Eylülde işçilerin vergi dilimleri değişiyor, maaşlarda düşüşün önlenmesi için kasım ve aralık ayları için 86.25 lira AGİ’ye ilave yapılacak.
Faruk Erdem Sabah'taki köşesinde maaşlarda düşüşü önleyecek 86.25 liralık farkı kaleme aldı. İşte o yazı:
Asgari ücrete tabi çalışan işçiler için sonbahar aylarında bir kafa karışıklığı ortaya çıkıyor. Asgari ücretteki artış sebebiyle işçiler yüzde 15'lik vergi diliminden 20'lik dilime geçiyor. Bu da maaşlarda 100 liraya yakın bir düşüşe yol açıyor. İşçilerin bu düşüşten etkilenmemeleri için hükümet bir tedbir olarak Asgari Geçim İndirimi (AGİ) katkısını uyguluyor. Dolayısıyla bu vergi dilimini bahane ederek maaş düşürülmesinin önüne geçiliyor.
MAAŞA EKLENİYOR
İlave Asgari Geçim İndirimi işçinin maaşına ekleniyor. AGİ'nin toplamı, işçiden kesilen gelir vergisinden fazla olamıyor. Bu konuda yapılan düzenleme ile "Aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgarî geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder" hükmü getirildi.
İŞVEREN ÖDEYECEK
Bu düzenleme ile asgari ücretli çalışan 6 milyondan fazla işçinin Asgari Geçim İndirimi artırılarak maaşlara ilave edilecek. Buna göre bekar veya evli, eşi çalışan bir asgari ücretli ekim-aralık arasında her ay 86.25 TL ilave asgari geçim indiriminden yararlanacak. Böylece maaşının bin 603 liranın altına düşmesi önlenecek. Bu katkı olmasaydı işçinin eylül maaşı bin 566 TL, ekim, kasım ve aralık maaşı ise bin 516 TL'ye inecekti. Gelir vergisi dilimleri her yıl yeniden belirleniyor. Gelir vergisinin ilk dilimi yüzde 15'lik olan bölüm için alt limit 2018 için 14 bin 800 lira oldu.
20 Ekim 2018 Cumartesi
Fazla mesai ücretlerine zam geldi
Devlet memurlarının 1 lira 97 kuruş olan saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 8,1 artışla 2 lira 13 kuruşa yükselecek. Harcırah Kanunu uyarınca verilen yurt içi gündelik tutarları ise değişmeyecek
Devlet memurlarının saat başına fazla mesai ücretleri, yeni yılda 16 kuruş artarak 2 lira 13 kuruşa yükselecek. AA muhabirinin 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerinden derlediği bilgilere göre, memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 8,1 artış gösterecek. 1 lira 97 kuruş olan saat başı fazla mesai ücreti, 1 Ocak 2019'dan itibaren 2 lira 13 kuruş olarak uygulanacak.
Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan personele ve makam şoförlerine ayda 90 saati, genel müdürlüklerin merkez teşkilatlarında görevli şoförlere de yeni yılda 60 saati geçmemek üzere 2,08 lira yerine 2,25 lira fazla mesai ücreti ödenecek.
Her makam için aylık toplam 450 saati geçmemek kaydıyla kurul başkanı (Bakanlıklar), genel müdür ve daha üst birim yöneticileri, strateji geliştirme başkanı, vali, general ve amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki daire başkanı ve daha üst birimlerin yöneticileri, rektör, büyükşehir ve il belediye başkanlarıyla çalışan personel de yine ayda 90 saati geçmemek üzere makam onayına istinaden saat başına 2,25 lira fazla çalışma ücreti alacak.
Diğer fazla mesai ücretleri
Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı yurtlarla üniversitelere bağlı yurtlarda görev yapan personelden gerçekleştirdikleri fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara da ayda 90 saati aşmamak kaydıyla yeni yılda 2,13 lira ek çalışma ücreti ödemesi yapılacak.
Anadolu Üniversitesi dışındaki diğer yükseköğretim kurumları kadrolarında görev yapan personelden, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesince düzenlenen akademik danışmanlık ve yüz yüze eğitim hizmetlerinin yürütülmesine yardımcı olmak üzere normal çalışma saatleri dışında görevlendirilen ve fiilen görev yapan personele ayda 60 saati aşmamak üzere saat başına 3,68 lira ödemede bulunulacak.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünde çalışan (110 kişiyi geçmemek üzere) personelden fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara, ayda 60 saati geçmemek üzere saat başına 2,13 lira ödenecek.
Mesleki ve teknik eğitim bölgesinde yer alan meslek yüksekokullarıyla ilişkilendirilen ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı idari personeline, yasal çalışma saatinin bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla mesai için ayda 100 saati geçmemek kaydıyla saat başına 3,68 lira ödemede bulunulacak.
Yurt içi gündelikler değişmedi
Harcırah Kanunu uyarınca verilecek yurt içi gündelik ve tazminat tutarları da belirlendi. Yeni yılda TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcılarına ödenecek yurt içi gündelik tutarı 67,40 olarak korundu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, TBMM Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanlarının yurt içi gündeliği de 61,50 lira olarak devam edecek.
En alt kademedeki memura ödenen 38,75 liralık gündelik de değişmedi.
