31 Ocak 2018 Çarşamba

Metal sektörü çalışanlarına yüzde 26 zam

3. çeyrekte yüzde 11.1 büyüyen Türkiye ekonomisinde bazı işçilerin maaşlarına yüzde 26 oranında zam yapıldı.

Metal sektöründe toplu sözleşme görüşmeleri tamamlandı, anlaşma yüzde 25-26 oranında zam verilmesiyle sağlandı.

Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/o-sektor-calisanlarina-yuzde-26-zam/1272818

İşçi bulamayan Samsung fabrika kapatıyor

Samsung Electronics Co. Ltd, Nisan ayında Slovakya Voderady'deki tesisini kapatacağını açıkladı

Samsung, Slovakya'daki tesisini kapatacak. The Slovak Spectator'da yer alan habere göre,  Samsung Electronics Co. Ltd, Nisan ayında Slovakya'daki Voderady'deki tesisini kapatacağını açıkladı, çünkü yeterli sayıda işçi bulamıyor. Üretimin, Samsung'un Slovakya'daki Galanta'daki diğer fabrikasına taşınması bekleniyor.  Samsung Electronics Slovakya S.R.O.'daki uygunluk yöneticisi Jan Nemasík firmanın Vorderady'deki ve Galanta'daki fabrikalarını ülkedeki üretim sürecini daha etkin bir şekilde yönetmek için konsolide etmeyi planladığını söyledi.


Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/isci-bulamayan-samsung-fabrika-kapatiyor/1273206

29 Ocak 2018 Pazartesi

Devlet memuru 15 yılda sadece 18 ay çalıştı

İspanya'da bir memurun, 15 yıllık meslek hayatının sadece 18 ayında çalıştığı, geriye kalan süreyi izinli ve raporlu geçirip maaş aldığı ortaya çıktı
İspanya'da bir memurun, 15 yıllık meslek hayatının sadece 18 ayında çalıştığı, geriye kalan süreyi izinli ve raporlu geçirip maaş aldığı ortaya çıktı.

El Pais gazetesinin haberine göre, İspanya'nın güneydoğusundaki Alicante kentinde, bir psikiyatri hastanesinde asistan olarak gören yapan memur, 2001-2016 yılları arasında izin günlerinin hemen ardından rapor alıp bunu sürekli tekrarladı.

Memur bu süre zarfında, 7 kez bir yıllık, 3 kez de 1,5 yıllık olmak üzere toplamda 4 bin 553 gün rapor aldı. Raporlar dışında yasal izinlerini de kullanan memur, toplamda 18 ay çalışmış oldu.

TAMAMEN YASAL

Kent yetkililerinden Alejandro Moral, yaptığı açıklamada, etik bulunmamasına rağmen memurun yaptığının yasal olduğunu vurgulayarak, hukuk içinde hareket ederek memur hakkında disiplin soruşturması başlattıklarını kaydetti.
Tartışma konusu olan memur ise Ulusal Sosyal Güvenlik Kurumunun kendisini raporunun bitmesinin ardından işe dönmesi gerektiği konusunda bilgilendirmediğini ispatlayıp aleyhinde açılan davaları kazandı.

ÇALIŞMADAN MAAŞ ALDI

Kişisel bilgilerin korunması kanunu çerçevesinde açıklamak zorunda olmadığı hastalığının işini yapmasını engellediğini söyleyen memurun bin 500 avroluk maaşını almayı sürdürdüğü öğrenildi.
Hakkındaki inceleme devam eden memurun, resmen izinli olmadığı ancak haftada sadece 30 dakika hastalarla ilgilendiği ifade edildi.

Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/devlet-memuru-15-yilda-sadece-18-ay-calisti/1272504

28 Ocak 2018 Pazar

2018 yılı AGİ maaşa dahil midir, nasıl hesaplanır?

AGİ hesaplaması yapan çalışanlar yeni yılda maaşlarına eklenecek ücretin ne kadar olacağını araştırıyorlar. Çalışanların en merak ettiği diğer soruda AGİ maaşa dahil midir oldu? İşte AGİ hesaplama konusunda merak edilen her şey

Asgari Geçim İndirimi (AGİ) medeni duruma göre ve çocuk sayısına göre değişiklik gösteren 16 yaşından büyük tüm çalışanların asgari geçimini sağlayacak kısmının toplam gelirinden çıkarılmasıyla vergi dışı bırakılmasıdır. AGİ, işçiye işveren tarafından devlet adına ödenir ve işverenin gelir vergisinden düşülür.

2018 yılının AGİ oranları, asgari ücretin belli olmasının ardından vatandaşlarla paylaşıldı. Buna göre en düşük AGİ oranı bekar çalışanlar için 152 lira olurken, en yüksek AGİ ise evli ve eşi çalışan 5 çocuklu çalışanlar için 258 lira olarak ilan edildi.

2018 AGİ İLE BERABER ASGARİ ÜCRET NE KADAR OLDU?
2018 yılı itibariyle her maaş ve ek ödemeye gelecek olan zam, asgari ücrete de gelecek. Asgari geçim indirimi asgari maaşın brütü üzerinden hesaplanıyor. Buna göre, ödenecek tutar işçinin evli bekar ve kaç çocuklu olduğuna göre değişiyor. 1 Ocak'ta asgari ücretteki artışla, maaşlara eklenen asgari geçim indirimi (AGİ) de yükseldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, 2018 yılında geçerli olacak asgari ücretin net bin 603 TL olarak belirlendiğini söyledi. Bakan Sarıeroğlu, "Asgari ücreti belirleme çalışmaları 1 ay boyunca sürdü. Uzun süren müzakere süreci ardından nihayete erdirdik. Komisyonun çoğunluğuyla karar verdik. Bu yüzden müzakereler uzun sürdü. Asgari ücret 2018'de brüt olarak 2029 lira, net 1603 lira olacak. Artış yüzde 14,2 olacak. 2016'dan itibaren başlattığımız asgari ücret desteği 2018'de de sürecek" dedi.

2018 YILI AGİ NASIL HESAPLANIR?
Asgari Geçim İndirimi hesaplanırken, ilgili yılın başındaki (Birinci 6 aylık) asgari ücret tutarının yıllık toplamı hesaplanır, hesaplanan yıllık toplam tutar, Asgari Geçim İndirimi oranı ile çarpılır, elde edilen Asgari Geçim İndirimine esas tutar en düşük Gelir Vergisi oranı olan %15 ile çarpılarak bulunan değer 12'ye bölünür ve aylık Asgari Geçim İndirimi tutarı hesaplanır. Oran hesaplanırken çalışanın medeni durumu göz önüne alınır. Yıllık asgari ücret toplamının, işçinin kendisi için %50'si, çalışmayan eşi için %10'u, bakmakla yükümlü olduğu 2 çocuğun her biri için %7,5'u, 3. çocuk için %10'u ve sonraki çocukların her biri için ise %5'i esas alınır. Bu oranların toplamı %85'i geçemez. Örneğin eşi çalışmayan ve 3 çocuğu olan bir işçinin asgari geçim indirimi oranı %50 + %10 + %7,5 + %7,5 + %10 = %85 olacaktır. Yıllık asgari ücret toplamı bu oran ile çarpılır ve sonuç 12'ye bölünerek aylık asgari geçim indirimi hesaplanır.

AGİ MAAŞA DAHİL MİDİR?

1 Ocak 2016’dan itibaren geçerli olan bekar veya eşi çalışan çocuksuz işçi maaşının içerisinde AGİ yer almaktadır. Ancak eşin çalışması ve çocuk durumuna göre artan AGİ ücretinin ayrı bir şekilde ödenmesi gerekiyor.

Medeni Durum Aylık Tutar
Bekar 152,21 TL
Evli eşi çalışmayan 182,66 TL
Evli eşi çalışmayan 1 çocuklu 205,49 TL
Evli eşi çalışmayan 2 çocuklu 228,32 TL
Evli eşi çalışmayan 3 çocuklu 258,76 TL
Evli eşi çalışmayan 4 çocuklu 258,76 TL
Evli eşi çalışmayan 5 çocuklu 258,76 TL
Evli eşi çalışan 152,21 TL
Evli eşi çalışan 1 çocuklu 175,04 TL
Evli eşi çalışan 2 çocuklu 197,88 TL
Evli eşi çalışan 3 çocuklu 228,32 TL
Evli eşi çalışan 4 çocuklu 243,54 TL
Evli eşi çalışan 5 çocuklu 258,76 TL

Hürriyet

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/2018-yili-agi-maasa-dahil-midir-nasil-hesaplanir/1272172

Hükümetten sürpriz ‘Avrupa Sosyal Şartı’ atağı

Hükümet, çalışma yaşamına ilişkin sürpriz bir adım atarak Avrupa Sosyal Şartı’ndaki çekincelerinin önemli bölümünü geri çekme kararı aldı.
Buna ilişkin Meclis’e gönderilen yasa tasarısında, 1603 TL’lik asgari ücret, “çalışanların kendilerine ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlayacak ücret hakkı” ile uyumlu bulunarak, Avrupa Sosyal Şartı’nın “Adil ücret hakkı” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasına imza aşamasında konulan çekinceden vazgeçildiği belirtildi.

Tasarıyla, “örgütlenme hakkı” başlıklı 5. maddedeki çekince de, “TSK, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfında” bulunan personel kapsam dışında tutulmak kaydıyla kaldırılıyor. Anayasa Mahkemesi’nin daha önce emniyetteki sivil çalışanlarla ilgili kararını da anımsatan uzmanlar, “Aslında Türkiye’nin imzaladığı 87 ve 98 sayılı İLO sözleşmeleri asker ve polis dışında tüm çalışanlar için bu hakkı öngörüyor.

Ancak uygulamada bazı farklılıklar olabiliyordu. Örneğin, emniyet sınıfı deyince sivil çalışanlar da yasak kapsamında değerlendiriliyordu, ancak yargı bu konuda gerekli düzeltmeyi yaptı. Şimdi bu adımla, yargının kararları da dikkate alınarak bu hakkın kapsamının geniş anlamda değerlendirildiği anlaşılıyor” dediler. Bu adım, kapsam dışında tutulanlar arasında sayılmaması nedeniyle MİT’in yanı sıra gardiyanların da aralarında bulunduğu bugüne kadar bu haktan yararlanmalarının önünde sınırlar bulunan çalışanlara da örgütlenme hakkı sağlayabileceği yorumlarına da yol açtı.

