İş Kanunu'nun 25. maddesine göre, çalışan bir kişi iş yerinde dedikodu yapıyorsa tazminatsız kovulabilir
Çalışma hayatının en merak edilen konularından biri kıdem tazminatı. Kıdem tazminatı almak isteyen çalışanların uyması gereken bazı kurallar var. Bu kuralların dışına çıkılınca iş yerinizden tazminatsız olarak kovulabilirsiniz.
Kıdem tazminatı almak için bazı koşullar bulunuyor. Bu koşullardan biri de iş yerinden kovulmak. Fakat iş yerinden kovulduğunuz halde tazminat almadan ayrılabilirsiniz. Bunun nedeni ise iş yerinde dedikodu yapmanız.
İş Kanunu'nun 25. maddesine göre iş yerinde dedikodu yapan kişiler tazminatsız bir şekilde kovuluyor. İş yerinde dedikodu yaparsanız iş sözleşmeniz fesh ediliyor. İş yerinde çalışma yerinin düzenini bozacak şekilde davranırsanız tazminatsız olarak kovulursunuz.
21 Nisan 2018 Cumartesi
Amazon çalışanlarının korkunç çalışma şartları ortaya çıkarıldı
Gizlice Amazon’un İngiltere’deki deposuna giren bir yazar, çalışanların üstünde kurulan baskıyı ve cezalandırmayı ortaya çıkardı
Dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos’un teknoloji devi Amazon, yeniden şirket kültürü nedeniyle eleştirilerin odağında. Öyle ki, çalışanlar korkudan tuvalete gidemiyor, hastalandıklarında sert bir şekilde cezalandırılıyor.
Amazon’un İngiltere’nin Staffordshire şehrinde bulunan deposuna çalışan gibi giren yazar James Bloodworth, şirketin ürün paketleme ve gönderim işlerini üstlenen çalışanların inanılmaz şartlarda çalıştıklarını ortaya çıkardı. Bloodworth’ün ortaya çıkardıkları arasında, tesisteki tuvaletlerin sayısının azlığı nedeniyle çalışanların tuvaletlerini şişelere giderdikleri de yer alıyor.
TRUMP'TAN AMAZON'A ELEŞTİRİ
İngiliz The Sun Gazetesi’ne konuşan Bloodworth, “Üst katta çalışanlar tuvalete gitmek için dört kat merdiven inmek zorunda kalıyor. ‘Boş geçirdikleri’ zaman yüzünden cezalandırılmaktan ve işlerini kaybetmekten korkan insanlar tuvaletlerini şişelere yapıyordu.” dedi.
Amazon’un depo çalışanlarının ürünleri ne kadar hızlı seçip paketlediğini takip ettiği ve çok sıkı zamanlanmış molalar ile hedefler belirlediği biliniyordu. Şirket, uzun molalar veren veya hedeflerini tutturamayan çalışanlarına uyarı puanları veriyor.
İngiltere’deki 241 Amazon depo çalışanıyla gerçekleştirilen ve sonuçları hafta başında yayınlanan bir başka anket çalışması ise çalışanların dörtte üçünün zaman kısıtlamaları nedeniyle tuvalete gitmeye çekindiklerini ortaya çıkardı. Çalışmada ismi açıklanmayan bir Amazon çalışanının şu sözlerine dikkat çekildi: “Hedeflerimiz inanılmaz şekilde artırıldı. Tuvalete gitmeye zamanım olmadığı için su içmiyorum.”
TRUMP’IN GÜCÜ YETMEDİ! 10 MİLYAR DOLARLIK PROJE ONA GİDİYOR!
Bir diğer çalışan ise “Hedefler her yıl artıyor. Dört tane ayağım olmadığı için performansımı yüzde 100 artıramıyorum. Molalarımızda tuvalete koşarak gidiyoruz. Saatte 120 ürün paketlemek korkunç şekilde ağır bir iş.”