2019 Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi'ne göre çeşitli kamu görevlilerinin yeni yıldaki yurt içi gündelikleri şöyle olacak: Yurt İçinde Verilecek Gündelikler
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcıları
67,40 Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanları 61,50,
Memur ve Hizmetlilerden;
Ek göstergesi 8000 ve daha yüksek olan kadrolarda bulunanlar
51,60 Ek göstergesi 5800 (dahil)-8000 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar
48,15 Ek göstergesi 3000 (dahil)-5800 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar
45,20 Aylık/kadro derecesi 1-4 olanlar
39,85 Aylık/kadro derecesi 5-15 olanlar
38,75 Arazi Üzerinde Çalışanlara Verilecek Tazminatlar (Madde 50)
50'nci maddenin 1, 2, 3, 4 ve 5. Bentlerindeki Personel
Kadro derecesi 1-4 olanlar
15,80 Kadro derecesi 5-15 olanlar
Devlet memurlarının saat başına fazla mesai ücretleri, yeni yılda 16 kuruş artarak 2 lira 13 kuruşa yükselecek. AA muhabirinin 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerinden derlediği bilgilere göre, memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 8,1 artış gösterecek. 1 lira 97 kuruş olan saat başı fazla mesai ücreti, 1 Ocak 2019'dan itibaren 2 lira 13 kuruş olarak uygulanacak.
Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan personele ve makam şoförlerine ayda 90 saati, genel müdürlüklerin merkez teşkilatlarında görevli şoförlere de yeni yılda 60 saati geçmemek üzere 2,08 lira yerine 2,25 lira fazla mesai ücreti ödenecek.
Her makam için aylık toplam 450 saati geçmemek kaydıyla kurul başkanı (Bakanlıklar), genel müdür ve daha üst birim yöneticileri, strateji geliştirme başkanı, vali, general ve amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki daire başkanı ve daha üst birimlerin yöneticileri, rektör, büyükşehir ve il belediye başkanlarıyla çalışan personel de yine ayda 90 saati geçmemek üzere makam onayına istinaden saat başına 2,25 lira fazla çalışma ücreti alacak.
Diğer fazla mesai ücretleri
Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı yurtlarla üniversitelere bağlı yurtlarda görev yapan personelden gerçekleştirdikleri fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara da ayda 90 saati aşmamak kaydıyla yeni yılda 2,13 lira ek çalışma ücreti ödemesi yapılacak.
Anadolu Üniversitesi dışındaki diğer yükseköğretim kurumları kadrolarında görev yapan personelden, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesince düzenlenen akademik danışmanlık ve yüz yüze eğitim hizmetlerinin yürütülmesine yardımcı olmak üzere normal çalışma saatleri dışında görevlendirilen ve fiilen görev yapan personele ayda 60 saati aşmamak üzere saat başına 3,68 lira ödemede bulunulacak.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünde çalışan (110 kişiyi geçmemek üzere) personelden fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara, ayda 60 saati geçmemek üzere saat başına 2,13 lira ödenecek.
Mesleki ve teknik eğitim bölgesinde yer alan meslek yüksekokullarıyla ilişkilendirilen ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı idari personeline, yasal çalışma saatinin bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla mesai için ayda 100 saati geçmemek kaydıyla saat başına 3,68 lira ödemede bulunulacak.
Yurt içi gündelikler değişmedi
Harcırah Kanunu uyarınca verilecek yurt içi gündelik ve tazminat tutarları da belirlendi. Yeni yılda TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcılarına ödenecek yurt içi gündelik tutarı 67,40 olarak korundu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, TBMM Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanlarının yurt içi gündeliği de 61,50 lira olarak devam edecek.
En alt kademedeki memura ödenen 38,75 liralık gündelik de değişmedi.
2019 Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi'ne göre çeşitli kamu görevlilerinin yeni yıldaki yurt içi gündelikleri şöyle olacak: Yurt İçinde Verilecek Gündelikler
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcıları
67,40 Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanları 61,50,
Memur ve Hizmetlilerden;
Ek göstergesi 8000 ve daha yüksek olan kadrolarda bulunanlar
51,60 Ek göstergesi 5800 (dahil)-8000 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar
48,15 Ek göstergesi 3000 (dahil)-5800 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar
45,20 Aylık/kadro derecesi 1-4 olanlar
39,85 Aylık/kadro derecesi 5-15 olanlar
38,75 Arazi Üzerinde Çalışanlara Verilecek Tazminatlar (Madde 50)
50'nci maddenin 1, 2, 3, 4 ve 5. Bentlerindeki Personel
Kadro derecesi 1-4 olanlar
15,80 Kadro derecesi 5-15 olanlar
19 Ekim 2018 Cuma
Patron çalışanların bilgisayarını inceleyebilir mi
İşyeri sahibi, çalışanların bilgisayarında inceleme yapabilir mi? Bu sorunun yanıtını Cem Kılıç Milliyet'teki yazısında veriyor. İşte Kılıç'ın o yazısı:
İş sözleşmesi işçi ile işveren arasında kişisel ve hukuki bağımlılık ilişkisi kuran bir sözleşmedir. Bu bağımlılık çalışma hayatında işverenin işçinin davranışlarını birçok yönden kontrol etmesiyle somutlaşmaktadır. Bu kontroller çalışanın kişilik haklarının ihlal edilmesi riskini doğurmaktadır.
