemde adına kısa vadeli sigorta kolları primi yatan kadın sigortalılar daha sonra uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başladıkları süre içerisindeki doğumlarını borçlanabilirler.

Bu durumda, ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başladıkları tarih borçlandıkları süre kadar geri gelir. Bu da emeklilik yaşını öne çeker.

İki yıl erken emeklilik

Örneğin, 25 Mayıs 1994 tarihinde staj girişi olan ve bu sürede adına kısa vadeli sigorta kollarına prim ödenen kadın sigortalı 25 Mayıs 1997 tarihinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak işe girmiş ise bu girişi nedeniyle 54 yaşında, 5.975 prim günü ve 20 yıl sigortalılık şartıyla emekli olabilecektir. Bu kadın sigortalının 25 Mayıs 1995 tarihinde gerçekleştirdiği doğumu borçlanma hakkı bulunmaktadır.

Doğum borçlanması sonrası ilk kez uzun vadeli sigortalı olduğu tarih iki yıl geriye gidecektir. Bu durumda, 25 Mayıs 1995 olarak güncellenen sigortalı olduğu tarih ile bu kişinin emeklilik şartları 52 yaş, 5.825 prim günü ve 20 yıl sigortalılık olacaktır.

Dolayısıyla, iki yıllık doğum borçlanması iki yıl erken emeklilik hakkı doğuracaktır. Ancak bu durum yalnızca staj girişi ile ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olunan süre içerisindeki doğumların borçlanılması halinde geçerlidir. Diğer doğum borçlanmalarında yalnızca prim ödeme gün sayısı eklenir, emeklilik yaşı değişmez.


11 Ekim 2018 Perşembe

Şeker-İş Sendikası Başkanı'na milyonluk makam aracı

Geliri işçi aidatlardan oluşan Şeker-İş Sendikası’nın Başkanı İsa Gök, piyasada değeri 1 milyon TL’yi bulan makam aracı aldı. Trafiğe çıkış tarihi 18 Eylül 2018 olan araçla ilgili Gök, “Araba arızalandı, mecbur kaldık aldık" dedi
Türkiye'de son haftalarda tüm kesimler tasarruf önlemlerini tartışırken, şeker işçilerinin örgütlendiği Şeker-İş Sendikasından tartışmalı bir hamle geldi. Şeker-İş Sendikası Başkanı İsa Gök’ün makam aracı değişti ve piyasa değeri 1 milyon lira olduğu belirtilen lüks bir otomobil alındı. Gök, “Araba arızalandı, mecbur kaldık, aldık” dedi. Sendikanın geliri işçilerin ödedikleri aidatlardan oluşuyor.

DONANIMSIZ 970 BİN TL

Gök için alınan Audi marka A6 Sedan 3.0 Quattro marka aracın donanımsız fiyatı 138 bin 192 Euro düzeyinde bulunuyor. Bu rakam TL bazında 970 bin 318 liraya karşılık geliyor. Donanım eklendikçe otomobilin fiyatı yükseliyor. Trafik bilgilerine göre de aracın trafiğe çıkış tarihi 18 Eylül 2018.

RAKAMI BİLMİYORUM

Şeker-İş Başkanı İsa Gök, Hürriyet’ten Hacer Boyacıoğlu'nun konuyla ilgili soruları üzerine, “Kullandığım araç arızalandı. Uzun yola gidiyoruz. Hem hızlı hem de güvenli olması gerekiyordu” diyerek araç alımını doğruladı. Ağrı’dan Kars’a pek çok yere gittiklerini belirten Gök, “Rakamı bilmiyorum. Arkadaşlar pazarlık yapıp aldı. Mercedes aldığında da bir yığın dert oluyor, diğer arabalarda da dert bitmiyor. Kars’a, Ağrı’ya, Muş’a her yere gidiyorum. Ne gerekiyorsa o yapıldı, bu konulara mı kalındı” dedi.

ÖZELLEŞTİRMELERLE GÜNDEME GELDİ

MAKAM aracı tartışmasıyla gündeme gelen İsa Gök, 2006 yılından bu yana sendikanın genel başkanlığını yapıyor. Şeker-İş Sendikası’nın bu yılki önceliği ise şeker fabrikalarının özelleştirilmesi olmuştu. Sendika, fabrikaların özelleştirilmemesi için bir dizi eylem yapmıştı.

Amazon'dan cinsiyetçi yazılım

Amazon’un iş alımlarını otomatik hale getirmek için geliştirdiği yapay zekâ programının, kadınlara karşı ayrımcılık yaptığı ortaya çıktı

Reuters’ta yer alan habere göre Amazon, şirket bünyesindeki işe alımları otomatik hale getirmenin bir yolunu bulmak için 2014 yılında bir mühendislik ekibi oluşturdu.

Ekibin bu iş için geliştirdiği yapay zeka destekli bilgisayar programının kadınlara karşı önyargılı davrandığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Amazon, bu girişimini 2017 yılında iptal etti.

Geliştirilen program, şirketin mevcut ve eski çalışanları ile geçmişte iş başvurusu yapmış olan adayların öz geçmişlerini inceleyip, 50 bin anahtar kelimeyi tarayan, 500 farklı işe alım modeli sunuyordu.

