Cirosunun yüzde 2,8’ini Ar-Ge yatırımlarına ayıran Viko, bu çabanın meyvelerini topladı. Sadece geçen yıl Ar-Ge’ye 7 milyon lira ayıran şirket, bu yeni ürünlerle cironun üçte birini elde etti. Türkiye’de yüzde 50 pazar payı ile liderliği elinde bulunduran şirket, Ukrayna’da da yüzde 35 ile ilk sırada.
Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge), üzerine yoğunlaşılırsa ciddi gelir kaynağı oluyor. Bunu fark edip kâr sağlayan ve bu yılki İSO 500’de 26 basamak birden sıçrayıp 331. sıraya yerleşen Viko, Şubat 2012’de kurduğu ve 60 mühendisin çalıştığı Viko Ar-Ge merkezinden ciddi gelir elde etmeye başladı. Şirketin Genel Müdürü Nusret Kayhan Apaydın, 2012’de cironun yüzde 2,8’ini Ar-Ge’ye yatırdıklarını belirterek, “Buradan elde ettiğimiz yeni ürünler satışlarımızın üçte birini oluşturdu.” dedi.
Ar-Ge’nin şirketler için önemini, Havelsan’ın Hava Kuvvetleri ile ilgili bir yazılımı geliştirip Pakistan’a 9 milyon dolara sattığını hatırlamak yeterli. Nitekim bu gelişme, Ar-Ge ile bir sektörün nasıl mücevher endüstrisinden daha değerli olabileceğini hatırlatmıştı. Bu konuya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de vurgu yapmıştı. Ancak Türkiye’de hâlâ Ar-Ge yatırımları yüzde 1 seviyelerinde. Bu oran Güney Kore ve Finlandiya’da yüzde 4’e yakın. AB’de yüzde 2’nin üzerinde. 2020’de bu oranı yüzde 3’e çıkarmayı planlayan Avrupa’da Almanya’nın 1 kilogram ticari mal ihracat fiyatı 4,1 dolar, Japonya’da 3,5 dolar, Kore’de 3 dolar. Türkiye’de ise 1,5 dolar seviyesinde. Duruma daha spesifik bakılırsa Türkiye’deki Ar-Ge’sizliğin maliyeti daha iyi anlaşılıyor. Nitekim Türkiye’nin kilosunu 6,5 dolardan ihraç ettiği makineyi Almanya 70 dolardan ihraç ediyor. Bu yüksek katma değerli üretimin getirisi. Katma değerli ürünlerin Türkiye ihracatındaki payı ise yüzde 3. Bu tür dünya gerçekleri sebebiyle 2013 yılında da Ar-Ge’ye en az yüzde 2,5 pay aktaracaklarını açıklayan Viko Genel Müdürü, bulundukları sektörde bir ilaç firması gibi Ar-Ge çalışacaklarını söyledi. Şirketin 2012’de Ar-Ge merkezine yatırdığı para cirosunun yüzde 2,8’i, yani yaklaşık 7 milyon TL idi. Şirket 2011’de de 1,7 milyon Euro’luk makine yatırımı yapmıştı. Bunların etkisi ile 2011’deki 260 milyon TL’lik ciroyu geçen yıl 285 milyon TL’ye çıkardıklarını, cironun üçte birini de geliştirdikleri yeni ürünlerden sağladıklarını söyledi: “Şaşılacak bir şey yok. Avrupa, Amerika zaten böyle para kazanıyor hem de sektörlere öncülük ediyor.”
