Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla işten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı
30 Aralık 2020 Çarşamba
İşten çıkarma yasağı 2 ay uzatıldı
18 Aralık 2020 Cuma
Yargıtay'dan emsal karar: Üst düzey yöneticiler ya da müdürler fazla mesai ücreti alamaz
Yargıtay, müdür ya da üst seviyede yönetici olarak çalışanlara fazla mesai ücreti ödenmeyeceğine hükmetti. Kararın gerekçesini de açıklayan yüksek mahkeme, yöneticilerin çalışma gün ve saatlerini kendileri belirlediği için fazla çalışma ücretine hak etmediğine dikkat çekti.
Özel bir şirkette pazarlama müdürü olarak çalışan genç, hiçbir tazminat ve işçilik alacağı ödenmeden kapı önüne konuldu. İş Mahkemesi'nde dava açan pazarlama müdürü, maaş ve prim sistemi ile çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı şirket avukatı ise haksız davanın reddine karar verilmesini savundu. Mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı her iki taraf avukatı da temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.
MÜDÜRE FAZLA MESAİ ÜCRETİ YOKGeçtiğimiz günlerde kararını açıklayan 9. Hukuk Dairesi, özel sektörde müdür ve yönetici olarak çalışan kimselerin fazla mesai ücreti alamayacağına hükmetti.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunun vurgulandığı kararda şu ifadeler yer aldı:"İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir.İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının satış pazarlama müdürü olduğunu iddia etmiş dosya kapsamında dinlenilen taraf tanıkları da, davacının proje ve satış müdürü olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Somut uyuşmazlıkta, davacıyla aynı yerde görev yapan ve davacıya talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunup bulunmadığı, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirleyip belirmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca yapılacak araştırma sonrasında davacının üst düzey yönetici olmadığı belirlenirse fazla mesai ücret alacağı hesaplanırken tanıkların çalıştıkları dönemle sınırlı olarak tanıklıkları geçerli kabul edilerek hesaplama yapılmalıdır. Temyiz olunan kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir"
9 Aralık 2020 Çarşamba
Evden çalışmanın en iyi ve en kötü yanları
COVID-19 sürecinde işlerini evden yürüten pek çok kişi var. Yapılan ankete göre evden çalışmanın;
📌En iyi yanları esnek takvim ve esnek çalışma alanları
📌En kötü yanları ise yalnızlık, iş birliği ve iletişim zorlukları.
https://www.linkedin.com/posts/dijitaltr_covid-19-s%C3%BCrecinde-i%C5%9Flerini-evden-y%C3%BCr%C3%BCten-activity-6739575712144990208-PzF2
5 Aralık 2020 Cumartesi
Evden çalışma uygulaması şirketlere ne öğretti?
Pandemi çalışanların ve şirketlerin çalışma biçimlerini değiştirdi. Bu değişim büyük ihtimalle kalıcı olacak ve bazıları için bu iyi haber
25 Kasım 2020 Çarşamba
Kocaeli’de inovasyon yapan gençler yetişiyor
Kocaeli, her alanda olduğu gibi eğitimde de gerçekleştirilen önemli projeler ve atılan adımlarla büyük takdir topluyor. Kocaeli’nin devlet erkânının da şehre olan ilgisi ve desteğiyle birçok sektörde elde ettiği başarılarının, diğer illerimize örnek olduğunu düşünüyorum. Kent, iki üniversitesi, ara eleman sorununa çözüm olacak meslek liseleri, Türkiye’nin en donanımlı bilim merkezi olan Kocaeli Bilim Merkezi, Robotik Kodlama Atölyeleri, meslek edindirme kursları, sanat okulları ve üniversite sanayi işbirliğine örnek çalışmalarıyla geleceği parlak, donanımlı ve inovatif gençler yetiştirme yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Geçtiğimiz günlerde, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kocaeli Robotik Kodlama Atölyeleri Projesi’nin (KODELİ) tanıtım törenine katıldı. Kentin 97 eğitim kurumunda robotik kodlama atölyesi kurulacağı müjdesinin verildiği programda, Bakan Selçuk, “Kocaeli Türkiye’ye örnek oluyor, bu çalışmayı takdir ediyoruz” sözleriyle Kocaeli’ye övgüler yağdırdı. Ayrıca, Kocaeli’nin bugüne kadar eğitime 300 milyon lira katkı sağladığını da açıkladı. 10 yıl önce temelleri atılan KODELİ projesinin gençlerin kodlama, inovatif akıl ve continental zekâyla yetişmeleri için son derece önemli bir eğitim hamlesi olduğuna inanıyorum.
GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni de ziyaret eden Bakan Selçuk, GEBKİM MTAL’nin okul-sanayi işbirliğine örnek olduğunu, “Mesleki eğitimde sanayicilere de büyük görev düşüyor ve GEBKİM Vakfı yöneticileri GEBKİM MTAL’de bu görevi yerine getiriyor. Burada bir başarı hikayesi yazılmış” sözleriyle dile getiriyor. Bakan Selçuk’un belirttiği gibi, GEBKİM MTAL’nin, Uygulama ve Pilot Üretim Tesisi, kimya ve endüstriyel otomasyon laboratuvarları, anaokulu binası, İngilizce Sokağı ve birçok sosyal kültürel donatılarıyla Türkiye’ye örnek model oluşturan bir okul olduğu kanısındayım. GEBKİM MTAL’nin, okul-sanayi işbirliğine verdiği önem ve Avrupa’ya açılma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar da takdire şayan.
Kocaeli’de nitelikli eğitime destek olan projelere, kentte faaliyet gösteren odaların da katkılarını göz ardı etmemek gerekiyor. Kocaeli Ticaret Odası’nın (KOTO), iş dünyasına nitelikli eleman yetiştirmek amacıyla eğitime kazandırdığı, makine, otomasyon ve mobilya alanlarında tam burslu hizmet veren Özel KOTO AOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de, mezun olan öğrencilerinin iyi okullara yerleşmesini sağlarken, bir kısmını da çeşitli meslek dallarında istihdam ediyor.
Gebze Ticaret Odası’nın kurduğu İnovasyon Akademisi de, Endüstri 4.0 devriminin teknolojiyle birleştiği günümüzde, gençlerimizin ve çocuklarımızın üretken ve inovatif düşünceye sahip olmalarını sağlamak amacıyla Robotik Kodlama ve Maker eğitimleri veriyor. Öğrencilerin burada algoritmayı ve kodlamayı öğrenirken, bilgilerini de girişimci ve yenilikçi işgücüne dönüştüreceklerini, bu sayede işgücü potansiyelinin sanayinin ihtiyaç duyduğu niteliğe kavuşacağını düşünüyorum.
Hepimiz biliyoruz ki geleceğimiz teknolojiyle şekilleniyor, bu dönüşümün ilk basamağı da çocuklarımız ve gençlerimiz. Onlara, yeni fikirler üretmelerini, geliştirmelerini ve icat etmelerini sağlayacak donanımlı ortamları oluşturmak da bizlerin görevi. Kocaeli’nin, çocuklarımıza sağladığı bu altyapıyı güçlendirmek için eğitimde çığır açacak birçok projeye daha imza atacağına inancım sonsuz.
Alıntı:
https://www.dunya.com/kose-yazisi/kocaelide-inovasyon-yapan-gencler-yetisiyor/601315
21 Kasım 2020 Cumartesi
Yeni nesil İK
“Yetenek Alışverişi Programı'nı başlatıyoruz! Kuşaklar arası öğrenme ortaklığı kuracağımız bu programda kendimizi ve karşımızdaki kişiyi daha iyi anlamaya, fark etmeye ve güçlendirmeye götürecek bir yolculuğa çıkacağız. Programın detaylarını paylaşmak üzere tüm çalışanlarımızı 29 Temmuz Çarşamba günü saat 15:00'te Yetenek Alışverişi Sunumu'na davet ediyoruz.”
Yukarıda, çalışan memnuniyetini ilke edinmiş yeni nesil bir şirketin insan kaynakları (İK) biriminden, çalışanlara gönderilmiş bir duyuru metnini okudunuz. “Duyduğunuzu Hiç Dinlediniz mi?” Bu da aynı şirkette düzenlenmiş ilginç bir diğer etkinliğin başlığı. Bunun gibi birçok eğitim programı, şirketin İK biriminin teşvikleriyle düzenleniyor. Amaç, çalışanlar arasındaki bilgi, yetenek ve ilgi alanlarının paylaşımını sağlayarak firmalarından duydukları memnuniyeti ve aidiyet duygusunu güçlendirmek. Örnek olarak seçtiğimiz şirketin, 2020 yılında kendi kategorisinde Türkiye'nin en iyi işvereni seçildiği dikkate alındığında, tercih edilen İK stratejisi ile başarının sağlandığını kabul etmek gerekiyor. Bunun gibi sadece dönemsel kâr-zarar eksenli bakış açısıyla değil, sürdürülebilir gelişmeyi sağlamaya yönelik daha çağdaş uygulamaları benimsemiş firmaların ülkemizde de artması ekonomimiz açısından son derece önemlidir.