‘TOPLU PAZARLIK’ ÇEKİNCESİ

Tasarıyla “toplu pazarlık hakkı” başlıklı 6. maddenin ilk üç fıkrasındaki çekinceler de kaldırılıyor. Tasarıda, Meclis’ten geçirilen hakemlik uygulamasının, çalışanlar ile işverenler arasındaki toplusözleşme görüşmelerindeki uyuşmazlık durumunda uzlaştırma sisteminin teşvik edilmesini öngörün bu madde ile uyumlu olduğu belirtildi.

Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/hukumetten-surpriz-avrupa-sosyal-sarti-atagi/1272246

Asgari ücretliye bedava elektrik teklifi

MHP'li Haberal tarafından, asgari ücretin brüt tutarından daha az gelire sahip olanların, elektrik ücreti ödememesini öngören kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, TBMM Başkanlığı’na sunduğu bir kanun teklifi ile, asgari ücretin brüt tutarından daha az gelire sahip olanlardan, elektrik ücreti alınmamasını istedi. Teklif yasalaşırsa, eve giren aylık toplam gelir, asgari brüt ücret kadar ya da daha az ise, bu kişiler oturdukları konutlarda kullandıkları elektrik için fatura ödemeyecek.

Asgari ücretin brüt tutarı bu yıl için 2 bin 29 lira olarak belirlenmişti. Teklif ile, Elektrik Piyasası Kanunu'na, ‘'Hane gelirinin toplam aylık tutarı, asgari ücretin brüt tutarına eşit veya az olan vatandaşların yerleşik olduğu konutların, elektrik kullanım bedelleri, hazine tarafından karşılanır'' hükmü ekleniyor.

SOSYAL DEVLET

MHP'li Haberal kanun teklifinin gerekçesinde, ‘'Sosyal devletin  temel amacı, toplumu oluşturan bireylerin, yasalar karşısında olduğu kadar siyasal, ekonomik ve sosyal hayatın işleyişi içinde de eşit ve özgür olmalarını sağlamaktır. Bu eşitlik ve özgürlüğün bireyler açısından işlevsel bir niteliğe sahip olması için gerekli imkânlar da sağlanmalıdır'' dedi. Haberal, şu görüşleri savundu: ‘'Sosyal devletin temel amaçlarından biri, toplumu ve bireyleri yoksulluktan kurtararak, herkesin kendi kaderine hakim olmasını sağlayacak koşulları ve ortamı hazırlamaktır. Yoksullukla mücadelede temel hedef, herkese insanca yaşaması için gerekli minimum gelir düzeyini garanti etmektir. Yoksulluk kişisel gelire göre tanımlanabilir fakat teoride, parasal gelir ve para-dışı tüm gelirlerin toplamından ibaret olan toplam gelirdir. Kanun teklifimiz ile devletin açlık ve yoksulluk sınırı altında olduğunu tespit ettiği ailelere yapılan mali yardımların dışında, hane bireylerinin toplam net geliri asgari ücret ve altında kalanların, elektrik giderini ücretsiz kullanmaları amaçlanmıştır.''

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/asgari-ucretliye-bedava-elektrik/1272273

Metal fırtınayı başlatan tablo

Hürriyet yazarı Jale Özgentürk bugünkü yazısında geçen yıl büyüme rekorlarının yaşandığı otomotiv, demir çelik ve beyaz eşya sektöründeki işçi ve işveren sendikaları arasında çıkmaza giren toplu sözleşme görüşmelerini yazdı. İşte o yazı...
2017 yılı otomotiv, demir çelik ve beyaz eşya sektörü için büyüme rekorlarının yaşandığı yıl oldu. Üretim ve ihracatta yaşanan artış toplusözleşme görüşmelerinde talepleri arttırdı. MESS sorunu masada çözmeye çalışıyor. Grev ertelense de görüşmeler sürüyor. Umutlar pazartesi ve salı günü yapılacak görüşmelerde. Anlaşma olmazsa 2 Şubat’ta fabrikalar boşalacak.

Otomotiv, beyaz eşya, demir çelik sektörlerinde faaliyet gösteren tam 180 işyerinde son günlerde heyecanlı günler yaşanıyor. Aralarında Ford, MAN, Aygaz, Arçelik, Bosch, Borusan, Mercedes Benz, Renault gibi Türkiye’nin dev şirketlerinin bulunduğu metal sektöründe yaşanıyor bu fırtına...

Metal sektörü Türkiye’nin en önemli sektörü. Ekonominin yüzde 30’unu üretiyor. 2017 bu sektör için çok parlak bir yıl oldu. Büyüme rekorları kırıldı. Sektörün 2015’de ihracat içindeki payı yüzde 34’ten yüzde 45’e çıktı. Metal sektörü Türkiye’de giderek yok olan özel sektör sendikacılığının da en yoğun olduğu sektörlerden. Türkiye’de sendikal örgütlülük oranı yüzde 11.95, bu sektörde ise yüzde 18 civarında.

GÜVENLİK GEREKÇESİ

Türk Metal, Birleşik Metal ve Metal İş sektörde örgütlü üç sendika. Sendikalar bu yıl bu büyümelerden paylarını almak istiyor. Ve istedikleri ücret artışı yüzde 30’un üzerinde başladı.

İşveren sendikası MESS ise memur ve emekli zamlarını örnek göstererek önce yüzde 3.20, sonra 6.40 son olarak da uyuşmazlık sürünce 13.2 olarak teklifini yeniledi.

Anlaşmazlık nedeniyle alınan grev ve lokavt kararı hükümet tarafından ulusal güvenlik gerekçesiyle ertelendi. Grev kararının tarihi 2 Şubat. Bu erteleme kararını daha grev olmadan alınması tüm sendikaları hayal kırıklığına uğrattı. Türk Metal, “İşçi sınıfının tek hakkının elinden alınmasını kabul edemeyeceklerini” söylüyor. 29’undan itibaren eylemlere başlayacağını açıklıyor. Devrimci İşçi Sendikaları’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal ise işveren tarafından talepleri kabul olmazsa yasağa rağmen fabrikaları boşaltmaya kararlı.

Başkan Adnan Serdaroğlu, şunları söylüyor: “Toplu sözleşmede kesinlikle iki yıl yerine üç yılı kabul etmiyoruz. Esnek çalışma, deneme süresinin 4 aya çıkarılması, ikramiyelerin çalışma süresine göre verilmesi kabul edemeyeceğimiz şartlar. Metal sektöründe yüksek ücretlerden söz ediyorlar. Alınan ortalama ücret 2145 TL, ikramiye dahil.”

Birleşik Metal’in 12 bin üyesi var. Serdaroğlu 2 yıl için 500 TL netin altına düşmeyeceğini bunun da yüzde 20 civarına geldiğini söylüyor.

SLOVAKYA MODELİ

Serdaroğlu, MESS’in rekabette örnek gösterdiği Slovakya konusunda ise şunları söylüyor: “Rekabet etmemiz gereken ülkelerden biri Slovakya olarak belirtiliyor. Bu ülkede en düşük maaş 1800 Euro. Ayrıca AB ortalamasında işgücü maliyeti 25.40 Euro, Bulgaristan 4.4 Euro Türkiye ise en altta 2.58 Euro.” MESS, sorunun masada çözülmesi, dünya rekabetinden kopmamak için üretimin kesintiye uğramaması görüşünde. Pazartesi Türk Metal’le, salı günü ise Birleşik Metal’le yeni bir görüşme yapılacak. Sendikalar MESS’in kendi taleplerine daha fazla yaklaşacağı görüşünde. MESS kendi şartlarında imzalanacak sözleşmenin küresel piyasalarda Türkiye rüzgarı estirebileceğini söylüyor. Bu sözleşmeyi rakiplerine karşı bir eylem planı olarak niteliyor. Türkiye’de artık çok zor bulunan kalifiye işçiler ise kardan daha fazla pay almak derdinde. Türkiye’nin en değerli fabrikalarında üretim duracak mı durmayacak mı?

Cevabı refahı paylaşmaktan geçiyor!



Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/metal-firtinayi-baslatan-tablo/1272283


Bankacılığı bıraktı pazarcı oldu

'Bu stres çekilmez' deyip bankacılığı bıraktı. Gürkan Altın şimdi pazarda organik ürün satıyor.
Üniversite eğitiminin ardından İstanbul’da özel bir bankanın şubesinde 4 yıl çalıştıktan sonra iş stresi nedeniyle istifa eden Gürkan Altın (30), memleketi Edirne’nin Keşan ilçesine dönerek, pazarda organik yumurta, bal ve salça satmaya başladı.

Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü mezunu Altın, genç girişimcilerden ve ev kadınlarından aldığı organik yumurta, bal ile salçaları, ilçede cumartesi günleri kurulan halk pazarında satarak, geçimini sağlamaya başladı.

Özel sektörde, kovulma baskısıyla yaşadığı motivasyon kaybı nedeniyle çalıştığı bankadan istifa ettiğini belirten Altan, “Özellikle köylerde, genç girişimciler ve ev hanımlarının yumurtasını, balını ve salçasını tüketiciyle buluşturuyorum. Direkt üreticiden alıp, tüketiciye satıyorum. Daha önce kredi kartı satıyordum. Madem kredi kartı satabiliyorum, yumurta da salça da satabilirim; dedim. Bu iş, bana daha kolay geldi” dedi.

‘MECBUR KALINCA ALIŞIYORSUN’

Bankacılığı bırakıp, pazarcılığa başladığını anlattığı müşterilerinin şaşırdığını dile getiren Altın, “Deli olduğumu, bankacılığın bırakılmayacağını söyleyenler oluyor. Zamanla müşterilerim de buna alıştı. İstifa ederek, pazarcılığa kesin geçiş yaptıktan sonra şoku bende atlatıp, işime alıştım. Mecbur kalınca yapıyorsunuz. 1 aydan bu yana pazardayım” diye konuştu.