Bir arama motoru gibi çalışan bu sistem, en iyi adayların öz geçmişlerini (CV) insan kaynakları birimindeki yöneticilere sunuyordu.

Ancak bir yıl sonra ekipteki mühendisler, bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti: Bu sistem, kadın adayları görmezden geliyordu.

Erkeklerin daha çok tercih edildiği sonucuna varan yapay zeka, işe alım için geliştirilen arama motorunda “kadın” kelimesini filtreleyerek, adayların CV’lerini sunuyordu.

Sorunu fark eden Amazon’daki mühendis ekibi, buna benzer önyargı biçimlerini düzeltmek için yapay zeka programını elden geçirdi.

Fakat yapay zekanın adaylara karşı haksız bir şekilde ayrımcılık yapmak için yeni yollar bulabileceğinden endişe duyan şirket, bu programdan vazgeçti.


5 Ekim 2018 Cuma

Geleceğin en iyi ve en kötü meslekleri

CNBC'nin derlemesine göre, en iyi ve en kötü meslekler belli oldu! Gelecekte bazı meslekler kazanırken, gelişen teknoloji ile sektörlerin küçülmesi ile doğru orantılı olarak geleceği pek de parlak olmayacak.

İşte yavaş yavaş kayba uğrayacak meslekler...

...

http://www.finansgundem.com/foto-galeri/meslekleri-galeri/1349081

30 Eylül 2018 Pazar

Memur ebeveynler evden mi çalışacak?

Memur ebeveynlere yarızamanlı çalışma hakkı getiren düzenleme, yönetmelik çıkmadığı için 2.5 yıldır uygulanamıyor
Çocukları okul çağına gelene kadar, ebeveynlerine yarızamanlı çalışma imkânı getiren yasal düzenleme, 29 Ocak 2016’da yasalaşmıştı. Yasaya göre, doğum izinlerinin bitmesinin ardından, çocuk ilköğretim çağının başladığı tarihe kadar ebeveynlerden biri, kısmi süreli çalışma talebinde bulunabiliyor. Bu talep işveren tarafından karşılanıyor ve geçerli fesih nedeni sayılamıyor. Kısmi süreli çalışanın işlerinin aksamaması için, yarızamanlı başka birisi daha işe alınabiliyor. Bu düzenlemeye ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na veriliyor.

Yasanın çıkmasının ardından, Kasım 2016’da da İş Yasası kapsamındaki çalışanlar için esaslar belirlendi. Çıkarılan yönetmelikte, özel sağlık kuruluşlarında ilgili mesul müdür, sorumlu hekim, laboratuvar sorumlusu ve sağlık hizmetinden sayılan işlerde tamzamanlı çalışması gerekenler tarafından yapılan işlerde, durmaksızın birbiri ardına postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen sanayi işlerinde, bir yıldan az süren mevsimlik, kampanya veya taahhüt işlerinde, nitelikleri bakımından bölünmesi uygun olmayan işlerde, yarızamanlı çalışma, işverenin uygun bulması şartına bağlandı. Kalan sektörlerde ise uygulama istisnasız başladı. İş Yasası gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na bağlı çalışanlar için de benzeri bir yönetmeliğin çıkarılması gerekiyor. Yönetmelikle, hangi sektörlerde yarızamanlı çalışma yapılabileceği, hangi sektörlerin ise istisna kapmasına alınacağı belirlenecek.

26 Eylül 2018 Çarşamba

Çalışanlara moral zammı

Yaşanan ekonomik dalgalanmalar şirketlerin olduğu kadar hane halklarının bütçesinde de sıkıntılar yaratıyor. Bunu göz önüne alan bazı şirketler ise bu sıkıntılı dönemleri rahat atlatabilmeleri için çalışanlarının yanında
Özel sektörde bazı şirketler ekonomideki sıkıntılı dönemde reel gelir kaybına uğrayan çalışanlarına yaptıkları ek zamlarla destek oluyor. Konuyla ilgili Hürriyet'te yer alan haber şöyle:

Geçen hafta ilk kez Siemens Türkiye ve Şişecam’dan zamanından önce çalışanlara zam yapıldığını duyduk. Süreç Freşa, Saran Holding ve Ecoplast’la devam ediyor. Freşa Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, yüzde 12.5’lik zamla amaçlarının bu dönemde çalışanlarına ekonomik destek vermek olduğunu söyledi. Saran Holding de 1 Eylül itibariyle çalışanların maaşlarına yüzde 7 ara zam uygulandığını açıkladı. Ecoplast ise yaşananların çalışanlar üzerindeki negatif etkisini azaltmak için ekim ayının ilk haftasında 1000 lira ek yardım yapacağını kaydetti.