Şirketlerde personel bölümlerinden, İK birimine geçişin sadece kavramsal bir değişiklik olmadığını, özlük veya bordrolama gibi idari fonksiyonların ve mevzuata hakim olmanın ötesinde, işe alımdan eğitime, işveren markasından terfilere kadar geniş bir perspektifte, yaratıcı yeni fikirleri uygulamaya dönük bir dönüşümü kapsadığını belirtmek gerekiyor. Bu tür şirketlerde İK birimi, çalışan ile şirket arasında görev ve sorumlulukları düzenleyen bir birim olmanın çok ötesine geçerek, yönetim kararlarının şekillenmesinde rol alan, anlaşmazlıklarda makul bir çözüm arayan bir birim konumuna getiriliyor.
Araştırmalar, iş yerinde kendisine değer verildiğini gören çalışanın işlerine, iş arkadaşlarına ve şirketine daha bağlı olduğunu ve bu durumun iş verimliliğini arttırdığını gösterince, yeni nesil İK birimleri de, çalışanların üretkenliğini ve performansını arttıracak projelere yöneldi. Bu prensiple çalışan İK birimleri, sürekli eğitim, öğretim ve kariyer gelişimini sağlayan programlar geliştirmek için kafa yormaya başladı. Bu dönüşüm, stres yönetimi atölyeleri, meditasyon odaları gibi çalışanların zihinsel rahatlamasına imkan tanıyacak ortamların yaratılması boyutuna kadar vardı. Hazırlanan refah programları ile çalışanların tükenmişliği azaltılırken, fiziksel ve zihinsel yönden rahatlamaları sağlanarak, üretken bireyler olmaları hedefleniyor. Şüphesiz, bu yeni nesil İK uygulamaları iyi uygulama örneği olarak artmaya devam edecektir.
Kaynak:
https://www.dunya.com/kose-yazisi/yeni-nesil-ik/476901
27 Ekim 2020 Salı
Açlık ve yoksulluk sınırları ne söylüyor?
TÜRK-İş ve DİSK Birleşik Metal’in açıkladıkları açlık sınırı, 2324 lira olan asgari ücreti geçmiş durumda... TÜRK-İş’e göre 4 kişilik çekirdek ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.492 lira oldu. Yoksulluk sınırı ise 8 bin lirayı aştı.
TÜRK-İş tarafından açıklanan ekim ayı açlık ve yoksulluk sınırı büyük bir bozulmaya işaret ediyor. 4 kişilik çekirdek ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.492 lira. Gıda ile birlikte giyim, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık harcamalarının eklenmesiyle oluşan yoksulluk sınırının ise 8.086 lira olduğu açıklandı.
Açıklamada Ankara’da gıda fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 1.41, yılbaşına göre yüzde 14.78, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20.59, 12aylık ortalamaya göre yüzde 14.54 yükseldiği görülüyor.
DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın açıkladığı Eylül 2020 açlık sınırı rakamı 2.360 ile TÜRK-İş’ten biraz düşük, yoksulluk sınırı rakamı ise 8.165 ile daha da yüksek. Birleşik Metal’in açıklamasından görüyorum ki, yıllık mutfak enflasyonu yüzde 31. Birleşik Metal bu dönem içinde elektriğe % 45, doğalgaza % 31 zam yapıldığının özellikle altını çiziyor.
Bu konunun COVID sonrası yeni bir boyutu ortaya çıktı, bunu da TÜRK-İş’in açıklamasından öğreniyoruz. Aylık asgari ücretin 2.324 lira olduğu bu ortamda, ücretsiz izne çıkarılan işçilere aylık nakdi destek sadece 1.168 lira.
Dünya Gıda Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO ) yoksulluk konusunu ele alıyorlar. Yoksulluk tanımını yaparlarken, “Yoksulluk insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamamak durumudur” diyorlar. Türkiye’nin arasında yer aldığı Doğu Avrupa ülkelerinde yoksulluk sınırı günlük 4 dolar. Ancak Türkiye’nin Doğu Avrupa ülkeleri arasında anılmasının doğru olmadığı düşüncesindeyim, bu yanıltıcı olur. FAO ve WHO yetişkinlerin çalışma alanlarına göre günlük 2.000-2.400 kalorilik gıdaya ihtiyaçları olduğunu, işçilerin bazı çalışma alanlarında kalori ihtiyaçlarının 3.500-4000 kaloriye yükseldiğini belirtiyor… Bence temel alınacak nokta bu olmalı.
Bu ortamda DİSK–AR’ın tüketici güven endeksinde metodolojik değişim önerisini yerinde ve anlamlı görüyorum.