YÜZDE 50 PAZAR PAYINA SAHİP
Viko, sektöründe birçok ülkede öncü durumda. Türkiye’de yüzde 50 pazar payı ile lider olan şirket, Ukrayna’da yüzde 35 pazar payı ile sektöründe ilk sırada. Şirket Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Kırgızistan, Tacikistan, Kosova, Angola’da da pazar lideri. Rusya’da ilk 5’te, Balkan ülkelerinde ilk 3’te. Ortadoğu ve Afrika ülkelerinden elde edilen gelir ise giderek artıyor. Totalde 70 ülkeye ihracat yapan şirketin ihracat gelirleri geçen yıl sonunda 62 milyon doları buldu. Bu cironun yüzde 40’ı demek. İki yıl içinde İngiliz sistemi prizler sektörüne de girmeyi planlayan şirket, bunların etkisi ile cironun yarısını yurtdışından sağlamayı planlıyor. Burada BAE’den iyi gelir elde edilmesi düşünülüyor. Cirosunu bu yıl sonunda 300 milyon TL’nin üzerine çıkarmayı planlayan Viko, 2023’te 750 milyon dolar ciro hedefliyor. Bu hedefle sektöründe dünyadaki ilk 10 şirketten biri olmayı hedefleyen şirket, anahtar priz, şalt ürünleri, sigorta kutuları ve grup prizlerde lider olma peşinde. TÜBİTAK ve TEYDEP ile yakın çalışan şirket, ciroyu yeni ürünlerle katlamayı planlıyor. Şirket bu yıl ise ciroyu yüzde 16 artırmayı planlıyor.
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_arastirmaya-1-yatirip-13-aldi_2143831.html
29 Eylül 2013 Pazar
28 Eylül 2013 Cumartesi
Boydak: İnsanları mağdur etmiş kişi ve kurumların mutlu olduğunu görmedim
Kayseri Sanayi Odası Başkanı, Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Boydak, grubun, ortaklar arasında adaletli bir anlayış sergileyerek büyüdüğünü söyledi. Bu dünya ve ahiret için ellerinden gelen yükümlülüklerini yerine getirmeye çalıştıklarına işaret eden Boydak, ödemelerini zamanında yaptıklarını ve ‘kul hakkı’ yemekten çekindiklerini kaydetti. Boydak, “Aldığımızı, verdiğimizi bileceğiz. Mümkün mertebe sözümüzde durduk. ‘Nasıl ilerleyebiliriz’ denildiğinde, işimizi iyi yapmaya gayret ettik. Arkasında durduk. Sağlam yapmazsak müşteri mutlaka bizleri cezalandırır.” dedi.
Anadolu Girişimci İşadamları Derneği'nin (AGİD) geleneksel olarak düzenlediği ‘Ufku Zorlayanlar’ programı Hilton Oteli’nde gerçekleşti. Toplantının konuşmacısı Mustafa Boydak, iş yaşamındaki deneyimlerini AGİD üyesi iş adamları ile paylaştı. Girişimciliğin biraz şansın yaver gitmesine bağlı olduğunu ifade eden Boydak, “Nasip, kısmete inanırım. Ne kadar uğraşsak da (kendimizi) paralasak da bazen olmayınca olmuyor. Ama bazı insanlar var, bunu babam ve amcamdan iyi bilirim. İkisi de saf Allah’ın kulları, sakin insanlar. Onları, ortaklık yaptıkları insanlarla yan yana koyuyorum. İnanın birçoğu babam ve amcamı suya götürür, susuz getirir. Ama Cenab-ı Allah, kime vereceğini kendi biliyor. Buna yürekten inanıyorum.” diye konuştu. Türkiye’nin temel meselelerinin başında arazide, ailede, sülalede yaşanan bölünmeler olduğunu dile getiren Boydak, son dönemde yapılan Büyükşehir Belediyeleri Yasası ve benzeri düzenlemelerle bu konuda olumlu adımların atıldığına işaret etti. Boydak, ”Mülkiyet hakkını çok önemsiyorum. Bu hakla ilgili eğer insanlar kendilerini rahat hissediyorsa, hiç korkmayın. Eğer şirkette bu hususta adaletli bir yönünüzü göstermiyorsanız, o ortaklıktan hayır gelmez. Bu konularda hak yemiş, ortağına kazık atmış, insanları mağdur etmiş kişi ve kurumların bugüne kadar mutlu olduğunu hiç görmedim.” şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE FİNANS HES'İN BİRİKİMLERİYLE DOĞDU"