Gürkan Altın, gençlerin artık maaşlı ve sigortalı işlere yönlendirildiğini de belirterek, yetkililerden üreticileri daha fazla teşvik edici projeler üretmesini istedi. Altın, ayrıca pazarcı arkadaşları ile müşterilerinin de kendisini desteklediğini söyledi.



Gazeteduvar.com

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/bankaciligi-birakti-pazarci-oldu/1272326

26 Ocak 2018 Cuma

İşsizlik Fonu'ndaki para nasıl eridi

Hürriyet yazarı Uğur Gürses, İŞKUR'un bülteninde ortaya çıkan İşsizlik Fonu getirisinin enflasyonun altında kalışını değerlendirdi. İşte Gürses'in o yazısı:
İşsizlik Fonu’nu yöneten Türkiye İş Kurumu İŞKUR’un aralık bülteni yayımlandığında yine görüldü ki işçi ve işverenlerden kesilen İşsizlik Fonu kesintilerinden oluşan fonun getirisi enflasyonun altında kalmış.

Bülten verilerine göre; 2017 yılına 103.2 milyar TL nakit varlıkla gören fonun, yılsonunda hesaplanan yıllık getirisi yüzde 8.78 olmuş. Tüketici fiyatları bazlı enflasyonun yüzde 12, üretici bazlı enflasyonun da yüzde 15.47 olduğu hesaba katılırsa fonun varlıkları enflasyonda reel olarak erimiş.

Türkiye’de kamu ya da özel hiçbir kuruluş ya da bireyin elinde toplanmış bu büyüklükte bir fon yok. 2017 sonu itibariyle fon büyüklüğünün 116.7 milyar TL’ye ulaştığı görülüyor.

Malum, sigortalı çalışanların prime esas aylık brüt kazançları üzerinden; çalışanlar yüzde 1, işverenler yüzde 2, devlet de yüzde 1 oranında prim ödüyor. Fonun paydaşları özetle çalışanlar, işverenler ve vergi mükellefleri bizleriz. Fonu oluşturan kaynak, tamamen yıllardır yapılan bu kesintilerden geliyor.

Sadece 2017 değil, son 5 yılda her yıl enflasyonun altında bir getiri elde edildi. Son beş yıla bakılırsa enflasyonla fon getirisi arasındaki fark birikimli olarak yüzde 7’ye ulaştı. Yani 5 yılın bir yılında getiri elde edilmedi demek gibi kabaca bu; reel ifadesi ile son 5 yılda İşsizlik Fonu’nun enflasyon karşısında reel olarak yüzde 4.8 eridiği anlamına geliyor.

Devasa kamu kaynağı bu biçimde enflasyona yenik bırakılırken, bireylerin serbest tasarrufu ile oluşan bireysel emeklilik fonları için geçen yıl bir düzenleme yapılmıştı. Hazine tarafından yapılan düzenleme ile bireysel emeklilik fonlarının tek bir portföy yönetim şirketince yönetilmesine engel getirildi. Karar önce fonların en fazla yüzde 30’unun tek bir kurumca yönetilebileceğine dönük alınırken, en fazla yüzde 40’a çekildi. 2018 başından itibaren tüm özel bir emeklilik şirketine yatırılan paralar en az 3 portföy yönetim şirketince yönetilmek zorunda.

Özeti, siz kendi emeklilik yıllarınızı düşünerek bireysel emeklilik şirketine tasarruflarınızı yatırırken, özel ve bireysel bir tercih yapıyorsunuz. Ama Ankara’dan birileri, bunun nasıl yönetileceğine bir satırlık düzenlemeyle karar veriyor. Tasarruflarınızın yönetimi için beğendiğiniz, tercih ettiğiniz kuruma metazori olarak iki kurum daha ilave ediliyordu.

Bugün 80 milyara ulaşan özel emeklilik fonlarının en az 3 portföy yönetim şirketince yönetilmesi koşulunun getirilmesinin işaret fişeği Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yaptığı bir konuşmada verilmişti. Gerekçe “düşük getiri” idi. Karara da imzayı Şimşek attı.

Hani “Ankara’nın dediğini yap, yaptığını yapma” durumu tam olarak.

Özel bireysel tasarrufların kim tarafından yönetileceğine kısıtlar koyan Ankara’daki siyasetçiler, bürokratlar; kamunun devasa fonunu enflasyona yenik bırakıp, son 5 yılda yüzde 5’e yakın reel erimeye nasıl bir yanıt verecekler bilmiyorum?

Özel bir kuruma yatırdığınız mevduatın ya da emeklilik fonunun düşük getiri sağlaması sizinle o kurum arasındaki bir sorun ya da tercih. Beğenmediğinizde tercihinizi başka bir yatırım aracı, kurum ya da kurumlar için kullanırsınız. Ayrıca emeklilik şirketleri ve portföy yönetim şirketlerinin bu işi yaparken sermaye ve işletme giderleri olduğunu hesaba katmak gerekiyor.

Sorun, yasa ile zorunlu olarak yapılan kesintilerle oluşan ve nasıl olsa fonda biriken fonların iyi yönetilip yönetilmediğinde; kamu sorun edecekse kamusal bir çıkarı kovalamalı.

Neredeyse aynı işi yapıp hem enflasyonun, hem de özel kesimde aynı işi yapanların sağladığı getirinin altında kalmayı, çalışanların, işverenlerin, vergi mükelleflerinin kaynaklarını neden enflasyona karşı koruyamadım derdine düşmeli; özel fonları kime yönetileceğinin derdine düşen Hazine.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/issizlik-fonundaki-para-nasil-eridi/1271804

25 Ocak 2018 Perşembe

Anne olacaklar bu yıl devletten en az 5 bin 500 lira alacak

Yeni anne olacaklara devlet doğum yardımı, süt parası, iş görememezlik ödeneği adı altında 3 farklı ödeme yapacak. Rapor parasıyla birlikte 2018 yılında doğum yapan annenin eline en az 5 bin 500 lira geçecek
Devlet anne olanlara maddi destek sağlıyor. Çocuk sahibi olan kadınlar devletten 3 farklı ödeme alıyor. 2 ödemeden, çalışsın çalışmasın tüm anneler yararlanabiliyor.

Posta gazetesinde yer alan habere göre doğum yardımı ile anneye ilk çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü ve sonraki çocuklarda 600 lira veriliyor. İkinci ödeme ise doğum yapan kadına süt ve emzirme parası olarak ödeniyor.

Süt parası 149 liraya çıktı

Doğum parasını almak için kadının çalışıyor olması ya da kendi işini yapması veya eşinin kendi işini yapıyor ya da bir yerde çalışıyor olması yeterli oluyor. Her yıl süt parası yeniden belirleniyor. Bu yıl süt parasının tutarı 133 liradan 149 liraya çıktı.

Çalışan anneler, doğum izninde çalışmadıkları dönemin parasını işgöremezlik ödeneği altında devletten alıyor. Bu ödeme de en az 4 bin 424 liradan 5 bin 50 liraya çıktı. İlk çocuğunu dünyaya getiren asgari ücretli bir anne; 300 lira çocuk parası, 149 lira süt parası ve 5 bin 50 lira da işgörmezlik ödeneği olmak üzere toplamda 5 bin 500 lira tutarında ödemeden yararlanıyor.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/anne-olacaklar-bu-yil-devletten-en-az-5-bin-500-lira-alacak/1271552

19 Ocak 2018 Cuma

Banka çalışanı sakal bıraktığı için kovuldu

Yargıtay, bir Körfez bankasında sakalsız olarak işe başlayan, ancak daha sonra sakal bırakan bi̇r çalışanın işten atılmasını onayladı. Yargıtay, işverenin sakal bırakma yasağına uymamayı haklı fesih nedeni saydı
İşyeri̇nde sakal bırakmanın i̇şten atılma nedeni̇ sayılıp sayılmayacağı konusunda Yargıtay emsal bi̇r karara i̇mza attı. Bir Körfez bankasında 2011 yılında proje yöneti̇ci̇si̇ olarak i̇şe başlayan Mustafa A. 2015 yılında sakal bırakmaya başladı.

Banka, yayınladığı bi̇r yönetmeli̇kle i̇ş yerleri̇nde sakal bırakılmayacağını tüm çalışanlarına duyurdu. Bu duyuruya rağmen Mustafa A. sakalını kesmedi̇. Kurumda i̇şe başladığı dönemde sakalın yasak olmaması ve di̇ni̇ i̇nanışı gereği̇ sakal bıraktığını beli̇rten Mustafa A. düzenli̇ olarak sakalının bakımını yaptığını ve kılık kıyafeti̇ne di̇kkat etti̇ği̇ni̇ söyledi.

Habertürk TV'den Yasemin Güneri'nin haberine göre, bi̇rden fazla kez uyarı alan M. A. sakalını kesmedi̇ği̇ i̇çi̇n haklı fesi̇hle i̇şyeri̇ tarafindan i̇şten atıldı. Bunun üzeri̇ne İstanbul 29. İş Mahkemesi̇'ne dava açan M. A. nın davası kabul edi̇ldi̇.

Mahkeme, davacının İslami̇ yaşayış tarzına müsaade etmesi̇ ve rahatça di̇ni̇ veci̇beleri̇ni̇ yeri̇ne geti̇rebi̇lmesi̇nden dolayı söz konusu Körfez bankasında çalışmayı terci̇h etti̇ği̇ni̇, i̇ş sözleşmesi̇nde sakal bırakamayacağina dai̇r bi̇r düzenlemeni̇n bulunmadığını beli̇rterek i̇şe i̇ade kararı verdi̇.

Davanın temyi̇z i̇ncelemesi̇ni̇ yapan Yargıtay 9. Hukuk Dai̇resi̇, mahkemeni̇n verdi̇ği̇ kararı bozdu. Yargıtay, taraflar arasında i̇mzalanan i̇ş sözleşmesi̇nde "İşçi̇, i̇şyeri̇nde çalışma mevzuatı ve i̇şveren tarafindan çıkartılmış ve çıkartılacak yönetmeli̇k, genelge ve tali̇matlara uymayı kabul ve taahhüt eder" i̇baresi̇ne atıfta bulundu.