SIEMENS TÜRKİYE YÜZDE 10 ZAM YAPTI

SIEMENS Türkiye, her yıl aylık ücretli çalışanlar için ocak ayında yapılan genel ücret artışının bu yılki ekonomik koşulları göz önüne alarak erken bir uygulama ile eylülde gerçekleştirdiğini duyurdu ve yüzde 10 ek zam yaptı. Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Hürriyet’e özel yaptığı açıklamada neden böyle bir uygulama yaptıklarını şöyle anlatmıştı: “Ülke olarak önemli bir dönemden geçiyoruz. Özellikle böyle dönemlerde müşterilerimize, çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımız daha da artıyor. Biz, Siemens olarak pek çok konuda ilkleri gerçekleştiren ve eğilimleri belirleyen bir şirketiz. Çalışanlarımızın gelirlerinde enflasyon nedeniyle yaşanan negatif etkiyi azaltmak, onların bu dönemde tamamen kendi işlerine odaklanabilmelerini sağlamak adına, erken bir uygulamayla genel ücret artışı yaptık. Amacımız, bu konuda da ilklerden birine imza atmak ve çalışanlarımızın yanında olduğumuzu onlara hissettirmekti.” Gelis, ücretlerde iyileştirmeye gidilmesinin çalışanların alım gücünü olumlu yönde etkileyeceğini kaydederek “Bu da moral ve motivasyon artışını beraberinde getirecek. Başka şeyler düşünmek zorunda kalmadan kendi işlerine odaklanabilecekler. Her zaman başarı hikayelerini birlikte yazdığımız çalışanlarımızı önemsiyoruz ve onları desteklemek amacıyla hareket ediyoruz. Saat ücretli çalışanların 2018 yılı ücret artışları, Toplu İş Sözleşmesi kapsamında Mart ve Eylül 2018 dönemleri için ayrıca gerçekleştirildi” dedi.

FREŞA’DAN YÜZDE 12.5 ZAM

MEYVE aromalı maden suyu üreticisi Freşa Genel Müdürü Ercan Canımana’dan çalışanlarına yapılan duyuruda, “Yönetim Kurulumuz tarafından yapılan değerlendirme sonucunda çalışanlarımıza 2018 yılı sonuna kadar destek olmak amacıyla aşağıdaki karar alınmıştır. Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2018 aylarında hak edilen aylık ücretlerine ilave olarak net maaşın yüzde 12.5 oranında tutar çalışanlarımıza ek prim olarak ödenecektir. Tüm çalışanlarımızın bilgilerine sunarız” denildi. Freşa Yönetim Kurulu Başkanı ve Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu Hürriyet’e yaptığı açıklamada, çalışanlarıyla birlikte bir ekip olduklarını söyledi. Çakırmelikoğlu, “Biz ufak bir destek vermek istedik. Bir aile ortamından, bir aidiyet bağından söz ediyoruz. Geri dönüşleri de güzel oldu. Ama netice itibariyle bu süreçte çalışanlarımızı desteklemek istedik, çalışanlarımız bizim ekibimiz, birbirimizi düşünmemiz gerekiyor” dedi. 1997 yılında Giresun’un İnişdibi beldesinde kurulan Çakırmelikoğlu Maden Suyu İşletmeleri, Türkiye’de ilk doğal meyve aromalı maden suyu üretimini gerçekleştiren kuruluşlardan. Şirket, ABD, Çin, Hindistan gibi ülkeler, Almanya, Hollanda gibi Avrupa ülkeleri, İsrail, Filistin gibi Ortadoğu ülkeleri ve Kosova gibi çeşitli Balkan ülkelerini içeren 30 civarında ülkeye ihracat yapıyor.

SARAN’DA ZAM YÜZDE 7

SARAN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran tarafından yapılan duyuruda da ülkenin ekonomik anlamda içinden geçtiği bu zor günlerde herkesin çeşitli sorunlar yaşadığı belirtilerek “Elimizden geldiğinde tasarruf tedbirleri uyguluyor, bu süreci gerek ülkemiz gerek şirketimiz olarak en güçlü şekilde atlatmaya çalışıyoruz. Bugün grup olarak hangi noktaya geldiysek siz çalışma arkadaşlarımızın desteği ile geldik. Her zaman ‘en değerli yatırım insana yapılandır’ dedik ve çalışanlarımızla birlikte büyüdük. Bugün de aynı düşünceyle grup genelinde aldığımız bir kararı uygulamaya koyuyoruz. 1 Eylül itibariyle çalışanlarımızın aylık maaşlarına yüzde 7 bir ara zam uygulayacağız.”

ECOPLAS’TAN 1000 TL YARDIM

OTOMOTİV yan sanayii firması Ecoplas da ek sosyal yardım kararı aldı. Ecoplas’tan yapılan açıklamada, “Son dönemde ülkemizin yaşadığı döviz endeksli ekonomik baskı ve bunu fırsat bilenlerin yarattığı zam ortamı nedeni ile gelirlerimizdeki negatif etkiyi azaltmak adına siz çalışanlarımıza bir defaya mahsus, net olarak 1000 lira ek sosyal yardımda buluna-cağız. Ek sosyal yardım ekim ayının ilk haftasında hesaplarınıza yatırılacaktır” denildi.