Boydak Grubu’nun, mobilya ana sektör olmak üzere kablo, bankacılık, tekstil, lojistik, enerji gibi alanlarda faaliyet gösteren ve kurumsal yapısını geliştirmekte olan bir aile şirketi olduğunu hatırlatan Mustafa Boydak, üniversite sonrası 7 yıl çalışıp 1994’te ayrıldığı, bünyesinde 13 şirketi barındıran HES Kablo’nun tüm hisselerini 1999’da satın aldıklarını açıkladı. Daha önce maaşlı bir personeli olduğu HES Kablo’da dört yıl genel müdürlük yaptığını kaydeden Boydak, şöyle devam etti: “Şirketi aldığımız günden bugüne baktığımda 250 bin TL’den şimdi 250 milyon TL’ nin üzerinde ödenmiş bir sermayemiz var. Bin kata yakın artış olmuş. Şirketin cirosu 100 milyon dolardan 650-700 milyon dolara yükselmiş. Arkasında gelen iki firma birleştirildiğinde ancak HES kadar ciro yapıyor. Kalitesi, hizmetleriyle bugün 120 ülkeye ihracat yapar hale geldi. Türkiye Finans, HES’in birikimlerinden doğan bir banka. Aldığımızda bilançosu 300 milyon dolar seviyesinde olan (Family Finans ve Anadolu Finans kurumlarının birleşmesiyle kurulan) Türkiye Finans’ın bilançosu 11 milyar dolara geldi. Şimdi 246 olan şubesi önümüzdeki 4 yılda 400’ün üzerine çıkarılacak. Bugün toplam piyasaya verdiği kredilerin tutarı 10 milyar doların üzerinde. Hedefimiz, Türkiye piyasasına 25 milyar dolarlık fon ile 5 yılda 25 milyar dolarlık kredi hacmi destek verecek. Türkiye Finans ve HES Kablo'nun arasındaki bu ilişkiyi topluma ilk defa söylüyorum. HES’in böyle bir misyonu var. Oradan gelen 600 milyon dolarlık bir katkı işlerimizi büyütmeye vesile oldu.” Organizasyonun açılışında konuşan Vali Hüseyin Avni Coş ise toplum olarak israfın azaltılması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle ithal edilen elektronik ürünlere, başta cep telefonu olmak üzere çılgınca bir harcama yapıldığını vurgulayan Coş, ”Bunların azaltılması lazım. Bir kamyon meyve sebze satıp da 10-15 cep telefonu alarak bu çarkı döndürmemizin imkanı yok. Aldığımız ürünleri ekonomik ömrü tamamlanıncaya kadar kullanmaya özen göstermeliyiz.” şeklinde konuştu. AGİD Başkanı Seyfettin Alpat ise bir ülkenin refah düzeyinin ekonomik düzeyi ile doğru orantılı olduğunu belirtti. Ülke ekonomisinin, dünyadaki olumsuzluklara rağmen iyi gittiğini ifade eden Alpat, Türkiye ekonomisinin tek sorununun cari açık sorunu olduğunu aktardı. Cari açığın önüne geçilmesi için yerli malı tüketimine önem verilmesi ve ihracattın artırılması gerektiğine işaret eden Alpat, TUSKON bünyesindeki 202 iş adamı derneği ile 52 bin üyesinin ihracat konusuna büyük değer verdiğini sözlerine ekledi. Sunuculuğunu televizyon spikeri Asım Yıldırım’ın yaptığı; Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Ersoy ile çok sayıda kurum temsilcisi ile iş adamının katıldığı programda, sponsor firmalara ve konuşmacı Mustafa Boydak’a günün anısına plaket takdim edildi.