Menfaat dengesi
Günümüzde işverenler işin yürütümü için çalışanlara bilgisayar ve internet sağlamakta, bunlarla çalışanın işini etkin ve hızlı bir şekilde yapmasını amaçlamaktadır. İşverenler sağlanan bu araç ve hizmetin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını denetlemek istemekte, bunun için takip sistemleri kurmaktadır.
İşverenin iş için sağladığı araç ve hizmetlerin sadece bu amaç için kullanılmasını istemesi en doğal hakkıyken, çalışanın özel hayatının gizliliğinin korunmasını istemesi de en doğal hakkıdır. İnternet kullanımının takip edilmesi bahsedilen iki hak arasında ince bir çizgide bulunmaktadır.
Sitelerin niteliği
Bilgisayarın ve internetin özel amaçlı olarak kullanımın yasaklandığı durumlarda işverenin, işçinin bu yasağa uygun davranıp davranmadığını kontrol etmek amacıyla takip sistemi kurma hakkı bulunmaktadır. İşveren çalışanın bilgisayarda hangi işlemleri yaptığını inceleyebilecek, hangi internet sitelerine girdiğini, bilgisayar veya işyerinin ağına hangi verilerin indirildiğini ve internete bu bilgisayar üzerinden hangi verilerin yüklendiğini takip edebilecektir. Çalışan bu durumda özel hayatının gizliliğini ileri sürerek takibi engelleyemeyecektir. İşveren takip sonucunda ilgili araçların amacı dışında kullanıldığını tespit ederse çalışanın iş sözleşmesini duruma göre geçerli veya haklı nedene dayanarak feshedebilecektir.
Dürüstlük kuralları
Her hakkın kullanımında olduğu gibi işverene verilen takip hakkının kullanımında da işverenler dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır. Bunun anlamı işverenin takibi sadece iş amacıyla yapması, elde ettiği bilgileri gerekli ölçüde kullanması gerekmektedir. Çalışana zarar vermek kastıyla verilerin amaç dışı kullanımı her durumda yasaklanmıştır.
İnternetin özel amaçlı kullanımı mümkün mü?
Takip hakkının sınırlarının belirlenmesi işverenin bilgisayar ve internet üzerinde hangi faaliyetlere hangi oranda izin verdiğine göre değişmektedir. Öncelikle yapılması gereken, işverenlerin iş amacıyla sağladıkları bilgisayar ve internetin özel amaçlı kullanımına izin verip vermediğini tespit etmek, devamında verilen bir izin varsa buna ilişkin bir sınırlamanın olup olmadığını değerlendirmektir.
İşverenler sağladıkları bilgisayarların ve internet hizmetinin ne şekilde kullanılacağını belirleme yetkisine sahiptir. Sağlanan bilgisayarın özel amaçlı olarak kullanımını tamamen yasaklayabileceği gibi, sınırlı olarak işçinin özel amaçları doğrultusunda kullanımına izin verebilir. Hatta özel amaçlı kullanımı tamamen serbest de bırakabilir. Bilgisayar ve internetin özel amaçlı kullanımına izin, açık bir şekilde sözlü veya yazılı olarak verilebileceği gibi işverenin bildiği özel amaçlı kullanıma uzunca bir süre ses çıkarmaması durumunda olduğu gibi örtülü bir şekilde de verilebilir. İş ilişkisinde bilgisayarın ve internetin özel amaçlı kullanımına ilişkin herhangi bir açıklık bulunmadığı durumlarda çalışanın özel amaçlı kullanımının yasaklandığı kabul edilmektedir.
Özel amaçlı kullanıma izin verilmişse takip yapılamaz
Çalışana bilgisayarın ve internetin özel amaçlı kullanımına sınırsız izin verilmişse işverenin yapacağı bir takip özel hayatın gizliliğini ihlal anlamı taşıyabilecektir. İşverenin verdiği açık veya örtülü izne rağmen çalışanın bilgisayar ve internet kullanımını takip etmesi kişilik haklarının ihlali anlamına gelecektir. Çalışan bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecek, bir zararı doğması halinde bu zararının tazminini talep edebilecektir.
Sınırlı kullanım izinlerinde ise koyulan sınıra göre değerlendirme yapmak gerekmektedir. Örneğin, işveren çalışanın özel amaçlı internet kullanımına sadece ara dinlenmesine denk gelen 12.00 ile 13.00 arasında izin vermişse, özel amaçlı internet kullanımının bu saatler arasında yapılıp yapılmadığını takip edebilecek, bu saatlerin dışında özel amaçlı bilgisayar veya internet kullanımının olup olmadığını inceleyebilecektir.
İzin verilen saatlerdeki kullanımların içeriği incelenemeyecektir. Takibin bu şekilde yapılması özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecektir. İşveren süre dışında girilen sitelere yönelik bir sınırlama getirmiş olabilir. Tek tek saydığı veya türlerini belirttiği sitelere erişimi yasaklamış olabilir. Bu şekilde yasak varsa, işveren çalışanın takibini yapabilecek fakat izin verilen sitelerde çalışanın yaptığı işlemlerin takibini yapamayacaktır. Takibin sınırları ve içeriği iş sözleşmesindeki şartlara veya işverenin sözüne göre şekillenir.