Bir diğer kadın çalışan ise hamileyken hastalandığında şirketin kendisine formel uyarıda bulunduğunu söyledi: “Çok kötü hissetmeme rağmen işe gittim ve iki saatin sonunda artık takatim kalmadı. Müdürüme hasta olduğumu söyledim ve doktora gittim. Doktor raporu getirmeme rağmen resmi bir uyarı aldım.”
Amazon ise geçmişte olduğu gibi bu iddiaları reddetti ve ankete katılanalrın Amazon çalışanı olduklarından şüphe duyduklarını belirtti.
Dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos’un teknoloji devi Amazon, yeniden şirket kültürü nedeniyle eleştirilerin odağında. Öyle ki, çalışanlar korkudan tuvalete gidemiyor, hastalandıklarında sert bir şekilde cezalandırılıyor.
Amazon’un İngiltere’nin Staffordshire şehrinde bulunan deposuna çalışan gibi giren yazar James Bloodworth, şirketin ürün paketleme ve gönderim işlerini üstlenen çalışanların inanılmaz şartlarda çalıştıklarını ortaya çıkardı. Bloodworth’ün ortaya çıkardıkları arasında, tesisteki tuvaletlerin sayısının azlığı nedeniyle çalışanların tuvaletlerini şişelere giderdikleri de yer alıyor.
TRUMP'TAN AMAZON'A ELEŞTİRİ
İngiliz The Sun Gazetesi’ne konuşan Bloodworth, “Üst katta çalışanlar tuvalete gitmek için dört kat merdiven inmek zorunda kalıyor. ‘Boş geçirdikleri’ zaman yüzünden cezalandırılmaktan ve işlerini kaybetmekten korkan insanlar tuvaletlerini şişelere yapıyordu.” dedi.
Amazon’un depo çalışanlarının ürünleri ne kadar hızlı seçip paketlediğini takip ettiği ve çok sıkı zamanlanmış molalar ile hedefler belirlediği biliniyordu. Şirket, uzun molalar veren veya hedeflerini tutturamayan çalışanlarına uyarı puanları veriyor.
İngiltere’deki 241 Amazon depo çalışanıyla gerçekleştirilen ve sonuçları hafta başında yayınlanan bir başka anket çalışması ise çalışanların dörtte üçünün zaman kısıtlamaları nedeniyle tuvalete gitmeye çekindiklerini ortaya çıkardı. Çalışmada ismi açıklanmayan bir Amazon çalışanının şu sözlerine dikkat çekildi: “Hedeflerimiz inanılmaz şekilde artırıldı. Tuvalete gitmeye zamanım olmadığı için su içmiyorum.”
TRUMP’IN GÜCÜ YETMEDİ! 10 MİLYAR DOLARLIK PROJE ONA GİDİYOR!
Bir diğer çalışan ise “Hedefler her yıl artıyor. Dört tane ayağım olmadığı için performansımı yüzde 100 artıramıyorum. Molalarımızda tuvalete koşarak gidiyoruz. Saatte 120 ürün paketlemek korkunç şekilde ağır bir iş.”
Bir diğer kadın çalışan ise hamileyken hastalandığında şirketin kendisine formel uyarıda bulunduğunu söyledi: “Çok kötü hissetmeme rağmen işe gittim ve iki saatin sonunda artık takatim kalmadı. Müdürüme hasta olduğumu söyledim ve doktora gittim. Doktor raporu getirmeme rağmen resmi bir uyarı aldım.”
Amazon ise geçmişte olduğu gibi bu iddiaları reddetti ve ankete katılanalrın Amazon çalışanı olduklarından şüphe duyduklarını belirtti.
Patronla rekabet tazminatsız atılma nedeni
Yasalar ikinci işte çalışmaya ve kendi işini kurmaya izin veriyor. Ancak aynı sektörde iş kuran ya da çalışan için durum değişiyor. Sadakat borcuna uymayana ceza var.