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_boydak-insanlari-magdur-etmis-kisi-ve-kurumlarin-mutlu-oldugunu-gormedim_2143638.html
Anadolu Girişimci İşadamları Derneği'nin (AGİD) geleneksel olarak düzenlediği ‘Ufku Zorlayanlar’ programı Hilton Oteli’nde gerçekleşti. Toplantının konuşmacısı Mustafa Boydak, iş yaşamındaki deneyimlerini AGİD üyesi iş adamları ile paylaştı. Girişimciliğin biraz şansın yaver gitmesine bağlı olduğunu ifade eden Boydak, “Nasip, kısmete inanırım. Ne kadar uğraşsak da (kendimizi) paralasak da bazen olmayınca olmuyor. Ama bazı insanlar var, bunu babam ve amcamdan iyi bilirim. İkisi de saf Allah’ın kulları, sakin insanlar. Onları, ortaklık yaptıkları insanlarla yan yana koyuyorum. İnanın birçoğu babam ve amcamı suya götürür, susuz getirir. Ama Cenab-ı Allah, kime vereceğini kendi biliyor. Buna yürekten inanıyorum.” diye konuştu. Türkiye’nin temel meselelerinin başında arazide, ailede, sülalede yaşanan bölünmeler olduğunu dile getiren Boydak, son dönemde yapılan Büyükşehir Belediyeleri Yasası ve benzeri düzenlemelerle bu konuda olumlu adımların atıldığına işaret etti. Boydak, ”Mülkiyet hakkını çok önemsiyorum. Bu hakla ilgili eğer insanlar kendilerini rahat hissediyorsa, hiç korkmayın. Eğer şirkette bu hususta adaletli bir yönünüzü göstermiyorsanız, o ortaklıktan hayır gelmez. Bu konularda hak yemiş, ortağına kazık atmış, insanları mağdur etmiş kişi ve kurumların bugüne kadar mutlu olduğunu hiç görmedim.” şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE FİNANS HES'İN BİRİKİMLERİYLE DOĞDU"
Boydak Grubu’nun, mobilya ana sektör olmak üzere kablo, bankacılık, tekstil, lojistik, enerji gibi alanlarda faaliyet gösteren ve kurumsal yapısını geliştirmekte olan bir aile şirketi olduğunu hatırlatan Mustafa Boydak, üniversite sonrası 7 yıl çalışıp 1994’te ayrıldığı, bünyesinde 13 şirketi barındıran HES Kablo’nun tüm hisselerini 1999’da satın aldıklarını açıkladı. Daha önce maaşlı bir personeli olduğu HES Kablo’da dört yıl genel müdürlük yaptığını kaydeden Boydak, şöyle devam etti: “Şirketi aldığımız günden bugüne baktığımda 250 bin TL’den şimdi 250 milyon TL’ nin üzerinde ödenmiş bir sermayemiz var. Bin kata yakın artış olmuş. Şirketin cirosu 100 milyon dolardan 650-700 milyon dolara yükselmiş. Arkasında gelen iki firma birleştirildiğinde ancak HES kadar ciro yapıyor. Kalitesi, hizmetleriyle bugün 120 ülkeye ihracat yapar hale geldi. Türkiye Finans, HES’in birikimlerinden doğan bir banka. Aldığımızda bilançosu 300 milyon dolar seviyesinde olan (Family Finans ve Anadolu Finans kurumlarının birleşmesiyle kurulan) Türkiye Finans’ın bilançosu 11 milyar dolara geldi. Şimdi 246 olan şubesi önümüzdeki 4 yılda 400’ün üzerine çıkarılacak. Bugün toplam piyasaya verdiği kredilerin tutarı 10 milyar doların üzerinde. Hedefimiz, Türkiye piyasasına 25 milyar dolarlık fon ile 5 yılda 25 milyar dolarlık kredi hacmi destek verecek. Türkiye Finans ve HES Kablo'nun arasındaki bu ilişkiyi topluma ilk defa söylüyorum. HES’in böyle bir misyonu var. Oradan gelen 600 milyon dolarlık bir katkı işlerimizi büyütmeye vesile oldu.” Organizasyonun açılışında konuşan Vali Hüseyin Avni Coş ise toplum olarak israfın azaltılması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle ithal edilen elektronik ürünlere, başta cep telefonu olmak üzere çılgınca bir harcama yapıldığını vurgulayan Coş, ”Bunların azaltılması lazım. Bir kamyon meyve sebze satıp da 10-15 cep telefonu alarak bu çarkı döndürmemizin imkanı yok. Aldığımız ürünleri ekonomik ömrü tamamlanıncaya kadar kullanmaya özen göstermeliyiz.” şeklinde konuştu. AGİD Başkanı Seyfettin Alpat ise bir ülkenin refah düzeyinin ekonomik düzeyi ile doğru orantılı olduğunu belirtti. Ülke ekonomisinin, dünyadaki olumsuzluklara rağmen iyi gittiğini ifade eden Alpat, Türkiye ekonomisinin tek sorununun cari açık sorunu olduğunu aktardı. Cari açığın önüne geçilmesi için yerli malı tüketimine önem verilmesi ve ihracattın artırılması gerektiğine işaret eden Alpat, TUSKON bünyesindeki 202 iş adamı derneği ile 52 bin üyesinin ihracat konusuna büyük değer verdiğini sözlerine ekledi. Sunuculuğunu televizyon spikeri Asım Yıldırım’ın yaptığı; Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Ersoy ile çok sayıda kurum temsilcisi ile iş adamının katıldığı programda, sponsor firmalara ve konuşmacı Mustafa Boydak’a günün anısına plaket takdim edildi.