ŞİŞECAM’DAN EK DESTEK

ŞİŞECAM yaptığı açıklamada her zaman başarma arzusu yüksek ve yüksek performans hedefleyen çalışma arkadaşlarıyla hedeflerini gerçekleştirme yolunda ilerledikleri belirtilerek, şunları söyledi: “Topluluğumuzun performansının arttırılması ve hedeflerimizin gerçekleştirilmesinde siz değerli çalışanlarımız kritik öneme sahipsiniz. Çalışanlarımızı sürekli destekleyerek çalışanlarımızla kurumumuzu geleceğe taşımaktaki kararlılığımızın bir ifadesi olarak içinden geçmekte olduğumuz zorlu ekonomik koşullarda ücretlendirme konumunuzun güçlendirilmesi için aylık ücretli çalışanlarımıza ek ücret artışı yapılması kararı alınmıştır. Bir anlamda finansal başarılarımızın çalışanlarımızla paylaşılması anlamına da gelen ücret artışının ekonomik dalgalanmalara karşı çalışanlarımızı destekleyeceğine inanıyoruz.”

2019 yılı zam beklentisi YÜZDE 16

İNSAN kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması Mercer, ağustos ayı içerisinde Türkiye’de 177 şirketin katılımıyla gerçekleştirdiği ‘2018 Yıl Sonu Ücret Artışı ve Enflasyon Beklentisi Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Anketin sonuçlarına göre Türkiye’de yıl sonunda gerçekleşmesi beklenen enflasyon oranı yüzde 19.75, ücret artış oranları ise ortalamada yüzde 16. Türkiye’den hızlı tüketim ürünleri, perakende, dayanıklı ürünler, enerji, teknoloji, ilaç, kimya ve kağıt, hizmet, üretim, lojistik, sigorta gibi farklı sektörlerden, ağırlıklı olarak uluslararası firmaların katılımı ile gerçekleşen araştırmanın sonuçlarına göre, 2019 yılında ücret artışının global şirketlerde yüzde 16.13, yerli şirketlerde ise 15.76 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Anketin sonuçlarına göre, şirketlerin yüzde 20’si 2018 yılı içerisinde ek ücret artışı gerçekleştirdiği belirtiyor. Şayet ek ücret artışı gerçekleştirebilseydi şirketlerin yüzde 85’i bunu belli bir yüzde oranında artış sağlayarak, yüzde 15’i ise toplu bir sabit ödeme gerçekleştirerek yapacağını söylüyor. Anketin sonuçlarına göre; 2018 yılı sonunda enflasyon oranın yüzde 20’yi aşması durumunda şirketlerin yüzde 55’i ücret artışını 2 veya daha fazla seferde yapmayacağını belirtirken, yüzde 45’i ise bunu düşünebileceğini söylüyor. Evet olarak yanıt veren şirketlerin yüzde 95’i ise bunu 2 seferde gerçekleştirebileceğini ifade ediyor.

24 Eylül 2018 Pazartesi

Patronlar maaşlara ne kadar zam yapacak?

Enflasyonun artmasıyla birlikte alınan maaşlar yıl içinde yüzde 20 oranında azalmış oldu. Yeni dönemde maaşların ne olacağı ise ortalama olarak belirlendi.

Kurdaki dalgalanma ürün ve hizmet fiyatlarına yani enflasyona yansımaya başladı. Enflasyon ağustos ayı itibariyle yüzde 17,9'a ulaştı. Pek çok şirketin çalışanlarına zam yaptığı yılbaşına az kala nasıl bir zam yapılacağı soru işareti. Henüz yeni yıl gelmeden bu yılki ekonomik koşulları göz önüne alarak çalışanlarının ücretlerine eylül ayında zam yapan şirketler de oldu. Siemens, 1 Eylül itibarıyla çalışanlarına yüzde 10 genel ücret artışı yapacağını ve 2019 başında ülke koşullarını göz önünde bulundurarak ocak ayı genel ücret artışını yeniden değerlendireceğini açıkladı. Türkiye iş Bankası iştiraklerinden olan Şişecam'dan da benzer bir açıklama geldi. Şişecam "Ekonomik dalgalanmalara karşı çalışanlarımızı desteklemek adına aylık ücretli çalışanlarımıza ek ücret artışı yapılması kararı alınmıştır" açıklamasında bulundu.

MERCER ARAŞTIRDI

Bu uygulamaların devamı gelir mi bilinmez. Ama 2019 yılında şirketlerin çalışanlarının ücretlerine ne kadar zam yapacaklarıyla ilgili olarak danışmanlık şirketi Mercer bir araştırma yaptı, iş dünyasındaki ücret, zam eğilimleri ve enflasyon beklentilerini ortaya koyan 2018 Yıl Sonu Ücret Artışı ve Enflasyon Beklentisi Anketi, Türkiye'den 177 şirketin katılımıyla gerçekleşti. Mercer'ın dünyada ve Türkiye'de yaptığı 'Ücret Araştırması' dışında gerçekleştirdiği bu spot ankete katılan şirketlerin yüzde 75'i global ve yüzde 25'i ise yerel şirketlerden oluşuyor.
Peki, ankette nasıl sonuçlar alındı? Araştırmanın sonuçlarına göre, yılbaşında Türkiye'de yapılacak ücret artışları yüzde 16 dolayında gerçekleşecek. Buna karşılık enflasyon beklentisi ise yüzde 19,75 düzeyinde çıkmış bulunuyor. Bu da ücretlerde reel olarak artış değil gerileme olacağı anlamına geliyor.