İş sözleşmesi işçi ile işveren arasında kişisel ve hukuki bağımlılık ilişkisi kuran bir sözleşmedir. Bu bağımlılık çalışma hayatında işverenin işçinin davranışlarını birçok yönden kontrol etmesiyle somutlaşmaktadır. Bu kontroller çalışanın kişilik haklarının ihlal edilmesi riskini doğurmaktadır.
Menfaat dengesi
Günümüzde işverenler işin yürütümü için çalışanlara bilgisayar ve internet sağlamakta, bunlarla çalışanın işini etkin ve hızlı bir şekilde yapmasını amaçlamaktadır. İşverenler sağlanan bu araç ve hizmetin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını denetlemek istemekte, bunun için takip sistemleri kurmaktadır.
İşverenin iş için sağladığı araç ve hizmetlerin sadece bu amaç için kullanılmasını istemesi en doğal hakkıyken, çalışanın özel hayatının gizliliğinin korunmasını istemesi de en doğal hakkıdır. İnternet kullanımının takip edilmesi bahsedilen iki hak arasında ince bir çizgide bulunmaktadır.
Sitelerin niteliği
Bilgisayarın ve internetin özel amaçlı olarak kullanımın yasaklandığı durumlarda işverenin, işçinin bu yasağa uygun davranıp davranmadığını kontrol etmek amacıyla takip sistemi kurma hakkı bulunmaktadır. İşveren çalışanın bilgisayarda hangi işlemleri yaptığını inceleyebilecek, hangi internet sitelerine girdiğini, bilgisayar veya işyerinin ağına hangi verilerin indirildiğini ve internete bu bilgisayar üzerinden hangi verilerin yüklendiğini takip edebilecektir. Çalışan bu durumda özel hayatının gizliliğini ileri sürerek takibi engelleyemeyecektir. İşveren takip sonucunda ilgili araçların amacı dışında kullanıldığını tespit ederse çalışanın iş sözleşmesini duruma göre geçerli veya haklı nedene dayanarak feshedebilecektir.
Dürüstlük kuralları
Her hakkın kullanımında olduğu gibi işverene verilen takip hakkının kullanımında da işverenler dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır. Bunun anlamı işverenin takibi sadece iş amacıyla yapması, elde ettiği bilgileri gerekli ölçüde kullanması gerekmektedir. Çalışana zarar vermek kastıyla verilerin amaç dışı kullanımı her durumda yasaklanmıştır.
İnternetin özel amaçlı kullanımı mümkün mü?
Takip hakkının sınırlarının belirlenmesi işverenin bilgisayar ve internet üzerinde hangi faaliyetlere hangi oranda izin verdiğine göre değişmektedir. Öncelikle yapılması gereken, işverenlerin iş amacıyla sağladıkları bilgisayar ve internetin özel amaçlı kullanımına izin verip vermediğini tespit etmek, devamında verilen bir izin varsa buna ilişkin bir sınırlamanın olup olmadığını değerlendirmektir.
İşverenler sağladıkları bilgisayarların ve internet hizmetinin ne şekilde kullanılacağını belirleme yetkisine sahiptir. Sağlanan bilgisayarın özel amaçlı olarak kullanımını tamamen yasaklayabileceği gibi, sınırlı olarak işçinin özel amaçları doğrultusunda kullanımına izin verebilir. Hatta özel amaçlı kullanımı tamamen serbest de bırakabilir. Bilgisayar ve internetin özel amaçlı kullanımına izin, açık bir şekilde sözlü veya yazılı olarak verilebileceği gibi işverenin bildiği özel amaçlı kullanıma uzunca bir süre ses çıkarmaması durumunda olduğu gibi örtülü bir şekilde de verilebilir. İş ilişkisinde bilgisayarın ve internetin özel amaçlı kullanımına ilişkin herhangi bir açıklık bulunmadığı durumlarda çalışanın özel amaçlı kullanımının yasaklandığı kabul edilmektedir.
Özel amaçlı kullanıma izin verilmişse takip yapılamaz
Çalışana bilgisayarın ve internetin özel amaçlı kullanımına sınırsız izin verilmişse işverenin yapacağı bir takip özel hayatın gizliliğini ihlal anlamı taşıyabilecektir. İşverenin verdiği açık veya örtülü izne rağmen çalışanın bilgisayar ve internet kullanımını takip etmesi kişilik haklarının ihlali anlamına gelecektir. Çalışan bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecek, bir zararı doğması halinde bu zararının tazminini talep edebilecektir.
Sınırlı kullanım izinlerinde ise koyulan sınıra göre değerlendirme yapmak gerekmektedir. Örneğin, işveren çalışanın özel amaçlı internet kullanımına sadece ara dinlenmesine denk gelen 12.00 ile 13.00 arasında izin vermişse, özel amaçlı internet kullanımının bu saatler arasında yapılıp yapılmadığını takip edebilecek, bu saatlerin dışında özel amaçlı bilgisayar veya internet kullanımının olup olmadığını inceleyebilecektir.
İzin verilen saatlerdeki kullanımların içeriği incelenemeyecektir. Takibin bu şekilde yapılması özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecektir. İşveren süre dışında girilen sitelere yönelik bir sınırlama getirmiş olabilir. Tek tek saydığı veya türlerini belirttiği sitelere erişimi yasaklamış olabilir. Bu şekilde yasak varsa, işveren çalışanın takibini yapabilecek fakat izin verilen sitelerde çalışanın yaptığı işlemlerin takibini yapamayacaktır. Takibin sınırları ve içeriği iş sözleşmesindeki şartlara veya işverenin sözüne göre şekillenir.