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_boydak-insanlari-magdur-etmis-kisi-ve-kurumlarin-mutlu-oldugunu-gormedim_2143638.html
21 Eylül 2013 Cumartesi
İhsan Kalkavan'ın en büyük serveti
İşadamı İhsan Kalkavan, Kaynak Holding çalışanlarıyla tecrübelerini paylaştı.
Kaynak Eğitim ve Kültür Derneği’nin her ay düzenlediği “Ufuk Turu” programına bu ay iş adamı ve Kasımpaşa Spor Kulübü Yöneticisi İhsan Kalkavan konuk oldu.
Bank Asya dahil şu ana kadar Uluslararası 15 şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapan Kalkavan, Kaynak Holding çalışanlarına tecrübelerini paylaştı. Bunun yanında Twitter üzerinden açılan hashtag ile salondan ve sosyal medyadan iş hayatı ve futbol ile ilgili sorularını cevapladı. Spor Kulübü yöneticiliği sırasında yaşadığı hatıralarını da çalışanlara aktaran Kalkavan, nasıl Kasımpaşa Spor Kulübü ile yollarının kesiştiğini de aktardı.
SADECE TURGAY CİNER YANIMDA OLDU
Kalkavan “Ben Beşiktaş’ı yürekten seviyorum. Bir dönem Beşiktaş Başkanlığına aday olduğumda yanımda sadece Turgay Ciner oldu. Başka kimseden destek görmedim. O gün Ciner’e söz verdim bir gün sende başkan adayı olursan ben de senin yönetimine gireceğim diye. Kendisi Kasımpaşa’ya başkan olunca beni davet etti. Beşiktaş olmasa bile onun yanında olma ihtiyacı duydum. Böylece futbola Kasımpaşa ile geri dönmüş oldum” Dedi. Kalkavan Türkiye’de sorunun futbolcu yetişmesi ile ilgili olmadığını da belirterek “Bence Türkiye’nin iyi yöneticiler yetiştirmesi lazım. Yoksa sorun sahada değil en büyük sorun yöneticilerin zihninde. Bakın Şifo Mehmet Antalyaspor’da neler başarıyor. Yöneticiler işlerini doğru yaptığında sahada sorun olmaz” şeklinde konuştu.
İş hayatında yaşadığı zorlukları ve önemli anılarını paylaşan Kalkavan çalışanlara “Çocuklarınızı çok küçük yaşlarda hayata hazırlamaya çalışın” tavsiyesinde bulundu. Çalışanların iş hayatında yaşadıklarını evde eşinin yanında çocuklar ile de paylaşması gerektiğini belirten Kalkavan, “Gün içerisinde yaşadıklarınızı muhakkak çocuklarınız ile paylaşın. Gerekirse bazen çalışma ortamına götürüp gezdirin. Ben bazen bu nedenle kendi çocuklarımı gemilere gezdirmeye götürüyorum. O ortamı görmelerini sağlıyorum. Bu şekilde hareket ettiğimiz vakit çocuklarımıza ileride daha iyi bir iş hayatı sunarız.” şeklinde konuştu.