Osman AROLAT
Alıntı:
https://www.dunya.com/kose-yazisi/aclik-ve-yoksulluk-sinirlari-ne-soyluyor/486696
Kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı
Korona virüsün ekonomik yaralarını sarmak maksadıyla uygulamaya konulan kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı
Yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgınında kısa çalışma ödeneğinin verilmesine ve İş Kanunu uyarınca çalışanın iş akdinin feshinin kısıtlanmasına ilişkin düzenlemelerin süresi 2 ay daha uzatıldı.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararları, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kısa çalışma ödeneğinin süre uzatımına ilişkin karara göre, 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun geçici 23. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde, yeni tip koronavirüs nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30 Haziran 2020'ye kadar kısa çalışma başvurusunda bulunan iş yerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi, 30 Haziran 2020 tarihli 2915 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile uzatılan 2 aylık süreden sonra başlamak üzere 2 ay daha uzatıldı.
Fesih kısıtına ilişkin düzenleme
İş Kanunu'nun geçici 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen süreler de 17 Kasım 2020'den itibaren 2 ay uzatıldı.
Söz konusu fıkralarda, her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin herhangi bir sebeple kapanması, faaliyetinin ve işin sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemeyeceği düzenleniyor.
Fıkralarda ayrıca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 aylık süreyi geçmemek üzere işverenin işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceği, bu kapsamda ücretsiz izne ayrılmanın, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği belirtiliyor.
BAKAN SELÇUK'UN PAYLAŞIMI
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da sosyal medya hesabında konuyla ilgili paylaşım yaptı.
Bakan Selçuk, yaptığı paylaşımda, "Salgının etkilerini azaltmak ve istihdamı korumak için Sosyal Koruma Kalkanımız ile çalışanlarımızı ve işverenlerimizi desteklemeye devam ediyoruz. Kısa Çalışma Ödeneği, Fesih Kısıtı ve Nakdi Ücret Desteği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ’ın tensipleriyle 2 ay uzatıldı" ifadelerini kullandı.
25 Ekim 2020 Pazar
İşsizlik Kaderimiz mi?
Son açıklanan işsizlik rakamlarına göre ülkemizde işsizlik oranı %13,4. Gençlere baktığımızda ise durum daha da vahim. 15-24 yaş arasındaki enerjilerinin doruk noktasındaki nüfusta işsizlik oranı %25,3. Dünyada da durum bizden farklı değil, herkes az ya da çok aynı problemle uğraşıyor. ABD’de nispeten Trump’ın başarılı olduğu söylenen işsizlik konusu, Korona virüs ile tersine dönüp 4,4’ten 14,7 ‘ye yükselmiş. AB’de ise işsizlik oranı %6,7 civarında seyrediyor. Bugünlerde işsizliğin ana sebepleri ise ekonomilerin iyi yönetilememesi, Korona virüs ve teknolojik gelişmeler sonucu otomasyonun artması, insan iş gücüne olan ihtiyacın azalması olarak gösteriliyor.
Kendi başına kimseye bağımlı olmadan bir hayat sürebilmek, özgürce istediği gibi yaşamak için bir iş sahibi olmak, üretmek, karşılığını almak herkesin arzuladığı ve günümüzde tarif edebildiğimiz ve tek bildiğimiz yaşam şekli. Oysa geleceği kurgulayanlar pek de böyle düşünmüyorlar. Çin’in en büyük e-ticaret şirketi Alibaba’nın sahibi Jack Ma’ya göre gelecekte haftada 3 gün, günde 4 saat çalışacağız. Önceden tanımlanabilen, robotların ya da makinelerin insanlardan daha ucuz, verimli ve hatasız yapabileceği birçok rutin iş artık makineler tarafından yapılacak. İnsanlara ise aileleriyle sevdikleriyle ya da sevdiği uğraşlarla geçirebileceği bolca zaman kalacak. Üstelik hayat standardımız da düşmeyecek çünkü makineler bizim yerimize üretmeye devam edecekler.
Bütün bunlar şimdilik biraz hayal gibi görünebilir ancak ayaklarımızı yere basıp Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF – World Economic Forum) bu ay yayınladığı “Mesleklerin Geleceği 2020” raporuna bir göz atalım. Raporda ortaya çıkan başlıca sonuçlar şöyle:
- Teknoloji her alanda kullanılmaya devam ediyor ve hız kesmeden devam edecek Bulut bilişim, e-ticaret ve büyük veri önemli öncelikli olarak iş dünyasında kullanılacak. Şifreleme, robotlar ve yapay zeka da yaygınlaşmaya devam edecek.