Çalışma hayatıyla ilgili yasalarımızda çalışanların işverene sadakat borcu bulunuyor. İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorunda. Ayrıca çalışan işverene ait her türlü ürünü usulüne uygun olarak kullanmak ve işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlü. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamıyor. Ayrıca kendi işvereni ile rekabete girişemiyor.
BİLGİLERİ KULLANMAMALI
Çalışan bunu iş sözleşmesi devam ederken yaparsa sadakat borcunun ihlali söz konusu oluyor. Bu durumda işveren işçiyi tazminat ödemeden çıkarabiliyor. Bazı durumlarda işten ayrıldıktan sonra da eski işvereninin özel bilgileriyle başka bir işyerinde çalışması ya da aynı sektörde işyeri açması da yasaklanabiliyor. Zarar da yeni işverenden alınabiliyor. Burada yapılan sözleşme de önem kazanıyor. Sözleşmede rekabet yasağı ile ilgili bir hüküm varsa işten ayrıldıktan sonra da buna uymak zorunluluğu ortaya çıkıyor. Yargıtay'ın bu konuda birçok kararı bulunuyor. Kararlarda çalıştığı şirketle aynı alanda işyeri açan çalışanlar için sadakat borcuna aykırılık kararları veriliyor. Fakat farklı hükümler de bulunuyor.
Örneğin bir sigorta şirketinde çalışan kişi, ayrıldıktan sonra kurduğu sigorta firmasında eski işyerinin müşteri bilgilerini kullanıyorsa, burada rekabet yasağına aykırılık söz konusu oluyor. İşveren eski işçisinden tazminat da talep edebiliyor.
FARKLI KARAR DA VAR
Yargıtay'ın çalışan lehine kararları da var. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi rakip firmaya transfer olmanın haksız rekabet sayılmayacağına hükmetti. Çalıştığı şirketten ayrılan işçi, aynı sektörde faaliyet göstermek üzere bir firma kurdu. Bir süre sonra eski işyerinden ayrılan bazı mesai arkadaşlarını yanına aldı. Çalışanlarının eski personeli tarafından ayartılması suretiyle rakip firmaya geçtiğini, bu kişilerin ticari sırlarına vakıf olduğunu öne süren şirket sahibi mahkemeye başvurdu. Mahkeme, çalıştıkları firmadan ayrılan çalışanların aynı sektördeki başka bir şirkete geçmiş olmalarının haksız rekabet teşkil etmeyeceğine hükmetti.
Çalışma hayatıyla ilgili yasalarımızda çalışanların işverene sadakat borcu bulunuyor. İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorunda. Ayrıca çalışan işverene ait her türlü ürünü usulüne uygun olarak kullanmak ve işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlü. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamıyor. Ayrıca kendi işvereni ile rekabete girişemiyor.
BİLGİLERİ KULLANMAMALI
Çalışan bunu iş sözleşmesi devam ederken yaparsa sadakat borcunun ihlali söz konusu oluyor. Bu durumda işveren işçiyi tazminat ödemeden çıkarabiliyor. Bazı durumlarda işten ayrıldıktan sonra da eski işvereninin özel bilgileriyle başka bir işyerinde çalışması ya da aynı sektörde işyeri açması da yasaklanabiliyor. Zarar da yeni işverenden alınabiliyor. Burada yapılan sözleşme de önem kazanıyor. Sözleşmede rekabet yasağı ile ilgili bir hüküm varsa işten ayrıldıktan sonra da buna uymak zorunluluğu ortaya çıkıyor. Yargıtay'ın bu konuda birçok kararı bulunuyor. Kararlarda çalıştığı şirketle aynı alanda işyeri açan çalışanlar için sadakat borcuna aykırılık kararları veriliyor. Fakat farklı hükümler de bulunuyor.
Örneğin bir sigorta şirketinde çalışan kişi, ayrıldıktan sonra kurduğu sigorta firmasında eski işyerinin müşteri bilgilerini kullanıyorsa, burada rekabet yasağına aykırılık söz konusu oluyor. İşveren eski işçisinden tazminat da talep edebiliyor.