Bankanın 2015 yılında yaptığı duyuruyla sakal bırakma yasağı geti̇rdi̇ği̇ni̇ hatirlatan Yargıtay, verdi̇ği̇ kararda "Davacı, kendi̇si̇ne yapılan i̇ki̇ uyarıya rağmen sakal bırakmaya devam etmi̇şti̇r. Feshi̇n geçerli̇ nedenlere dayandığını kabul etmek gereki̇r." gerekçesi̇ni̇ yazdı.

Bu kararın ardından, i̇şyeri̇ yönetmeli̇ği̇nde sakal bırakmanın yasaklanmasına uyulmaması hali̇nde çalışanların haklı fesi̇hle i̇şten atılmalarının önü açılmış oldu.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/banka-calisani-sakal-biraktigi-icin-kovuldu/1269811


17 Ocak 2018 Çarşamba

Otomatik BES'te revizyona gidiliyor

Hazine Müsteşarlığı, cayma oranlarının yüzde 60’a vardığı otomatik BES’te revizyona gidiyor. İlk etapta sistemi anlatan büyük bir iletişim çalışması başlatılacak. Cayma süresinin ise 6 aya uzatılması planlanıyor

Yüzde 60'lara varan cayma oranları nedeniyle beklentileri karşılamayan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve BES'e otomatik katılımda revizyon için düğmeye basıldı. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Şerif Çakırsoy'un, "BES ve otomatik katılımda revizyon içeren bazı çalışmalara başladık. Konuyu en kısa zamanda tüm paydaşlarla istişare edip hayata geçireceğiz" sözleriyle sinyalini verdiği çalışmalar kapsamında ilk etapta otomatik BES ile ilgili yanlış algıyı düzeltmek için sigorta firmalarının da dahil olacağı büyük bir iletişim harekatı başlatılacak. Edindiğimiz bilgilere göre, bunun ardından cayma sürelerinin uzatılıp sigortalının sistemde daha uzun kalması ve tasarrufun farkına varması sağlanacak. Takip eden süreçte biriken paranın bir kısmının kullanımına izin verilecek. Devlet katkı payı hakediş sürelerinin kısaltılması ve sistemden çıkanların 2 yıldan önce geri dönebilmesi de üzerinde çalışılan konular arasında.


Negatif algı yıkılacak


Tüm bu hamleler istenen başarıyı sağlamazsa girişlerin gönüllü olduğu sistemden çıkış bazı şartlara bağlanacak. Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu, sektör olarak cayma oranlarının daha düşük olmasını istediklerini, bu konuda bakanlıkla Hazine arasındaki görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Cayma oranlarının yüksek olduğu ülkelerdeki modellerin incelendiğini bilgisini veren Akif Eroğlu, "Bu ülkelerde biriken paranın bir kısmının kullanımına izin veriliyor. Sisteme giriş gönüllü iken çıkışlar şartlara bağlanıyor. Zorunlu algısının oluşturduğu negatif etkinin önüne geçmek için iletişim çalışmaları yürütülüyor. Bunların hepsi sektör tarafından öneri olarak Hazine'ye sunuldu" diye konuştu.


Sisteme giren ertesi gün çıkıyor

Sigorta Aracıları ve Acenteleri Derneği Başkanı İrfan Uzun, ilgili birimlerin BES'ten çıkışları zorlaştıracak modeller üzerinde çalıştıklarını söyledi. "500 çalışanın bulunduğu bir şirketi BES yapmaya gittim. Ertesi gün hepsinden çıkış talebi aldım. Bu sürdürülebilir bir iş değil. Dolayısıyla çıkışların önüne geçmek adına tedbir niteliğinde hamleler olacak" diye konuştu. Uzun, "Haziran itibarıyla 1 kişi dahi çalıştıran işveren BES yapmak zorunda olacak. Öncesinde de sistemi daha anlaşılır hale getirmeleri gerekiyor ki aynı sonuçlarla karşılaşılmasın" ifadelerini kullandı.


Sistemden umutluyuz

Sigortacılık Genel Müdürü Şerif Çakırsoy, "3.5 milyon kişinin devam ettiği mevcut sistemden umutluyuz. Çıkış oranlarını azaltmak için çalışıyoruz. Emekli maaşı veya benzeri ürünler diyebileceğimiz, programlı geri ödemeyi seçenler 2 bin 163 kişi, bunların da ortalama fon büyüklüğü 154 bin lira. Emekliliği tercih edenlerin sayısını artırmamız gerekiyor" dedi. BES'teki fon büyüklüğünün yaklaşık 1.8 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Çakırsoy, "10 milyon kişilik bir sistemden bahsediyoruz ve 78 milyar liranın üstüne ulaşmak için gayret ediyoruz" dedi.

(Sabah / Pınar Çelik Nacar)

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/otomatik-beste-revizyona-gidiliyor/1268989

İŞKUR'dan istihdama rekor katkı

İŞKUR tarihinde bir ilke imza attı. 2017 yılında 1 milyon 57 bin kişinin istihdamını gerçekleştirerek rekor kırdı.
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdür Vekili Cafer Uzunkaya, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu toplantısı öncesi, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2017 yılının çalışma hayatı, istihdam seferberliği verileri ve sonuçları açısından tarihi bir rekorun kırıldığı yıl olduğunu söyledi.

İstihdam seferberliğinde 2017 yılında önemli başarılara imza atıldığını dile getiren Uzunkaya, şöyle konuştu:

“İŞKUR, 70 yılı aşan tarihinde ilk defa kurum kanalıyla işe yerleştirme sayısını bir milyonun üzerine çıkarmıştır. 1 milyon 57 bin 249 kişinin istihdamını gerçekleştirdik. Bütün bunlar, milletimizin istediğinde, tek yürek olduğunda, aynı hedefe kilitlendiğinde neleri yapabileceğinin bir göstergesi. Bu başarı tesadüfen olmamıştır. İş gücü piyasasının bizden beklediği nitelikli elemanı yetiştirme noktasında bu süreçte bir yıl içerisinde 508 bin insanımızı kurslarımızda, iş başı eğitim programlarından istifade ettirdik. Türkiye tarihinde kırılan bir rekorda 2000'li yılların başında sadece 10 bin kadının istihdam edildiği bir yerde biz geçen yıl 357 bin kadınımızın, 361 bin gencimizin istihdamını gerçekleştirdik.”

Teşvikler devam edecek

Uzunkaya, aynı başarının bu yılda yakalanacağını ve teşviklerin fazlasıyla devam edeceğini belirterek, “Geçen yıl her bir artı istihdam için işverene 773 lira ödeme imkanı sağlanmıştı. Bu sene bu rakam en düşük 831 lira. Diğer taraftan da 2 bin liranın üzerine çıkanlar olacak. Bunun dışında meslek kurslarımız ve iş başı eğitim programlarımızı 3 ayla sınırlandırılmıştı, 6 aya kadar çıkacak.” dedi.

Bu yıl ilk defa esnafa yönelik 1 ile 3 eleman çalıştıran iş yerlerinin imalat sanayinde alacakları elemanlarla ilgili "bir ay senden bir ay bizden" teşvik sisteminin uygulanacağını anlatan Uzunkaya, ayrıca eğitim programlarına katılan kadınların çocuklarının bakımı için ayda 400 liralık bir eğitim teşviki verileceğini ifade etti.

Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/iskurdan-istihdama-rekor-katki/1269146

15 Ocak 2018 Pazartesi

Emekli maaşı nasıl yükseltilir

Emeklilikte yüksek maaşı, çalışırken garanti edebilirsiniz. Tavandan prim, brüt ücret, ikinci sigortalılık, SSK ’dan emeklilik gibi formüllere uyulursa, emeklilikte rahat ediliyor. Emeklilik sonrası maaş artışları kuruma göre farklılık gösteriyor

Ülkemizde yaklaşık 12 milyon emekli bulunuyor. Kimi SSK'dan kimi Bağ-Kur'dan kimi de Emekli Sandığı'ndan emekli oluyor. Bu nedenle zam sistemleri farklı. Maaşlar da çalışırken yapılan ödemelere göre belirlendiğinden değişiklik gösteriyor. Çalışanlardan emeklilikle, emeklilerden de zam ve ödemelerle ilgili pek çok soru geliyor. Bu soruların yanıtlarını, bu yazı dizimizde bulacaksınız.


EMEKLİ MAAŞI NASIL HESAPLANIYOR?

Öncelikle çalışırken ödenen primler emekli maaşında belirleyici. Aylık bağlama oranları da emekli maaşında etkili oluyor. Emekli maaşı hesabında 3 ayrı dönem dikkate alınıyor. 2000'e kadar olan dönem, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası. Aylık bağlama oranları farklılık gösterdiğinden, bu 3 dönem için ayrı ayrı hesaplar yapılıyor. Yine 2000 yılı öncesinde gösterge hesabı yapılırken, şimdi refah payları da ekleniyor. Ancak her 2 hesap türünde de emekli maaşını belirleyen en önemli unsur çalışırkenki aylık brüt kazanç oluyor.


EMEKLİ MAAŞI NASIL ARTIRILIR?

Emekli maaşı ancak çalışırken artırılabilir. Bu nedenle imkan varsa, emeklilik planınızı 8-10 yıl öncesinden yapın. Böylece alacağınız maaşı daha da artırabilirsiniz. Çünkü emekli maaşı hesaplanırken, kazançların tamamına bakılıyor. Çok çalışmak ya da çok fazla prim günü olmak tek başına maaşı etkilemiyor. Burada brüt maaş yani prime esas kazanç önemli. Gerçek maaşınızın bordroda olmasına özen gösterin. Asgari ücretten gösterilmesine razı olmayın. Ayrıca düzenli nakit ödemeleriniz varsa (ikramiye, prim, kira yardımı vs), bunların da brüt kazanca eklenip eklenmediğine dikkat edin. Eğer imkanınız varsa birden fazla yerde sigortalı çalışmak prime esas kazancınızı yükseltecektir. Bağ- Kur yerine SSK'dan emekli olmak da daha avantajlı. SSK'dan emekli olma imkanınız bulunuyorsa; isteğe bağlı sigorta, tarım SSK, tarım Bağ-Kur, zorunlu Bağ-Kur seçeneklerini ikinci planda tutun. Son 3.5 yılda (bin 261 gün) SSK'lı olursanız, emekliliğiniz SSK şartlarından hesaplanır. Ayrıca ister SSK'lı olun ister Bağ-Kur'lu, son 3.5 yılda tavandan kazanç bildirilirse, tavandan bildirilen her ay için ileride alınacak emekli aylığı yaklaşık 15-20 lira artar. 3.5 yılda tavandan kazanç bildirenlerin maaşında 800 liraya yakın artış görülebilir.