17 Ekim 2018 Çarşamba
Doğum borçlanması erken emeklilik getirir mi
Düzenleme ile doğum nedeniyle iş hayatından uzaklaşan kadın çalışanlara doğum borçlanması hakkı tanınıyor. Kimler yapabilir, şartları nelerdir, ne sağlar" Cem Kılıç, Milliyet'teki yazısında bu soruların yanıtlarını verdi. İşte o yazı:
Kadın çalışanlar doğum nedeniyle iş hayatından uzak kalırlar. Bu nedenle de emekli olmak için gerekli gün sayısı şartını doldurmakta zorlanırlar. İşte bu yüzden doğum borçlanması düzenlemesi ile doğum nedeniyle iş hayatından uzaklaşan kadın çalışanlara doğum borçlanması hakkı tanınır. Ancak her durumda doğum borçlanması yapmak gerekli olmayabilir.
Şartları nelerdir?
Doğum borçlanması yapılabilmesi için doğum yapan kadının doğumdan önce sigortalı olarak çalışıyor olması şarttır. Sigortalılık öncesi doğumlar borçlanılamaz.
Diğer yandan, doğum borçlanması yapılabilmesi için doğan çocuğun sağ olması gerekir. Doğum borçlanması yapacak kadın sigortalının borçlanma yapacağı sürelerde yani doğumdan sonraki en fazla iki yıllık süre içerisinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olmaması da gerekir.
Borçlanma yapılacak sürelerde adına prim yatırılmamış olması şarttır.
Kimler yapabilir?
SGK, 2014 yılına kadar bütün sigortalılara doğum borçlanması hakkı tanımıyordu. 2014 yılında 6552 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonrasında bütün sigortalılara doğum borçlanması hakkı tanındı. Bu tarihten sonra sigortalılık statüsü fark etmeksizin bütün kadın sigortalılar doğum borçlanması yapma hakkına kavuştu. 4/a’lı, 4/b’li ve 4/c’li, yani SSK’lı, Bağ Kur’lu ve Emekli Sandığı mensubu bütün kadın sigortalılar doğum borçlanması hakkına sahipler.
Bütün doğumlar borçlanılabilir mi?
Kadın sigortalılar üç doğuma kadar borçlanma yapabilirler. Bu hak daha önce iki doğumla sınırlıydı. 2014 yılında yapılan değişikliğin sonrasında hem bütün kadın sigortalılara doğum borçlanması yapma hakkı tanındı, hem de doğum borçlanması hakkı üçe çıkarıldı. Bu sayede, üç doğumu borçlanma hakkına sahip kadın sigortalının 2 bin 160 gün borçlanma hakkı oldu.
Doğum borçlanması ne sağlar?
Doğum borçlanması yapan kadın sigortalı çalışmadan gün elde etmiş olur. Kadın sigortalılar genellikle emeklilik için gerekli yaş ve sigortalılık süresi şartını doldururlar ancak doğum nedeniyle iş hayatından uzak kaldıkları için prim ödeme gün sayısı şartını sağlayamazlar. Bu durumda doğum borçlanması devreye girer ve prim ödeme gün sayısını doldurma hakkı tanır. Doğum borçlanması ile prim ödeme gün sayısı artan kadın sigortalı emekli olma hakkına kavuşabilir.
Emeklilik tarihini öne çeker mi?
Doğum borçlanması ancak doğumdan önce sigorta girişi olan kadın sigortalılar tarafından yapılabilir ve yalnızca prim ödeme gün sayısı kazandırır. Doğumdan sonraki süreler borçlanılabildiği için sigorta girişi geri gitmez ve emeklilik için avantaj söz konusu olmaz. Dolayısıyla, doğum borçlanması yapan kadın sigortalı daha önce hangi koşullara tabi olarak emekli olacaksa, yine aynı koşullar üzerinden emekli olabilir. Emeklilik koşullarında bir değişiklik olmaz. Yalnızca gün kazanılması söz konusu olur.
Hangi süreler için yapılabilir?
Doğum borçlanması doğumdan sonraki en fazla iki yıllık süre için yapılabilir. Her doğumda en fazla 720 günlük süre borçlanılabilir. Bu sürenin üzerinde doğum borçlanması yapılamaz. Dolayısıyla, her doğum sonrasında kadın sigortalı 720 gün borçlanma hakkına sahiptir. Diğer yandan, 720 günün altında borçlanma yapılması mümkündür. Yani, üst limit 720 gün olmak üzere kadın sigortalı istediği kadar borçlanma yapabilir.
Staj sonrası doğum borçlanması
Staj yapan kadın sigortalıların doğum borçlanması ile emeklilik yaşını öne çekme ihtimali bulunmaktadır. İş hayatına staj yaparak başlayan ve bu dönemde adına kısa vadeli sigorta kolları primi yatan kadın sigortalılar daha sonra uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başladıkları süre içerisindeki doğumlarını borçlanabilirler.
Bu durumda, ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başladıkları tarih borçlandıkları süre kadar geri gelir. Bu da emeklilik yaşını öne çeker.