ÜCRETLER ENFLASYONA EZİLDİ

2011 yılından bu yana şirketlerin çalışanlarının ücretlerine yüzde 7-10 arasında zam yaptığını gördük. Genellikle şirketler yıllık enflasyon artışına ve performansa bağlı zamlar yaptılar. Örneğin bu yılın başında şirketler ücretlere ortalama yüzde 7-10 oranında zam yaptı. Tabii bu zam ağustos ayı itibariyle yüzde 17,9 olan enflasyonun ve geçen hafta açıklanan Yeni Ekonomi Programındaki yüzde 20,8'lik yıl sonu enflasyon tahmininin hayli altında kaldı. Yani çalışanların ücretlerinde reel olarak büyük bir gerileme yaşandı.
Geçen yıl ücret zammının en yüksek olduğu sektörlerin başında otomotiv ve savunma sanayi gelirken, bu sektörleri kimya, elektrik, elektronik ve otomasyon ile ambalaj takip ediyordu. Yabancı şirketlerin ise zam oranlarında yerlilerin önünde olduğunu gözlemlemiştik.

YABANCILARDA DAHA YÜKSEK

Bu yıl ise Mercer'ın yaptığı ve Türkiye'den hızlı tüketim ürünleri, perakende, dayanıklı tüketim malları, enerji, teknoloji, ilaç, kimya ve kağıt, hizmet, üretim, lojistik, sigorta gibi farklı sektörlerden, ağırlıklı olarak uluslararası firmaların katılımıyla gerçekleşen araştırmanın sonuçlarına göre, 2019 yılında ücret artışının global şirketlerde yüzde 16,13 seviyesinde, yerli şirketlerde ise yüzde 15,76 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Mercer Türkiye Kariyer Bölümü Danışmanı Güneş Nalbantoğlu, anketin sonuçlarında ortaya çıkan enflasyon beklentisi ile ücret artış bütçelerindeki 3 puanın üzerindeki farkın, enflasyondaki beklenmedik artışa şirketlerin hızlı reaksiyon verememesinden kaynaklandığını kaydediyor. Mevcut durumda yılbaşına kadar bu oranların enflasyona yakın bir şekilde revize edileceği beklentisi hakim.

EK ÖDEME EĞİLİMİ

Şişecam ve Siemens örneklerinin önümüzdeki dönemde artabileceği gerçeği de araştırmaya yansımış durumda. Anketin sonuçlarına göre, şirketlerin yüzde 20'si 2018 yılı içerisinde ek ücret artışı gerçekleştirdiğini belirtiyor. Şayet ek ücret artışı gerçekleştirebilseydi şirketlerin yüzde 85'i bunu belli bir yüzde oranında artış sağlayarak, yüzde 15'i ise toplu bir sabit ödeme gerçekleştirerek yapacağını söylüyor.

Anketin sonuçlarına göre; 2018 yılı sonunda enflasyon oranının yüzde 20'yi aşması durumunda şirketlerin yüzde 55'i ücret artışını iki veya daha fazla seferde yapmayacağını belirtirken, yüzde 45'i ise bunu düşünebileceğini söylüyor. Evet olarak yanıt veren şirketlerin yüzde 95'i ise bunu iki seferde gerçekleştirebileceğini ifade ediyor.

(FATOŞ BOZKUŞ/EKONOMİST DERGİSİ)

Allianz’dan çalışanlarına yüzde 10 ek zam

Allianz Türkiye, çalışanlarına yılda bir kez yapılan ücret artışlarını son dönemde artan enflasyon nedeniyle çalışanların alım gücünde yaşanabilecek negatif etkiyi azaltmak amacıyla ikiye çıkardı.

Allianz Türkiye, son dönemde artan enflasyon nedeniyle çalışanların alım gücünde yaşanabilecek negatif etkiyi azaltmak amacıyla her yıl Mart ayında tek seferde gerçekleştirdiği ücret zammını bu yıla özel olarak iki defaya çıkardı. Allianz Türkiye CEO’su Aylin Somersan Coqui, konuyla ilgili olarak çalışanlarına gönderdiği e-postada, Eylül ayından geçerli olmak üzere İcra Kurulu üyeleri hariç, tüm çalışanların maaşına yüzde 10 zam yapma kararı verildiğini duyurdu.
Allianz Türkiye ayrıca, 2019 yılı Mart ayında ülkenin ekonomik koşulları ve şirketin kaynakları göz önünde bulundurarak ilave ücret artışı da yapacak.



17 Eylül 2018 Pazartesi

ABD'li şirket Müslümanlara tazminat ödeyecek

Cargill firması, namaz vakitlerine ilişkin anlaşmazlık sebebiyle işten çıkarttığı 138 Müslüman işçisine 1,5 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi
ABD merkezli gıda, tarım, finans ve endüstriyel ürün sektörlerinde faaliyet gösteren Cargill firmasının et işleme birimi, 2016 yılında namaz vakitlerine ilişkin anlaşmazlık sebebiyle işten çıkarttığı 138 Müslüman işçisine 1,5 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.