EMEKLİ OLDUKTAN SONRA ÇALIŞANIN MAAŞI DEĞİŞİR Mİ?

Hayır, değişiklik olmaz. Yani emekli olduktan sonra çalışanlar için yatırılan primler aldıkları emekli maaşını etkilemez.


ZAMLAR NASIL BELİRLENİYOR?

Emekli olduktan sonra zam oranları kurumlara göre farklılık gösteriyor. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine, yasaya göre Ocak ve Temmuz aylarında bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen enflasyon (TÜFE) kadar zam yapılıyor. Örneğin; Ocak 2018 zammını, 2017'nin Temmuz-Aralık döneminde gerçekleşen yüzde 5.69'luk enflasyon belirledi. Memur emeklilerinin zammı ise memurlarla birlikte 2 yılda bir yapılan toplu sözleşmede belirleniyor. Maaşlara toplu sözleşmede belirlenen zamlar yapılıyor, ayrıca 6 aylık enflasyon bir önceki zam oranının üzerinde çıkmışsa, aradaki fark da maaşlara yansıtılıyor. Örneğin; toplu sözleşme kapsamında Ocak 2018 zammı yüzde 4... Ayrıca 2017'nin ikinci yarısındaki enflasyon 5.69 çıkıp geçtiğimiz Temmuz ayındaki yüzde 4'lük zammı aştığından, yüzde 1.69'luk fark da bu ay zamma eklendi. Böylece memur emeklilerin Ocak 2018 zammı yüzde 5.69'a çıktı.


EMEKLİ MAAŞLARINA YILDA KAÇ KEZ ZAM YAPILIYOR?

SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yılda 2 kez zam yapılıyor. Memur emeklileri de genellikle Ocak ve Temmuz'da olmak üzere 2 kez zam alıyor. Bu, toplu sözleşmede belirleniyor. Ayrıca yasal düzenlemeler yapıldığında ekstra zamlar da söz konusu oluyor.


ZAMLI ÖDEMELER SSK'LILARLA BAŞLIYOR

Emeklilere zamlı maaş ödemeleri bu hafta çarşamba günü başlıyor. Ödemeler SSK emeklileriyle start alıyor. Maaşlarını her ayın 17'si ile 26'sı arasında aldıklarından, zamlı ödemeleri ilk alan SSK emeklileri olacak. Tahsis numarasının son rakamı 9 olanlar ayın 17'sinde, 7 olanlar da ayın 18'inde zamlı maaşlarını ceplerine koyacak. Bağ-Kur emeklilerinin ise zamlı maaş ödemeleri ise SGK mevzuatı kapsamında ayın 25'inde başlayacak. Tahsis numarasının son rakamı 9, 7 ve 5 olanlara zamlı maaş ödemeleri 25 Ocak'ta gerçekleştirilecek. Bağ-Kur'lular, tahsis numarasının son rakamına göre ayın 29'una (28 Ocak pazar gününe denk geldiği için) kadar zamlı maaşlarını ceplerine koyacak. Memur emeklilerinin ise maaş alma günleri her ayın 1'i ile 5'i arasında. Bu ay memur emeklileri maaşlarını zamsız olarak aldı. Zam farkları önümüzdeki günlerde yatırılacak.

(Takvim)

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/emekli-maasi-nasil-yukseltilir/1268231


13 Ocak 2018 Cumartesi

Memurların öğle yemeği ücretleri belirlendi

Memur ve sözleşmeli personelden bu yıl alınacak öğle yemeği ücretleri belirlendi.
Maliye Bakanlığının, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Tebliğle öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan alınacak yemek bedelleri belli oldu. Buna göre, 15 Ocak 2018'den 14 Ocak 2019'a kadar öğle yemeği servisinden faydalanacak memurlardan ücretlerine göre günlük 1,25 lira ile 4,91 lira arasında bedel tahsil edilecek. Sözleşmeli personel de aldıkları ücrete göre günlük 1,50 lira ile 5,89 lira arasında öğle yemeği bedeli ödeyecek.

Bu kapsamda ek göstergesiz görevlerde bulunan memurlardan alınacak öğle yemeği ücreti günlük 1,25 lira, bin 100'e kadar (bin 100 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,10 lira, 2 bin 200'e kadar (2 bin 200 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,58 lira, 3 bin 600'e kadar (3 bin 600 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 3,33 lira, 4 bin 800'e kadar (4 bin 800 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 4,41 lira, 4 bin 800'den daha yüksek ek göstergeli görevlerde bulunanlardan günlük 4,91 lira öğle yemeği ücreti alınacak.

Sözleşmeli personelden aylık brüt sözleşme ücreti

2 bin 995 liraya kadar (2 bin 995 lira dahil) olanlardan günlük 1,50 lira,

aylık brüt sözleşme ücretleri 5 bin 55 liraya kadar (5 bin 55 lira dahil) olanlardan günlük 2,58 lira,

aylık brüt sözleşme ücretleri 6 bin 982 liraya kadar (6 bin 982 lira dahil) olanlardan günlük 4,65 lira,

aylık brüt sözleşme ücretleri 6 bin 982 lira üzerinde olanlardan günlük 5,89 lira yemek bedeli tahsil edilecek.

Kuruluşlar, hizmetlerinin özelliği, yemek maliyetleri ve yemek servisinin farklı mahallerde daha iyi şartlarda sunulması gibi hususları dikkate alarak belirtilen miktarların üzerinde yemek bedeli tespit edebilecek.

Tebliğ, 15 Ocak'tan itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/memurlarin-ogle-yemegi-ucretleri-belirlendi/1267974

10 Ocak 2018 Çarşamba

Sigortasız yaşlılara 1395 lira maaş

Devlet 65 yaş üstüne gelen ve emekliliği olmayan yaşlılara üç ayda bir maaş veriyor

Türk vatandaşı olup Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekliliği bulunmayan 65 yaş ve üstü muhtaç yaşlı vatandaşlara devlet üç ayda bir maaş veriyor. Bu maaş için ikametgâhın bulunduğu Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’na başvurmak gerekiyor. Maaşın miktarı ise 65 yaş üstündekilere 2017/Aralık ayı itibarıyla aylık 251 TL, 3 aylık 754 TL.

Geliri 534 TL’nin altında olan 65 yaş ve üstü yaşlılara 2018/Ocak ayında yapılacak memur maaşlarındaki artışa göre bu aylıklar artırılacak.

YAŞLILIK MAAŞI İÇİN YÜZDE 40 ARTIŞ TEKLİFİ

Konuyla ilgili bir kanun teklifinde bulunuldu. Teklifin kabul edilip yasalaşması durumunda 65 yaş 3 aylıklarında yüzde 85, engelli aylıklarında ise ortalama yüzde 40 oranında artış sağlanacak.

Eğer artış olursa, 65 yaş üstü muhtaç ve kimsesizlere ödenen yaşlılık 3 aylığı 754,45 TL’den bin 395 TL’ye çıkacak.

YÜZDE 70 ENGELLİ MAAŞI 1.965 LİRA OLACAK

Yüzde 40-69 oranında engelli hali bulunan vatandaşlara ödenen 3 aylık ödeme miktarı bin 132,98 TL’den bin 755,07 TL’ye, yüzde 70 ve üstü bakıma muhtaç engelli durumu bulunan vatandaşlara ödenen 3 aylık ödeme miktarı bin 699,47 TL’den bin 965,68 TL’ye ve 18 yaş altı engelliye bakım yapan engelli yakınına ödenen 3 aylık bakım ödemesi miktarı ise bin 132, 98 TL’den bin 755,07 TL’ye yükselecek.

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/sigortasiz-yaslilara-1395-lira-maas/1266357

Ne zaman emekli olurum?

Sosyal Güvenlik Kurumu, şahısların ne zaman emekli olacağına dair bilgilendirmede bulunuyor

Emeklilik için hangi şartların sağlanması gerekiyor? Emekli olmak isteyen vatandaşın üç kriteri sağlaması gerekiyor: Yaş, prim gün sayısı, sigortalılık süresi… Ne zaman emekli olurum sorusunun cevabını devlet dairesine gitmeden internet üzerinden öğrenebilirsiniz. İşte emeklilik ile ilgili bilinmesi gerekenler…

NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?

https://uyg.sgk.gov.tr/nezaman/

Ne zaman emekli olabilirim uygulaması 4A, 4B ve 4C'ye tabi sigortalıların girdikleri veriler üzerine emeklilik yaş ve sürelerine göre emeklilik tarihi hesaplaması yapan uygulamadır.

Yukarıdaki linke tıkladıktan sonra karşınıza aşağıda yer alan ekran gelecek, bilgilerinizi bu ekrana girdikten sonra “Gönder” tuşuna tıkladıktan sonra ne zaman emekli olurum sorusunun cevabını öğrenmiş olacaksınız.

EMEKLİ MAAŞI İÇİN EK ÖDEME NEDİR? KİM NE KADAR ALIR?

Yaklaşık 12 milyon emekli vergi iadesi sisteminin yerini alan ek ödeme ile ekstra gelir elde ediyor. Ek ödeme tutarı maaşa göre belirleniyor ve net maaşa eklenerek her ay ödeniyor. Maaş arttıkça ek ödeme de yükseliyor. e-devlet üzerinden emekli aylığı bilgisi kısmında net maaşınızı ve maaşınıza yapılan ek ödemeyi öğrenebilirsiniz. Ortama 1500 lira alan bir emeklinin aylık ek ödemesi 157 civarında oluyor.

EMEKLİ MAAŞI NASIL HESAPLANIR?

Bu konuda çeşitli hesaplama formülleri ve interaktif hesaplama modülleri bulunmakta. Fakat bazen kullanıcı hatası bazen de sistemsel hatalardan ve eksikliklerden dolayı bu hesaplamalar gerçek sonucu vermeyebiliyor. e-Devlet kapısı üzerinden ilave hiçbir zahmete girmeden sadece tek bir tıkla emekli maaşımızı hesaplamamız mümkün. e-Devlet kapısı resmi kayıtlara işlenmiş doğru bilgileri kullandığından çıkacak olan sonuca tereddütsüz güvenebiliriz.