İki yıl erken emeklilik
Örneğin, 25 Mayıs 1994 tarihinde staj girişi olan ve bu sürede adına kısa vadeli sigorta kollarına prim ödenen kadın sigortalı 25 Mayıs 1997 tarihinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak işe girmiş ise bu girişi nedeniyle 54 yaşında, 5.975 prim günü ve 20 yıl sigortalılık şartıyla emekli olabilecektir. Bu kadın sigortalının 25 Mayıs 1995 tarihinde gerçekleştirdiği doğumu borçlanma hakkı bulunmaktadır.
Doğum borçlanması sonrası ilk kez uzun vadeli sigortalı olduğu tarih iki yıl geriye gidecektir. Bu durumda, 25 Mayıs 1995 olarak güncellenen sigortalı olduğu tarih ile bu kişinin emeklilik şartları 52 yaş, 5.825 prim günü ve 20 yıl sigortalılık olacaktır.
Dolayısıyla, iki yıllık doğum borçlanması iki yıl erken emeklilik hakkı doğuracaktır. Ancak bu durum yalnızca staj girişi ile ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olunan süre içerisindeki doğumların borçlanılması halinde geçerlidir. Diğer doğum borçlanmalarında yalnızca prim ödeme gün sayısı eklenir, emeklilik yaşı değişmez.
Kadın çalışanlar doğum nedeniyle iş hayatından uzak kalırlar. Bu nedenle de emekli olmak için gerekli gün sayısı şartını doldurmakta zorlanırlar. İşte bu yüzden doğum borçlanması düzenlemesi ile doğum nedeniyle iş hayatından uzaklaşan kadın çalışanlara doğum borçlanması hakkı tanınır. Ancak her durumda doğum borçlanması yapmak gerekli olmayabilir.
Şartları nelerdir?
Doğum borçlanması yapılabilmesi için doğum yapan kadının doğumdan önce sigortalı olarak çalışıyor olması şarttır. Sigortalılık öncesi doğumlar borçlanılamaz.
Diğer yandan, doğum borçlanması yapılabilmesi için doğan çocuğun sağ olması gerekir. Doğum borçlanması yapacak kadın sigortalının borçlanma yapacağı sürelerde yani doğumdan sonraki en fazla iki yıllık süre içerisinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olmaması da gerekir.
Borçlanma yapılacak sürelerde adına prim yatırılmamış olması şarttır.
Kimler yapabilir?
SGK, 2014 yılına kadar bütün sigortalılara doğum borçlanması hakkı tanımıyordu. 2014 yılında 6552 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonrasında bütün sigortalılara doğum borçlanması hakkı tanındı. Bu tarihten sonra sigortalılık statüsü fark etmeksizin bütün kadın sigortalılar doğum borçlanması yapma hakkına kavuştu. 4/a’lı, 4/b’li ve 4/c’li, yani SSK’lı, Bağ Kur’lu ve Emekli Sandığı mensubu bütün kadın sigortalılar doğum borçlanması hakkına sahipler.
Bütün doğumlar borçlanılabilir mi?
Kadın sigortalılar üç doğuma kadar borçlanma yapabilirler. Bu hak daha önce iki doğumla sınırlıydı. 2014 yılında yapılan değişikliğin sonrasında hem bütün kadın sigortalılara doğum borçlanması yapma hakkı tanındı, hem de doğum borçlanması hakkı üçe çıkarıldı. Bu sayede, üç doğumu borçlanma hakkına sahip kadın sigortalının 2 bin 160 gün borçlanma hakkı oldu.
Doğum borçlanması ne sağlar?
Doğum borçlanması yapan kadın sigortalı çalışmadan gün elde etmiş olur. Kadın sigortalılar genellikle emeklilik için gerekli yaş ve sigortalılık süresi şartını doldururlar ancak doğum nedeniyle iş hayatından uzak kaldıkları için prim ödeme gün sayısı şartını sağlayamazlar. Bu durumda doğum borçlanması devreye girer ve prim ödeme gün sayısını doldurma hakkı tanır. Doğum borçlanması ile prim ödeme gün sayısı artan kadın sigortalı emekli olma hakkına kavuşabilir.
Emeklilik tarihini öne çeker mi?
Doğum borçlanması ancak doğumdan önce sigorta girişi olan kadın sigortalılar tarafından yapılabilir ve yalnızca prim ödeme gün sayısı kazandırır. Doğumdan sonraki süreler borçlanılabildiği için sigorta girişi geri gitmez ve emeklilik için avantaj söz konusu olmaz. Dolayısıyla, doğum borçlanması yapan kadın sigortalı daha önce hangi koşullara tabi olarak emekli olacaksa, yine aynı koşullar üzerinden emekli olabilir. Emeklilik koşullarında bir değişiklik olmaz. Yalnızca gün kazanılması söz konusu olur.
Hangi süreler için yapılabilir?
Doğum borçlanması doğumdan sonraki en fazla iki yıllık süre için yapılabilir. Her doğumda en fazla 720 günlük süre borçlanılabilir. Bu sürenin üzerinde doğum borçlanması yapılamaz. Dolayısıyla, her doğum sonrasında kadın sigortalı 720 gün borçlanma hakkına sahiptir. Diğer yandan, 720 günün altında borçlanma yapılması mümkündür. Yani, üst limit 720 gün olmak üzere kadın sigortalı istediği kadar borçlanma yapabilir.