FARKLI KARAR DA VAR
Yargıtay'ın çalışan lehine kararları da var. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi rakip firmaya transfer olmanın haksız rekabet sayılmayacağına hükmetti. Çalıştığı şirketten ayrılan işçi, aynı sektörde faaliyet göstermek üzere bir firma kurdu. Bir süre sonra eski işyerinden ayrılan bazı mesai arkadaşlarını yanına aldı. Çalışanlarının eski personeli tarafından ayartılması suretiyle rakip firmaya geçtiğini, bu kişilerin ticari sırlarına vakıf olduğunu öne süren şirket sahibi mahkemeye başvurdu. Mahkeme, çalıştıkları firmadan ayrılan çalışanların aynı sektördeki başka bir şirkete geçmiş olmalarının haksız rekabet teşkil etmeyeceğine hükmetti.
19 Nisan 2018 Perşembe
Yargıtay'dan tüm çalışanlar için emsal karar
Çalıştığı fabrikada çocuğunun hastalığı nedeniyle fazla mesaiye kalamayan işçi patronundan azar işitti. Bununla beraber istifasını veren işçiye mahkemeden emsal olacak karar geldi
Çalıştığı fabrikada çocuğunun hasta olduğu gerekçesiyle fazla mesaiye kalmayan işçi, ertesi gün patronun fırçasına maruz kaldı. Mesai arkadaşlarının yanında patronunun bağırıp çağırdığı işçi, istifa dilekçesini imzalayıp iş yerinden ayrıldı.
Patronun fırçasına maruz kaldığı için istifa dilekçesini imzaladığını belirten işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi için 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müracaat etti.
EMSAL KARAR
Mahkeme, işverenin bağırıp çağırması üzerine sözleşmesini fesheden işçiyi haklı buldu. İşveren kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Yüksek mahkeme emsal bir karara imza attı.
Kararda, "Davacı iş akdinin haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının istifa ederek iş yerinden ayrıldığını savunmuştur. Davacının çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle gece çalışmasında fazla mesaiye kalmadığı, iş yeri yetkilisinin ertesi gün davacının yanına gelerek, davacıya hitaben fazla mesaiye kalmaması nedeniyle bağırıp çağırması üzerine davacının iş yerindeki bilgisayarda yazılan matbu istifa dilekçesinin boş bölümlerini el yazısı ile doldurarak iş yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının iş yeri yetkililerince bağırılması üzerine, iş akdini feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatının kabulü yerindedir. Ancak; iş akdini haklı nedenle de olsa kendisi fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacağından ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, kabulü hatalıdır. Kararın bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi.
Çalıştığı fabrikada çocuğunun hasta olduğu gerekçesiyle fazla mesaiye kalmayan işçi, ertesi gün patronun fırçasına maruz kaldı. Mesai arkadaşlarının yanında patronunun bağırıp çağırdığı işçi, istifa dilekçesini imzalayıp iş yerinden ayrıldı.
Patronun fırçasına maruz kaldığı için istifa dilekçesini imzaladığını belirten işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi için 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müracaat etti.
EMSAL KARAR
Mahkeme, işverenin bağırıp çağırması üzerine sözleşmesini fesheden işçiyi haklı buldu. İşveren kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Yüksek mahkeme emsal bir karara imza attı.
Kararda, "Davacı iş akdinin haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının istifa ederek iş yerinden ayrıldığını savunmuştur. Davacının çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle gece çalışmasında fazla mesaiye kalmadığı, iş yeri yetkilisinin ertesi gün davacının yanına gelerek, davacıya hitaben fazla mesaiye kalmaması nedeniyle bağırıp çağırması üzerine davacının iş yerindeki bilgisayarda yazılan matbu istifa dilekçesinin boş bölümlerini el yazısı ile doldurarak iş yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının iş yeri yetkililerince bağırılması üzerine, iş akdini feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatının kabulü yerindedir. Ancak; iş akdini haklı nedenle de olsa kendisi fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacağından ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, kabulü hatalıdır. Kararın bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi.