EMEKLİLİK NEDİR?

Yaşlılık, yetişkinliğin bir uzantısı olarak yaşam süresinin ileriki döneminde fiziksel ve ruhsal değişimlerin yoğun bir şekilde görüldüğü bir evre olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 65 yaş ve üstündeki bireyleri yaşlı kabul etmektedir. Ancak bu sadece kronolojik yaşın sınırını tanımlamaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte doku ve organlarda oluşan yaşlanma ise biyolojik yaşlanmadır. Öte yandan, toplumsal değerler ve kültürel yapı da yaşlının ve yaşlılığın yerini belirlemektedir.

Emeklilik, kişinin hayat içerisindeki önemli değişim dönemlerinden biridir ve sıklıkla yaşlıların karşılaştığı ilk büyük değişimdir. Emekli olan kişi öncelikle gelir kaybına uğrayacak, bunun yanında sosyal rol ve yetkileri de değişecektir. Emeklilikle birlikte yaşanan bu kayıplara uyum sağlayamayan bireyler, kendilerini değersiz, önemsiz, yalnız, boşlukta ve çaresiz hissedebilirler. Hayatlarının geri kalanını planlamakta güçlük çekebilirler. Yakınlarına yük oldukları hissine kapılır ve bazen de onlara karşı öfkeli tavırlar sergileyebilirler. Oysa emeklilikle birlikte ortaya çıkan güçlü duygular tanınıp bu yeni duruma uyum sağlandığında, emeklilik bireyin kişisel gelişimini ve hayata yeni bir bakış açısı getirebilmesini sağlayacaktır.

Çalışma yaşamları boyunca ülkemizin gelişimine büyük katkısı olan emeklilerimizin, emeklilik haklarını en iyi şekilde kullanabilmeleri, sosyal devletin önde gelen görevleri arasındadır. Söz konusu görevleri yerine getirmek amacıyla öncelikle tüm bireylere eşit kapsam ve kalitede sosyal güvenlik hizmeti verilen bir yapının oluşturulması için hazırlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile norm ve standart birliği sağlanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumunca teknolojik altyapı çalışmalarına hız verilmiş olup, daha kaliteli ve sürdürülebilir hizmet verebilmek için gerek sigortacılık gerekse sağlık alanında çok çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

EMEKLİ OLMAK İÇİN SAĞLANMASI GEREKEN KOŞULLAR

Dinamik yapıya sahip sosyal güvenlik mevzuatında teknik anlamda uzun vadeli sigorta kollarından kişilere belirli ödemelerin yapılabilmesi için belli koşulların sağlanması gerekmektedir.

A. Sigortalılık Süresi

Sigortalılık süresi, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına bağlı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih ile tahsis yapılması için yazılı istekte (emeklilik talebinde) bulunduğu tarih, ölen sigortalılar için de ölüm tarihi arasında geçen süre olarak dikkate alınmaktadır.

B. Prim Ödeme Gün Sayısı

Prim ödeme gün sayısı; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak geçen sürelere ait gün sayısını ifade etmektedir.

C. Yaş

Yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmasına ilişkin haklardan yararlanmak için gereken koşullardan biri de “yaş” olup, tahsis talep tarihinde aranan yaş şartı, tahsis talep tarihinden doğum tarihinin çıkartılması suretiyle tespit edilir.



Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/ne-zaman-emekli-olurum/1265841




İş kıyafeti giymeyen tazminatsız çıkarılabilir!

Yargıtay iş kıyafetinin giyilmesinin zorunlu olduğu işyerlerinde bu kurala uymayan işçinin uyarıya rağmen kıyafeti giymemeye devam etmesi halinde tazminatsız işten çıkartılabileceğine karar veriyor.

İşyerlerinde işveren tarafından verilen iş kıyafetlerinin giyilmesi bir zorunluluktur. İş sağlığı ve güvenliği açısından kıyafetin giyilmesi gerektiği ifade edilmişse ve işçi iş kıyafetini giymezse tazminatsız olarak işten çıkartılabilir. Ancak iş kıyafetleri böyle bir gereklilik çerçevesinde değil de çalışanların bir örnek gözükmesi veya müşteriler tarafından fark edilmesi amacıyla kullanılıyorsa ve işçi iş kıyafetini giymeyi reddederse yine işinden olur ancak bu sefer hak etmiş ise kıdem ve ihbar tazminatı alabilir. İşçiler işverenin verdiği kıyafeti mevsime göre uygunluk olması şartıyla giymekle yükümlüdür.

NEDEN ZORUNLU TUTULUYOR?

Fabrika ve üretim yapılan işyerlerinde üretim aşamasında su, yağ gibi lekelere maruz kalınmaması ve günlük kıyafetlerin zarar görmemesi gibi nedenlerle iş kıyafeti verilmektedir. Hizmet sektöründe de işçilere işyerinde kullanmaları üzere genellikle işyerinin logosunun bulunduğu kıyafetler verilir. Bu kıyafetlerin amacı çalışanların tek bir örnek giyinmesi, müşterilere karşı ortak bir görüntünün verilmesi ve çalışanların fark edilmesinin sağlanmasıdır.

YARGITAY KARARI VAR

Yargıtay yakın tarihli bir kararında iş kıyafetini giymeyi reddeden bir işçinin işveren tarafından işten çıkartabileceğine hükmetmiştir. Yargıtay kararına konu olayda bir işyerinde kasiyer olarak çalışan işçi, işverenin verdiği kıyafeti giymeyi reddetmiştir. Kadın işçi işe girdikten sonra başını kapatmış ve bunu işverenine bildirerek konuyla ilgili bir sorun olmadığı işçiye iletilmiştir. Ancak bir süre sonra kadın işçi inancı gereği işverenin verdiği kıyafeti giymeyi reddettiğini işverene bildirmiştir. İşverenin işçiye başını kapatmasının işyeri kıyafetini giymesine engel olmadığını hatırlatmasına rağmen işçi iş kıyafetini giymeyi reddetmiştir. Bunun sonunda işveren işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle bildirimsiz olarak feshetmiştir.

Çalışan işverene dava açtı

Sözleşmesinin feshedilmesi üzerine işçi dava açmıştır. Dava sonucunda yerel mahkeme işverenin feshinin haklı veya geçerli neden oluşturmayacağına karar vermiş ve işçinin işe iadesine hükmetmiştir. Yerel mahkemenin işe iade kararını temyiz eden işveren konuyu Yargıtay’a taşımıştır. Yargıtay da geçerli nedenle iş sözleşmesini feshettiğine karar vermiştir.

İŞE İADE TALEBİ REDDEDİLDİ

Bahse konu olayda Yargıtay, işçinin işe iade talebini reddetmiştir. Ancak işverenin işçiyi haklı nedenle bildirimsiz olarak yani derhal işten çıkartamayacağına da karar vermiş ve işverenin işçiyi işten çıkartma gerekçesinin geçerli bir neden olduğuna hükmetmiştir. Yani işverenin işçiyi iş kıyafetini giymemesi nedeniyle işten çıkartabileceğine ancak işçiye tazminat ödemek durumunda olduğuna karar vermiştir.

Gerekçe: İşyerindeki düzen ve çalışma barışını bozar

Belirtilen işten çıkarma nedeninin haklı neden oluşturacak ağırlıkta olmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay yerel mahkemenin kararını bozarken birkaç hususun altını çizmiştir. İşverenin işçinin başını örtmesine ve işyeri kıyafeti olan kısa kollu tişörtün altına uzun kollu bir tişört giymesine izin vermesine rağmen işçinin işyeri kıyafetini giymeyi reddetmesi Yargıtay’ın yerel mahkemenin kararını reddetmesinin gerekçeleridir. Diğer personelin kıyafetini giymesine rağmen davacı işçinin kıyafeti giymemesinin işyerindeki düzeni ve çalışma barışını bozacağı için Yargıtay işverenin işçiyi işten geçerli nedenle çıkartabileceğine karar vermiştir.

(Okan Güray Bülbül/Akşam)

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/is-kiyafeti-giymeyen-tazminatsiz-cikarilabilir/1266956

1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçilere ödenecek kıdem tazminatının yıllık tavan tutarı 5.001,76 TL oldu

2018 yılı ile birlikte asgari ücrete yapılan zamdan sonra çalışanların alacakları kıdem tazminat tavanları da değişti. 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçilere ödenecek kıdem tazminatının yıllık tavan tutarı 5.001,76 TL oldu.

Ocak ayı ile birlikte çalışanlara uygulanacak asgari ücret brüt 2.029 lira net ücret ise 1.603 lira olarak belirlendi. Asgari ücretteki bu artış birçok konuda yapılan hesaplamaları da değiştirmiş oldu. Bunlardan birisi de çalışanların alacakları yıllık kıdem tazminatı miktarları.

Çalışanların işten ayrıldıklarında alacakları kıdem tazminatı hesaplanırken her yıl değişen bir tavan miktar uygulanıyor. Çalışanın maaşı ne olursa olsun tazminat hesaplanmasında en üst rakam olarak belirlenen bu miktar uygulanıyor. 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçilere ödenecek kıdem tazminatının yıllık tavan tutarı 5.001,76 TL olarak belirlendi. Yani bir işçinin maaşı 10 bin lira bile olsa kıdem tazminatı hesaplanırken bu miktar dikkate alınacak. Bu miktarı her yıl Maliye Bakanlığı memur maaş katsayılarına göre belirliyor.

Bu yıl için memur maaş aylık katsayısı 0.108550 olarak belirlendi.

Taban aylık katsayısı 1.699121, yan ödeme katsayısı da 0,034424 oldu.

Kıdem tazminatı tavan tutarı, devlet memurları kanununa tabi en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemiyor. Burada dikkate alınan en yüksek devlet memuru katsayısı olarak Başbakanlık Müsteşarının ücreti dikkate alınıyor. Buradan yapılan hesaplamalarla da bu yıl için belirlenen rakam 5.001,76 TL oldu.