Federal hükümete bağlı olarak çalışma koşullarını denetleyen Eşit İş Fırsatları Komisyonu, ABD'nin Colorado eyaletinde bulunan Cargill Meat Solutions firmasının Müslüman işçilerine yönelik ayrımcılık yaptığını ve tazminata mahkum edildiğini açıkladı.

Komisyon tarafından yapılan açıklamada, çoğu Somalili olan Müslüman işçilerin temel ibadet özgürlüklerinin kısıtlanması, iş yerinde tacize maruz kalmaları ve işten atılmalarının verilen karar için makul ve haklı sebebler olduğu ifade edildi.

KISA NAMAZ ARASI VERİLECEK

Cargill firması suçlamaları reddetse de davanın uzamaması ve yayılmaması amacıyla uzlaşmaya razı olduğu belirtilen açıklamada, şirket yönetiminin, Müslüman çalışanlara kısa namaz arası vermeye de razı olduğu belirtildi.

Ayrıca işçilerin yaşadıkları ayrımcılıkları bildirmesine rağmen bu şikayetleri dikkate almayan yerel işçi sendikası Teamsters da mağdurlara 153 bin dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.

2016'DA NAMAZ VAKİTLERİ TARTIŞMASI YAŞANDI

2016 yılı aralık ayında Cargill et işleme tesisinde çalışan Müslüman işçilerle vardiya şefleri arasında "namaz vakitlerine ilişkin anlaşmazlık" yaşanmıştı.

Daha önce namazlarını vardiya aralarında kıldıklarını ancak son günlerde şeflerinin artık buna izin vermediğini ifade eden işçiler, bu durumu "işe gelmeyerek" protesto etmişlerdi.

ABD Sivil Haklar Yasası'nın 7. maddesine göre işverenler "makul" ibadet taleplerini reddedemiyor olmasına rağmen Cargill "3 gün üst üste işe gelmeme" gerekçesiyle çoğu Somalili 130 Müslüman işçiyi işten çıkarmıştı.

ABD merkezli Cargill, 68 ülkede gıda, tarım, finans ve endüstriyel ürün sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

Çırak ve stajyerlere erken emeklilik müjdesi

Yüz binlerce kişiye erken emeklilik yolunu açacak yasa teklifine ilişkin olarak soruları yanıtlayan Tüketici Başvuru Merkezi (TBM) Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Duman, TBMM'ye sunulan çırak ve stajyerler için hazırlanmış yasa teklifleri incelendiğinde, mağduriyetin sona erebilmesi için iki farklı yöntem üzerinden tasarlandığını söyledi ve ekledi:

Bunlardan ilki, çırak ve stajyerlerin mesleki eğitimi aldığı dönemdeki ilk sigorta girişlerinin emeklilik açısından da giriş kabul edilerek, daha erken emekli olmalarının sağlanmasıdır. Diğeri ise çırak ve stajyerlikte geçen sürelerin borçlanılmak suretiyle SGK girişlerinin geçerli olmasına yöneliktir.

Ülkemizdeki çalışma hukuku, 14 -15 yaş aralığında olanların çocuk işçi, 15 - 18 yaş aralığında olanların genç işçi, 18 yaşından büyük olanların da işçi statüsünde çalışabileceği kabul eder.

Yasal olarak çocuk, genç ya da normal işçinin bir günlüğüne dahi olsa herhangi bir iş yerinde çalışmaya başlaması halinde SGK kapsamına alınması mecburidir. 16lı yaşlara erişmiş mesleki eğitim ve öğretimde haftanın ortalama üç gününü iş yerinde çalışarak geçiren çırak ya da stajyerin çalışmasının, sadece iş kazası ve meslek hastalığı açısından kabul edilmesi, emeklilik açısından kabul edilmemesi hukuksal olarak önemli hak kayıplarına yol açıyor.

2008 yılında 5510 sayılı kanunla gelen güncel yaş haddi değişikliği yürürlüğe girmeden önce, daha erken emekli olabilmeleri için içlerinde tanınmış kişilerin aile ve yakınlarının da bulunduğu bebek yaşta sigortalı yapılanlara hem SGK hem de tüm kamuoyu tanık olmuşken, 16lı yaşlara gelmiş, haftanın üç gününü iş yerinde geçiren gerçek emekçi çırak ve stajyere erken emeklilik hakkı verilmemesi anlamsız kalıyor ve haksızlığa neden oluyordu.

Geçmişte Sosyal Sigorta mağdurları fazla dikkate alınmadığını söyleyen Duman, sözlerini şöyle sürdürdü:

Son 15 yılda yapılan düzenlemelerle Sosyal Güvenlik alanında birçok mağduriyetin önüne geçilmesi hedeflenmişken, çıraklık ve staj dönemi çalışmalarının emeklilikte dikkate alınmaması, emeklilik süresi açısından yüzbinlerce çalışanın mağduriyetine neden oluyordu.