13 Nisan 2018 Cuma
ING Bank’ın esnek çalışma modeli “FlexING”
ING Bank sektörde bir ilki gerçekleştirdi ve çalışanlarının hayatını izinlerle kolaylaştırdı
“Eski Köye Yeni Adet” getiren bankacılık anlayışıyla hizmet veren ING Bank, yalnızca müşterilerinin değil, çalışanların da hayatını kolaylaştıracak çözümler sunuyor. Türkiye’de bankacılık sektöründe bir ilk olan FlexING programı ING Bank çalışanlarına esnek çalışma saatlerinin yanı sıra haftada 2 gün istenen yerden çalışma imkanı da sunuyor. ING Bank’ta ayrıca, annelere bebek 6 aylık olanak kadar ücretli izin, ebeveynlere Karne Günü İzni, Kreşe Alışma İzni, Okulun İlk Günü İzni gibi hayatı kolaylaştıran haklar sağlanıyor.
FlexING programı sayesinde ING Bank çalışanları iş hayatlarını kendileri programlıyorlar, sosyal hayatlarındaki ihtiyaçları ile iş yaşamlarını dengeli bir şekilde yönetebiliyorlar. Programda yer alan “SaatlerimFlexi” uygulaması, esnek çalışma saatleri ve yarı zamanlı çalışma olanağı sunarken, “YerimFlexi” uygulaması ise çalışanlara uzaktan çalışma imkanı veriyor ve haftada 2 gün çalışma yerinin çalışan tarafından seçilmesine olanak sağlıyor.
Çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini sağlamaları için çalışan ve bu amaçla birçok program ve uygulama hayata geçiren ING Bank, Birleşmiş Milletler’in HeForShe kampanyasının da destekçisi olarak kadın çalışmalarına destek veriyor. ING Bank, HeForShe kampanyası doğrultusunda kurum içinde düzenli olarak gerçekleştirdiği “HeForShe yemekleri” ile özellikle kadın çalışanlarının ihtiyaç ve beklentilerini görerek, bunlara çözüm olacak yeni uygulamaları hayata geçiriyor.
Bebek 6 aylık olana kadar annelere ücretli izin
“Çocuğum ve Ben” programı altında hayata geçirilen esnek ve yenilikçi uygulamalar ile ING’li anne ve babalara sunulan Okulun İlk Günü İzni, Karne Günü İzni, Turuncu Gün, Kreşe Alışma İzni, Bebeğim Olacak İzni, Bebeğin 6 Aylık Olana Kadar Ücretli İzin, 10 Günlük Babalık İzni gibi izinler ve hâlihazırda sayısı 74 olan süt odaları da program kapsamında ING’li anne ve babalara sunulan imkanlar arasında yer alıyor.
ING Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bahar Şansal, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ING Bank olarak çalışanlarımızın iş ve özel yaşamlarını dengede tutmak adına ve özellikle anne çalışanlarımızın hayatını kolaylaştırmak adına bir seri uygulama hayata geçiriyoruz. Çalışanlarımızın özel yaşamdaki sorumluluk ve ihtiyaçlarını rahatça karşılayabileceği daha esnek bir iş yaşamı inşa etmek en büyük hedefimiz. Okulun İlk Günü İzni’nden bugüne kadar 644’ü kadınlar tarafından olmak üzere toplam bin 29 kez, Karne Günü İzni’nden 256’sı kadınlar tarafından olmak üzere toplam 457 kez, Çocuğumla Turuncu Gün İzni’nden ise 263’ü kadınlar tarafından olmak üzere toplam 411 kez yararlanıldı. Bebeğim Olacak İzni’nden ise 256 kez yararlanıldı. Günden güne artan kullanım rakamları sunduğumuz uygulamalarımızla çalışanlarımızın iş hayatlarına ek olarak özel hayatlarını da kolaylaştırıcı çözümler sunduğumuzu gösteriyor” diye konuştu.