- Korona virüsünün yarattığı ekonomik durgunluk ve otomasyon iş dünyasında çalışanların hayatını olumsuz etkileyecek. Pandemi ile gelen ekonomik durgunluk bazı işlerin kapanmasına ve yok olmasına sebep olurken teknolojinin daha fazla benimsenmesiyle gelen otomasyon ile iş tanımlarında, yetkinliklerde dijital bir dönüşüm gerekecek. Uzaktan iş yapma yöntemleri, daha fazla internet üzerinden iş yapabilme becerileri ön plana çıkacak.
- Yok olan işlerden daha fazla yeni iş yaratılacak ancak yeni iş yaratma hızı düşecek. 2025 yılında 85 milyon iş insanlar ve makinalar tarafından ortak yapılacak. 97 milyon yeni iş ise yine insanlarla birlikte robotlar ve algoritmalarla paylaşılacak.
- Yeni işlerde aranan yetkinliklerde insan kaynağı bulmak zor olmaya devam edecek. Yeni oluşan işleri yapabilmek için en kısa sürede yeni yetkinlikler edinmek ve öğrenmek gerekecek. 2025 yılında en çok aranan beceriler olarak eleştirel düşünme, analiz etme-problem çözme, aktif öğrenme, öz yönetim, esneklik, stres yönetimi, dayanıklılık sayılabilir.
- Beyaz yakalı ofis çalışanları için şimdiden online (çevrimiçi) çalışma geleceğin işi olarak hayatımıza girdi bile. İşverenlerin %84’ü şimdiden süreçleri dijitalleştirerek uzaktan çalışma yöntemini benimsediler. Bu işverenler işlerinin %44’ünü uzaktan yapabilmek üzere hazırlanıyorlar. Çalışanların bu duruma adapte olması ve sosyalleşme, ilişki kurma, sahiplenme duygularını geliştirebilmek için de adımlar atıyorlar.
- Pandemi ve teknolojik gelişmelerin çifte etkisine karşı çalışanlarda eşitsizlik duygusuna sebep olmamak için proaktif önlemler almak gerekebilir. Düşük gelirli çalışanlar, kadınlar ve gençler ekonomik daralmadan en çok etkilenen gruplar olmuş. 2008’de yaşanan ekonomik krizle kıyaslandığında pandemiyle yaşanan olumsuzluk bu gruplarda eşitsizlik duygusunun çok daha fazla hissedilmesine neden olmuş.
- Online (çevrimiçi) eğitimler giderek yaygınlaşsa da çalışanlar ve işsizler arasında daha farklı etki yaratmışlar. Online eğitimlerde artış çalışan kesimde 5 kat, çalışmayanlarda ise 4 kat artış göstermiş. Devlette çalışanlarda ise artış 9 kat olmuş.
- Ekonomik durgunluk nedeniyle çalışanların becerilerini geliştirme ya da yeni beceriler edinme fırsatları da azalmış. Ekonomik durgunluk nedeniyle işlerini kaybetme riski oluşan çalışanlar da yeni beceriler edinme konusunda bir girişim yapamıyorlar. İşlerinde devam edecek olanlar ise mevcut iş yapış şekillerinin %40 oranında değişeceğini biliyorlar. Çalışanların %50’si ise işlerini sürdürebilmek için yeni beceriler elde etmek zorundalar.
- Ekonomik durgunluğa ve gerilemeye rağmen işverenlerin büyük çoğunluğu insan kaynağına yatırım yapmaya değer veriyorlar. İşverenlerin çoğu insan kaynağına yaptıkları yatırımın 1 yıl içinde geri döneceğini düşünüyor. Ancak yaşanan ekonomik durgunluk onları da endişelendiriyor.
- Şirketlerin insan ve topluma yenilenen güncel kriterlerle yatırım yapması gerekiyor. Kurumlar sadece kendi çalışanlarını değil tüm toplumu da düşünerek insan kaynağının geliştirmek ve yeni beceriler elde edilmesini sağlamak üzere çalışmak zorundalar. Geleceği gören liderler bu konuda gerek özel gerek kamu işbirliği ile çeşitli yöntemler kullanarak girişimde bulunuyorlar. Otomasyon ve ekonomik koşullar yüzünden işten çıkarılan çalışanların %50’sinin yeni beceriler kazandırılarak yeniden istihdama katılması bekleniyor.
- Kamuda da işten çıkarılan ya da çıkarılma riski olan çalışanalar için insan kaynağı becerilerini geliştirmek ya da yeni beceriler kazandırmak üzere destek programları geliştirmeliler. WEF raporuna göre çalışanların becerilerini artırmak ve yeni beceriler kazandırmak için işletmelerin sadece %21’i devlet desteği kullanabilmiş. Kamu sektörünün geleceğin meslekleri ve iş dünyası için gerekecek iş gücünü yetiştirmek üzere daha fazla inisiyatif alması ve yatırımlar yapması gerekiyor
2020’den 2025’e giderken iş ortamı nasıl olacak?