YÜZBİNLERİN GÖZÜ ANKARA'DA

Kanun Hükmünde Kararname ile yaklaşık 1 milyon taşeron ve 4C'linin kadro sorunu çözülürken yine kamuda görev yapan ve değişik statülerde bulunan personel ile atama bekleyen belli meslek grupları da umutlandı. Bu vatandaşlar da Ankara'dan gelecek güzel haberlere kilitlenmiş durumda.

Bu talepler bize zaman zaman ulaşıyor. İşte bazı kesimlerin talepleri şöyle:

Üniversitelerin açtığı kurslara katılarak sertifika alan İş ve Meslek danışmanları 5 yıldır atama olmadığını belirterek, kurum dışından atama bekliyor. Özellikle istihdam seferberliği ve işsizlikle mücadele kapsamında büyük bir görev üstelenen İş ve Meslek Danışmanlarının (İMD) bu noktada sayısının artırılması bekleniyor.

Devletin çeşitli kademelerinde çalışan ancak memur işi yapmalarına rağmen işçi kadrosunda bulunan "üniversiteli işçiler" de memur kadrolarına geçmek için talepte bulunuyor.

Bu çalışanlar için talepleri hem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde hem de kamu personel danışma kurulu toplantılarında gündeme gelmişti.

Devlet Opera ve Balesi'nde 'misafir sanatçı' olarak çalışan, sözleşmeli sanatçılar de ne işçi ne memur olduklarını, kendilerine 'taşeron sanatçı' adını taktıklarını belirterek kadroya geçecekleri günü bekliyor.

Kamuda 4B'li olarak çalışan sözleşmeli personel de 4A kadrosu bekliyor. KPSS ile işe alınan bu çalışanlar özellikle tayin haklarından faydalanamadıklarını ve aile birliklerinin bozulduğunu belirtip sorunun çözümünü istiyor.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çalışanları da memur işi yapmalarına rağmen kadrolarının olmadığını belirterek kadroya geçmek ve tayin hakkı istiyor. Bu çalışanların sayısının 10 bini bulduğu belirtiliyor.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/kidem-tazminatinda-buyuk-degisiklik/1267066

İGİAD, 2018 yılı asgari insani geçim ücretini, İstanbul için 2 bin 385 lira, Türkiye geneli için bin 857 lira olarak belirledi

Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD), "2018 Yılı İnsani Geçim Ücreti (İGÜ)" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Derneğin İGÜ Tespit Komisyonu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) İstatistiki Bölge Sınıflaması'ndaki sonuçları değerlendirerek 12 bölgenin insani geçim ücretini tespit etti.

Ortalama büyüklükte bir ailenin geçinebileceği aylık asgari geçim ücretini esas alan araştırmaya göre, 2018 yılında insani geçim ücreti İstanbul için 2 bin 385 lira, Türkiye ortalaması için de bin 857 lira oldu.

"İnsani geçim ücreti bir haktır"

İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan, araştırma sonuçlarının paylaşıldığı toplantıda, İGİAD'ın hak eksenli bir iş hayatı ve helal kazancın adil paylaşımı çerçevesinde çalışanların onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri için 15 yıldır insani geçim ücretini belirlediğini aktardı.

İşverenlere daha duyarlı olmaları ve çalışan ücretlerini insani geçim seviyesinde iyileştirmeleri çağrısında bulunan Karahan, şunları kaydetti:

"Gelir dağılımındaki adaletsizliğin çalışanların aleyhine hızla bozulduğu günümüzde, krizlerden en fazla etkilenen ve gelir kaybına uğrayan kesim olan iş görenlerin, emeklerinin karşılığı almaları gereken insani geçim ücreti, işverenler için bir lütuf olmayıp hakkın kendilerine teslimidir. Temel hak ve hürriyetler kadar çalışanlar açısından onurlu bir yaşam sürdürebilmek için emeklerinin karşılığı almaları gereken insani geçim ücreti de bir haktır."

Karahan, İGİAD'ın devletin her yıl açıkladığı asgari ücrete alternatif olarak sunduğu insani geçim ücretinin, iş görenlerin harcamaları üzerinden reel rakamlarla hesaplandığı bilgisini vererek, bunun işletmelerde uygulanması halinde gelir dağılımının iyileşmesine, refah seviyesinin artmasına, toplumsal dayanışmanın gelişmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

"İnsani geçim ücretinin uygulanması maliyet artışı getirmez"

Ayhan Karahan, "İnsani geçim ücretinin işletmelerde uygulanması maliyet artışı getirmez, aksine verimliliği ve bereketi artırır." dedi.

İGİAD'ın belirlediği insani geçim ücretinin bireyi değil, 2 çocuklu bir ailenin onurlu yaşayabileceği, insanca geçinebileceği aylık asgari geçim ücretini esas aldığına işaret eden Karahan, "2018 yılı için Türkiye'de 12 ayrı bölgenin insani geçim ücreti belirlendi. Buna göre en yüksek insani geçim ücreti 2 bin 385 lira ile İstanbul'dadır. En düşük ücret ise bin 650 liradır. Bu rakamın Türkiye ortalaması ise bin 857 liradır." diye konuştu.

Ayhan Karahan, insani geçim ücretinin siyasete malzeme olmaması ve insani ihtiyaçların politize edilmemesi gerektiğini belirterek, devletin her yıl asgari ücreti belirlerken İGİAD'ın tespit ettiği insani geçim ücretini dikkate almasının, asgari ücrette çalışan ve işverenden alınan vergi yükünün azaltılmasının ve bölgesel asgari ücrete geçilmesinin önem arz ettiğini dile getirdi.

Belirledikleri insani geçim ücretinin bir sınırlama olmadığının altını çizen Karahan, şöyle devam etti:

"Bu rakam, asgari verilmesi gereken, insanca ve onurlu bir yaşamın sürdürülebilmesi için en alt limiti oluşturmaktadır. Mesleki kariyer ve yeterliliğe göre bu rakamlar işletmeler tarafından daha yukarılarda verilebilmektedir. Biz de bu rakamları uygulama noktasında gayret gösteriyoruz. İş dünyası ve kamuoyuna devletin asgari ücretini değil de İGİAD'ın açıkladığı insani geçim ücretini uygulamaları gerektiğini ifade ediyoruz."

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/igiad-istanbulda-insani-gecim-ucretini-belirledi/1267212


9 Ocak 2018 Salı

Arabulucu tarifeleri belli oldu

Cem Kılıç, bugünkü köşesinde arabuluculuk tarifelerini yazdı. İşte Kılıç'ın yazısı...

Daha önceki yazılarımdan da hatırlanacağı üzere, 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla çalışma hayatı ve işçi  işveren uyuşmazlıkları kapsamında hayata geçirilen yeniliklerden biri de arabuluculuk düzenlemesiydi. Düzenleme kapsamında, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacak ve tazminatları ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurma şartı getirilmişti. İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk uygulamasının daha ilk gününde, yani 2 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 588 başvuru yapılmış durumda.

Yılın son günlerinde, söz konusu düzenleme çerçevesinde arabuluculara verilecek ücretlerdeki asgari sınırı belirlemek üzere 2018 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi Tebliği çıkarıldı.

İlk 2 saat bakanlıktan

Uyuşmazlık durumunda zorunlu olarak arabulucuya başvurulması uygulaması kapsamında arabulucuya ödenecek ilk 2 saatlik ücret Adalet Bakanlığı tarafından karşılanacak. Bununla birlikte, Tebliğ uyarınca özel hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde, arabulucu ile uyuşmazlığın tarafları arasında geçerli bir ücret sözleşmesi yapılmamış olan veya ücret miktarı konusunda arabulucu ile taraflar arasında ihtilaf bulunan durumlarda ise Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve bu Tarife hükümleri uygulanacak.

Bu durumda, 2018 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesinde belirlenen ücretlerin altında bir arabuluculuk ücreti kararlaştırılması mümkün değil.

Şayet taraflar ile arabulucu arasında yapılacak sözleşmede tarifede belirtilen tutarların altında bir ücret belirlenecek olursa, sözleşmenin ücrete ilişkin hükümleri geçersiz kabul edilecek ve ücrete ilişkin olarak Tarife hükümleri uygulanacak.

Tebliğde yer alan düzenlemeye göre, arabulucu, arabuluculuk süreci başlamadan önce arabuluculuk teklifinde bulunan taraf veya taraflardan ücret ve masraf isteyebilecek. Ancak söz konusu ücret arabuluculuk süreci sonunda arabuluculuk ücretinden mahsup edilecek.

Ya süreç başlamazsa?

Bununla birlikte, arabuluculuk sürecinin başlamaması halinde, bu ücret ve masrafın iade edilmesi söz konusu değil.

Diğer taraftan, arabuluculuk faaliyeti süresince arabulucu tarafından düzenlenen evrak ve yapılan diğer işlemler, ayrı bir ücret ödenmesini gerektirmiyor. Ayrıca, arabulucu, arabuluculuk sürecine ilişkin olarak belirli kişiler için aracılık yapma veya belirli kişileri tavsiye etmenin karşılığı olarak herhangi bir ücret de talep edemeyecek. Bu yasağa aykırı olarak tesis edilen işlemlerin hükümsüz olacağı tebliğde yer verilen hususlar arasında.

TARAFLAR EŞİT VERECEK

Arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde ödenecek. Diğer taraftan, aynı uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak arabuluculuk faaliyetinin birden fazla arabulucu tarafından yürütülmesi durumunda, her bir arabulucuya Tarifede belirtilen ücretin ayrı ayrı ödenmesi gerekiyor. Aynı uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki uyuşmazlıkların çözümü için arabulucuya gidilmesi ve arabuluculuk faaliyetinin birden çok arabulucu tarafından yürütülmesi durumunda, Tarifede birden fazla arabulucu için belirtilen orandaki ücret her bir arabulucuya eşit bölünerek ödenecek.

Tarife nasıl işliyor?