Babasının da kendisine ve kardeşlerine küçük yaşta yetkiler verdiğine değinen Kalkavan, “Şu an ki çoğu şirketin en büyük sorunlarından biri geçiş sürecinde yaşandığını söyledi. Yaşlı insanların enerjileri kaybettiklerini fakat ufuklarını geniş olduğunu belirten Kalkavan, "Eğer yaşlılar ufuklarını gençler ile paylaşırsa çok daha iyi sonuçlar ortaya çıkar. Çünkü gençlerde ufuk azdır ama enerji çoktur. Bu ikisi birleştiğinde çok daha verimli bir durum ortaya çıkar.” dedi.
Türkiye'nin mevcut ekonomik durumundan da bilgi veren Kalkavan, “Bu ülke Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile bir hızlı bir ivme kazandı. Her geçen gün ekonomisi hızla büyüyen bir ülke haline geldi. Dış kuvvetler önünü kapatmadığı sürece kısa bir süre içinde çok daha iyi noktaya geleceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Cenab-ı Hakkın insanlara tatminkar bir özellik verdiğini kaydeden Kalkavan, bir insanın çok az bir miktarla bile geçinebileceğini söyledi. Paranın mutluluk için bazen çözüm olmayacağını belirten Kalkavan, “İnsan şükür ettiği sürece ve elindeki ile yetindiği sürece çok daha mutlu olabilir. Belki de mutluluğu o yolla bulacaktır. Önemli olan bizim şükretmesini bilmemiz.” dedi.
İHSAN KALKAVAN'IN EN BÜYÜK SERVETİ
Cenab-ı Haktan sürekli personelinin artması için dua ettiğini aktaran Kalkavan, “İşsizliğin olduğu bu dönemde daha çok insana yardımcı olmak için her zaman Allah'a personel sayımın artması için dua ediyorum. Bu şekilde hem onlara yardımcı oluyorum hem de evlerine helal para kazanmalarına vesile olmaya çalışıyorum.” dedi.
Şu ana kadar yüzde yüz hesabını veremeyecek hiçbir projenin içinde bulunmadığını söyleyen Kalkavan, “Dürüst olmak ticarette en büyük servettir. Bunu yanında itibar da servetten daha önemlidir. Hiçbir zaman şeytan ile birlikte çalışmayı çalıştırmasın.” şeklinde dua etti. Bu ülkede sağlam bir yöneticinin olmadığından yakınan Kalkavan, “Kötü işletme yoktur. Kötü işleten vardır. Eğer bir takım veya bir şirket kaybediyorsa suçlu çalışan veya futbolcu değildir. Sorun yöneticidedir. Bizim işini iyi yapan yöneticilere ihtiyacımız var.” şeklinde konuştu.
Alıntı:
http://ekonomi.bugun.com.tr/ihsan-kalkavanin-en-buyuk-serveti-haberi/217023
Kaynak Eğitim ve Kültür Derneği’nin her ay düzenlediği “Ufuk Turu” programına bu ay iş adamı ve Kasımpaşa Spor Kulübü Yöneticisi İhsan Kalkavan konuk oldu.
Bank Asya dahil şu ana kadar Uluslararası 15 şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapan Kalkavan, Kaynak Holding çalışanlarına tecrübelerini paylaştı. Bunun yanında Twitter üzerinden açılan hashtag ile salondan ve sosyal medyadan iş hayatı ve futbol ile ilgili sorularını cevapladı. Spor Kulübü yöneticiliği sırasında yaşadığı hatıralarını da çalışanlara aktaran Kalkavan, nasıl Kasımpaşa Spor Kulübü ile yollarının kesiştiğini de aktardı.
SADECE TURGAY CİNER YANIMDA OLDU
Kalkavan “Ben Beşiktaş’ı yürekten seviyorum. Bir dönem Beşiktaş Başkanlığına aday olduğumda yanımda sadece Turgay Ciner oldu. Başka kimseden destek görmedim. O gün Ciner’e söz verdim bir gün sende başkan adayı olursan ben de senin yönetimine gireceğim diye. Kendisi Kasımpaşa’ya başkan olunca beni davet etti. Beşiktaş olmasa bile onun yanında olma ihtiyacı duydum. Böylece futbola Kasımpaşa ile geri dönmüş oldum” Dedi. Kalkavan Türkiye’de sorunun futbolcu yetişmesi ile ilgili olmadığını da belirterek “Bence Türkiye’nin iyi yöneticiler yetiştirmesi lazım. Yoksa sorun sahada değil en büyük sorun yöneticilerin zihninde. Bakın Şifo Mehmet Antalyaspor’da neler başarıyor. Yöneticiler işlerini doğru yaptığında sahada sorun olmaz” şeklinde konuştu.