4. Sanayi devrimi ile gelen yeni teknolojilerin iş dünyasında uygulanmaya başlaması ve yaygınlaşmasıyla beraber iş yapış şekillerimiz değişeceğini ve bu işleri yapabilmek için de yeni beceriler gerekeceğini söylemiştik.
İşletmelerin kullanacağı başlıca teknolojilerin bulut sistemleri, e-ticaret ve büyük veri uygulamaları olduğunu söyleyebiliriz. Bunlara sırasıyla bakarsak bulut servisleri, işletmelerin kendi lokasyonlarında büyük veri merkezleri ve çeşitli yazılımlar kurmaya ve işletmeye gerek kalmadan teknolojilerden servis hizmeti olarak yararlanmalarını sağlayacaklar. Yani yüksek teknoloji gerektiren bilişim sistemlerini kolaylıkla kullanıp bakım ve işletmesiyle ilgili sorun yaşamayacaklar. Bulut servislerinden kullanmak kolayca ölçeklenebilir olduğundan işletmeleri büyüdükçe daha fazla servise kolayca erişecekler. Her işletme bu servislerden kendi ölçeğinde yararlanacak.
E-ticaret ile dünyanın her köşesindeki tüketiciye ürettikleri mal ve hizmeti satabilecekler. Global ölçekte reklam ve tanıtım yapmak hem kolay hem de ucuz olacağından müşteri portföyü dünya ölçeğinde olacak.
Kurumlar, kendi işlerini ilgilendiren her türlü veriyi inceleyip işlerini daha iyi yönetebilmeleri için büyük veri işleme platformları kullanılacaklar. Yapay zeka ile desteklenen bu platformlar doğru öngörüler yapmayı ve hedefe odaklanmayı kolaylaştıracak.
2025’e kadar benimsenmesi muhtemel teknolojiler:
Tüm bu teknolojilerin hayatımızda yer almasıyla birlikte bugün insanlar tarafından yapılan bir takım işlerin ileride makinalar tarafından yapılacağını söylemek de yanlış olmaz. 2025’e geldiğimizde bugün insanlar tarafından yapılan 85 milyon işin insanlar ve makinalar arasında paylaşıldığını göreceğiz. Buna karşın insanlar ve makinaların ortak yapacağı 97 milyon yeni iş üretilecek. En çok talep görecek bu yeni pozisyonlara baktığımızda veri analisti, veri bilimci, yapay zeka ve makine öğrenmesi uzmanı, robotik mühendisi, yazılım ve uygulama geliştiricisi, dijital dönüşüm uzmanını sayabiliriz. Endüstrilere özel farklı rollerden de bahsedilebilir. Örneğin: materyal mühendisleri, e-ticaret, sosyal medya uzmanları, yenilenebilir enerji mühendisleri, Fintek mühendisleri biyolog ve genetik uzmanları, sensör bilimciler, metal ve maden teknisyenleri
2025’e doğru hangi beceriler ön plana çıkacak?
2025’e doğru yaklaştığımızda en aranan özelliklerin eleştirel düşünme ve analiz, problem çözme, öz yönetim, birlikte çalışma, yönetim ve iletişim yetkinlikleri olarak sıralanabilir. Tüm bunları destekleyen sürekli öğrenme, kendini geliştirme, yeni beceriler edinme motivasyonu ise olmazsa olmaz olarak beklenecek. İşverenlerin de çalışanları geliştirmek konusunda yatırım yapmak konusunda istekli ve planlı olmaları istenecek. Gelecekteki yapay zeka ve veri bilimi ile ilgili işler konusunda öğrenilmesi gereken becerileri:, veri analizi, bilgisayar programcılığı, İstatistik, makine öğrenmesi , büyük veri, python programlama gibi sıralayabiliriz.
WEF raporunun detaylarına bu link’ten ulaşmak mümkün.
https://www.weforum.org/reports/the-future-of-jobs-report-2020/in-full
Gelecekteki iş dünyasını yine Jack Ma’nın optimist bakışı ile kapatalım.
“Dedem günde 16 saat tarlada çalışırdı ve çok yoğun olduğunu söylerdi, biz günde 8 saat çalışıyoruz ve çok meşgul olduğumuzu söylüyoruz. Önümüzdeki 30 yılda insanlar günde 4 saat çalışacaklar”
diyor. 30 yıl sonra insanların bol bol seyahat edeceğini, makinaların insanlardan daha akıllı olmalarına (yapay zeka) rağmen insandaki erdemin yerini tutamayacağını söylüyor.