İşçi  işveren uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk ücret tarifesinin Tebliğ ekinde düzenlenmiş olduğu görülüyor. Buna göre, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilmeyen işçi  işveren uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulması kapsamında arabulucuya ödenecek ücret  taraf sayısı gözetilmeksizin bir saat (ilk üç saate kadar) için 140 TL ve takip eden her saat için 100 TL olarak belirlenmiş.  Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki uyuşmazlıklar için belirlenen arabuluculuk ücreti ise arabulucu sayısı ve üzerinde anlaşılan miktara göre yüzde usulü tespit edilmiş. Bu bağlamda, üzerinde anlaşılan miktarın;

- İlk 30.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 6, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 9

- Sonra gelen 40.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 5, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 7.5

- Sonra gelen 80.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 4, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 6

- Sonra gelen 250.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 3, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 4.5

- Sonra gelen 600.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 2, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 3

- Sonra gelen 750.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 1.5, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 2.5

- Sonra gelen 1.250.000 TL için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 1, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 1.5

- 3.000.000 TL’den yukarısı için, bir arabulucu görev yaparsa yüzde 0.5, birden fazla arabulucu görev yaparsa yüzde 1’i oranında arabulucu ücreti ödenmesi gerekiyor.

Feragat, kabul veya sulh olursa...

Arabuluculuk faaliyeti devam ederken, arabuluculuk faaliyetinin konusuz kalması, feragat, kabul veya sulh gibi arabuluculuk yolu dışındaki yöntem ve nedenlerle uyuşmazlığın giderilmesi durumunda, arabulucunun ücretin tamamına hak kazanması söz konusu. Bununla birlikte Tebliğde, somut bir uyuşmazlıkla ilgili arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesi sırasında, yeni bir uyuşmazlık konusunun ortaya çıkması durumunda ise arabulucunun her bir uyuşmazlık için ayrı ücrete hak kazanacağı düzenlemesi de yer alıyor.

Tebliğe göre, arabuluculuk ücret tarifesinde yazılı olmayan durumlarda, “diğer tür uyuşmazlıklar” için belirlenen ücret ödenecek. Bu bağlamda, taraf başına bir saat (İlk üç saate kadar) için 170 TL, takip eden her saat için 130 TL ödeme yapılacak. Ayrıca, uyuşmazlığın üç veya daha fazla tarafı bulması halinde ise taraf başına bir saat (İlk üç saate kadar) için ödenmesi gereken tutar 130 TL ve takip eden her saat için 90 TL olarak belirlenmiş.

Cem Kılıç/Milliyet

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/arabulucu-tarifeleri-belli-oldu/1266144

İŞKUR işsiz gençlere 75 lira cep harçlığı vererek onları meslek sahibi yapacak

İşkur istihdam seferberliğinde önemli rol oynamaya devam ediyor. İşkur'un özellikle işsiz gençlere yönelik projeleri merak uyandırıyor. Son olarak İşkur işsiz gençlere günde 75 lira cep harçlığı vererek iş sahibi yapmayı hedefliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018 yılında da istihdam teşviklerine devam edileceğini ifade ederek, "TOBB, yılbaşında kendisinde bütün üyelerimizin artı 1 istihdam sağlamasını istemişti. Şimdi büyüme oranımız ikiye katladığına göre eğer biz artı 2 istihdam sağlayacak olur isek, bu ülkemizin büyüme oranını daha genişletecek ve bu ülkeyi kıskananları da çıldırtacaktır." diyerek artı 2 istihdam çağrısında bulunmuştu. Aynı açıklamanın devamında da işsiz gençlere günde 75 lira cep harçlığı verilerek, gençlerin iş sahibi yapılacağını söylemişti.

18-29 YAŞ ARASI GENÇLERE MESLEK EĞİTİMİ

Bu bağlamda, İŞKUR Siber Güvenlik, Yenilenebilir Enerji, Bulut Bilişim ve Kodlama meslek alanlarında işbaşı eğitim programı düzenleyecek. Bu programlara katılan 18 - 29 yaş aralığındaki gençlere 9 aya kadar değişen sürelerde destek verilecek. Gençlere verilen bu destek tutarı ise 75 TL olacak. Bazı bilişim firmaları İŞKUR ilanıyla bulut bilişim alanında eğitimler için başvuru toplamaya başladı.

İŞKUR'DAN 75 TL CEP HARÇLIĞI NASIL ALINIR?

İŞKUR, işsizleri iş sahibi yapmak için pek çok eğitim düzenliyor. Bu eğitimlerden biri de “İş başı eğitim programı”. Bu programa katılabilmek için İŞKUR’un bazı şartları oluyor. İŞKUR tarafından hazırlanan İşbaşı Eğitim Programına 15 yaşından büyük herkes katılabiliyor. Ancak bu kişilerin İŞKUR’a kayıtlı ve işsiz olması gerekiyor. Öte yandan programa katılmak isteyen kişilerin işverenin bir ve ikinci derece akrabası veya eşi olmayanlar katılabiliyor. Programa katılmak isteyen vatandaşların emekli de olmaması gerekiyor. Bunun yanında programın başlama tarihinden önceki üç aylık dönemde programa başvuru yapan işverenin çalışanı olmamak, program başlangıcından önceki son 1 ayda uzun vadeli sigorta kollarına ait primi yatırılmamış olma, iş ve meslek danışmanlığı hizmetlerinden faydalanmış olmak gibi şartlar aranıyor.

İŞ KUR'UN İŞ BAŞI EĞİTİM PROGRAMI

Normalde bu programlara katılanlar öğrenci değilse günde 54 lira, öğrencilerse günde 40.5 lira, işsizlik ödeneği alanlarsa günde 27 lira cep harçlığı alıyor. Bu ödemelerin yanında programa katılanların iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primiyle, genel sağlık sigortası primi ödeniyor. 81 ilde bulunan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri ile hizmet merkezlerine istenildiği zaman başvuru yapılarak iş ve meslek danışmanlığı hizmetlerinden faydalanarak programa katılınabiliyor.

BİLİŞİMDE EĞİTİM SÜRESİ 6 AY

İŞKUR tarafından uygulanan İşbaşı Eğitim Programlarının süresi 2018’de Bilişim ve İmalat sektörlerindeki mesleklerde 3 aydan 6 aya çıkartılacak. Diğer sektörlerde de işbaşı eğitim programları 3 ay uygulanacak.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/iskurdan-genclere-gunde-75-lira-cep-harcligi/1266615



4 Ocak 2018 Perşembe

Hangi memur ne kadar maaş alacak

2017 yılının aralık ayına ilişkin enflasyon rakamlarının netleşmesiyle memur ve emeklilerin alacağı fark ve zam da netleşmiş oldu
Aralık ayı enflasyonu yüzde 0.69 çıktı. Yüzde 1.69’luk enflasyon farkı ile birlikte memurlara yüzde 5.69 zam yapılacak.

Aile yardımı dahil en düşük memur maaşı 2 bin 721 liradan 2 bin 893 liraya çıkacak.

SSK ve Bağ Kur emekli aylıkları da yüzde 5.69 oranında zamlanacak.

Bu yılın ocak ayından geçerli olmak üzere memur ve memur emeklileri için yüzde 4 zam verilecekti.

TÜİK dün aralık ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. 2017 yılının ikinci altı aylık döneminde enflasyon yüzde 5.69 olarak gerçekleşince, enflasyon farkı doğdu.

Maliye Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, üniversite mezunu memurun maaşı ocak ayında 2 bin 951 liradan 3 bin 136 liraya, polis memurunun maaşı 4 bin 201 liradan 4 bin 457 liraya, öğretmenin maaşı da 3 bin 699 liradan 3 bin 927 liraya yükselecek.

Memur emeklilerinin aylıkları da yüzde 5.69 oranında artacak. En düşük memur emekli aylığı bin 871 liradan bin 978 liraya çıkacak.

SSK ve Bağ Kur emekli aylıklarındaki artış da yüzde 5.69 olurken, SSK emekli aylığı bin 485 liradan, bin 570 liraya, en düşük esnaf Bağ Kur emekli aylığı da bin 330 liradan bin 405 liraya yükselecek.

(Hürriyet)



Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/hangi-memur-ne-kadar-maas-alacak/1265115



3 Ocak 2018 Çarşamba

Kamu Taşeron işçilerle ilgili resmi bilgi ve yardımcı internet sitesi

Bakanlık yetkilileri, taşeron işçilerle ilgili “altisveren.gov.tr" isimli bir internet sitesi oluşturduklarını; tüm bilgi ve işçilerin imzalaması gereken tüm evraklara bu internet sitesinden ulaşılabileceğini söyledi.

Alıntı:
http://www.sigortagundem.com/haber/taseron-iscisine-kritik-uyari/1264846

En düşük memur maaşı 2 bin 893 lira oldu

2017 yılı enflasyon rakamının açıklanmasıyla birlikte memurların aldığı maaşlar belli oldu
Maliye Bakanlığı, kamu görevlileri ile memur emeklililerinin maaş artış oranlarıyla ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamaya göre, aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 2.721 TL’den 2.893 TL’ye yükseldi.

Açıklamada şöyle denildi:

"2018 yılında kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında yapılan artışlar, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan
4. Dönem Toplu Sözleşme ile belirlenmiştir. 2018 yılı Ocak ayından geçerli olmak üzere, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin tamamının maaş ve ücretlerinde % 4 oranında artış öngörülmüştü. 2017 yılı ikinci altı aylık döneminde enflasyon % 5,69 gerçekleşmiştir. Gerçekleşen bu enflasyon oranından kaynaklı olarak ilave % 1,69 artış ile birlikte kamu çalışanlarının aylık ve ücretlerinde Ocak ayından geçerli olmak üzere toplamda % 5,69 oranında artış yapılmıştır. Bu çerçevede aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 2.721 TL’den 2.893 TL’ye yükselmiştir. 2018 yılı Ocak ayında memur emeklilerinin aylıklarında da enflasyon zammı dahil %5,69 oranında artış yapılmış ve en düşük memur emekli aylığı 1.871 TL’den 1.978 TL’ye yükselmiştir." Bu dönemde SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarında ise % 5,69 oranında artış sağlanmıştır. Böylece en düşük SSK emekli aylığı 1.485 TL’den
1.570 TL’ye, en düşük esnaf Bağ-Kur emekli aylığı ise 1.330 TL’den 1.405 TL’ye yükselmiştir."

Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/en-dusuk-memur-maasi-2-bin-893-lira-oldu/1264933