Staj sonrası doğum borçlanması
Staj yapan kadın sigortalıların doğum borçlanması ile emeklilik yaşını öne çekme ihtimali bulunmaktadır. İş hayatına staj yaparak başlayan ve bu dönemde adına kısa vadeli sigorta kolları primi yatan kadın sigortalılar daha sonra uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başladıkları süre içerisindeki doğumlarını borçlanabilirler.
Bu durumda, ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başladıkları tarih borçlandıkları süre kadar geri gelir. Bu da emeklilik yaşını öne çeker.
İki yıl erken emeklilik
Örneğin, 25 Mayıs 1994 tarihinde staj girişi olan ve bu sürede adına kısa vadeli sigorta kollarına prim ödenen kadın sigortalı 25 Mayıs 1997 tarihinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak işe girmiş ise bu girişi nedeniyle 54 yaşında, 5.975 prim günü ve 20 yıl sigortalılık şartıyla emekli olabilecektir. Bu kadın sigortalının 25 Mayıs 1995 tarihinde gerçekleştirdiği doğumu borçlanma hakkı bulunmaktadır.
Doğum borçlanması sonrası ilk kez uzun vadeli sigortalı olduğu tarih iki yıl geriye gidecektir. Bu durumda, 25 Mayıs 1995 olarak güncellenen sigortalı olduğu tarih ile bu kişinin emeklilik şartları 52 yaş, 5.825 prim günü ve 20 yıl sigortalılık olacaktır.
Dolayısıyla, iki yıllık doğum borçlanması iki yıl erken emeklilik hakkı doğuracaktır. Ancak bu durum yalnızca staj girişi ile ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olunan süre içerisindeki doğumların borçlanılması halinde geçerlidir. Diğer doğum borçlanmalarında yalnızca prim ödeme gün sayısı eklenir, emeklilik yaşı değişmez.
11 Ekim 2018 Perşembe
Şeker-İş Sendikası Başkanı'na milyonluk makam aracı
Geliri işçi aidatlardan oluşan Şeker-İş Sendikası’nın Başkanı İsa Gök, piyasada değeri 1 milyon TL’yi bulan makam aracı aldı. Trafiğe çıkış tarihi 18 Eylül 2018 olan araçla ilgili Gök, “Araba arızalandı, mecbur kaldık aldık" dedi
Türkiye'de son haftalarda tüm kesimler tasarruf önlemlerini tartışırken, şeker işçilerinin örgütlendiği Şeker-İş Sendikasından tartışmalı bir hamle geldi. Şeker-İş Sendikası Başkanı İsa Gök’ün makam aracı değişti ve piyasa değeri 1 milyon lira olduğu belirtilen lüks bir otomobil alındı. Gök, “Araba arızalandı, mecbur kaldık, aldık” dedi. Sendikanın geliri işçilerin ödedikleri aidatlardan oluşuyor.
DONANIMSIZ 970 BİN TL
Gök için alınan Audi marka A6 Sedan 3.0 Quattro marka aracın donanımsız fiyatı 138 bin 192 Euro düzeyinde bulunuyor. Bu rakam TL bazında 970 bin 318 liraya karşılık geliyor. Donanım eklendikçe otomobilin fiyatı yükseliyor. Trafik bilgilerine göre de aracın trafiğe çıkış tarihi 18 Eylül 2018.
RAKAMI BİLMİYORUM
Şeker-İş Başkanı İsa Gök, Hürriyet’ten Hacer Boyacıoğlu'nun konuyla ilgili soruları üzerine, “Kullandığım araç arızalandı. Uzun yola gidiyoruz. Hem hızlı hem de güvenli olması gerekiyordu” diyerek araç alımını doğruladı. Ağrı’dan Kars’a pek çok yere gittiklerini belirten Gök, “Rakamı bilmiyorum. Arkadaşlar pazarlık yapıp aldı. Mercedes aldığında da bir yığın dert oluyor, diğer arabalarda da dert bitmiyor. Kars’a, Ağrı’ya, Muş’a her yere gidiyorum. Ne gerekiyorsa o yapıldı, bu konulara mı kalındı” dedi.
ÖZELLEŞTİRMELERLE GÜNDEME GELDİ
MAKAM aracı tartışmasıyla gündeme gelen İsa Gök, 2006 yılından bu yana sendikanın genel başkanlığını yapıyor. Şeker-İş Sendikası’nın bu yılki önceliği ise şeker fabrikalarının özelleştirilmesi olmuştu. Sendika, fabrikaların özelleştirilmemesi için bir dizi eylem yapmıştı.
Türkiye'de son haftalarda tüm kesimler tasarruf önlemlerini tartışırken, şeker işçilerinin örgütlendiği Şeker-İş Sendikasından tartışmalı bir hamle geldi. Şeker-İş Sendikası Başkanı İsa Gök’ün makam aracı değişti ve piyasa değeri 1 milyon lira olduğu belirtilen lüks bir otomobil alındı. Gök, “Araba arızalandı, mecbur kaldık, aldık” dedi. Sendikanın geliri işçilerin ödedikleri aidatlardan oluşuyor.
DONANIMSIZ 970 BİN TL
Gök için alınan Audi marka A6 Sedan 3.0 Quattro marka aracın donanımsız fiyatı 138 bin 192 Euro düzeyinde bulunuyor. Bu rakam TL bazında 970 bin 318 liraya karşılık geliyor. Donanım eklendikçe otomobilin fiyatı yükseliyor. Trafik bilgilerine göre de aracın trafiğe çıkış tarihi 18 Eylül 2018.