Melike Beykoz
https://turk-internet.com/issizlik-kaderimiz-mi/
8 Eylül 2020 Salı
Netflix uzaktan çalışmaktan memnun kalmamış
Netflix'in kurucusu ve CEO'su Reed Hastings, şirket çalışanlarının uzaktan çalışmasının hiçbir olumlu sonucunu görmediklerini belirterek, bu durumun farklı fikirler arasındaki tartışmayı da zorlaştırdığını savundu.
Netflix CEO’su Hastingss, salgın sona erdiğinde bile şirketin çoğu çalışanının haftanın bir günü evden çalışmaya devam edeceğini öngördü. BBC Türkçe’nin Wall Street Journal’dan aktardığı habere göre; Hastings, uzaktan çalışmanın herhangi bir olumlu yönünü görmediğini vurguluyor: “İnsanlarla yüz yüze bir araya gelememek, özellikle de uluslararası anlamda, tamamen olumsuz bir durum.”
DÜNYA GENELİNDE 200 MİLYON HANEYE YAYIN YAPIYOR
Hastings, insanların uzaktan çalışma koşullarında “gösterdikleri fedakarlıklardan çok etkilendiğini” de ekledi. Netflix dünya genelinde 200 milyon haneye yayın yapıyor. Şirket, kendisine ait dizi, belgesel ve filmlerin yapımına yeniden başlamış durumda. “Avrupa ve Asya’nın çoğunda işimizin başındayız” diyen Hastings, “Los Angeles’ta da devam eden bazı işlerimiz var. Umuyoruz ki, yeterli testin uygulanmasıyla Eylül ve Ekim’le birlikte daha fazla işimizi başlatabileceğiz” ifadelerini kullandı.
DİĞER DEVLERİN PLANI NE?
Öte yandan, önde gelen diğer teknoloji şirketleri, çalışanlarının ofise dönmesi konusunda karamsar. Mayıs ayında Twitter, çalışanlarının “sonsuza dek” evden çalışabileceğini duyurdu. Spotify’ın 4 bini aşkın çalışanının çoğu yıl sonuna kadar evden çalışacak. Fujitsu da çalışanların süresiz olarak evden çalışmasına izin vermek için plan yapıyor. Facebook ve Google, en az yıl sonuna kadar uzaktan çalışmaya yeşil ışık yaktı. Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde Facebook çalışanlarının yarısının, ofis binaları dışından çalışmasını hedeflediğini açıklamıştı. Evden çalışma oranının artması şirketlere aynı zamanda pahalı ofis alanlarından vazgeçme imkanı sunuyor. Ancak uzaktan çalışmanın uzun vadeli olarak nasıl planlanacağı birçok şirket için henüz net değil.
27 Ağustos 2020 Perşembe
Eskişehir'de "istihdam garantili" meslek lisesine yoğun ilgi
Eskişehir'de sanayicilerin talebi doğrultusunda nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen ve 270 öğrencinin alınacağı Özel Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenim görmek isteyen 450 kişi başvuruda bulundu.
26 Ağustos 2020 Çarşamba
Kamuda uzaktan ve esnek çalışma dönemi
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'yle, kamu kurum ve kuruluşlarında, uzaktan ve dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilecek
Yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında kamu çalışanları için esnek, dönüşümlü ve uzaktan çalışma uygulaması getirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı genelge Resmi Gazete'de yayımlandı.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kovid-19 salgınının yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma imkanı sağlanacak.
Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları, (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenecek.
Dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmediklerinde idari izinli sayılacak
Söz konusu bu yetki ise devredilebilecek. Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında ise idari izinli sayılacak.
Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak.
Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşit olacak. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali, sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı olacak.
İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları anda görevlerine dönmek zorunda olacaklar
25 Haziran 2020 Perşembe
Üniversite mezunu işsizler neden çoğalıyor?
22 Mayıs 2020 Cuma
Z Kuşağını Karşılamak
18 Mayıs 2020 Pazartesi
Uzaktan çalışanların yüzde 26'sı mutsuz
Çalışanlar iş başında eskisinden daha çok vakit geçiriyor
15 Mayıs 2020 Cuma
Esnek Çalışma Yöntemi
1 Mayıs 2020 Cuma
1923 İzmir İktisat Kongresi
1. Amele yerine işçi denilmesi
2. Çalışma saatlerinin sekiz saate indirilmesi
3. 12 yaşından küçüklerin çalıştırılmaması
4. Gece çalışmalarına çift ücret ödenmesi
5. Asgari ücretin belediyelerce tespit edilmesi
6. Ücretlerin para olarak ve gününde ödenmesi
7. Hastalık nedeniyle çalışamayan işçilere gündeliklerinin ödenmesi
8. Kaza ve hayat sigortasının kurulması
9. İşçi çocuklarının yatılı okullarda bedava okutulması, lojman yapımının sağlanması
Tüm işçilerin, emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramını kutluyoruz.