“Eski Köye Yeni Adet” getiren bankacılık anlayışıyla hizmet veren ING Bank, yalnızca müşterilerinin değil, çalışanların da hayatını kolaylaştıracak çözümler sunuyor. Türkiye’de bankacılık sektöründe bir ilk olan FlexING programı ING Bank çalışanlarına esnek çalışma saatlerinin yanı sıra haftada 2 gün istenen yerden çalışma imkanı da sunuyor. ING Bank’ta ayrıca, annelere bebek 6 aylık olanak kadar ücretli izin, ebeveynlere Karne Günü İzni, Kreşe Alışma İzni, Okulun İlk Günü İzni gibi hayatı kolaylaştıran haklar sağlanıyor.
FlexING programı sayesinde ING Bank çalışanları iş hayatlarını kendileri programlıyorlar, sosyal hayatlarındaki ihtiyaçları ile iş yaşamlarını dengeli bir şekilde yönetebiliyorlar. Programda yer alan “SaatlerimFlexi” uygulaması, esnek çalışma saatleri ve yarı zamanlı çalışma olanağı sunarken, “YerimFlexi” uygulaması ise çalışanlara uzaktan çalışma imkanı veriyor ve haftada 2 gün çalışma yerinin çalışan tarafından seçilmesine olanak sağlıyor.
Çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini sağlamaları için çalışan ve bu amaçla birçok program ve uygulama hayata geçiren ING Bank, Birleşmiş Milletler’in HeForShe kampanyasının da destekçisi olarak kadın çalışmalarına destek veriyor. ING Bank, HeForShe kampanyası doğrultusunda kurum içinde düzenli olarak gerçekleştirdiği “HeForShe yemekleri” ile özellikle kadın çalışanlarının ihtiyaç ve beklentilerini görerek, bunlara çözüm olacak yeni uygulamaları hayata geçiriyor.
Bebek 6 aylık olana kadar annelere ücretli izin
“Çocuğum ve Ben” programı altında hayata geçirilen esnek ve yenilikçi uygulamalar ile ING’li anne ve babalara sunulan Okulun İlk Günü İzni, Karne Günü İzni, Turuncu Gün, Kreşe Alışma İzni, Bebeğim Olacak İzni, Bebeğin 6 Aylık Olana Kadar Ücretli İzin, 10 Günlük Babalık İzni gibi izinler ve hâlihazırda sayısı 74 olan süt odaları da program kapsamında ING’li anne ve babalara sunulan imkanlar arasında yer alıyor.
ING Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bahar Şansal, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ING Bank olarak çalışanlarımızın iş ve özel yaşamlarını dengede tutmak adına ve özellikle anne çalışanlarımızın hayatını kolaylaştırmak adına bir seri uygulama hayata geçiriyoruz. Çalışanlarımızın özel yaşamdaki sorumluluk ve ihtiyaçlarını rahatça karşılayabileceği daha esnek bir iş yaşamı inşa etmek en büyük hedefimiz. Okulun İlk Günü İzni’nden bugüne kadar 644’ü kadınlar tarafından olmak üzere toplam bin 29 kez, Karne Günü İzni’nden 256’sı kadınlar tarafından olmak üzere toplam 457 kez, Çocuğumla Turuncu Gün İzni’nden ise 263’ü kadınlar tarafından olmak üzere toplam 411 kez yararlanıldı. Bebeğim Olacak İzni’nden ise 256 kez yararlanıldı. Günden güne artan kullanım rakamları sunduğumuz uygulamalarımızla çalışanlarımızın iş hayatlarına ek olarak özel hayatlarını da kolaylaştırıcı çözümler sunduğumuzu gösteriyor” diye konuştu.