İş hayatında yaşadığı zorlukları ve önemli anılarını paylaşan Kalkavan çalışanlara “Çocuklarınızı çok küçük yaşlarda hayata hazırlamaya çalışın” tavsiyesinde bulundu. Çalışanların iş hayatında yaşadıklarını evde eşinin yanında çocuklar ile de paylaşması gerektiğini belirten Kalkavan, “Gün içerisinde yaşadıklarınızı muhakkak çocuklarınız ile paylaşın. Gerekirse bazen çalışma ortamına götürüp gezdirin. Ben bazen bu nedenle kendi çocuklarımı gemilere gezdirmeye götürüyorum. O ortamı görmelerini sağlıyorum. Bu şekilde hareket ettiğimiz vakit çocuklarımıza ileride daha iyi bir iş hayatı sunarız.” şeklinde konuştu.
Babasının da kendisine ve kardeşlerine küçük yaşta yetkiler verdiğine değinen Kalkavan, “Şu an ki çoğu şirketin en büyük sorunlarından biri geçiş sürecinde yaşandığını söyledi. Yaşlı insanların enerjileri kaybettiklerini fakat ufuklarını geniş olduğunu belirten Kalkavan, "Eğer yaşlılar ufuklarını gençler ile paylaşırsa çok daha iyi sonuçlar ortaya çıkar. Çünkü gençlerde ufuk azdır ama enerji çoktur. Bu ikisi birleştiğinde çok daha verimli bir durum ortaya çıkar.” dedi.
Türkiye'nin mevcut ekonomik durumundan da bilgi veren Kalkavan, “Bu ülke Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile bir hızlı bir ivme kazandı. Her geçen gün ekonomisi hızla büyüyen bir ülke haline geldi. Dış kuvvetler önünü kapatmadığı sürece kısa bir süre içinde çok daha iyi noktaya geleceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Cenab-ı Hakkın insanlara tatminkar bir özellik verdiğini kaydeden Kalkavan, bir insanın çok az bir miktarla bile geçinebileceğini söyledi. Paranın mutluluk için bazen çözüm olmayacağını belirten Kalkavan, “İnsan şükür ettiği sürece ve elindeki ile yetindiği sürece çok daha mutlu olabilir. Belki de mutluluğu o yolla bulacaktır. Önemli olan bizim şükretmesini bilmemiz.” dedi.
İHSAN KALKAVAN'IN EN BÜYÜK SERVETİ
Cenab-ı Haktan sürekli personelinin artması için dua ettiğini aktaran Kalkavan, “İşsizliğin olduğu bu dönemde daha çok insana yardımcı olmak için her zaman Allah'a personel sayımın artması için dua ediyorum. Bu şekilde hem onlara yardımcı oluyorum hem de evlerine helal para kazanmalarına vesile olmaya çalışıyorum.” dedi.
Şu ana kadar yüzde yüz hesabını veremeyecek hiçbir projenin içinde bulunmadığını söyleyen Kalkavan, “Dürüst olmak ticarette en büyük servettir. Bunu yanında itibar da servetten daha önemlidir. Hiçbir zaman şeytan ile birlikte çalışmayı çalıştırmasın.” şeklinde dua etti. Bu ülkede sağlam bir yöneticinin olmadığından yakınan Kalkavan, “Kötü işletme yoktur. Kötü işleten vardır. Eğer bir takım veya bir şirket kaybediyorsa suçlu çalışan veya futbolcu değildir. Sorun yöneticidedir. Bizim işini iyi yapan yöneticilere ihtiyacımız var.” şeklinde konuştu.
Alıntı:
http://ekonomi.bugun.com.tr/ihsan-kalkavanin-en-buyuk-serveti-haberi/217023
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)