TBMM'ye sunulan Yasa teklifleri ile Türkiye'de yüz binlerce mağdurun sorunlarının dikkate alınacağı görülmektedir. Böylelikle emekli olurken çıraklık ve staj döneminin dikkate alınmaması nedeniyle oluşan mağduriyetin son bulacağı bu Yasa teklifinin komisyonda görüşülerek vatandaş lehine bir an önce karara bağlanması milletin ve mağdurların doğal beklentisi haline geldi.

Ülkemizdeki emeklilikle ilgili hizmet borçlanmaları incelendiğinde askerlik, doğum ve yurtdışı çalışması gibi borçlanmaya esas kabul edilen sürelerin 18 yaşından sonra gerçekleştiği, çırak ve stajyerlik sürelerinin ise 16lı yaşlarda olması sebebiyle borçlanma yöntemi yerine çırak ve stajyerlerin bu çalışmalarının normal bir çalışma olarak değerlendirilmesi daha erken ve daha kolay şekilde emekli olmalarına hak sağlamış olacak.

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) gibi yüz binlerce çırak ve stajyerin de hak kayıplarını ortadan kaldıracak yeni yasa tekliflerini ve düzenlemeleri aktarmaya ve değerlendirmelerimizi kamuoyu ile paylaşmayı sürdüreceğiz.


7 Eylül 2018 Cuma

İşte en kazançlı meslekler

Gençler meslek seçerken kazancına bakıyor. Yüksek kazanç elde edilen sektörler, gençlerin gözdesi. En yüksek ve en düşük kazanç elde edenler arasında 5 kat fark var. Türkiye’de en kazançlı meslekler neler? İşte cevabı

Çalışanların prime esas kazançları üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) her ay prim ödeniyor. Elbette, her sektörde veya meslekte, ferdi olarak ortalamanın çok üstünde ya da çok altında kazananlar bulunuyor. SGK’ya bildirilen prime esas kazançlar, çalışanlara hangi sektörde ortalama ne kadar ücret ödendiği konusunda fikir veriyor.

KADROYA GÖRE DEĞİŞİYOR

Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberine göre ücretler kadronun daimi ya da geçici olmasına, kamu özel ayrımına ve hatta cinsiyete göre değişiyor. Bazı sektörlerde geçici kadrodakilerin aylık ücretleri, daimi kadrodakilerin 4’te 1’ine kadar düşebiliyor. Örneğin, kok kömürü ve petrol ürünleri imalatında daimi kadrodakiler ortalama 9 bin 935 lira alırken, geçici kadrodakilerin aylık kazancı 2 bin 30 lirada kalıyor.

KAMUDA ÜCRETLER DAHA YÜKSEK

Kamuda çalışanların ücretleri düzenli olarak enflasyona paralel artırılırken, son yıllarda artan enflasyona karşılık özel sektörde ücretlerin aynı hızda artmaması kamu ve özel sektör arasındaki makası açtı. Örneğin telekomünikasyon sektöründe kamuda aylık ortalama kazanç 12 bin liraya ulaşırken, özel sektörde 5 bin 300 lira seviyesinde bulunuyor.

KADINLAR DAHA AZ KAZANIYOR

İki sektör hariç, erkekler aynı işi yapan kadınlardan daha fazla kazanıyor. Uluslararası örgütlerde ve gayrimenkul sektöründe çalışan kadınlar ise meslektaşlarından daha yüksek kazanç elde ediyor. Türkiye genelinde erkeklerin ortalama aylık kazancı 3 bin 375 lira seviyesinde yer alırken, kadınların ücreti 3 bin 66 lirada kalıyor.

BEŞ KAT FARK VAR

Türkiye’de en yüksek ve en düşük aylık kazanç arasında 5 kat fark var. Havacılık sektöründe ortalama aylık kazanç 11 bin liraya yaklaşırken, ev hizmetlerinde çalışanların kazancı asgari ücret seviyesinde yer alıyor.


Türkiye’de haziran ayı itibariyle ortalama aylık kazanç 3 bin 287 lira oldu.

İşte en çok kazandıran sektörler:

İŞTE EN ÇOK KAZANDIRAN SEKTÖRLER

SEKTÖRLERAylık ücret (TL)
HAVAYOLU TAŞIMACILIĞI               10.871  
KOK KÖMÜRÜ VE PETROL ÜRÜN. İMALATI 9.932  
HAM PETROL VE DOĞALGAZ ÇIKARIMI     8.204  
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAAL.   7.342  
FİNANSAL HİZMET. (SİGORTA VE EMEKLİLİK HAR.) 7.230  
TÜTÜN ÜRÜNLERİ İMALATI              6.559  
BİLGİSAYAR PROGRAMLAMA VE DANIŞMANLIK    6.314  
ULUSLARARASI ÖRGÜT VE TEMS. FAAL.    6.221  
TELEKOMÜNİKASYON                    5.637  
İDARİ DANIŞMANLIK FAALİYETLERİ      5.518  
ECZACILIK 5.436  
SU YOLU TAŞIMACILIĞI                5.434  
SİGOTA REASÜRANS EMEKLİLİK FONLARI5.228  
PROGRAMCILIK VE YAYINCILIK FAAL.    5.184  
SUYUN TOPLANMASI ARITILMASI VE DAĞITILMASI5.154  
MOTORLU KARA TAŞITI VE RÖMORK İMALATI 4.850  
KÖMÜR VE LİNYİT ÇIKARTILMASI        4.847  
MADENCİLİĞİ DESTEKLEYİCİ HİZMETLER4.827  
ANA METAL SANAYİ                    4.685  
İÇECEK İMALATI                      4.670  
KİMYASAL ÜRÜNLERİ İMALATI           4.638  
ELKTRİK GAZ ÜRETİM VE DAĞITIMI 4.447  
MAKİNE VE EKİPMAN KURULUMU VE ONARIMI 4.333  
BİLGİSAYAR, ELEKRONİK VE OPTİK ÜRETİMİ4.239  
METAL CEVHERİ MADENCİLİĞİ           4.218  
ORMANCILIK VE TOMRUKÇULUK           4.199  
FİNANS VE SİGORTACILIK YARDIMCI FAAL.  4.155  
MİMARLIK VE MÜHENDİSLİK FAALİYETİ   4.130  
BİLGİ HİZMET FAALİYETLERİ           4.099  
BÜRO YÖNETİMİ, BÜRO DESTEĞİ FAALİYETLERİ    4.030  
YAYIMCILIK FAALİYETLERİ             4.013  
ELEKTRİKLİ TECHİZAT İMALATI         4.005  
KİRALAMA VE LEASING FAALİYETLERİ    3.976  
ATIK MADDELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ   3.820  
BİNA DIŞI YAPILARIN İNŞAATI         3.805  
TAŞIMA İÇİN DEPOLAMA VE DESTEK FAAL.3.771  
KAĞIT VE KAĞIT ÜRÜNLERİ İMALATI     3.767  
YATILI BAKIM FAALİYETLERİ           3.719  
MAKİNE VE EKİPMAN İMALATI           3.664  
KAUÇUK VE PLASTİK ÜRÜNLER İM.  3.580  
KÜTÜPHANE, ARŞİV VE MÜZELER          3.523  
REKLAMCILIK VE PAZAR ARAŞTIRMASI    3.452  
SİNEMA FİLMİ VE SES KAYDI YAYIMCILIK3.442  
YARATICI SANATLAR,EĞLENCE FAAL.     3.437  
METALİK OLMAYAN ÜRÜNLER İMA.   3.431  
EĞİTİM                              3.395  
FABRİK.METAL ÜRÜN.(MAK.TEC.HAR)3.380  
İNSAN SAĞLIĞI HİZMETLERİ            3.379  
BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ YETİŞ.    3.360  
SEYAHAT ACENTESİ,TUR OPER.REZ.HİZ   3.299  
POSTA VE KURYE FAALİYETLERİ         3.271  
DİĞER MADENCİLİK VE TAŞ OCAK.  3.252  
TOPTAN TİC.(MOT.TAŞIT.ONAR.HARİÇ)   3.241  
GÜVENLİK VE SORUŞTURMA FAALİYET.    3.213  
VETERİNERLİK HİZMETLERİ             3.209  
İSTİHDAM FAALİYETLERİ               3.194  
SPOR, EĞLENCE VE DİNLENCE FAAL.     3.151  
GIDA ÜRÜNLERİ İMALATI               3.075  
KONAKLAMA                           3.031  
KAYITLI MEDYANIN BASILMASI VE ÇOĞ.3.003  
TOPTAN VE PER.TİC.VE MOT.TAŞIT.ON.2.989  
BİLGİSAYAR VE KİŞİSEL EV EŞYA.ONAR. 2.921  
SOSYAL HİZMETLER                    2.905  
TEKSTİL ÜRÜNLERİ İMALATI            2.886  
BİNA VE ÇEVRE DÜZENLEME FAALİYET.   2.810  
AĞAÇ,AĞAÇ ÜRÜNLERİ VE MANTAR ÜR.  2.794  
GAYRİMENKUL FAALİYETLERİ            2.745  
KARA TAŞIMA.VE BORU HATTI TAŞIMA.   2.720  
HUKUKİ VE MUHASEBE FAALİYETLERİ     2.715  
PERAKENDE TİC.(MOT.TAŞIT.ONAR.HAR)2.706  
ÖZEL İNŞAAT FAALİYETLERİ            2.686  
MOBİLYA İMALATI                     2.583  
GİYİM EŞYALARI İMALATI              2.444  
YİYECEK VE İÇECEK HİZMETİ FAAL.     2.440  
BİNA İNŞAATI                        2.429  
DERİ VE İLGİLİ ÜRÜNLER İMALATI      2.396  
KUMAR VE MÜŞTEREK BAHİS FAAL        2.206  
EV İÇİ ÇALIŞANLARIN FAALİYETLERİ    2.155  
EV HİZMETLERİNDE 10 GÜNDEN ÇOK ÇALIŞANLAR2.059  
TOPLAM3.287  

Haziran ayı itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen prime esas kazançlar üzerinden hesaplanmıştır.