7 Nisan 2018 Cumartesi
4 bin uzman sahaya iniyor…
90 bin işyeri ziyaret edilecek. İşkur uzmanları 81 ile dağılıyor. İşgücü piyasasının ihtiyacı belirlenmesi için 2 Nisan-11 Mayıs arasında 81 ilde 90 bin işyeri ziyaret edilecek ve anket yapılacak
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, “İşgücü Piyasası Araştırması” kapsamında ülke genelinde yaklaşık 90 bin işyerinin ziyaret edilerek, piyasa ihtiyaçlarının belirleneceğini bildirdi.
Uzunkaya, yaptığı yazılı açıklamada, 2 Nisan-11 Mayıs tarihlerinde “İşgücü Piyasası Araştırması”nın 81 ilde yaklaşık 90 bin işyerinde yürütüleceğini belirtti.
Araştırmayla işverenlerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini tespit etmeyi amaçladıklarını aktaran Uzunkaya, elde edilen bilgilerle istihdam politikalarına yön vereceklerini vurguladı. Uzunkaya, araştırma süresince Türkiye genelinde yaklaşık 4 bin iş ve meslek danışmanıyla sahaya ineceklerini bildirdi.
İşverenleri hem istihdam teşvikleri konusunda hem de İŞKUR’un yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgilendireceklerini ifade eden Uzunkaya, şunları kaydetti: “İş ve işçi bulma hizmetlerinin yanı sıra kamu istihdam kurumlarının asli görevleri arasında iş gücü piyasasını izlemek ve nabzını tutmak da yer alıyor.
Bu kapsamda İŞKUR olarak her yıl düzenli olarak iş gücü piyasası araştırması gerçekleştiriyoruz. 2018 yılı İşgücü Piyasası Araştırması’nı iş gücü piyasasını tüm yönleriyle ele alarak, piyasanın ihtiyacını ortaya koymak konusu üzerine inşa ettik. Çalışmamız, il düzeyinde ve sektörel tahmin verebilecek şekilde sonuçlar ortaya koyacak.”
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, “İşgücü Piyasası Araştırması” kapsamında ülke genelinde yaklaşık 90 bin işyerinin ziyaret edilerek, piyasa ihtiyaçlarının belirleneceğini bildirdi.
Uzunkaya, yaptığı yazılı açıklamada, 2 Nisan-11 Mayıs tarihlerinde “İşgücü Piyasası Araştırması”nın 81 ilde yaklaşık 90 bin işyerinde yürütüleceğini belirtti.
Araştırmayla işverenlerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini tespit etmeyi amaçladıklarını aktaran Uzunkaya, elde edilen bilgilerle istihdam politikalarına yön vereceklerini vurguladı. Uzunkaya, araştırma süresince Türkiye genelinde yaklaşık 4 bin iş ve meslek danışmanıyla sahaya ineceklerini bildirdi.
İşverenleri hem istihdam teşvikleri konusunda hem de İŞKUR’un yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgilendireceklerini ifade eden Uzunkaya, şunları kaydetti: “İş ve işçi bulma hizmetlerinin yanı sıra kamu istihdam kurumlarının asli görevleri arasında iş gücü piyasasını izlemek ve nabzını tutmak da yer alıyor.
Bu kapsamda İŞKUR olarak her yıl düzenli olarak iş gücü piyasası araştırması gerçekleştiriyoruz. 2018 yılı İşgücü Piyasası Araştırması’nı iş gücü piyasasını tüm yönleriyle ele alarak, piyasanın ihtiyacını ortaya koymak konusu üzerine inşa ettik. Çalışmamız, il düzeyinde ve sektörel tahmin verebilecek şekilde sonuçlar ortaya koyacak.”