30 Nisan 2020 Perşembe
Pandemi Döneminde İş Arıyorsanız Neler Yapmalısınız?
Bu dönemde iş arayışınıza yardımcı olmak için birkaç tavsiyede bulunmak istedik.
Cv’nizi güncelleyin
Özgeçmişiniz aslında işe girmeniz için gereken ilk silahınızdır. İşe alımcıların pozisyon için uygun olup olmadığınıza karar verdikleri ilk yerdir. Bu dönemde cv’nizi genel olarak elden geçirin. Mevcut deneyiminizle örtüşüyor mu? Aldığınız sertifikalar, katıldığınız kurslar ya da son dönemde edindiğiniz becerileri eklediniz mi? Belki de yıllardır aynı şablonu kullanıyorsunuz ve yenilemek özgeçmişinizi daha dinamik hale getirebilir. Aynı şekilde ilk işe başladığınız yıllardaki resmi hala kullanıyorsanız onu da değiştirmek görüşmede sizi tanımaları açısından iyi olacaktır 😊
Linkedin profilinizi güncelleyin
Günümüz dijital dünyasında işe alımcılar, kim olduğunuz hakkında daha iyi bir fikir edinmek için sizi genellikle Linkedin gibi profesyonel sosyal medya sitelerinde ararlar. Şu dönem profilinizi incelemek ve birkaç güncelleme yapmak için harika bir fırsat. Aldığınız yeni becerileri ekleyin, ilgi alanlarınızı güncelleyin, profilinize teknik becerilerinizi ön plana çıkaran bir özet ekleyebilirsiniz. Hatta yeni çekilmiş bir profil resmi koymak da iyi bir tercih olabilir.
İş başvurularına devam edin
İşverenlerin bir kısmı işe alımı durdurmadı. Evden çalışmanız gerekse bile halen doldurulması gereken roller ve bu dönemde evden işbaşı yapan kişiler var.
Şu an geçmişe göre daha az rekabet var. Bu süre içinde daha az insan iş değiştirmeye çalışıyor, bu da istediğiniz bir işe başvururken daha az rekabete sahip olacağınız anlamına geliyor. Yani pozisyon için seçilme şansınız artıyor.
Dünya genelinde ise remote işlerde bir artış var. Birçok ülke karantina dönemindeyken, şirketlerin çoğu uzaktan çalıştırmak zorunda kalıyor. Evden çalışmanızı gerektiren fırsatlarda bir artış göreceksiniz.
Online kurslarla yeni beceriler edinin
Kariyerinizi daha ileriye götürmek için uzun zamandır katılmayı düşündüğünüz ama yoğunluktan, iş programından fırsat bulup katılamadığınız kursları düşünün. Şu an birçok online kursu ücretsiz olarak ya da çok daha uygun fiyatlarla almak mümkün. Kendinize yeni beceriler ve yetenekler kazandırmanın tam zamanı!
Yeni bir dil öğrenin
Ana diliniz dışında yeni bir dil öğrenmeniz sizi işe alım kararında öne geçirecek etkenlerden biridir. Özellikle global firmalarda çalışmayı hedefliyorsanız, geçmişte bir yabancı dil öğrenmiş ancak zaman içinde pratiğinizi kaybetmişseniz şu an bildiklerinizi hatırlamanın ve yeni bir dil öğrenmenin tam zamanı. Yabancı dil öğreneceğiniz ve konuşma pratiği yapabileceğiniz birçok site ve uygulama bu konuda size yardımcı olacaktır.
Online etkinliklere katılın
Online etkinlikler karantinada olsanız da olmasanız da yeni insanlarla tanışmak ve yeni bir iş bulmak için harika bir fırsattır. Size doğrudan insan kaynakları veya birim yöneticileriyle tanışma ve konuşma şansı verir. Bu dönemi kendinizi ve yeteneklerinizi geliştirmek için bir fırsat olarak görün, böylece hayat normale döndüğünde siz kendinizi daha fazla geliştirmiş ve yeni beceriler edinmiş olacaksınız. Kendi evinizin rahatlığında yeni bir işe geçiş yapmanız haylü mümkün!
Hande Kizir
Founder&IT Recruitment Consultant at Zenith HR