RAKAMI BİLMİYORUM
Şeker-İş Başkanı İsa Gök, Hürriyet’ten Hacer Boyacıoğlu'nun konuyla ilgili soruları üzerine, “Kullandığım araç arızalandı. Uzun yola gidiyoruz. Hem hızlı hem de güvenli olması gerekiyordu” diyerek araç alımını doğruladı. Ağrı’dan Kars’a pek çok yere gittiklerini belirten Gök, “Rakamı bilmiyorum. Arkadaşlar pazarlık yapıp aldı. Mercedes aldığında da bir yığın dert oluyor, diğer arabalarda da dert bitmiyor. Kars’a, Ağrı’ya, Muş’a her yere gidiyorum. Ne gerekiyorsa o yapıldı, bu konulara mı kalındı” dedi.
ÖZELLEŞTİRMELERLE GÜNDEME GELDİ
MAKAM aracı tartışmasıyla gündeme gelen İsa Gök, 2006 yılından bu yana sendikanın genel başkanlığını yapıyor. Şeker-İş Sendikası’nın bu yılki önceliği ise şeker fabrikalarının özelleştirilmesi olmuştu. Sendika, fabrikaların özelleştirilmemesi için bir dizi eylem yapmıştı.
Amazon'dan cinsiyetçi yazılım
Amazon’un iş alımlarını otomatik hale getirmek için geliştirdiği yapay zekâ programının, kadınlara karşı ayrımcılık yaptığı ortaya çıktı
Reuters’ta yer alan habere göre Amazon, şirket bünyesindeki işe alımları otomatik hale getirmenin bir yolunu bulmak için 2014 yılında bir mühendislik ekibi oluşturdu.
Ekibin bu iş için geliştirdiği yapay zeka destekli bilgisayar programının kadınlara karşı önyargılı davrandığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Amazon, bu girişimini 2017 yılında iptal etti.
Geliştirilen program, şirketin mevcut ve eski çalışanları ile geçmişte iş başvurusu yapmış olan adayların öz geçmişlerini inceleyip, 50 bin anahtar kelimeyi tarayan, 500 farklı işe alım modeli sunuyordu.
Bir arama motoru gibi çalışan bu sistem, en iyi adayların öz geçmişlerini (CV) insan kaynakları birimindeki yöneticilere sunuyordu.
Ancak bir yıl sonra ekipteki mühendisler, bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti: Bu sistem, kadın adayları görmezden geliyordu.
Erkeklerin daha çok tercih edildiği sonucuna varan yapay zeka, işe alım için geliştirilen arama motorunda “kadın” kelimesini filtreleyerek, adayların CV’lerini sunuyordu.
Sorunu fark eden Amazon’daki mühendis ekibi, buna benzer önyargı biçimlerini düzeltmek için yapay zeka programını elden geçirdi.
Fakat yapay zekanın adaylara karşı haksız bir şekilde ayrımcılık yapmak için yeni yollar bulabileceğinden endişe duyan şirket, bu programdan vazgeçti.
Reuters’ta yer alan habere göre Amazon, şirket bünyesindeki işe alımları otomatik hale getirmenin bir yolunu bulmak için 2014 yılında bir mühendislik ekibi oluşturdu.
Ekibin bu iş için geliştirdiği yapay zeka destekli bilgisayar programının kadınlara karşı önyargılı davrandığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Amazon, bu girişimini 2017 yılında iptal etti.
Geliştirilen program, şirketin mevcut ve eski çalışanları ile geçmişte iş başvurusu yapmış olan adayların öz geçmişlerini inceleyip, 50 bin anahtar kelimeyi tarayan, 500 farklı işe alım modeli sunuyordu.
Bir arama motoru gibi çalışan bu sistem, en iyi adayların öz geçmişlerini (CV) insan kaynakları birimindeki yöneticilere sunuyordu.
Ancak bir yıl sonra ekipteki mühendisler, bir şeylerin yanlış olduğunu fark etti: Bu sistem, kadın adayları görmezden geliyordu.
Erkeklerin daha çok tercih edildiği sonucuna varan yapay zeka, işe alım için geliştirilen arama motorunda “kadın” kelimesini filtreleyerek, adayların CV’lerini sunuyordu.
Sorunu fark eden Amazon’daki mühendis ekibi, buna benzer önyargı biçimlerini düzeltmek için yapay zeka programını elden geçirdi.
Fakat yapay zekanın adaylara karşı haksız bir şekilde ayrımcılık yapmak için yeni yollar bulabileceğinden endişe duyan şirket, bu programdan vazgeçti.
5 Ekim 2018 Cuma
Geleceğin en iyi ve en kötü meslekleri
CNBC'nin derlemesine göre, en iyi ve en kötü meslekler belli oldu! Gelecekte bazı meslekler kazanırken, gelişen teknoloji ile sektörlerin küçülmesi ile doğru orantılı olarak geleceği pek de parlak olmayacak.
İşte yavaş yavaş kayba uğrayacak meslekler...
...
http://www.finansgundem.com/foto-galeri/meslekleri-galeri/1349081
İşte yavaş yavaş kayba uğrayacak meslekler...
...
http://www.finansgundem.com/foto-galeri/meslekleri-galeri/1349081
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)