Apple'da kadın erkek ayrımcılığı
Apple tarafından yayınlanan kadın erkek ücret farkı raporuna göre, şirketin kadın çalışanları erkeklere kıyasla yüzde 26 daha az kazanıyor
Apple Birleşik Krallık Ofisi, şirketin ülkedeki ve Avrupa’daki çalışanları arasındaki gelir eşitsizliğini gözler önüne seren yeni bir rapor yayınladı.
Rapora göre, Birleşik Krallık ve Avrupa operasyonlarında çalışan kadınlar erkeklere kıyasla yüzde 26 daha düşük ücretler alıyorlar. Araştırma kapsamı Birleşik Krallık’taki 6.000 çalışana kısıtlandığında ise kadınların kadınların erkeklere kıyasla ortalama yüzde 5 daha az kazandığı görülüyor.
Apple için çalışan medyan bir kadın çalışan (sıralamanın ortasında bulunan) ise erkek meslektaşlarına göre yüzde 2 daha fazla kazanıyor. Bu araştırmada medyan değerinin önemli olmasının sebebi ise Apple’ın farklı alanlarda çalışan ve dolayısıyla farklı ücretler alan birçok çalışanı bulunması.
Apple, Birleşik Krallık’ta üç şirkete sahip ve rapor tüm bunları kapsıyor. Aşağıdaki tabloda, en büyük gelir eşitsizliğinin Apple (UK) Ltd. şirketinde yaşandığı, şirketin perakende mağazalarını yöneten Apple Retail UK. Ltd. şirketinde ise farkın bir hayli az olduğu görülüyor. Tablodaki eksi değerler ise kadınların erkeklerden daha fazla kazandıkları durumları gösteriyor:
Apple, çalışanları arasındaki eşitliği sağlamak için çalıştığını belirtiyor ve 2014 yılından bu yana yeni çalışanlar işe alırken kadınlara öncelik tanıdığını gözler önüne seriyor:
Apple tarafından paylaşılan bu verilerin neredeyse hiçbiri şirketi iyi göstermezken, ABD’li teknoloji devi bu konuda birçok şirketten daha iyi durumda olduğuna dikkat çekiyor:
Apple Birleşik Krallık Ofisi, şirketin ülkedeki ve Avrupa’daki çalışanları arasındaki gelir eşitsizliğini gözler önüne seren yeni bir rapor yayınladı.
Rapora göre, Birleşik Krallık ve Avrupa operasyonlarında çalışan kadınlar erkeklere kıyasla yüzde 26 daha düşük ücretler alıyorlar. Araştırma kapsamı Birleşik Krallık’taki 6.000 çalışana kısıtlandığında ise kadınların kadınların erkeklere kıyasla ortalama yüzde 5 daha az kazandığı görülüyor.
Apple için çalışan medyan bir kadın çalışan (sıralamanın ortasında bulunan) ise erkek meslektaşlarına göre yüzde 2 daha fazla kazanıyor. Bu araştırmada medyan değerinin önemli olmasının sebebi ise Apple’ın farklı alanlarda çalışan ve dolayısıyla farklı ücretler alan birçok çalışanı bulunması.
Apple, Birleşik Krallık’ta üç şirkete sahip ve rapor tüm bunları kapsıyor. Aşağıdaki tabloda, en büyük gelir eşitsizliğinin Apple (UK) Ltd. şirketinde yaşandığı, şirketin perakende mağazalarını yöneten Apple Retail UK. Ltd. şirketinde ise farkın bir hayli az olduğu görülüyor. Tablodaki eksi değerler ise kadınların erkeklerden daha fazla kazandıkları durumları gösteriyor:
Apple, çalışanları arasındaki eşitliği sağlamak için çalıştığını belirtiyor ve 2014 yılından bu yana yeni çalışanlar işe alırken kadınlara öncelik tanıdığını gözler önüne seriyor:
Apple tarafından paylaşılan bu verilerin neredeyse hiçbiri şirketi iyi göstermezken, ABD’li teknoloji devi bu konuda birçok şirketten daha iyi durumda olduğuna dikkat çekiyor:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


